• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kayseri : 0 °C
  • Ankara : 3 °C
  • İstanbul : 17 °C

AK PARTİ Kayseri İl Başkanı Ömer DENGİZ Röportajı

AK PARTİ Kayseri İl Başkanı Ömer DENGİZ Röportajı
www.kayserinews.com genel koordinatörü Ali BURHAN'a konuşan DENGİZ, siyasetten spora kadar birçok konuda hayatıyla ilgili açıklamalarda bulundu.
-Sayın DENGİZ sizi tanıyabilir miyiz öncelikle?

Kayseri Lisesi ve İstanbul Üniversitesi işletme mezunuyum. Ticaretle uğraşıyorum sanayicilik yapıyorum. Bir çok sivil toplum kuruluşlarında görevlerim oldu. Melikgazi ve Büyükşehir Belediyeliklerinde meclis üyeliği yapmaktayım hala. Şimdi ise AK PARTİ Kayseri İl Başkanlığı görevini yürütüyorum. Evli ve 3 çocuk babasıyım.

-Siz kibar siyasetçi olarak biliniyorsunuz. Siyasetin kendisi ise çok sert. Bu yönden zorluk çekiyor musunuz?

“Oğlum seni harcarlar”

Evet, evet maalesef sevgili Ali Bey. Son 30 yıla baktığımızda siyasetçi her şeyi söyleyebilen her şeyi konuşabilen bir görünümü arzediyordu. Küçüklüğümüzden beri bizim karakterimizde olanlara büyüklerimiz hep şunu söylemişlerdir: Aman siyasetten uzak dur , ne işin var siyasetle, işi gücü olan siyasete girmez gibi telkinlerle büyüdük. Yıllarca STK’larda insanlarla uğraştık. İnsanlarla uğraşmak, sosyolojiyle sosyal toplumla uğraşmak siyasetin bir bölümü zaten. Siyaset aslında insana hizmet etmektir. İnsana bir takım fırsatlar sunabilmektir.


“Siyaset beni değil ben siyaseti değiştirdim”

Bizim günümüzde politikayla siyaset karıştırılıyor bana göre. Politik olan, her kıvraklığı yapabilen, her şekle girebilen, her nabza göre şerbet verebilen insanlar tiplemesine giriyor. Siyaset, insanla uğraşabilme insanlara hizmet etme sanatı diyorsak biz, siyasete gelen insanların da doğruları söylemesi doğrularla uğraşması ve zikzaklar çizmemesi gerektiğine inanıyorum. Ve başlangıçta çok endişe ediyordum siyasete alışamayacağım yapamayacağım diye. Siyasette tecrübeli olan büyüklerimin sohbetlerimiz esnasında söyledikleri şeyler “oğlum seni harcarlar, siyasete bulaşma, siyaset öyle bir şeydir ki sen onlarla aynı kefeye giremezsin, onlara onlar gibi karşılık veremezsin” gibi yorumlarla karşılaştım ilk başta. Hatta bir ağabeyimiz şöyle demişti kulakları çınlasın: “ Kayseri için çok sevindim ama senin içinde çok üzüldüm” dedi. Daha sonra bu cümleyi çok duydum yakın dostlarımdan. Ama biz arkadaşlarımla beraber siyasete girerken şunu söyledik birbirimize. Biz doğru düzgün siyaset yapalım, dürüst olalım, dosdoğru olalım siyaset bizi kabul etmezse etmesin dedik. Hatırlarsanız Ali Bey ilk basın toplantısında “Biz siyaseti yeniden dizayn edeceğiz Kayseri’de” demiştim. Dizayn etmekteki maksat siyaseti doğrular üzerine kurmaktı. Söylenilen şeylerin yapılacağı, doğruların konuşulacağı bir siyaset yapmaktı. İnsanların zorlarına da gitse, oy kaybına da sebep olsa yine de doğruların söylendiği bir siyaset yapmak istedik.Siyaseti Kayseri’de, üslubuyla diğer partilerle olan diyaloglarıyla ve insanlara karşı yaklaşımlarıyla, ister kendi partisinden olsun ister başkasının partisinden, siyaset anlayışını değiştireceğiz ve bu Türkiye’ye örnek olacak diye konuşmuştuk. O zaman şunu söylemiştim Siyaset beni değiştirmeyecek, ben siyaseti değiştireceğim.

Hamdolsun 1 yıl geçti aşağı yukarı ve bu sözümüzden hiç taviz vermedik. Hatta bazı gazeteci dostlarımız benim hakkımda ‘çok fazla dürüst’ diye yazdılar. Ama bu gerçekten çok güzel bir şey, insanın gururunu okşayan bir şey. Beni eleştirdikleri nokta çok dürüst olmam Allah’a şükür.

-Bu kadar siyaset yeter sanırım Başkan’ım. Birazda kendinizden bahseder misiniz ? Hobileriniz nelerdir ve kitap okur musunuz mesela?
“dört dalda lisanslı sporcuyum”


Siyasete başlamadan önce bir çok hobim vardı hakikaten. Spor yapmak en büyük zevkimdi mesela. Ciddi şekilde spor yapardım. Ve de dört dalda lisanslı sporcuydum. Basketbol, futbol, masa tenisi ve kayakta lisanlı sporcuydum. Sporu çok seviyorum o yüzden ve sporun insan hayatında daime olması gerektiğine inanıyorum. Müzik dinlemeyi de çok severim ayrıca. Ayırt etmem müziği. Jazından tutun da Anadolu türkülerine kadar her tür müziği dinlerim. Ben müzik dinlemeyi seviyorum esasında. Ruh halim o an nasılsa ona uygun müzik dinliyorum..

Kitap okumayı da çok severim. Özellikle tarih kitaplarını. Ama son zamanlarda siyasi kitapları çok okuyorum ve takip ediyorum. Romandan, hikayeden, aşk romanlarından çok bu tür kitapları okumayı seviyorum.En son Ahmet Şerif İZGÖREN’in ‘Moks’ adlı kitabına başladım ve bugünlerde biter sanırım o da.İnsan ilişkileri üzerine bir kitap.

-Son terör olayları hakkında ne düşünüyorsunuz?

“Şu mübarek günlerde teröre lanet ediyoruz”

Yaşanan olaylar her gün içimizi yakıyor. Kan ağlatıyor ve şu mübarek günlerde beddua ettiriyor gerçekten. Bu olaylara sebep olan kişilere hükümetlere devletlere artık her kim sebep oluyorsa onlara lanet ettiriyor. Allah’ım muhakkak bunların dersini verecektir ama paylaşılamayan şey nedir biz bunu anlayamıyoruz. Bir tek dünya var ve bu dünya içerisinde güzel bir şekilde hoş diyalogla mutlu olmak gerekir. Başkasının canına tecavüz edince nasıl mutlu olabiliyor bu insanlar algılayamıyorum. ‘Ya bizim penceremiz çok farklı ya da o insanlar cani ruhlu’. Ve bu insanları destekleyen kurumlar devletler var.

İskandinav ülkelerinde İslamiyet’e karşı oluşturulan bir faaliyet ve neticesinde böyle bir terör olayı. Bunu dahi savunamıyorlar, sahiplenemiyorlar kınayamıyorlar. Böyle aciz bir hale gelmiş bir İskandinav ülkesi var ortada. Ve bunu destekleyen her toplum her ülke ve her devlet bunun acısını tadacaktır.İnsanların bunu bilmesi gerekiyor.

Bizim ülkemiz cennet gibi bir vatan.Bizim binlerce yıldır birlikte yaşadığımız dostlarımız, kardeşlerimiz, arkadaşlarımız, vatandaşlarımızla neyi paylaşamayalımki. Bu zaten insanlar arasındaki bir olgu değil. Evet, eskiden bir takım yanlış politikalar izlenmiş olabilir, bir takım hatalar yapılmış olabilir ama bunların tamamen telafi edilmesi için çok ciddi bir şekilde çalışmalar yapılıyor. Sayın başbakanımızın ve arkadaşlarının ve de devletimizin bu konuda çok ciddi çalışmaları var. Bu çok açık bir şekilde görünüyor ve bütün dünya bunu hissediyor. Kürt vatandaşlarımız da bunu hissediyor, mutluluk ve birliktelik ile çalışmak ve yaşamak istiyorlar. Ama bu Türk-Kürt anlaşmazlığı değil, Türkiye’nin ekonomisinin zayıflatılmasıyla ilgili bir olay.Parçala-böl-yönet sisteminin bir parçasıdır bu. Türkiye ne kadar güçsüz ve karışık olursa, ülkemizde gözü olan ülkeler o kadar mutlu olacaklardır. Ama artık bunlar son çırpınışlar ve çaresizlikten olan şeyler. Göreceksiniz ki ülke olarak kenetlendiğimiz sürece bu terörü yakın zamanda ortadan kaldıracaktır. Beklediği ve özlediği günlere ulaşacaktır.


-İnşallah o günleri de göreceğiz Sayın Dengiz. Son olarak
da Ramazan’la ilgili bir mesajınız varsa onu alalım?

Ramazan Rahmet, paylaşım ve hoşgörü ayı. Allah’ın bütün rahmetini bizlerin üzerine gönderip, bizlerin Cennet kapılarını aralayabileceği çok büyük bir fırsat ayı aslında.Allah bu fırsatı kullanmayı nasip eder inşallah. Sıkıntılı olanı bulup sıkıntılarına ortak olabilelim sorunu olanın sorunlarını çözelim.Huzur içerisinde bir Ramazan ve huzur içerisinde de bir yıl geçirelim inşallah.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim