• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kayseri : -4 °C
  • Ankara : -1 °C
  • İstanbul : 4 °C

AK Parti’nin koynundaki yılanlar

AK Parti’nin koynundaki yılanlar
Gazetemiz yazarı Mehtap Yılmaz, bugünkü yazısında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Facebook Twitter Linkedin Google Gönder

Hemen U çekip bizi solladılar iyi mi?

Sizi gidi çokyüzlüler! Sizi gidi muhannetler!

Daha düne kadar “AK Parti koalisyona düşer” diye öteki mahalleye göz kırpıyordunuz!

“Yaw Cumhurbaşkanı Erdoğan halka inmeyeydi iyiydi. AK Parti’ye  oy kaybettirdi” diyordunuz!

“Köşkten çıkmasın” istiyordunuz!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı etkinsizleştirmek için kırk takla atıyordunuz.

Ne oldu?

Ne değişti?

Bükemediğiniz eli tıpış tıpış öpeceksiniz tabii...

Siz değil miydiniz o?

 Daha düne kadar Fetullahçılarla bir olup, “Suriye’de ne işimiz vardı” diyordunuz.

“Erdoğan bizi Ortadoğu bataklığına sokarak hata etti” diyordunuz.

“Bize ne Suriye’den? Erdoğan neden Suriye’nin iç işlerine burnunu sokuyor?” diyordunuz.

“Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na tepki büyük! Görevden alınsın” diyordunuz!

“Davutoğlu başaramadı, gitsin” diyordunuz.

“Erdoğan bizi savaşa soktu” diyordunuz!

Buyurun işte İngiltere, Fransa, Amerika, İran... Yetmiş iki millet orada...

Suriye’yle sınırları yok.

Hiçbirinin Suriye’de soydaşları yok.

Dünyanın öbür ucundan gelip, akbabalar gibi üşüştüler Suriye topraklarına...

Ne oldu?

Neden sustunuz?

Ey Kılıçdaroğlu, ey besleme Fetullahçılar, ey Cihangir budalaları, ey Doğan medyası! 

Neden Rusya’ya da “ne işiniz var Suriye’de, ne işiniz var Türkmenlerle” diyemiyorsunuz?

Neden İran’a “ne geziyorsunuz Suriye’de, sınırınız bile yok... Ne işiniz var Türkmen Dağı’nda” diyemiyorsunuz?

Neden Hizbullah’a “İsrail orada dururken neden Müslüman Türkmenlere karşı savaşıyorsunuz?” diyemiyorsunuz.

Neden Fransa’ya, “yahu Fransa nireeee, Suriye nire... Ne işiniz var Ortadoğu bataklığında(!)? Ne işiniz var Suriye’de diyemiyorsunuz?

Neden Amerika’ya “burnunu ne diye soktun Suriye’ye” diyemiyorsunuz?

Ne o?

Dilinizi mi yuttunuz?

İşte Rusya, İran, Hizbullah, Türkmenlerin başına bombalar yağdırıyor.

Çoluk çocuk demeden Türkmenleri katlediyor.

Suriyeli bebek cesetleri kıyılarımıza vurmaya devam ederken dünya vahşi bir suskunlukla seyrediyor.

Yunanistan Suriyeli göçmenlerin botlarını batırıyor.

Avrupa, göçmenleri kabul edecek yerde, sınırlarına duvarlar örüyor.

Lütfen kabul eden Avrupa ülkeleri de, pazardan meyve seçer gibi, doktorunu, mühendisini alıp gerisini reddediyor.

Katil Esed’in zulmünden kaçanlar, Avrupa vicdansızlığının kurbanı oluyor.

Göçmenler ölümden kaçtıkça, ölüme yakalanıyor.

Göçmenler için her yol, ölüme çıkıyor.

Bu kış soğuğunda Türkmenler, çoluk çocuk aç susuz, evsiz barksız kaldı...

Buna rağmen Türkmenler, yedi düvele karşı aslanlar gibi savaşıyor.

İçimizdeki FETÖ beslemeleri Erdoğan’a “Hadi vuysana, hadi vuy! Vuyamazsın ki, vuyamazsın ki! Kayşında kooooskoca Yusya vay” diye saçmalarken, Fetullahçı medya da Türkiye’yi dünyaya “teröre destek vermekle” suçluyor. Göz göre göre iftira ediyor. Ahlaksızlık yapmaya devam ediyor. Mit TIR’ları kriziyle yaptığı gibi Türkmenleri hedef alan İran’ın ekmeğine yağ sürüyor.

Aydın Doğan beslemeleri, “Ne var canım Rus uçağı sınırlarımızı on yedi saniye ihlal etse?” diyecek kadar “namussuzlaşırken”, sözde “yandaş” medya denilen iktidar yanlısı medyadaki korkaklar, casus Can Dündar’ın savunucusu kesiliyor.

İçimizdeki Soros-Bush çocuklarının alayı Putin’e yağcılık yapıp, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “çelme” takmaya çalışıyor.

Bilderberg kafalar, Türkiye-Rusya krizi çıktı diye neredeyse şıkıdım şıkıdım oynuyor.

Murat Karayılan’la Soros tasmalı, barkodlu besleme medya ağız birliği yapıp, iktidara çemkiriyor.

Fetullahçılar, Diyarbakır’da pis işler çeviriyor.

Yabancı istihbarat servisleri Suriye’yi mesken tutuyor, Güneydoğu’da cirit atıyor.

HDP-PKK içerisindeki “ajanlar”, Tahir Elçi’yi vurup, “Polis vurdu” diye manşet atıyor.

Kamuoyu Tahir Elçi için üzülürken, aynı YDGH’li tarafından katledilen iki polisin de can olduğunu gözden kaçırıyor.

“Yahu o çatışmada iki polis de öldü” diyemiyor.

Memlekette zibil gibi korkaktan geçilmiyor.

Fetullahçı ablalar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Kahhariye” çekerken, PKK’lılarla birlikte maklûbe kaşıklıyor.

Milletten toplanan “himmet” paralarını Ekrem Kavlak kumarda, Faruk Aslan köpük partilerinde yerken, Diyarbakır’daki YDGH militanları o parayla asker-polis katlediyor.

İçimizdeki ihanet şebekesi, Putin’e rahmet okutuyor!

Katil Esed’e papucunu ters giydiriyor.

IŞİD’i yok etmek mi istiyordu Avrupa?

Ne gerek var topa-tüfeğe?

Bizdeki muhannetlerden üç-beşini göndersin Suriye’ye...

Bakalım IŞİD ne kadar dayanıyor? 

 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim