• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Kayseri : 4 °C
  • Ankara : -1 °C
  • İstanbul : 6 °C

ARINÇ:BAŞBAKANIMIZ KİMSEYE YUMRUK ATMADI

ARINÇ:BAŞBAKANIMIZ KİMSEYE YUMRUK ATMADI
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, bugünkü Bakanlar Kurulu Toplantısı’nın omurgasını Soma’daki maden faciasının oluşturduğu belirterek, açıklamalarda bulundu.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, bugünkü Bakanlar Kurulu Toplantısı’nın omurgasını Soma’daki maden faciasının oluşturduğu belirterek, “Yapılanlar ve bundan sonra yapılacak olanlar, bu faciadan dolayı derin üzüntülerimizi hafifletebilecek ailelerine, topluma yönelik tedbirler ve yasal tedbirler gerekiyorsa bunların ne olabileceği konusunda ciddi bir çalışma yaptık” dedi.

Bakanlar Kurulu Toplantısı sonrası Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç basın açıklaması yaptı. Yaklaşık 4 saat boyunca Soma’daki maden faciasının ele alındığını kaydeden Arınç, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlıkları bünyesinde maden kazasıyla ilgili detaylı değerlendirmeler yapıldığını belirtti. Arınç, “Yapılanlar ve bundan sonra yapılacak olanlar, bu faciadan dolayı derin üzüntülerimizi hafifletebilecek ailelerine, topluma yönelik tedbirler ve yasal tedbirler gerekiyorsa bunların ne olabileceği konusunda ciddi bir çalışma yaptık” dedi.

Başbakan Yardımcısı Arınç, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’in bakanlıkları ile ilgili sunum yaptıklarını dile getirdi.

Bugünkü Bakanlar Kurulu Toplantısı’nın omurgasının, ana gündem maddesinin Soma’da yaşanan faciayla ilgili gelişmeler olduğunu ifade eden Arınç, “Bu konular üzerinde bakan arkadaşlarıma görevlendirmeler yapıldı. Kendi alanlarıyla ilgili olarak ve çalışma hayatını ilgilendiren konularda ek tedbirler olarak neler yapılması gerektiği üzerinde duruldu. Şüphesiz yasalar çıkmıştır, bundan sonra da icap ederse çıkacaktır ama önemli olan bunların uygulanmasıdır, hayata geçirilmesidir. Bugün bildiğiniz gibi Meclis Araştırma Komisyonu’nun kurulmasına oy birliğiyle karar verilmiştir. Adli yönden bildiğiniz gibi soruşturma başladı. Ama biz sadece adli yönden bir soruşturmanın yapılmasıyla sınırlı değiliz. İdari soruşturma da başlatılmıştır. Şüphesiz sadece orada ki işveren, o işverenin aldığı tedbirler, ihmaller, kusurlar, kabahatler söz konusu değil. Onlar adli yargının içinde kalacaktır. Ancak bazı kurumların da eksikleri, hataları söz konusu ise kişiler ve kurumlar bazında da idari soruşturma yapılmaktadır” şeklinde konuştu.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın 14 Mayıs tarihinde soruşturma başlattığını, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın da 3 ayrı denetim oluşturduğunu söyleyen Arınç, “Onun dışında Başbakanlığımız gerek gördüğü taktirde başka denetim mekanizmalarını idari soruşturma mekanizmalarında harekete geçirecektir” dedi.
Başbakan Yardımcısı Arınç, madenlerle ilgili 2010 yılında TBMM'nde sektörü ilgilendiren bir rapor hazırlandığını, Devlet Denetleme Kurulu'nun yaptığı çalışmanın da yeniden gözden geçirildiğini söyledi.
Hayatını kaybeden işçilerin şehit sayılmasıyla ilgili bir soru üzerine, Başbakan Yardımcısı Arınç, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın bu konuda yaptığı bir taslağı Bakanlar Kurulu Toplantısı’nda paylaştığını belirterek şunları söyledi:

“Maden kazasında vefat eden kardeşlerimizin doğrudan şehit sayılması veya şehitlere tanınan haklardan istifade edilmesi konuşulmuştur. Ancak bu konuda verilmiş bir karar yoktur. Ancak olaya şöyle bakıyoruz. Bu feci bir olay, bu olayda 301 kardeşimiz hayatını kaybetmiştir. Hepsi genç, bazıları evlenmemiş, bazıları yeni evlenmiş, öncelikli olarak o arkadaşlarımızın ailelerini düşünüyoruz. Ölenleri geri getirme imkanımız yok, devlet olarak hayatını kaybeden madenci aileleri için ne yapacağız diye tartıştık. Bu konuda hukuki davalar devam ediyor buna bir dahilimiz söz konusu değil. Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu kapsamında, iş kazası mağduru olan kişilere gün beklemeden ölüm gelirinin bağlanması, prim ödeme gün sayısını sigorta süresine bakarak ölüm aylığının bağlanması, bir işçinin hem ölüm geliri, hem ölüm aylığından faydalanması mümkündür. Bununla birlikte cenaze ödeneği de verilmektedir. Özel bazı hamiyetli iş adamlarının 301 madenci için ev ve konut gibi talepleri var. Başbakanımızın talimatıyla, sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kapsamında, ‘Bunların haklarını biraz daha fazla ayrımcılık yaparak artırabilir miyiz’ diye konuştuk. Bu konuda bir karara varmadık. Ancak bizim benzer olayları da dikkate alarak ‘İlgili kanunlara yeni ekler yaparak daha fazla haklar verebilir miyiz’ çalışması yapılacaktır. Acıları hafifletecek, çocuklarının istikbalini garantini alacak bir çalışmayı yakın zamanda açıklayacağız”.

“BENİM GÖREBİLDİĞİM KADARIYLA BAŞBAKANIMIZ KİMSEYE YUMRUK ATMADI”

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Soma'da markette bir kişiye tokat attığı iddiasına ilişkin, “Benim oradan görebildiğim kadarıyla Başbakanımız kimseye yumruk atmadı. Kendisine yumruk atıldığını söyleyen kişi de dördüncü defa ifadesini değiştirdi. Bir başbakanının yumruk atacağını nasıl düşünebilirsiniz” dedi.

Bakanlar Kurulu Toplantısı sonrası Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç basın açıklaması yaptı. Bir gazetecinin Bakanlar Kurulu Toplantısı’nda Maden Yasası’nın gündemine gelip gelemediğine ilişkin bir soru üzerine, Arınç, maden işkolunun çok tehlikeli iş kollarının başında geldiğini anlatarak, “Buna yönelik tedbirlerin iş kazalarını minimize edecek, hayatı iyi bir noktaya çıkarabilecek şekilde olması lazım. Ancak sadece Maden Kanunu’ndaki değişiklikle sınırlı değil işimiz. İleri teknoloji kullanılan yerlerdeki yeni gelişmeleri de dikkate alarak bunları da işletmelerde var ve işletir hale getirmek aynı zamanda bir görev olarak verilmeli” dedi.

MADEN SAHALARININ KAPATILMASI KONUSU

Madenlerin kapatılıp kapatılmayacağı ile ilgili bir soruya Arınç, “Bu konu geçmişte de konuşuldu. Ancak bu gerçekçi değildir. Türkiye için özellikle gerçekçi bulmuyoruz. Çok samimi kanaatimi söylüyorum, mesele ekonomi açısıyla sürdürülmesi gereken bir iştir. 15 milyar ton rezervi bulunan Türkiye'de her şeyi ithal yoluyla ikame etmeye çalışsanız cari açığımız bugünkünden 100 misli daha fazla olur ve bu dünyanın hiçbir yerinde ekonomik karşılanmaz. Bu kömürü çıkarmalıyız, aydınlatmada, ısınmada kullanmalıyız. Bu sektör kendi içinde tek sektör değil, başka sektörleri de besliyor. Madenlere sahipsek, bu madenleri biz bulmalıyız, çıkarmalıyız ve değerlendirmeliyiz. Bu bir ekonomik faaliyettir. Ama kesinlikle buradan çıkarılacak 15 milyar tonluk kömür rezervi bir kişinin bedeli değildir. Bizim bütün bunlar çalışıyor haldeyken bu kazaları önleyecek tüm tedbirleri almamız gerekir. Biz her zaman 301 kişinin ölümü ile değil 10 kişinin, 20 kişinin, 30 kişinin göçüktü, metan gazıydı bunlarla karşılaşacaksak o zaman madenleri kapatabiliriz. Madende ağır risk var. İnsan olarak şunu söylemeliyim: Bu şartlar altında bu üretim devam etmemeli. Alınan bütün tedbirlere rağmen yetersizse bir yerde ortaya çıkacak sebep de basit şekilde önlenemiyorsa ölüm mukadderse o zaman bizim kapatmayı ve bunun dışındaki tedbirleri düşünmemiz lazım” ifadelerini kullandı.
Başbakan Yardımcısı Arınç, Başbakan Erdoğan’ın konuyla ilgili tüm bakanlıklara maden kazasını minimize indirecek yerinde görmeyi, takip etmeyi, dinlemeyi ve sektörle ilgili bütün tedbirleri içerecek bir Maden Yasası’nın hazırlanması talimatını verdiğini bildirdi.

“SAYIN BAŞBAKANIMIZ KİMSEYE YUMRUK ATMADI”

Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Soma'da markette tokat attığı iddiasına ilişkin, “Olayın olduğu gün tamamen birlikte idik, birlikte maden sahasına gittik. Maden sahasını ziyaret sonrasında toplanan kalabalık üzerine Başbakan'dan konuşma yapılması rica edildi. Başbakan Erdoğan, bunun üzerine konuşma yaptı, bazıları aleyhte sözler söylendi. Başbakan Erdoğan da buraya taziye için geldiğini söyledi. Başbakan Erdoğan ile birlikte daha sonra araba ile giderken yoldan geçerken Başbakan Erdoğan araba içinde olmaktan rahatsız oldu ve yürüyerek gitmek istedi o sırada istifa yuh diye bağırdılar, Başbakan Erdoğan ‘Peki ben istifa edeyim, ama neden istifa etmem gerek onu söyleyin’ diye söyleyince bunu söyleyenler sustu. Daha sonra başka bir grup ‘katiller’ diye bağırdı. Başbakan Erdoğan onlara ‘neden katiller diyorsunuz’ diye seslendi. Belli bir grup sürekli bizleri takip halinde idi. Başbakan Erdoğan markete girdi o grup peşinden girdi. Benim oradan görebildiğim kadarıyla Başbakanımız kimseye yumruk atmadı. Kendisine yumruk atıldığını söyleyen kişi de dördüncü defa ifadesini değiştirdi. Bulunduğum yerden Başbakanımızın yumruk attığını görmedim. Bir başbakanının yumruk atacağını nasıl düşünebilirsiniz" dedi.
Arınç, Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel'in Soma'da vatandaşı tekmelemesine ilişkin ise şu ifadelere yer verdi:
“Görüntüleri izledim. Olayı görmedim. Çıplak gözle baktığım zaman bu fotoğrafta yerde birisi var, iki özel harekatçı onu etkisiz hale getirmişler, isminden bahsettiğiniz kişi onu tekmeliyor. Bu çok feci bir olay. Doğrudur, yerindedir diyecek değilim. Zaten bu adam bir eylem yapmış, yerde olan bir insana niçin tekme atılır.”

“(BAKANLARIN İSTİFA KONUSU) ŞÜPHESİZ BİR BAKANIMIZ BURADAN ORADAKİ BİR OLAYI HER GÜN TAHKİK ETMESİ, İNCELEMESİ, DENETLEMESİ MÜMKÜN DEĞİL”

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, sorumlu bakanların görevden alınıp alınmayacağına ilişkin, “Şüphesiz bir bakanımız buradan oradaki bir olayı her gün tahkik etmesi, incelemesi, denetlemesi mümkün değil. Bakanların denetim görevinden bahsedilebilir, yasal eksiklikler varsa ‘bunlar niye yerine getirilmedi’ denebilir. Yarın TBMM'nde muhalefet partilerinin gensoruları görüşülecek. Bakanlara ait bir eksiklik söz konusu olursa onu da ancak Başbakanımız bilir” dedi.

Bakanlar Kurulu Toplantısı sonrası Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç basın açıklaması yaptı. Bir gazetecinin soruşturmalar neticesinde sorumlu bakanların görevden alınıp alınmayacağına ilişkin bir soru üzerine Arınç, “Biz siyaset yapıyoruz. Sayın Başbakanımız ne taktir ederse o olur. Ama şüphesiz bir bakanımız buradan oradaki bir olayı her gün tahkik etmesi, incelemesi, denetlemesi mümkün değil. Sayın bakanların denetim görevinden bahsedilebilir bir de yasal eksiklikler varsa ‘bunlar niye yerine getirilmedi’ denebilir. Yarın TBMM'nde muhalefet partilerinin gensoruları görüşülecek. Bakanlara ait bir eksiklik söz konusu olursa onu da ancak Başbakanımız bilir” dedi.

“HER ŞEYİ DİKKATE ALARAK EKSİĞİMİZ NEYSE ONU GÖRECEĞİZ VE KARŞILIĞINI MUTLAKA YAPACAĞIZ”

Bir gazetecinin “2002’den bu yana maden kazalarında 350 civarında madencinin hayatını kaybettiği ortaya çıkıyor. Zonguldak’taki kazanın ardından Devlet Denetleme Kurulu’nun çok ciddi uyarılar içeren raporu var. Daha önceki kazalara rağmen gereken tedbirlerin somaya kadar alınmamasını ihmal olarak değerlendiriyor musunuz” sorusu üzerine Başbakan Yardımcısı Arınç, şunları söyledi:
“1992'de Zonguldak Kozlu'da yaşanan faciadan daha fazla insanımızı bu olayda kaybettik. Kömür madenlerimizin bulunduğu bölgelerin ve kömür madeninin ayrı özellikleri var. Bazı yerlerde metan gazı sıkışması veya patlaması oluyor. Soma Eynez bölgesi kömürü kalorisi çok yüksek bir kömürdür. Önemli olan her bölgedeki kömür ocakları için genel kuralları koymak, bununla birlikte o bölgenin hususiyetine uygun olarak gerekli tedbirleri almak gerekir. Devlet Denetleme Kurulu’nun raporu olumludur, yani alınması gereken tedbirleri tek tek saymıştır. Meclis Araştırma Komisyonu da bunları almıştır. Kanun çıkarken de 2012’de bu raporların sonuç kısmından yararlanılmıştır. Bütün bunlardan yararlanmış olmasına rağmen bu olayın meydana gelmiş olmasını biz araştırmak zorundayız. ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ diyen bir anlayışın sahibi olan bir hükümetiz. Yasalar olmasına rağmen işveren bunu kullanmamış olabilir, başlardaki amirler 'bunu mutlaka kullanacaksın' dememiş olabilir. Kendileri bu imkanları o gün için elinden bırakmış olabilir. Her şeyi dikkate almamız lazım. Her şeyi dikkate alarak eksiğimiz neyse onu göreceğiz ve karşılığını mutlaka yapacağız.”

“ADLİ YARGILAMAYA ETKİLEMEYE KİMSE TEŞEBBÜS ETMESİN”

“Yargı gerekli soruşturmayı yapıyor. Gazeteci arkadaşlarımız da haberciliği güzel yapıyorlar. Ama sınırı bir yerde bitirmek lazım. Hiçkimse olayı ortaya koyarken kendini savcının yerine koyup iddianame tanzim etmeye kalkmasın. Bu milletvekilleri için de geçerli” diyen Arınç, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Kaç gündür izliyorum CHP’li bir milletvekili halkımızın acısına ortak olması bakımından örnek bir davranıştır. Ama ceza kanunu aşarak kendi konusu eczacılık olduğu halde iddianame tanzim etmeye kalkıyor. 25 yıl bu işi yaptım. Savcı hangi iddianameyi tanzim ederse etsin suçun hukuki vasfını mahkeme tayin eder. Savcı yanlış yaptı ise mahkeme düzeltir. Söylediğiniz doğru da olabilir ama bunu kamuoyunun önünde tartışmak bence kafa karıştırmaktan öteye gitmez. Adli yargılamaya etkilemeye kimse teşebbüs etmesin.”

BAHÇELİ’YE TEŞEKKÜR ETTİ

Konuşmasında siyasi patilerin genel başkanlarına teşekkür eden Arınç, “Siyasiler partiler çok iyi bir sınav verdi. Siyasetin dışına çıkmadı. Ama bu konuda Sayın Bahçeli'ye ayrıca teşekkür ediyorum. Çünkü bazılarının yanlış anladığı bir şeyi yaptı. Olay mahalline gitmedi. Bu tür olaylarda devlet siyasetçiler olay yerine gidince insanlar çalışmaları bırakır onlarla meşgul olur. Bahçeli en doğrusunu yaptı. Ama oraya gelen tüm siyasiler, Türk Silahlı Kuvvetleri, sporcular acıyı paylaşma konusunda çok büyük örnekler vermişlerdir” ifadelerini kullandı.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim