• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kayseri : 13 °C
  • Ankara : 12 °C
  • İstanbul : 17 °C

BAHÇELİ: "BAŞBAKAN'A SEN SINIRDA TERÖRİSTLERİNLE BEKLE"

BAHÇELİ: "BAŞBAKAN'A SEN SINIRDA TERÖRİSTLERİNLE BEKLE"
MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Bahçeli, "Sen sınırda teröristlerinle bekle ben de bozkurtlarımla vatanı koruyacak iradeyi gösteririm." dedi
Başbakan Erdoğan'ın ABD ziyaretine tepki gösteren MHP Lideri Bahçeli, ABD Dışişleri Bakanı 'nın' Dağ dağda kavuşmaz insan insana kavuşur” sözünü hatırlatarak, “Erdoğan Obama'ya yapışmış, çekim alanına girmiştir' dedi. Bahçeli, Erdoğan 'a üç ABD deyimiyle öğüt verdi.

Hükümetin Suriye politikasını eleştiren Bahçeli geçtiğimiz günlerde Suriyeli muhalif askerin medyaya yansıyan görüntülerine de tepki gösterdi. Bahçeli, “Esad'a karşılık vermek için insan kalbi yemek yamyamlıktır. İnsan eti yenmesine sessiz kalınması utanç vericidir. Hangi insan böyle bir vahşiliğe göz yumar” dedi.

MHP Lideri'nin gündeminde Başbakan Erdoğan'ın ABD ziyareti, Reyhanlı'daki saldırılar ve gelecek yıl, anayasa referandumu dahil 3 seçim konuları vardı.

MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin yaptığı açıklamalar şöyle:

Bugünkü ortamda 6 milyon insanımız işsizdir. Gençlerimiz arasında işsizlik kaygı vericidir. Başbakan Erdoğan "Onlar borçlandı biz ödedik" diyerek utanmadan yalan söylemektedir. "Borç ödedik, kasayı doldurduk" sözleri Başbakan ile özdeşleşmiş hazır kalıp cümlelerdir. Başbakan Erdoğan'ın ekonomi bilgisi evlere şenliktir. Dış borç stoku AKP iktidara geldiğinde129,6 milyar dolardı şimdi 2.5 katı aşarak 336 milyar dolara çıkmıştır. Başbakan özel sektörün sorunlarını sürekli görmezden gelmiştir.

İMF'ye borcun kalmadığını söyleyen Başbakan Erdoğan, Dünya Bankası'na artan borcu nasıl ifade edecektir? Bu borcu nasıl gizleyecektir. Başbakan Erdoğan "Onlar borçlandı biz ödedik" derken hiç mi vicdanı sızlamamaktadır? Bu kadar yalan ve dolan ne duyulmuş ne görülmüştür. IMF'ye ödediği iddia edilen borcun önemli bir tutarını AKP almış bunu da gündeme getirmemiştir. Şayet AKP İMF ile stand-by anlaşmasını imzalamasaydı borçlar çoktan bitmiş olacaktı. Başbakan'a birileri şu hususları iyi anlatmalı. Başbakan Erdoğan ekonomi dersi almak için müracaat etmelidir. Başbakan Erdoğan'ın Merkez Bankası rezervi konusunda gerçek dışı beyanları akıl tutulmasıdır.

Başbakan'ın neredeyse saat başı haber gibi sunduğu Merkez Bankası rezervi bellidir. Merkez Bankası kar değildir. Rezervin önemli bölümü ABD banka hesaplarında tutulmalıdır. Bunlar sadece faiz geliri sağlamaktadır. Merkez Bankası'nın Konya'daki çiftçimize bir faydası yoktur. Bu rezerv Türkiye'nin dış borçlarına karşılık tutulan rehin paradır. Bu parayla ana maksat faizden istifade etmek için ülkemize gelenler için teminat göstermek "Korkmayın bir kriz olursa paranız hemen ödenir" demektir. Erdoğan milletimizi rezerv artış hikayeleri ile yanıltmaktadır. Kendi kasasıyla Merkez Bankası kasasını karıştırmaktadır. Başbakan'ın kasası dolarken milletinki boşalmaktadır.

Erdoğan bilmelidir ki başkasının atına binenlerin tez zamanda düşmesi mukadderdir. Eline hemen ekonomiye giriş kitabı alarak gizliden gizliye çalışıp, cehaletini gidermelidir. Erdoğan'ın 14 Mayıs'ta başlattığı ABD ziyareti en çok konuşulan konu olmuştur. Bu ziyaretin Türkiye'nin bunalımlar yaşadığı döneme isabet etmesi işin ilginç bir yanı olmuştur. Zannedersiniz ki ABD'ye ikinci Kolomb çıkarma yapmıştır. Yandaş basın kerametler ve derin anlamlar yüklemiştir. Başbakan 6 Nisan 209 tarihinde ABD Başkanı Obama'nın TBMM genel kurulunda AKP'nin alkışları arasında verdiği ev ödevlerini yapmanın huzuru içindedir. Erdoğan Ermeni açılımını başlatmıştır. Heybeliada Ruhban Okulu için sözler vermiş yıkım projesini ortaya koymuştur.

Afganistan'a ilave asker desteğini yerine getirmiştir, İmralı canisi ile pazarlığa tutuşmuştur. Bunlara karşılık ABD'den Türkiye'nin hiçbir temel sorunu için destek alınamamıştır. Başbakan'ın ABD ziyareti ile ilgili kamuoyunda beklentiler yaratılmıştır. Türk milleti hükümrandır, dik başlıdır, güçlüdür ve eğilip bükülecek kadar pısırık olmamıştır. Erdoğan One Minute oyunundan yeterince istifade etmiştir. Gül Bahçesi'nden sonra kırmızı salonda pişmaniye ve helva katıklı görüşmelere geçilmiştir. Kırmızı salonda nelerin görüşüldüğü bilinmemektedir. Dışişleri Bakanı ve MİT müsteşarı da katılmıştır.

Dikkat çeken bir detay da CİA başkanının o toplantıya katılmaması ve İsrail'de bulunması dikkat çekmiştir. Türk devlet geleneğine riayet edilmiş midir. Diplomasinin kurallarına uyulmuş mudur? Obama Başbakan'a neyi dikte etmiştir, hangi yeni talimatları sıralamıştır? Bize göre ABD ziyaretinin ana fikri bu kırmızı salonda saklıdır. Burası açıklığa kavuşursa kimin ne niyeti taşıdığı ortaya çıkacaktır. Anlaşıldığı kadarıyla 4 konu vardır. Birincisi Suriye meselesidir. Başbakan Suriye konusunda müdahale istese de Obama "elimizde sihirli değnek yok" demiştir. Cenevre konferansı konusundaki eleştirileri sonuç doğurmamıştır. Başbakan 180 derece çark etmiş ve "Görüşüm değişti ve gelişti" diyerek pişkinlik sergilemiştir.

ABD Başkanı 2. Cenevre Konferansı için Başbakan'a görevler vermiştir. Başbakan da kuzu kuzu kabul etmiş ve Rusya'yı ziyaret edeceğini belirtmiştir. Başbakan Erdoğan Beyaz Saray'ın ikna odalarında yeniden gömlek değişmiştir. Bir insanın fikirlerindeki oynaklık, ideallerindeki yapaklık ya ağır bir baskıdan veya aitsizlikten kaynaklanacaktır. Bunun her ikisi de zaaftır. Başbakan'ın Suriye tezleri karşılık görmemiş uçuşa yasak bölge talepleri sonuç vermemektedir. Başbakan Erdoğan ne yaptıysa ABD'yi Suriye'ye yönlendirememiştir. ABD başkanı Obama ikimiz de Esad'ın gitmesinde hemfikiriz diyerek yeni bir oyalama taktiğine başvurmuştur.

Muhaliflerin desteklenmesi ve Esad'a yönelik baskıların arttırılması konusunda bunlar basit yaklaşımlar olarak kalmıştır. Biliyoruz ki Esad kendi halkına saldıran bir zalimdir. Biz kınadığımızı tekraren söylemek istiyorum. Bize göre iki taraf da ölüm diline saplanmıştır Yüce dinimiz İslam'ın cinayetlere alet edilmesi vicdansızlıktır. Esad'a karşılık vermek için insan kalbi yemek yamyamlıktır. İnsan eti yenmesine sessiz kalınması utanç vericidir. Hangi insan böyle bir vahşiliğe göz yumacaktır. AKP kimleri silahlandırdığının farkında mıdır? Bunlar günahtır. Türkiye'nin tarafsız olması gerekirken ateşe körükle gitmesi aymazlıktır.

"Esad'ı bitiren zirve" "Yeni Suriye'de Esad'a yer yok" gibi ifadeler manşetleri süslemiştir. İkinci konu başlığı Filistin'dir. Gazze'ye gitme niyetini duyuran Başbakan bu ziyareti ertelemek zorunda kalmıştır. ABD izin kâğıdını Batı Şeria şerhiyle koymuştur. Gazze'ye gitmek Tel Aviv'e yüz sürmek şartıyla gerçekleşecektir. Gazze için İsrail'e söylenmedik söz bırakmayan Başbakan'ın ziyaretini bu ülke üzerinden gerçekleşmesi mağlubiyettir Başbakan Erdoğan ve Obama'nın üçüncü konusu Kuzey Irak'tır. Anlaşılan ABD peşmerge ile ilişkiler için talimat vermiştir. Petrol ve doğalgaz için anlaşmalar yapılmıştır. Geçtiğimiz aylarda Enerji Bakanı'nı taşıyan uçağın Erbil'e inememesi bundan kaynaklanmıştır. Barzani'nin Erdoğan'ın biricik dostu olması BOP projesidir.

4. ve son olarak da ihanet süreci konuşulmuş, Irak'taki seçimler ele alınmıştır. Erdoğan sözde çözüm sürecinin ABD tarafından takdirle izlendiğini AKP'den başkasının yapamayacağını söylendiğini aktarmıştır. Böylesi bir ihaneti AKP'den başkasının yapması asla mümkün değildir. Erdoğan hediye olarak Öcalan'ın resmi çıkacak kara kaplı kutu ve Kandil'den bir buket çiçek verilmeliydi. Erdoğan eşine hediye edilen "Bir Diktatörün Psikolojisi" kitabını geceler boyunca hatmetmelidir. Görüşmeler hangi yaramıza merhem olmuştur Başbakan saptırmadan ve istismar etmeden ABD'nin kendisinin hizaya getirdiğini itiraf edebilecek yüreğe sahip midir? ABD Dışişleri Bakanı bir konuda haklı çıkmıştır. Bize ait bir deyimi söylemiştir. Dağ dağa kavuşmaz insan insana kavuşur. Öyle ki Erdoğan Obama'ya yapışmıştır. Erdoğana ABD deyimi ile sesleneyim "Çaydanlık bakmakla kaynamayacak, odunu kendi kesen iki kere ısınacak, ağacı kesen balta unutmayacak" Bu ABD deyimidir. Bombacılar suikast timleri, kanlı eller milletimize saldırı için ortam ararken istihbarat birimlerinin kılavuzluk yapması sorumsuzluktur ve suçtur. Erdoğan devletin omurgasını kırmaktan vazgeçmelidir. Başbakan Erdoğan Suriye tuzağına çekildikçe milletimiz ağır bedeller ödemektedir. Bu yüzden hükümet kendine gelmeli ve yanlıştan dönmelidir.

Erdoğan "Bahçeli'ye demek lazım'Sen güçlüsün Bozkurtlarınla sınırları koru'" demiştir. Sana ve kol kola olduklarına tek başımıza kalsak da yeteriz. Sen sınırda teröristlerinle bekle ben de bozkurtlarımla vatanı koruyacak iradeyi gösteririm. Başbakan bu sözleriyle Türkiye'nin güvenini sağlayamadığını itiraf etmiştir. ve Başbakanlıktan istifa etmelidir. Bize bıraksın ve vatan nasıl korunur görsün. Milliyetçi Hareket zalimlerin korkulu rüyasıdır. Sözlerime son vermeden önce gelecek yıl 3 seçim olabilir sözüyle ilgili açıklama yapmak istiyorum. Erdoğan'ın referandum kartını hatırlatması tahrik edicidir. AKP'nin aklında ve hedefinde kendi hazırladığı anayasayı BDP ile geçirmek vardır. Herkes bilmelidir ki MHP yapılacak her seçime hazırdır. Biz parti olarak iftiraları yıkacağız ve Allah'ın izniyle iktidar olacağız. Türk milleti, Türklük diyeceğiz. Kötülükleri ezip geçeceğiz. Güvencemiz millet, rehberimiz şehitlerimizdir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim