• BIST 97.546
  • Altın 144,163
  • Dolar 3,5678
  • Euro 4,0002
  • Kayseri : 21 °C
  • Ankara : 21 °C
  • İstanbul : 22 °C

Albayrak-Rubin-Musul-Rusya

Sinan Burhan

Yazımın başlığı konuyu özetliyor aslında. Ne demek istediğimi açmak istiyorum. Ortadoğu coğrafyasında haritalar yeniden çiziliyor. Bu haritalar çizilirken petrol ve İsrail’in güvenliği de esas alınıyor. Suriye ve Irak’ta bir savaş yaşanıyor. Bu savaşı ülkemize de taşımak isteyenler var. Türkiye’nin bölünmesini bekliyorlar.

Irak ve Suriye’den sonra hedef Türkiye. Türkiye bölgede milli menfaatlerine uygun yerli bir dış politika üretiyor. ABD ve Batılıların menfaatleri yerine kendi halkının çıkarlarını düşünüyor. Bölgedeki ümmetin geleceğini düşünüyor.

Ülkemizi askeri yönden, siyasi yönden ve ekonomik olarak kıstırmaya çalışıyorlar. Milli ve yerli bir lider olan Erdoğan ve yakınlarını hedef alıyorlar. Geldiği günden bugüne kadar yerli enerji, yerli üretim, yerli kömür diyen Enerji Bakanı Berat Albayrak’ı hedef tahtasına oturttular. Cumhurbaşkanımızla ABD’ye giden Albayrak’ın mailleri üst akıl tarafından ele geçirildi. Bu mailler belki de ona ait bile değil ama hedef bakanı yıpratmak. Bakan’ı yıpratamadılar ancak bu mailler beklenen etkiyi gösterdi. Doğan Grubu klasik çizgisine döndü. Hükumetin yanında yer alan Mehmet Ali Yalçındağ gruptaki gücünü yitirdi. Öte yandan CHP’yi de klasik çizgisinde çektiler. Sizin yeriniz burası dediler. 

Anlaşılıyor ki, Cumhurbaşkanımız ABD’nin dediklerine evet demediği için Berat Beyi hedef tahtasına koydular. Ancak milletimiz bu tür karanlık senaryoların neye hizmet ettiğini çok iyi biliyor. Bu ve buna benzer bir takım kumpas ve yıpratma olacaktır. Ancak bu çabalar nafile kumpas arttıkça Berat Beye olan saygı da artacaktır. Berat bey millet dediği için hedef olduğuna göre millet de Berat Beye sahip çıkacaktır.

Türkiye’nin milli çıkarları çerçevesinde Rusya ile yakınlaşması ABD ve NATO’yu rahatsız ediyor. Halbu ki ülkemiz ne NATO ne de ABD aleyhine bir çaba içerisinde. Bu iki yapıyla stratejik ortaklığımız var. Türkiye sadece kendi menfaatlerini koruyor. Batılılar istiyorlar ki Suriye’de PKK devleti olsun. Türkiye de buna razı olsun. Bu kadar büyük bir saçmalık olur mu?

ABD ve müttefiklerine hayır diyen Türkiye Rusya ile konjonktürel bir ittifak yaptı. Türkiye’nin bu yeni ittifakı ABD’deki Neoconları rahatsız etmiş durumda. Sanki Türkiye NATO’dan çıktı. Sanki Türkiye ABD’yle düşman. Neoconlar ABD yönetimini kışkırtıyorlar. Diyorlar ki Erdoğan bizi dinlemiyor. Bizim güdümümüzden çıktı. Bir an önce onu devirmeliyiz teranelerini seslendiriyorlar. O nedenle Michel Rubin adlı Neocon üçüncü darbeden bahsediyor. Bu noktada uyanık olmalıyız. Batılılar Rusya ile yakınlaşmaya ve bağımsız dış politikaya razı değildir. Bu noktada her türlü darbeyi deneyebilirler.

Cumhurbaşkanımıza ve hükümete yönelik baskının altında Türkiye’nin onurlu dış politikası var. Türkiye ne Suriye’de ne de Irak’ta PKK varlığı istemiyor. O nedenle Musul’da bulunuyor. Irak Başbakanı İbadi, ABD ve İran’ın tahrikleriyle ülkemizi suçluyor. Bu bölgede haritalar değişirken Türkiye kendi sınırlarına çekilsin. Bu bölgede PKK ve Şia etkili olsun istiyorlar. 

Erdoğan bölgede sınırlar değişirken var olma çabası içerisinde. Yeni bir yüzyıla giriyoruz. Bu yüzyılda yeni ülkeler ve sınırlar olacak. Türkiye yeni bir yüzyıla bölünmeden girebilecek mi? İşte bütün mesele bu. Erdoğan, ya büyüyerek yeni yüzyıla gireceğiz ya da parçalanacağız diye düşünüyor olmalı. O nedenle milli ve yerli bir direniş gösteriyor. Bize de millet olarak Erdoğan’ın yanında olmak düşüyor. 

Bu yazı toplam 231 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim