• BIST 83.037
  • Altın 147,024
  • Dolar 3,7684
  • Euro 4,0483
  • Kayseri : 0 °C
  • Ankara : -2 °C
  • İstanbul : 8 °C

Alex'in Basın açıklaması!

Alex'in Basın açıklaması!
Alex günlerdir beklenen Basın toplantısını gerçekleştirdi.Brezilyalı futbolcu Alex, kulüp içinde yaşadığı tüm sıkıntıları gelişmeleri ve gelinen son noktayı yaptığı basın toplantısında anlattı.
Alex'in günlerdir beklenen basın toplantısı gerçekleşti. Alex yaptığı açıklamada Aykut Kocaman, Aziz Yıldırım ve diğer yöneticilerle yaşadığı mutlulukları sıkıntıları ve gelinen son noktayı anlattı. İşte Alex'in basın açıklamasının metni.

Sözlerine:' Bu zamana kadar bu hafta ağladığım kadar hiç ağlamamıştım' diyerek başlayan Alex şunları söyledi.

-Fenerbahçe taraftarının bundan sonra mutlu olmasını istiyorum..Bu sürecin nasıl geliştiğini anlatacağım.Bu süreç içinde bana en çok destek olan biri vardı. Ona teşekkür etmek istiyorum.Samet sana teşekkür ediyorum.Geçen haftadan bugüne kadar Samet'in de çok zor günler geçirdiğini biliyorum.

Alex,sözleşmesinin fesedilmesi olayını şu sözlerle anlattı.


.-Başınıza bir şeyler geliyorsa illaki sizin de hatanız vardır.benim de hatalarım var bunu biliyorum.En büyük hatam kulübü yaralayacak davranışlarda bulunmam.Bazı insanlara mesajlar gönderdim. Göndermesem daha iyiydi.Mesajın içeriğinde bir şey yoktu ama gönderdiğim insanlar yanlıştı.

-Mahmut tarafından bana borcu yoktur kağıdı geldiğinde öyle davranmasaydım daha iyi olurdu.
Özellikle bundan dolayı para için oynuyor laflarına maruz kaldım

-Para düşkünü olsaydım kulubün bana sunduğu teklifi kabul edip ayrı idman yapardım.Takır takır da maaşımı alırdım.

Tatil süresi uzadı ilişki bozuldu
-Aykut Kocaman'ı ikiye bölmek istiyorum. Yönetici ve Teknik Direktör olarak tanıdım.
Sizler Fener'i yakından tanıyorsunuz. Trabzonspor maçını kazansaydık tatile gidecektik. Kazandık ve ben ülkeme gittim.Sonra dönüş tarihi değişmiş.Samet beni aradı ve dönüş tarihinin bir hafta öne çekildiğini söyledi.Ben program yapmıştım.Gelemem dedim.Çünkü ona göre bir program yapmıştım.

-Tatilden döndükten sonra aykut kocaman'la tanıştım ve bana:'Sen kaptansın herkesten önce sen gelmeliydin' dedi. Ben de haklısınız dedim. Zaten ondan sonra yönetici olarak çok az gördüm kendisini. Teknik Direktör olduğunda ise sorunlar başladı.Futbol üzerine çok kez görüşmemiz oldu. Futbol görüşümüz farklıydı. Ona her şeyi kabul ettiğimi ama katılmadığımı söyledim.

-Bence bir takım sürekli gelişmelidir. Sadece ileri geri idman olmaz. Bunu ona söyledim. Burası Türkiye dedi.İdmanlar gelişmek için değildir dedi.


Gollere sevinmiyordu.

-Hoca gol attığımızda sevinmiyordu. Kaptanın bu sevince katılmaması beni şaşıttı ve kafama girmedi. Bu hocanın tarzıymış öyle söylediler. Ama benim kafama yatmadı.Mesela dün çok mutlu oldum.Beşiktaş maçında Gökhan'ın golüne sevindi demek ki bazı şeyler değişebiliyormuş.
.-Sonra hocanın sözleşmesini 3 sene uzattılar.Demekki Hocaya güveniyorlardı.

Sözleşmeden sonra futbola bakışının değişeceğini söyledi ama hiç bir değişiklik olmadı. Benim en çok üzüldüğüm olay geçen seneki GS maçıydı. Kazanmak kaybetmek oyunun kuralı.Yedek olmak ya da oynamak da hocanın tercihi. Bu maçtan önce ayağımdaki sorundan ötürü Trabzonspor maçında oynayamadım.Ve ilk antremanda odasına gittim tebrik ettim.Ve ona ayağımdaki şişlikten bahsettim ve GS maçında oynayamayacağımı söyledim. Bütün oyuncuların duymak isteyeceği şeyi söyledi. Sana güveniyorum GS maçına kadar bekleyeceğim dedi.Sonra tedavim 7-24 devam etti.Perşembe günü Dr ayağıma anestezi yapalım dedi ben istemedim. Ayağım nasıl tepki verecek görmem gerek dedim.Antremandan sonra hocanın odasına gittim. Ağrım yok dedim. O da bana teşekkür etti.Maç günü öğle yemeğinde konuştu ve beni yedeğe alacağını söyledi.Maçın 70. dakikasında maça alacağını söyledi.

-Zaten sonrasını biliyorsunuz.Sonra bir finalden başka finale Bursa'ya gittik. Zor zamanlardı.Başkan hapisteydi.Sonra FB için bir tabuyu yıktık.

Maçtan sonra hoca bizi tebrik etmedi. 30 yıl sonra bir tabuyu yıkıyoruz ve hoca takımla dönmüyordu. Özellikle tanıştımız ilk gün gecikmemden dolayı aldığı tavır 3 sene sonra karşıma çıktı. tatile çıktık.
Tatilden dönünce benimle konuşacağını, fizik olarak bir noktaya geldiğimi söylemiş sizlere ama o konuşma gerçekleşmedi.İlk gün geldik sağlık kontrolünden geçtik ve Bolu'ya gittik. Benimle hiç konuşmadı iki hafta bıyunca. Bir günlük izin vardı.Sonra Avusturya'ya gittik. 2 hafta kaldık. Son gün basın toplantısı olacaktı. Toplantıya geciktim hatırlarsanız. Gecikmemin sebebi Aykut Hoca beni çağırmıştı.Benimle İstanbul'da konuşacağını söyledi.

MTK maçında bir gol attım ve arkadaşlar dalga geçti.Hocaya bakılırsa golü kendi kalene attık zannettik diye.Yani yine attığım gole sevinilmemişti.


Dayanamadım patladım
- Artık canım sıkılmaya başlamıştı. Vaslui maçında kötü oynadık. Bir sonraki hafta Romanya'ya gittik. Vasliu maçından önce beni çağırdı ve bir sorun var mı dedi. Ben de patlama yaşadım.İlk tanıştığımız günden beri hakkında ne düşünüyorsam bunu ona söyledim. O da benim hakkımda ne düşündüğünü söyledi ve işi sonlandıran o konuşma oldu. Herkesle bu zamana kadar tartışma yaşadım ama en ağırı buydu.
Sonuç olarak şimdi ne olacak dedik. Ben de ona sen teknik Direktörsün ben uyuncuyum.Sen ne diyorsan o olacak dedim.
Sonra takımı ikiye ayırdı. Ben ilk 11'de değildim Erzurum maçında.

Moskova Maçı
Moskova maçı için Moskovadaydık. Bir görüntü izliyorduk bir anda durdurdu ve Alex oynamayacak dedi.Mesele yedek kalmak değil. Her zaman yedek kalınabilir. Ben saygı eksikliği olarak görüyorum. Bana bunu söyleyebilirdi kenara çekip. Sonra Gaziantep maçı öncesinde benim ilk 18'de olmayacağım bilgisi geldi.
Altını çizeyim.Yedek olmam sorun değildi. Hocanın söylediği laflar benim canımı sıktı. Alex'in kafası karışık dedi.Bunu nerden bilebilir ki benimle konuşmadan.

En son geçen hafta görüştük. Ali Yıldırım olayına gelince onunla ilişkimiz çok sınırlıydı. Merhaba Merhaba. O kadar.Başkanın hapse girmesinden sonra Futbolun yetkilisi olarak Ali Koç ve Ali Yıldırım'ı gördük. İlişkimiz gelişti daha sonra..Başkanın hapse girmesini her şeyi biliyorsunuz. Ali Yıldırım toplantı yaptı. Bu toplantıda kulübün ekonomik zorluklar yaşayabileceğini ve ayrılmak isteyen olursa ayrılabileceğini söyledi. Bazı oyuncular gitti biliyorsunuz. Toplantıdan sonra Ali Yıldırım'ın odasına gittik. Ben de FB sokakta da kalsa ben FB'de oynayacağım dedim. Takımın para sıkıntısı yaşayacağını bildiğimi ama kalmak istediğimi söyledim.

Kendisine söyledğim tek şey ödeme planı çıkarılmasydı çünkü elime bakan bir çok insan var. Türkiye kupası öncesi kaptan olarak bir araya geldik.Galatasaray Bursaspor maçları için hazır olduğumu söyledim. Kupadan sonra tatile gittik.

Başkanla bazen iyi bazen kötü ilişkilerimiz oldu.Ama her zaman açık olarak yüz yüze konuştuk.Sizin olumsuız olarak nitelendirdiğiniz bir şey var. Protesto edilmek kötü. Beni protesto ettiklerinde başkan beni hep alkışladı.

-Sonra bazı şeyler oldu. Başkan bu iş uzadı dedi. Kovulmuştum.oO gün kulüpte kalmamı sağlayan kişi aykut Kocaman'dı. Sabırlı olmamı istedi.Ben başkan tarafından kovulduğumu söyledim.Sonra bir haber geldi.Bana söylediği şeyleri unutmamı devam etmemiz gerektiğini söyledi. Bu da ilişkinin negatif yanlarından biriydi.
-Bütün bunların ardından çok çalıştım. Ailemden her şeyden fedakarlık ettim.
-Başkan hapse girdi çıktı ve kulübün başına geçti. Gaziantep maçından sonra görüşmeye çağrıldım.Eleştirilerde bulundu.Twitter hakkında söylediklerine katıldım.Dergiye verdiğim röportaj hakkında da ona katıldım.
-Bana 8 yıllık türkiye yaşantımda üzüleceğim şeyi söyledi. Gaziantepspor maçında kadro dışı kaldığımdı. Maçı izlemek için stada gittim. Kızlarımı da çağırdım. Gelmediler. Oğlumu götürdüm.Çünkü topa bayırlır.
- Başkanın çocuklarımı kullandığımı söylemesi beni çok üzdü.FB taraftarının ilgisini çekmek için 2 yaşındaki bir çocuğun görüntüsüne ihtiyacım yok benim. Kendisine basit soru sordum Siz geçen sene yoktunuz Oğlum yine geliyordu maçlara ve bunu sevimli buluyordunuz. Ne değişti dedi?

O gün çalışmak istemediğimi söyledim.O benim kulüpten bu şekilde ayrılmamın doğru olamyacağını söyledi.


Ailece konuşalım dedi
Başkan bana ben eşimle sen eşinle Aykut Hoca eşiyle gelsin çözelim dedi. Ben de sorun ailevi değil. Futbolla alakalı dedim.Gerek olmadığını söyledim.

Kasımpaşa maçı oldu.Maçı maçını kaybettik. Oyundan alındım devre arası. Sonra duş aldım. Soyunma odasından çıktım. Görevliye arkadaşlar nerde dedim. Volkan'ın olduğu kalenin arkasında duruyodu arkadaşlar. Ben de maçı ordan izlemeye karar verdim. Aşırı tepki aldım. Ben sadece maç seyrettim.
Aykut Kocaman soyunma odasına geldi ve teşekkür etti. İyi yada kötü yaptığınız her şey için teşekkür ederim dedi. Yıldırım girdi bir çok şey söyledi. En son Başkan geldi ve oyuncular arasında sorun olup olmadığını sordu. Düzelmek için farklılıklar gerekli dedi. Gitmek isteyen varsa söylesin dedi ve çıktı. Volkan Demirel toplantı yapmak istedi. Sordu kimsenin kimseyle sorunu olan var mı dedi. Ben de ben görmedim dedim. Ama benim hocayla büyük bir problemim var dedim.Ben de başkanın odada söylediklerine mütakip ayrılmak istediğimi söyledim.

Pazar antreman yaptık. Pazartesi evden çıktım Hasan Aykut hoca senle konuşmak istiyor dedi.Bana bir karar aldığını ve kadro dışı bırakıldığımı söyledi.Ben de neden dedim.Çünkü disiplin suçu dışında kadro dışı bırakılmaz. Ama soyunma odasında iki liderliğin olmayacağını söyledi.'Soyunma odasında o kadar büyük bir yer kaplıyorsun ki artık yer alamassın' dedi. Bu karar senin mi kulübün mü dedim. Kendi kararı olduğunu söyledi. Sözleşmeyi sordum, bu kulübü ilgilendirir dedi.

Twit olayı doğru değil
Sonra başkanla konuşmak istediğimi söyledim.Başkan açıklama yaptı. Geç kaldığımız söyledi. Evet ama İstanbul burası tarfikte 15 dakika geç kalınabilir.Diğer taraftan 7 Eylül'den beri ben bekliyordum. 15 dakika bir gecikme sayılmaz. Twit attığımı söylüyor doğru değil. Eşimle konuşuyordum durumu anlatıyordum.. Kızlarım okuldydı ve kadrı dışı olduğumu başlakarından duyacaklardı. Başkan odaya gelirken eşime odaya giriyoruz diye mesaj attım ve telefonu masanın üstüne koydum. Başkan konuş dedi.Kadro dışı bırakıldım durumu öğrenmeye geldim dedim.. Karar senin dedi.İstersen kal ama takımla çalışamıycaksın dedi. İstersen de git dedi. Ben de gideceğim dedi. Teşekkür etti. Elini uzattı. Sonra avukatın odasına geçtik detaylar için.Sabah evden kaptan olarak ayrıldım eve işsiz döndüm sonra yapacağım basın toplantısını dedim.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim