• BIST 104.001
  • Altın 145,411
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • Kayseri : 15 °C
  • Ankara : 20 °C
  • İstanbul : 19 °C

Almanya’da sekülarizm tehlikede mi?

Abdurrahman DİLİPAK
Bizim tatlı su laikçileri, laikliği bilmedikleri gibi, laiklikle sekülarizm arasındaki farkı da bilmezler.. Mesela laikliğin din devlet ayrılığı olduğunu zannederler. Aslında bilmediklerini de bilmezler. Daha da kötüsü, bu işi en iyi kendilerinin bildiğini sandıkları için başkalarına kendi görüşlerini de dayatırlar..

Bakmayın “Cumhuriyetçi” geçindiklerine, Cumhuriyetin ne anlama geldiğini de bilmezler.. Sorsanız, Cumhuriyetçiliğin “Halkçılık” olduğunu sanırlar. 6 ok’un bir okunun Cumhuriyetçilik olduğunu, bir diğer okunun ise Halkçılık olduğunun farkında da değillerdir. Analiz kabiliyetleri de işte o kadardır..

Laiklikten söz edenlerin, herhalde teokrasi ve Bizantinizm hakkında da bilgi sahibi olmaları gerekir, ama onu da bilmezler..

Aslında bu üç kavram da Katolizmle ilgilidir.. Avrupa’nın birçok ülkesinde de laiklik uygulaması yoktur. Sorun isterseniz, çoğu CHP’li, Fransa’da, Strasbourg’un da içinde yer aldığı Alsas Louren bölgesinin laik olmadığını da bilmez. Laiklik onlar için “dine karşı bir din”dir adeta.

Laiklik ve teokrasi Katolikler için, sekülarizm Protestanlar, Bizantinizm Ortodokslar için geçerlidir.. Kilisenin ruhani hiyerarşisi teokratik, toplum laik olacaktır.. Tüm dünyadaki Katolik kiliseleri teokrasi ile yönetilen Vatikan devletinin mülküdür ve orada “Tanrının egemenliği” sözkonusudur ve hiçbir laik otorite buna müdahale edemez!.

Katolizmde Tanrıyı Papa, Ortodokslukta kilise ve ruhani konsül temsil eder. Protestanlıkta Mesih, inananlarının yüreğinde, onlarla birlikte yaşamaktadır.. Müslümanlıkta ve Yahudilikte Allah münezzehtir ve mutlak anlamda, yaratılmışlıktaki sayısal değerlerden bağımsız “tek-bir” dir. Yahudiler, kendilerini Tanrının seçilmiş topluluğu sayarlar. Müslümanlar ise, Allah, yaratılmış her şeyden münezzehtir; Peygamberler dahi, “abd” ve “resul”dür der.

Neyse, asıl konum laiklik filan değil.. Geçen gün “Dünya Gündemi”nde “Alman Siyasetinde Protestan Rüzgârları başlıklı ilginç bir haber vardı. Habere bakar mısınız; “Şansölye Angela Merkel’in Protestan bir papazın kızı olduğu sıkça vurgulanır. Almanya’nın yeni Cumhurbaşkanı Joachim Gauck da eski bir Protestan Papaz. Bu yalnızca bir tesadüf mü? Protestanlık Almanya’da bütün alanlarda gerileme içerisinde. Dikkat çekici bir istisna dışında: Politika. Gauck, geçen cuma ansızın ortaya çıktığı Plau am See’deki Mecklenburg Kilisesi’nde, Cumhurbaşkanı seçilmeden önce son kez papaz kimliğiyle bir konuşma yaptı. Bu onun seçimlerden önce halk arasındaki son görünüşüydü. Her ne kadar son 20 yıldır papazlık yapmıyor olsa da bu konuşmada tıpkı vaaz veren bir papaz gibiydi: “Ruhlarımızı besleyen şey, Evanjelist Hıristiyanlar olarak, sahip olduğumuz köklerimizdir. Hayatımın en önemli zamanları bir kilise inşa ettiğim ve dini inançlarımın savunuculuğunu yaptığım zamanlardı.” Yazının tamamını okumak için bkz: (http://www.surecanaliz.org/index.php/tr/167-alman-siyasetinde-protestan-ruezgarlar)

Hoş, bizde ruhban sınıfı yok.. Erdoğan İmam-Hatipli ama yaptığı iş belli. Hani düşünün; Erdoğan cübbesini giyip, cami kürsüsüne çıkıp vaaz verirken bir resmi bir gazetenin eline geçmiş. Başlığı siz atın isterseniz, “Molla, kendini kolla!”

Laikçiler ciyak ciyak bağırırdı herhalde.. “Laiklik elden gitti!”, “Ordu göreve”.

Evet! Alman Cumhurbaşkanı bir papaz. Başbakan da bir papaz kızı.

Hani bir dine inanıyor olması iyi de, bu Protestanlar da bir garip. Luther koyu bir Türk düşmanı. Türklerin şeytanın çocukları olduğunu söylecek kadar fanatik bir Türk karşıtı. Onlara göre Gog-Magog Türk soyundan bir topluluk! Eğer Gauck da böyle düşünüyorsa, Türk-Alman ilişkileri için hiç umut yok.

Ama dedim ya bu Protestanlar bir garip.. Farklı yorumlar da geliştirebilirler. Göreceğiz..

Bu vesile ile belirtelim ki, Alman Sekülarismus’u kendi başına, sekülerliği kendinden menkul bir şey değil.. Almanya bir kontrat ülkesidir ve kilise-devlet ilişkisi bir kontratla karşılıklı olarak güvence altına alınmıştır. Onun için de Almanya ve eski Almanya’ya ait topraklar kontrat bölgesi sayılır. Fransa’nın Alsas Leoren bölgesi de aynı anlaşma çerçevesinde kontrat statüsüne tabidir.

Laiklik, temelde mütareke, çatışmama ve egemenlik dahil, paylaşımı ifade eder.. Kilisenin, İncil’in emrine aykırı bir biçimde, Sezar’ın alanına müdahalesi sonucu gelişen bir akımdır.. Laiklik bu anlamda batıda meşruiyetini Tanrının iradesinden ve İncil’den alan KİLİSE KURUMU’dur..

Ah CHP’liler şunu bir anlasalar: Laiklik, Tanrıya, dine, dindarlara meydan okumak demek değildir. Sonunda bir kilise kurumudur. Çok dindar da olsa, kilisenin ruhani hiyerarşisi içinde yer almayan herkes laiktir. Yani papaz, rahib ya da rahibe değilseniz laiksiniz..

Eğer Türkiye’de laikliğe benzer bir rejim düşünüyorsanız, önce Hilafeti ilan edeceksiniz. Onu da Vatikan gibi egemen kılacaksınız. İslam içinde bir de ruhbanlık müessesesi kurgulayacaksınız.. Buna da gücünüz yetmez. Selâm ve dua ile..

NOT: İzmir’de oturanlar için, bugün İzmir Sivil Toplum Platformu tarafından 12.00’de Basmahane garı önünden Suriye katliamını protesto için tabutlu yürüyüş var. Haberiniz olsun. Daha hayırlı bir işiniz yoksa, niye gitmeyesiniz ki!


Bu yazı toplam 225 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim