• BIST 98.492
  • Altın 143,674
  • Dolar 3,5686
  • Euro 3,9881
  • Kayseri : 17 °C
  • Ankara : 17 °C
  • İstanbul : 19 °C

Bahçeli, Sarkozy mektubunu olumlu buldu

Bahçeli, Sarkozy mektubunu olumlu buldu
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'e yolladığı mektubu son derece olumlu bulduğunu belirtti
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'ye sözde Ermeni soykırımını inkar edenlerin cezalandırılmasını öngören yasa teklifi ile ilgili gönderdiği mektuba ilişkin olarak, ''Fransa devletinin ortaya koymuş olduğu bir yasa önerisinin kendi meclislerinde görüşülmesi konusunda Türk milletinin tepkisini ortaya koyması açısından sayın başbakanın göndermiş olduğu mektubu olumlu buluyoruz'' dedi.

Bahçeli, Siyaset ve Liderlik Okulu'nun 5. Dönem eğitim faaliyetlerinin tamamlanması sebebiyle düzenlenecek sertifika töreninin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, bir gazetecinin cumhurbaşkanının görev süresine ilişkin sorusu üzerine, MHP'nin yapılmış olan anayasa değişiklikleri çerçevesinde milletvekilliği süresi ile cumhurbaşkanlığı süresi üzerinde ortaya konulmuş olan görüşleri benimsediğini söyledi. Bahçeli, ''Dolayısıyla hukuken geçerli olacak olan 5 artı 5 formülüdür. Yani herhangi bir şahsiyet cumhurbaşkanı olduğu zaman, süresi 5 ve arzuladığı takdirde ikinci bir 5 yıl için de tekrar aday olmayı düşünebilir. Biz bu görüşü muhafaza ediyoruz. Sayın başbakan, meclisteki çoğunluğuna göre hareket ederse bu onların bileceği iştir. Biz MHP olarak 5 artı 5 formülünün ülkemiz için daha hayırlı olacağı görüşündeyiz'' diye konuştu.

Bahçeli, ''TBMM'de bu konudaki görüşmelere katılacak mısınız?'' sorusuna da, ''MHP, her türlü meclis faaliyetinin içindedir ve her türlü faaliyete de katılır. Düşüncelerini de orada net olarak ifade eder'' karşılığını verdi.

Devlet Bahçeli, bir başka gazetecinin, ''Başbakanın Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'ye gönderdiği bir mektup var. İçeriği basına da yansıdı. Mektubu nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusu üzerine de şöyle konuştu:

''Fransa devletinin ortaya koymuş olduğu bir yasa önerisinin kendi meclislerinde görüşülmesi konusunda Türk milletinin tepkisini ortaya koyması açısından sayın başbakanın göndermiş olduğu mektubu olumlu buluyoruz. Burada kalınmamalı, Türkiye Cumhuriyeti devleti her türlü imkanını seferber ederek Fransa meclisinden bu yasa tasarısının çıkmaması için gayret göstermelidir. MHP de üzerine düşen her konuda destek olacaktır.''

Bahçeli, ''Bugün bir Rus gazetesinin iddiası gündeme geldi, İsrail'in ABD'nin de desteğiyle İran'ın nükleer santrallerine bombalama yapacağını söylediler'' denilmesi üzerine de, ''O konuda sağlıklı bir bilgiye sahip değiliz'' yanıtını verdi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''Kutlu geçmişimizin şerefli sayfalarından ders ve sonuç çıkaramayan çoğunlukçu anlayışın, milletimizi çapı gittikçe büyüyen emperyalist girdaba mahkum ettiği gelişmelerle sabittir. Bundan dolayı Dersim isyanının bastırılması katliamla isimlendirilmiş, sözde Ermeni soykırım iddialarının dillendirilmesine uygun iklim yaratılmıştır'' dedi.

Bahçeli, Siyaset ve Liderlik Okulunun 5. Dönem eğitim faaliyetlerinin tamamlanması sebebiyle düzenlenen sertifika töreninde yaptığı konuşmada, 10 Ekim 2009 tarihinde çalışmalarına başlayan Siyaset ve Liderlik Okulunun beşinci kez mezun vermesinden mutluluk duyduğunu söyledi.

Siyasetin ülke, devlet ve insan yönetimi amacına ulaşmak için fikir, tercih, ihtiyaç ve yöntemlerin birbiriyle yarışması olduğunu ifade eden Bahçeli, bunun demokratik nitelikte olmasının ve ahlaki ölçülerle güvenceye alınmasının ''belirlenen hedefe ulaşmak için her yolu mubah gören siyaset bezirganlığından'' ayrıştıracağını ve farklılaştıracağını belirtti. Bahçeli, ''Siyaseti 'at eğitimi' olarak gören, kendilerini de seyis olarak değerlendiren çapsız ve ezberci çevrelerin bu tespitimizi ikrar etmeleri bir yana, anlamaları bile söz konusu değildir ya da siyaseti varlık yokluk savaşına indirip insani bağlardan koparan; bu çağın siyasetgahını sözleriyle, kötü niyetleriyle huzurun üzerine inşa eden güruhun düşüncelerimizi benimsemesi haliyle imkansızdır'' diye konuştu.

Siyaseti yalan, aldatma ve günü kurtarmaya dönük demagojilerle özdeşleştiren, yolsuzluk ve hırsızlıkla bir gören, kavga, hizip ve ihtilafla aynı kategoriye sokan, ''iftira ve çamur atmak için bulunmaz zemin'' olarak değerlendirenlerin, siyasetin itibarına darbe vurduklarını ifade eden Bahçeli şöyle konuştu:

''Meselenin bizim açımızdan daha sakıncalı iç yüzü ise, böylesi dönemlerde siyasete duyulan inancın azalması ve sonucunda darbe, savaş ve toplumsal kargaşa gibi olumsuzlukların belirginlik kazanmasıdır. Bugüne kadar yaşanılan ara dönemlerin, dünyanın değişik ülkelerinde kendisini gösteren demokrasi dışı heveslerin altında ve esasında bu ilişki ağının önemli payı bulunmaktadır.

Bununla birlikte, sosyal kesimlerin talep ve beklentilerini siyaset kurumu karşılamaktan uzaklaştıkça araya mesafe girecek ve bir aşamadan sonra çağrılara kulak tıkayan siyaset kendi kendini yiyip bitirecektir. Oluşan haksızlıklar, yerleşen hukuksuzluklar, kemikleşen eşitsizlikler, azaltılamayan ekonomik yıkımlar ve kökleşen adaletsizlikler yönetimin ve taraflarının meşruiyetini ileri derecede sorgulatacaktır. Şurası bir gerçektir ki, siyasetin ahlak ilkeleriyle bütünleşmesi, yüzeyselleşmeyi ve rutini etkisizleştirmesi; adil ve iyi işleyen bir toplum yapısının, gerçek anlamda istikrar kazanmış bir ülke tablosunun oluşmasında vazgeçilmez bir önemdedir. Eğer bu denge kurulursa siyasi süreçlerin, toplumsal kesimlerin her bir veçhesi erdemle, huzurla bütünleşecek ve birleşecektir.''

-''Dış destekli iç tehdit''-

Bahçeli, 29 Ekim 1923'te cumhuriyet ile birlikte kurulan siyasi sistemin iki ana yoldan gelişerek hedeflerini belirlediğine işaret ederek, ''Bunların ilki Türk milletinin tek güç ve iktidar sahibi olması ve diğeri de bu yetkisinin hukuki sınırlar dahilinde temsilcilerine devredilerek yürütülmesidir. Kurucu kahramanlar tespit ettikleri siyasal formülle, çağın gereklerini ve dönemin şartlarını iyi okumuşlar ve politikalarının omurgasını da buna göre teşekkül ettirmişlerdir'' dedi.

Anadolu'nun şehit kanlarıyla sulandığını ve bugünlere o şekilde gelindiğini dile getiren Bahçeli, ''Son yurdumuzda yaşamanın bedelini aziz şehitlerimiz ve hürmetle andığımız ecdadımız seve seve ödemişlerdir. Bez parçasını dökülen kanlar bayrak yapmış ve bu topraklar; uğrunda canını feda eden kahramanlar sayesinde vatan haline gelmiştir. Küresel güçlerin yol kavşağında, politikalarının güzergahında bulunan son vatanımız, stratejik ve politik analizlerin, değerlendirmelerin odağındadır'' diye konuştu.

Türkiye'nin konumu ve yönetim biçimi, coğrafi özellikleri, sosyal ve ahlaki değerler, ekonomik ilişkiler, kültürel yapısı ve askeri alandaki gücünün, coğrafyasında sürdürdüğü siyasetin temelini oluşturduğunu anlatan Bahçeli, şöyle devam etti:

''AKP zihniyeti işte bu siyaseti yıkmaya, içini boşaltmaya ve değersizleştirmeye çalışmaktadır. Hükümet, izlediği siyaset metoduyla Türkiye'yi dar ve güdük bir alana sıkıştırmış, milli varlığımıza yönelen ciddi ve faal tehditlerin önünü bile bile açmıştır. Millet değerlerine itiraz ve hakaret eden sivri akım ve tutumlar; AKP ile birlikte dirilmiş ve 90 yıl önce aldığı darbelerin yarasını sararak ayağa kalkmıştır. Türk milletinin Anadolu'daki mevcudiyetini emniyet altına alan derin ve engin siyaset birikimi, son dokuz yıllık zaman diliminde tutunduğu tarihi vakıalardan koparılmak istenmiştir.

Sözde, 'statükoya ve vesayete karşı çıkıyoruz' propagandasıyla, milli kimliğimizin bileşenleri ayrıştırılmaya ve parçalanmaya bırakılmış; Türkiyelilik gibi coğrafya tabanlı kimlik tanımı kamuoyuna ısrarla servis edilmiştir. Dış destekli iç tehdit, Türk milletinin kutsallarını kuşatmış, mukadderatına tamiri çok zor olacak bir zayiat vermiştir. Başkalarının iradesine boyun eğen, planlarına taşeronluk yapan ve dayatmalarına sessiz duran bir yönetim anlayışıyla son vatanımızdaki siyasi ve kültürel bütünlüğümüz rencide edilerek köşeye sıkıştırılmıştır. Kutlu geçmişimizin şerefli sayfalarından ders ve sonuç çıkaramayan çoğunlukçu anlayışın, milletimizi çapı gittikçe büyüyen emperyalist girdaba mahkum ettiği gelişmelerle sabittir. Bundan dolayı Dersim isyanının bastırılması katliamla isimlendirilmiş, sözde Ermeni soykırım iddialarının dillendirilmesine uygun iklim yaratılmıştır. Numaralı Cumhuriyet meraklıları güç ve kolaylık elde etmiş, milli mücadele dönemi hayasızca tartışmaya açılmıştır. Eski hakimiyet havzalarımızdaki paylaşım mücadelesine konu mankeni olarak iştirak edilmiş, mazimizdeki acı verici kayıplar hiç akıllara dahi getirilmemiştir.''

Hükümet tarafından benimsenen siyaset tarzıyla ''üzeri küllenen hadiselerin tekrar açıldığını'' iddia eden Bahçeli, ''AKP'nin siyasetinde inanç ve ideal yoktur. Milletimiz yararına hayırlı bir amaç bulunmamaktadır. Vatandaşlarımızın umut ve heyecan duyacakları bir gelecek tasarımı yer almamaktadır. Türk milletini çağın refahıyla buluşturacak bir kaygı ve arayış da görülmemektedir'' dedi.

Türkiye'nin dirliğine ve düzenine hizmet etmeyen her fikir ve kanaatin karşısında olduklarını belirten Bahçeli, dünden koparak, değerlere sırt çevirerek ve ''başkalarına sevimli görünme adına milletin ulviyetini çiğneyerek bir yere ulaşmalarının'' söz konusu olmadığını söyledi.

Rotasını çizmiş, tehlikeleri tespit etmiş, kadrosunu özenle seçmiş bir liderliğin geç de olsa amacına ulaşacağını dile getiren Devlet Bahçeli, liderin fedakarlık göstermesi, zamanında uyarı ve telkinleriyle ön alması, soğukkanlılığıyla örnek olması, sağduyusu ile cazibe merkezi haline gelmesi gerektiğini, sorunlu bir liderin akıbetinin ise her zaman macera ve kayıp olduğunu ifade etti.

Bahçeli'nin konuşmasının ardından Siyaset ve Liderlik Okulunun 5. dönem mezunlarına sertifikaları verildi.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim