• BIST 108.518
  • Altın 153,497
  • Dolar 3,8453
  • Euro 4,5175
  • Kayseri : 11 °C
  • Ankara : 7 °C
  • İstanbul : 15 °C

AB'DEN İTİRAF GİBİ RAPOR:Türkiye Küresel Bir Güç Olabilir ama Avrupa Birliği Üyesi Olması Zor!

AB'DEN  İTİRAF GİBİ RAPOR:Türkiye Küresel Bir Güç Olabilir ama Avrupa Birliği Üyesi Olması Zor!
Avrupa Birliği'nin hazırlattığı raporda, Türkiye, 2030 yılında küresel oyuncu bile olabilir, ancak Ankara'nın AB üyesi olup olmayacağını tahmin etmek zor" denildi.
Avrupa Parlamentosu'nun talebiyle AB kurumlarının hazırladığı "Küresel Trendler 2030" raporunda Ankara'nın yükselen güç olacağının altı çizildi. Raporda, "iten ve çeken faktörler" nedeniyle Türkiye'nin AB üyesi olup olmayacağını tahmin etmenin zor olduğu belirtildi.

AB Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü'nün öncülüğünde, 40 kadar uzmanın katkıda bulunduğu pilot projenin ürünü olan raporda, 2030'da dünyanın çok kutuplu hale geleceği ve hiçbir ülkenin tek başına hegemonya kuramayacağı vurgulandı.

Raporda Türkiye'nin küresel rolünün, uluslararası gruplar içinde ve ortaklarıyla birlikte çıkarlarını kovalama yeteneğine bağlı olduğu belirtildi.

'TÜRKİYE KIRILGAN NOKTALARINI DÜZELTMELİ'

Raporda Türkiye'yle ilgili şu görüşlere yer verildi: "NATO, G-20, İslam İşbirliği Teşkilatı gibi uluslararası yapılara üyeliği ve olası AB üyeliği muhtemelen Türkiye'nin uluslararası rolünü güçlendirecektir. AB üyeliği Türkiye'nin demokratikleşmesine ve güçlendirilmiş uluslararası statüsüne ciddi katkı yapacaktır. İten ve çeken faktörler nedeniyle Türkiye'nin AB üyesi olup olmayacağını tahmin etmek zor. Türkiye hızla değişen Ortadoğu'da çıkarlarını ileri götürmek için farklı ülkelerle çalışmayı tercih edebilir, fakat bunun AB entegrasyonuna alternatif olması muhtemel görünmüyor. Türkiye orta güç kariyerinde ilerlemek için çözülmemiş azınlık sorunları, enerji bağımlılığı, çevrenin korunması açısından sürdürülemez kalkınma modeli, doğal kaynakların kötü yönetimi, insani gelişimdeki noksanlıklar ve yıkıcı depremlere hazırlıksızlığı dahil kilit zayıflarını düzeltmelidir."

'RUSYA VE JAPONYA GERİLEYECEK'

Rapora göre ABD ve Çin'in en güçlü aktörler haline geleceği 2030'lu yıllarda Hindistan güçlenmeye devam ederken, Rusya ve Japonya, 20. yüzyılda elde ettikleri "büyük güç" statülerini kaybedecek.

2030'da küresel ekonomideki payını yüzde 19'a yükseltecek olan Çin'in ABD'yi geride bırakarak dünyanın en büyük ekonomisi haline geleceği tahmin edilen raporda, ABD'nin ise muhtemelen en büyük askeri güç konumunu sürdüreceği belirtildi.

YENİ YILDIZLAR: TÜRKİYE, ENDONEZYA VE GÜNEY AFRİKA

Raporda, "Orta boy güçler gelecek yıllarda uluslararası ilişkilerde öncelikle bölgesel düzeyde ve artan oranda küresel düzeyde kritik rol oynayacak. Birçok orta boy güç hali hazırda G-20 üyesi. 2030 yılında daha etkili rol oynaması en muhtemel ülkeler Endonezya, Güney Afrika ve Türkiye. Bu ülkelerin demokrasilerini güçlendirecekleri, sosyal ve ekonomik modernleşmeyi derinleştirecekleri yönünde güçlü işaretler var. Türkiye ve Endonezya gibi demokratik orta boy ülkelerin yumuşak güçleri bölgesel ve hatta küresel düzeyde büyüyebilir" denildi.

TÜRKİYE KRİZDE AB'YE FARK ATTI

Son yıllardaki ekonomik darboğazın pençesine düşen Avrupa ülkelerinin düze çıkabilmesi için 4.5 yıl gerekli..

Krizin vurduğu Avrupa'nın 2008'den önceki gücünü kazanmak için en az 4.5 yıla ihtiyacı var. İtalya 15 yıl sonra eski gücüne dönebilecek. Türkiye ise kayıp yaşamayan 6 ülke arasında.

DÜNYA EKONOMİLERİNİ SARSAN HABER

Star Gazetesi'nden Ayşe Ekin Gündüz'ün haberine göre, 2008 yılından beri süregelen kriz dünya ekonomilerini kasıp kavururken, Türkiye'yi 'teğet' geçti. Geçmiş yıllarda yaşamış olduğu krizlerden ciddi dersler çıkaran ve AK Parti Hükümeti'nin ekonomi politikaları sayesinde 'kriz'e çelme takan Türkiye, göstermiş olduğu başarı grafiği ile Avrupa Birliği ülkelerine 4.5 yıl fark attı. Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülkenin, 2008 yılında Lehman Brothers'ın batmasıyla başlayan finansal kriz öncesine dönmesi için yıllar geçmesi gerekecek. Süreçten kuşkusuz en çok etkilenen ülkeler sırasıyla İtalya, İspanya, Portekiz ve Yunanistan olurken, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) içerisinde yer alan Türkiye, Şili, Polonya, Slovakya, İsrail ve İsviçre'nin ise kriz kaybı bulunmuyor.

YUNANİSTAN'A 11 YIL GEREKLİ

The Economist'in Uluslararası Para Fonu (IMF), OECD ve Birleşmiş Milletler verilerinden derlediği habere göre, 2011 yılının son çeyreğinde 34 OECD ülkesinin Gayri Safi Milli Hasılası (GSMH) 1995-2007'de yakalamış olduğu ortalama yüzde 2.7 büyüme oranına göre yüzde 6.8 daha düşük seviyelerde kaldı. IMF tarafından 17 Nisan'da yayımlanan son ekonomik büyüme tahminlerine göre OECD ülkelerinin ekonomik anlamda kriz öncesi seviyeye ulaşmaları en az 2 yıl 7 ayını alacak. Tahminlere göre krizin derinden etkilediği ülkelerin başında İtalya geliyor. Ülkenin kriz öncesi refahına ve ekonomik büyüklüğüne kavuşması için en az 15 yıl gerekiyor. Kriz sürecinde kişi başına milli geliri 6 bin 851 dolar azalan Yunanistan'da bunun telafisinin 11 yıl 6 ay olması beklenirken, İrlanda'da bu yıl için öngörülen yüzde 2.6'lık büyüme tahmini dahi ülkeyi kurtarmaya yetmiyor. Geçen 4 yıllık süreçte kişi başına düşen milli geliri 11 bin 857 dolar azalan İrlanda'da toparlanma süreci ülkenin 11 yıl 2 ayına mal olacak.

İNGİLTERE VE FRANSA

İngiltere ve Fransa ise süreçten kısmen daha az sarsıntıyla sıyrılmış gibi görünseler de bu ülkelerin de kayıplarını geri almaları sırasıyla 5 yıl 5 ay ve 4 yıl 3 ayını alacak. Öte yandan Euro Bölgesi üyesi 23 ülkenin küresel kriz sürecinden kaybı 5.5 yıl ve Avrupa Birliği'ne üye 29 ülkenin kaybı 4.5 yıl iken, Türkiye'nin de aralarında olduğu 6 ülke ise bu süreçte göstermiş olduğu trend dışı büyümeyle listede yer almıyor.

vatan
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim