• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Kayseri : 4 °C
  • Ankara : 1 °C
  • İstanbul : 15 °C

Abdullah Gül, Ahmet Hakan'ın istediği gibi olsaydı

Abdullah Gül, Ahmet Hakan'ın istediği gibi olsaydı
Memduh Bayraktaroğlu Köşe yazısı

Ahmet Hakan, “Keşke Hayrünnisa Hanım cumhurbaşkanı olsaydı” başlığı altında yayımlanan makalesinde şunları yazıyor:

 
AHMET Sever'in kitabını okuyunca göreceksiniz ki...
Hayrünnisa Hanım, Abdullah Bey'den...
Bin kat daha cesur.
Bin kat daha radikal.
Bin kat daha açık sözlü.
Bin kat daha korkusuz.
Bin kat daha atak.
Bin kat daha mücadeleci.
Bin kat daha tavizsiz.
Bin kat daha başkaldırıcı...
*
Bunu tercüme ettiğimde şöyle bir tablo çıkıyor ortaya.
Abdullah Bey pısırık, ezik…
Abdullah Bey statükocu
Abdullah Bey arkadan konuşur
Abdullah Bey korkak
Abdullah Bey sünepe
Abdullah Bey kolay pes eder
Abdullah Bey her konuda herkese taviz verir…
Abdullah Bey kuzu…
Peki…
Gerçekten de Abdullah Bey Ahmet’in aşağıladığı gibi mi?..
Hayır…
Abdullah Bey Ahmet’in taktığı o sıfatların hiçbirini hak etmiyor…
Ahmet, bir devlet insanını değil bir sokak kabadayısını tarif ediyor Hayrünnisa Hanım’ı tanımlarken…
Yani…
(Mutlaka) İstemeden, zarif bir hanımefendiye “hakaret” ediyor…
Abdullah Bey’e yakıştırdığı sıfatlar ise kişiliksiz, kimliksiz, ezik, büzük sıradan bir zavallıda bulunabilecek bir karakter…
Ahmet belli ki gerçek devlet adamı hiç tanımamış…
Ahmet belli ki “devlet adamı” olan bir kişinin, örneklerini sadece eski Yeşilçam filmlerinde görebileceğimiz bıçkınlar gibi olmasını arzuluyor…
Oysa devlet insanı:
Höykürmez…
Devlet insanı kabadayılık yapmaz…
Devlet insanı insanları azarlamaz…
Devlet insanı sakindir…
Devlet insanı öfkelenmez…
Devlet insanı “pazarlık” yapmaz, “müzakere” eder…
Devlet insanı “Cesaretli” değil, “Akıllı” olur…
Politikacı “duygu”lara, devlet insanı ise “akla” hitap eder…
Devlet adamı minibüs şoförü olmadığı için “atak” da değildir…
Düşünür, sonra hareket eder…
Politikacı ise önce atağa geçer sonra fırsat bulursa düşünür…
Devlet insanı özel hayatında açık sözlü olabilir ama devleti yönetirken “ketum” olmak zorundadır…
Devlet insanı akıntıya kürek çekmez.
Rüzgâra karşı açmaz yelkenlerini…
Rüzgârla kavga etmek yerine ondan istifade ederek yol alır…
Yani Ahmet…
Abdullah Gül 7 yıllık cumhurbaşkanlığı döneminde “Devlet İnsanı” oldu…
Erdoğan 12 yıllık başbakanlığında yanlarında yetiştiği ünlü kabadayılar Sultan Demircan ve Dündar Kılıç merhumlara öykündü…
En basit örneği senle benden vereyim Ahmet…
28 Şubat’ta ben senin bugünkü patronun Aydın Doğan dâhil dönemin bütün güçlülerine Kanal 6 ve btv ekranlarından parmak sallarken sen Kanal 7’de “bir iskele” yaptın “bir sancak”…
Ve bugün ben küçücük bir köyde çok sevdiğim bir hayatı sıradan biri olarak yaşıyorum…
Sen Aydın Doğan’ın kanatları altında ahkâm kesiyorsun…
Hiç düşündün mü Ahmet?..
28 Şubat’ın en keskin ya da senin tarifinle:
En cesur.
En radikal.
En açık sözlü.
En korkusuz.
En atak.
En mücadeleci.
En daha tavizsiz.
En başkaldırıcı yazar ve TV yorumcusu Memduh Bayraktaroğlu unutuldu…
28 Şubat döneminin en munis, en sakin, en munis haber sunucusu Ahmet Hakan son 13 yılın en çok bilinen televizyoncusu ve yazarı…
Yani Ahmet…
Abdullah Gül, senin politikanı uyguladı ve çok iyi yaptı…
Çünkü bir devlet insanı geleceğe çok daha uzun vadeli bakmalı…
Eğer benim 28 Şubat’taki halime benzeseydi bugün herkesin nefret ettiği; “kavgacı, öfkeli, önüne gelene parmak sallayan, sevimsiz” biri olurdu…
Yani…
Bugün senin politikanı uyguladığı için aranıyor, özleniyor, “Keşke başbakan olsa” deniliyor…
Hayrünnisa Hanım’a atfettiğin özellikte biri olsaydı; çoktan unutulmuş gitmişti…
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim