• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kayseri : 1 °C
  • Ankara : 2 °C
  • İstanbul : 6 °C

AK PARTİ MV. ADAYI HAVVA TALAY ÇALIŞ KÖŞE YAZISI

AK PARTİ MV. ADAYI HAVVA TALAY ÇALIŞ KÖŞE YAZISI
AK PARTİ KAYSERİ MİLLETVEKİLİ ADAYI HAVVA TALAY ÇALIŞ

BÜYÜK DÜŞÜNME!!! SEN HEP KÜÇÜK KALMALISIN

DARBE!!!

İnsanlık tarihinin en acımasız en en hazin olaylarından birisidir darbe. Hakkın zail edilmeye mahkumiyeti, mazlumun ezilmeye mecburiyeti eğrinin doğruya hükmetme çabası ve cümle bir milletin esaretinin kısa adıdır DARBE..  Asırlarca dünya milletlerine adaleti, hoşgörüyü, insanlığı, insanca yaşamayı mazlumu ve mağduru kollamayı kendine görev addetmiş bir milletin evlatları olarak tarihin en zalimane hadiselerinden birine maruz kalan cennet Mekân Abdülhamit Han’a bakalım;

Bulunduğu dönem itibari ile tüm dünya milletlerine karşı vatanını en kasvetli dönemlerde 33 yıl dimdik ayakta tutan yaptığı icraatların ehemmiyeti günümüzde dahi hafızalarda olan sultanın İttihat ve Terakki ayak oyunları ile ölümüne kadar geçen ıstıraplı hayatına sebep olan başlıca icraatlarından kısaca bahsedecek olursak:

Ziraat Bankası, Ticaret Odası, Ziraat ve Sanayi Odalarının açılması

İlk defa elektriği, gazı ve İlk modern eczaneyi ülkesine taşıması

Kudüs, Yafa, Ankara, İstanbul ve Hicaz Demiryollarını yaptırması

Dünyanın ilk metrolarından birini Karaköy Taksim arasına yaptırması

İlk otomobili, akabinde 5 bin km yolu yaptırması

Yıldız Çini Fabrikasını, Beykoz ve Kâğıthane Kağıt Fabrikasını kurması

Midilli Adasını Kendi Şahsi mülküyle parası ile Fransızlardan geri alması

Çin’in göbeği Pekinde Hamiliye Medresesini kurması

Modern Matbaa Makinelerini getirmesi

Ülke topraklarında 65 yerde petrol rezervi buldurması

Yahudilere Para karşılığında Filistin topraklarını satmaması

Devletin hiçbir evrakını abdestsiz imzalamaması

 

İşte bütün bunlar Ulu Hakanı Kızıl Sultan zalim gibi sıfatlarla sürgünlerde bir ömrü yaşama sebepleri idi.

Değişmeyen senaryoda isimler değişti ve Yakın tarihimizde başka bir zalimane nida; Türkçe okunan ezanı asli haline döndüren minarelerden Ezanı tekrar aslı gibi okunmasını sağlayan merhum başbakan Adnan Menderesi es geçmedi. O taşeron ses;   Sen büyük düşünemezsin Sen Mersinde petrol rafinerisi açamazsın, Hirfanlı Barajını Yapamazsın ,İzmit’te rafineri temeli atamazsın Çanakkale’de Şehitlik Anıtı inşa edemezsin, TBMM Binasını yapamazsın, yerli otomobili üretemezsin, ekonomide kalkınma dönemine giremezsin, serbest piyasa ekonomisine hız veremezsin, sermaye teşvik yasasını çıkaramazsın!!!  Yani sen ülken menfaatine uğraş sergileyemez mukaddesatına sahip çıkamazsın diyordu. Bu güçler 1960 lı yıllarda çok Partili hayata geçişin İlk başbakanını halkın teveccühü ile milletine hizmet etmek sevdalısı bir yiğit insanı darağacına götürmek üzere ilerliyordu. Halka hizmetin Hakka hizmet etmek olduğu bilincini taşıyan Milletle iç içe milletin evlatları ne yazık ki Yassı ada’da Milleti temsile yetkileri olmayanlar tarafından onlarca eziyetle yargılanacak ve milletin evladı merhum Adnan Menderes ve arkadaşları darağacına çıkarılacaktı.

 

Yetmedi!!!  Bu kez oyun farklı ancak oynanan yine milletin ta kendisiydi. Üniversite olayları komünizm, faşizm, emperyalizm gibi nidalarla bir ailenin çocukları önce birbirine düşürüldü ardından hiçbir şey olmamış gibi tek günde bütün olaylara son verildi. Peki, kim kaybetti sağcı solcu yaftaları ile birbirine kurşun sıkan kardeşleri kim bu hale getirdi. İdamlar, ölümler, anneler, babalar, bulunamayan evlatlar haber alınamayan kızlar yüzlerce ölüm binlerce yaşanmadan biten hayat. Yitirilen yüzlerce genç beyin kaybedilen yıllar ve ne yazık ki kaybeden yine millet. Sene 1980!!!

 

YETERR KARAR MİLLETİNDİR!!!   HERŞEY TÜRKİYE İÇİN

Düşünmenin ve konuşmanın hatta şiir okumanın bile ceza-i müeyyideye tabii olunduğu günleri unutmayalım. Yazar kasaların havada uçuştuğu, bankaların battığı, faizlerin hesabını matematiksel işlemlerin bile çözemediği IMF’ye köle başörtülülerin bırakın kamuda, üniversitelerde dahi yerinin olmadığı İmam Hatip Liseli öğrencilerin Türkiye birincisi dahi olsa Üniversitelere yerleşemediği yatırımcının yarınını göremediği buhranlı kasvetli sıkıntılı dönemleri hatırlayalım. Millet bu gidişata artık yeter dedi ve muhtar bile olamaz denilen Cumhurbaşkanımızı önce Başbakan ardında da halkın oyu ile Cumhurbaşkanı seçildi. Yeni bir dönem aydınlık yarınlara umutla bakmaya başladığımız, bize bu günlerin Ufkunu Açan Bir yiğit adam, Recep Tayyip ERDOĞAN.  Kolay olmadı tabi türlü sıkıntılarla bu günlere gelindi. Ak Partiyi kapatma davaları E-muhtıralar tehditler… Kısacası yine milletin yine ülkenin önünü kesme çalışmaları. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın diyerek yola çıkan Ak Kadrolar önce içinde bulunulan durumları düzeltmek ardından da milletimizin refah içinde yaşayabilmeleri için büyük bir gayretin içerisinde oldular. Saymakla bitmeyecek kadar icraat ve hizmeti milletimizle buluşturdular. Ekonomide yatırımlarda dış politikada sanayide tarımda turizmde ulaşımda yüzlerce eser… Artık insanımız Hızlı Trenlerle duble yollarla ulaşımını sağlıyor. Üniversitelerimizde ayrım olmaksızın her birey eşit şartlarda eğitimini alıyor. Hastanelerden insanlarımız geri çevrilmiyor. Hastaneye gitmek için borç alma borç bulma ilaç almak için terlenilen dönemler bitti. İnsanımız insanca muamele ile hayatını idame ettiriyor. Dünya ekonomileri arasında büyüyen gelişen ve yarınları için yatırımcılarımıza umut vadeden bir ekonomi ile yolumuza devam ediyoruz.

İslam Coğrafyasının; Filistin’in, Bosna’nın, Somali’nin, Miammar’ın, Çeçenistan’ın, Kosova’nın, haykıran dili umut kaynağı dayanağı olan Ülkemize, elbette ki türlü oyunların çemberinde taşeronlar, çıkar odakları, faiz lobisi, dış menşeyli ve içten bağlantılı karanlık eller bunları hazmedemiyor. Gezi olayları adı altında mesele ağaç meselesi değil hala anlamadınız mı diyen sanatın zarifliğinden yoksun sanatçılar, üçüncü köprünün ve havaalanın yapımı durmazsa eylemimiz bitmeyecektir diyen tencereci tavacılar elbette ki bu milletin birliğini bütünlüğünü bozmaya güç yetiremeyeceklerdi. Devletin içine uç noktalarına nüfuz etmiş paralel yapılanma 17 ve 25 aralık olayları ile karanlık bir oyuna kalkışsa da millet bu oyuna da gelmeyecekti. Tabiî ki bu dış mihraklar ülkenin ve milletin önünü kesmek için adı bazen ordu bazen paralel olan bazen da adı başka bir şey olan vesayetleri kullanarak darbe girişimleri yapmaktalar.

Çok olmadı henüz yakın zamanda Halkın kendi teveccühü ile iş başına gelen Muhammed Mursiye idam cezası öngören zalim Sisi ve uzantılarından atıfla %52 ile idama nidaları atanlar milletin İnancını ve kararlılığını yenemeyecek ve amaçlarına ulaşamayacaklar.

Milletimiz hizmeti de kendi gibi olanı da tanır. Milletine bey değil hizmetkâr olmak yolunda mücadelede olan kardeşlerimize selam olsun. Bu oyunları sezen ve her zaman doğrunun yanında olan aziz milletimize selam olsun. Oyun aynı oyun ancak figüranlar değişir, unutmasınlar ki millet oyunu da figüranı da çok iyi bilir. Allah var keder yok.

Doç Dr Havva Talay Çalış

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim