• BIST 82.363
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Kayseri : 0 °C
  • Ankara : -1 °C
  • İstanbul : 8 °C

Arseven Yazdı Eski Fetullahçı’nın kitabı

Arseven Yazdı Eski Fetullahçı’nın kitabı
Sayın Hüseyin Gülerce, “birden bire” Fetullah Gülen’e cephe alınca, “Bu işte bir numara olabilir!” diye düşünmüştüm.

Sayın Gülerce’yi “Gülen’le kavgalı” imajıyla içeriye yerleştirmek, bu yapıdan beklenecek bir hareketti.

Bugünlerde bazı iş grupları “taktik icabı” ikiye bölünüyor; “ortaklardan”bazıları Fetullahçı takılmaya devam ederken, öne çıkartılan ortak AK Parti’ye göz kırpıyor.

Bunlarda taktik bol, her duruma uyum sağlar, işleri “yazı da tura da dik de gelse” kazanacakları şekilde ayarlamaya çalışırlar.

“Hüseyin Gülerce işi de böyle bir iş mi?” diye düşünerek ince ayar araştırmaya geçtim.

Gördüğüm şu oldu ki;

Hüseyin Gülerce birinci “halka”da değilmiş, Fetullah Gülen’in sözcülüğü gibi bir iddiası da, fonksiyonu da yokmuş, işin medyatik tarafında olduğu ve birçok kanalda sıkça boy gösterdiği için böyle bir algılama söz konusu olmuş.

Sayın Gülerce içeride hayli zaman mücadele vermiş, Gülen’i yanlışından vazgeçirmek için uğraşırken, “esas niyeti” tam olarak göremiyormuş.

Gördüğünde kavgayı açıktan vermeye başlamış...

Sayın Hüseyin Gülerce’nin “Kirli Hesaplar Çarşısı” adlı kitabını okumanızı ve okutmanızı hararetle tavsiye ederim. 

Bir iyi adamın temiz duygularının nasıl istismar edildiğini, insanların nasıl kullanıldığını, “ulvî” kavramların berbat amaçlar yolunda nasıl istismar edildiğini, “Kitaba uymak” iddiasındaki bir yapının işleri “kitabına uydurmak” için ne manevralar yaptığını, “özü ile sözü bir olmayan” yapıların- kişilerin yeri geldiğinde nasıl zalimleşebildiklerini, yılların hukukunu bir kalemde nasıl çizebildiklerini gözler önüne seren bir “ders”kitabı.

Sadece “Paralel Yapı”ya değil, “araçları” zaman içinde “amaç” haline getiren bütün yapıları işaret ediyor aslında.

Kitapta ayrıntısıyla anlatılıyor;

Hüseyin Gülerce’ye “doğruları” söylediğini, “dostça uyarılarda bulunmaya çalıştığını” gördükleri andan itibaren büyük bir “baskı” ve “yıldırma” politikası uyguluyorlar.

Son derece kurnazlar;

Fethullah Gülen “övüyor”, görevlendirdiği birkaç adam ise “hatalı duruma düşürmek için” rahatsız ediyor.

Hüseyin Gülerce’yi “erken tepki” vermeye, bu tepkiyi verirken hata yapmaya ve “suçlu duruma” düşürüp “göndermeye” çalışıyorlar.

“Hak, hukuk” dertleri yok, Hüseyin Gülerce’yi daralta daralta, psikolojisini boza boza, “Zaman”a yaya yaya bitirecekler...

Bunun için bir Zaman yazarına, Hüseyin Gülerce’ye isim vermeksizin hakaret eden bir makale yazdırıyorlar.

Vakıflarının başındakini görevlendiriyorlar.

Hüseyin Gülerce’nin sıkkın zamanlarında, karşısındakinin samimiyetine güvenip, “Yalova’dan gidip gelmek zor oluyor” yollu laflar etmesini fırsat olarak değerlendiriyorlar.

Televizyon programını elinden alırken, “Yalova’dan ulaşımın zor geldiğini söylüyordunuz ya ağabey!” diyorlar.

Alttan alta iftira rüzgârı estiriyorlar; “Melih Gökçek’ten iki villa aldı, Erdoğan milletvekilliği garantisi verdi” filan.

Amaç ne?

“Dâvâyı para, mevki için sattı” demek suretiyle, “tabanın” gözünden düşürecekler.

“Zamana yaydıkları” operasyonu, Hüseyin Gülerce’nin itibarını sıfırlamış olarak noktalandıracaklar.

Böylece, “yara almadan” kurtulmuş olacaklar.

Aynı zamanda, “aklından farklı düşünceler geçenlere” de bir mesaj vermiş olacaklar:

“Hüseyin Gülerce gibi bir adamı bile ne hallere düşürdüğümüzü görün ve kendinizi ona göre ayarlayın!”

Kitapta, “paralel yapı”nın Türkiye’yi dağıtmak için yaptıkları ayrıntılı olarak işleniyor.

Sayın Gülerce şahit olabildiklerini açık yüreklilikle anlatıyor.

“Hataları”nı da samimiyetle ortaya koyuyor.

Bunlar önemli ama çok daha önemlisi,

“Ulvî kavramları” kullanarak “taban bulan”, “etki alanı” oluşturan bazı yapı ve kişilere karşı ne kadar dikkatli olmamız gerektiğini göstermesi...

“Şer gibi görünende ola ki hayır vardır.”

Uzunca süredir gündemimizin önemli bir bölümünü kaplayan “Paralel Yapı” tartışmasına “gönül gözüyle” bakarsak, birçok hayırlı mesajı görebiliriz.

Bir mesaj mesela:

“Zamane kullarının” ağızlarından çıkan her söze peşinen inanmak gibi bir yanlışın içine düşmemeliyiz.

Allah akıl, fikir vermiş, iyice araştıracak, gerçekleri öğrenecek ve ona göre karar vereceğiz.

“Slogana” prim vermek yok artık. 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim