• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kayseri : 23 °C
  • Ankara : 24 °C
  • İstanbul : 25 °C

Abdullah Gül mü? Yoksa Numan Kurtulmuş mu?

Abdullah Gül mü? Yoksa Numan Kurtulmuş mu?
Abdullah Gül mü? Yoksa Numan Kurtulmuş mu? Siyasi yorumcular, Taksim İsyanı sonrası bunu soruyor. Hele Tahrir’i gördükten sonra artık bahisler açıldı. ABD Gül’ü istiyor. Tayyip ise Numan’ı. Ama unutmayın ekonomik kriz kapıda, bir de “Neo-Kemal Derviş” formülü var.

Hatırlatırım ki, bu hükümetin ekonomide en başarılı bakanı olarak gösterilen isim Ali Babacan’dır. Başbakan Yardımcısı titri genelde gözden kaçan bakan Babacan, hükümetin ana eğiliminin aksine küresel ekonomik krize ilişkin genel olarak doğruları söyledi. Yeri geldi, Türkiye’nin ekonomik zayıflıklarını da dile getirmekten çekinmedi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e yakınlığıyla bilinen Ali Babacan güleç yüzü, saygılı, mütevazı kişiliği, İngilizce/ABD ağırlıklı başarılı eğitim kariyeri (1), uslu ve sakin mizacı ile “müesses nizam”ın yeni “lider” adayı olabilir. Bunun bazı belirtileri var zaten.

Babacan, 2001 yılında AKP Kurucu Üyesi ve MKYK üyesi oldu. 58. ve 59. Hükümetlerde Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı görevinde bulundu. 60. Hükümet'te ise Dışişleri Bakanı ve Avrupa Birliği ile müzakerelerde Başmüzakereci olarak görev yaptı. Egemen Bağış'ın Devlet Bakanı ve Başmüzakereci konumuna getirilmesinin akabinde sadece Dışişleri Bakanı olarak bir süre görevine devam etti; 1 Mayıs 2009'da gerçekleşen kabine değişikliğinden sonra Dışişleri Bakanlığı'nı Ahmet Davutoğlu'na devretti. Ali Babacan, 58. ve 59. hükûmetlerde de ekonomiden sorumlu devlet bakanlığı yapmış, 60. hükümette 1 Mayıs 2009'a kadar Dışişleri Bakanı olarak görev almış ve Mayıs 2005 ila Ocak 2008 arasında Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyeliği konusunda görüşmelerin yürütüldüğü makam olan başmüzakerecilik görevinde bulunmuştur.



Tam gezi olayları patladığında (6-9 Haziran) İngiltere’de düzenlenen gizli uluslararası Bilderberg Toplantılarına (2) Türk hükümetinden davet alan tek isimdi. Hertfordshire bölgesinin Watford kentindeki The Grove Hotel'de yapılan toplantıda neler konuşulduğu bilinmiyor (toplantıların altın kuralı: katılımcılar sonradan toplantının içeriği hakkında açıklama yapamıyor) ama Babacan’a Türkiye’de neler olup bittiğinin sorulduğu kesin. Bu arada Babacan’a İngiltere’de eşlik eden diğer 5 Türk davetli ise şunlardı: CHP Milletvekili Şafak Pavey, Sabancı Holding Perakende ve Sigorta Grup Başkanı Haluk Dinçer, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Gazeteci Aslı Aydıntaşbaş, Gazeteci Soli Özel. Aşk skandalı ile CIA başkanlığından istifa etmek zorunda kalan eski Amerikalı Komutan David Petraeus ve 'Karanlıklar Prensi' lakabıyla bilinen CIA görevlisi Richard Perle de Grove Otel’de kalan isimlerdendi. Bir not daha; Ali Babacan 2007 Türkiye ve 2009’da Atina’da Bilderberg toplantılarına davet edilmiş ve katılmıştı. Bilderberg’in bir altı olan Davos Ekonomik Forumları’nın da doğal olarak müdavimi.

Ali Babacan, Nisan ayı ortalarında da ABD’deydi. TOBB’un ABD’de düzenlediği Türkiye’ye Yatırım Haftası için Atlantik ötesine uçan Babacan, teamüllerde pek alışıldık olmayan bir biçimde ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile de özel bir görüşme yaptı. Kerry aynı toplantılar esnasında Türkiye’nin insan hakları raporuna ilişkin yaptığı konuşmada, Tayyip Erdoğan hükümetine, basın ve yargı alanında ağır eleştiriler getirdi. Ancak Babacan’ın yıldızı hep parlıyordu. Hürriyet’in deneyimli ekonomi yazarı Erdal Sağlam’dan okuyalım : “ABD ziyaretinde Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’a gösterilen yoğun ilgi, Türkiye’nin başarısına ilişkin bir ilgiydi ama bence, yerli ve Türk yatırımcıların ilgisinde, sağlanan ekonomik başarıda Ali Babacan’ın rolünü bilmeleri yani şahsi başarı da önemli rol oynuyordu” (22 Nisan 2013 Hürriyet)

Nisan ayındaki toplantılarda (bu yılın Ekim ayında yine ABD’de ikincisi yapılacakmış) TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu da önemli bir figürdü. Gazeteci Yazar Sabahattin Önkibar’ın bir ara sürekli söz ettiği bir isimdi Hisarcıklıoğlu. Önkibar’a göre, Rıfat Bey’in etrafında yeni bir merkez sağ oluşum çabaları vardı ama Tayyip Bey buna göz açtırmıyordu.

Parçalar birleşiyor mu ne dersiniz?



GEZİ PARKI AÇIKLAMASI

Babacan, son olarak da Uluslararası Olimpiyat Komitesi ile İstanbul’da bir araya geldi. İstanbul’un 2020 adaylığı konusunda görüştüler. Sosyal medyaya ilişkin sözleri öne çıksa da Gezi olaylarıyla ilgili konuk gazetecinin sorusuna verdiği yanıt önemliydi.

Yabancı Gazeteci: İstanbul'un sunumunda IOC tarafından Gezi Parkı protestoları için soru gelmedi. Bunu kasten mi ayarladınız?

Ali Babacan: Bilginizi teyit edin. Ben konuşmamda bahsettim bu konudan. Türkiye sürekli olarak demokrasisini geliştiriyor. Şiddet içermeyen barışçı gösteri evrensel insan haklarındandır. Farklı kaygıları olan insanların kendilerini ifade etmesi önemliydi. Onları dinledik şimdi değerlendiriyoruz. Ama bu gösterilerde yasadışı gruplar araba yaktı, mağaza camlarını kırdı. Biz bu durumda harekete geçmeliydik. Ama polis birkaç hata yaptı. Şimdi herkesi dinledik. Yeni strateji geliştiriyoruz. Oy verenlerin değil vermeyenlerin de hükümetiyiz.

Bu paragrafta, Başbakan Erdoğan’a bir değil birkaç tane “yalanlama” var. Mesela “çapulcular, ayyaşlar” yerine, şiddet içermeyen barışçı gösteri ifadesi, veya “terörizm ve darbecilik” suçlaması yerine insanların kendilerini ifade etmesi önemliydi demesi, polise “destan yazdı” demeyip, birkaç hata yaptı sözleri ve son olarak ve en önemlisi, “biz ve onlar” söylemi yerine, ‘oy verenlerin değil vermeyenlerin de hükümetiyiz’ vurgusu.

Son günlerin sürekli değişen denklemlerinde Ali Babacan’ı hiç de hafife almayın derim ben.

Hüseyin Vodinalı

Odatv.com

(1) Ali Babacan, 1967 yılında Ankara'da doğdu. Ankara Kalesi’nde kumaş satan muhafazakar esnaf bir ailenin oğlu olarak, küçükten iş öğrendi. 1985'te TED Ankara Koleji'ni birincilikle bitirdi. 1989 yılında ODTÜ Endüstri Mühendisliği Bölümü'nden birincilikle mezun oldu. 1990 yılında Fullbright bursu kazanarak, ABD'ye gitti. 1990-1992 yılları arasında ABD Northwestern Üniversitesi Kellogg School of Management'da İşletme dalında yüksek lisans (MBA) yaptı. Yüksek lisans çalışmalarında, Pazarlama, Organizasyon ve Uluslararası İş İdaresi dallarında uzmanlaştı. 1992-1994 yılları arasında, Amerika'da finans sektörünün üst düzey yöneticilerine danışmanlık yapan özel bir şirkette danışman olarak çalıştı. 1994 - 2002 yılları arasında Ankara'da özel sektörde iş hayatını sürdürdü. Çok iyi derecede İngilizce biliyor. Evli ve iki çocuk babası. Nasıl ama, ideal bir profil değil mi? Siz ABD Dışişleri Bakanlığı’nda olsanız bu CV’yi görmezden gelir miydiniz?

(2) Bilderberg Grup, 1954 Mayısı'nda Hollanda'nın Osterbeek kentindeki Bilderberg Oteli'nde kuruldu. Grubu tasarlayıp oluşturan asıl kurucu İsveçli Joseph Retinger (1887-1960)'dir. Bu gizli grubun finansmanının önemli bir kısmı Amerika'daki Rockefeller Vakfı tarafından karşılanır. Diğer finansör ünlü banker Rothschild ailesidir. Büyük sermaye siyaset ilişkileri sayesinde adeta çok uluslu bir hükümet gibidir. Dünyanın yönetimi ve küreselleşme konusunda her yıl farklı ülkelerde toplantılar yapar.

Hüseyin Vodinalı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim