• BIST 108.504
  • Altın 144,715
  • Dolar 3,5003
  • Euro 4,1140
  • Kayseri : 29 °C
  • Ankara : 26 °C
  • İstanbul : 20 °C

BAKAN YILDIZ YAZIK GÜNAH DEĞİLMİ

BAKAN YILDIZ YAZIK GÜNAH DEĞİLMİ
Bakan Yıldız’dan gündeme ilişkin çok önemli açıklamalar

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, 17 Aralık operasyonunun ülkeye maliyetinin büyük olduğunu belirterek, “Yazık günah değil mi! Halka açık şirketlerin 50 milyar dolar değer kaybına uğradığı bir iki hafta yaşadık’ dedi...................

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, 17 Aralık operasyonunun ülkeye maliyetinin büyük olduğunu belirterek, “Yazık günah değil mi! Halka açık şirketlerin 50 milyar dolar değer kaybına uğradığı bir iki hafta yaşadık’ dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar’ın moderatörlüğünü yaptığı Ankara’nın Gündemi Programı’na konuk oldu. Bakan Yıldız, İhlas Medya Ankara Grup Başkanı Nuri Elibol, Türkiye Gazetesi Ankara Temsilci yardımcısı Ercan Gürses’in sorularını cevapladı.

Gündemdeki konuları değerlendiren Yıldız, 17 Aralık olaylarına ilişkin, “Toplumun geldiği bu nokta hiçbir şekilde tasnif edilmez. Bunların gerekçeleri üzerinde durmamız lazım. Siyaset mühendisliğinin hiçbir yolsuzluğu, hiçbir usulsüzlüğü makul hale getirmeyeceği gibi, hiçbir yolsuzluk hiç ama hiç siyaset mühendisliğini makul hale getirmez. Birbirine bu tür hakları tanımazlar. Bu işin patenti bizde. Yolsuzluklarla, usulsüzlüklerle eğer amaç buysa mücadele edilmekse biz zaten bu mücadeleyi 11 yıldan beri veriyoruz. Hiçbir yolsuzluğa, hiçbir usulsüzlüğe biz müsaade edemeyiz. Başbakanımız açıkladı. Babamın oğlu olsa göz yummam dedi. Peki, resmin büyüğünü ne yapacağız. Türkiye ile ilgili bir operasyon normal karşılanabilir mi? Türkiye’nin oluşturulmuş ve sürdürebilir siyasi istikrarına borçlu olan yalnızca bu ülkenin iktidar partisi değildir. Bu ülkenin hükümeti 11 yıldan bu yana gecesini gündüzüne kattı ve Türkiye’nin rakamlarına bu hale getirdi. Peki, korumakla mükellef olan yalnızca Ak parti midir? Gelirini bizim iktidarımız döneminde 4,5 katına, 7 katına,10 katına çıkardan sanayicilerimiz tanıyorum. Sivil toplum örgütleri, bu ülkenin refah seviyesi biz özelleştirme gelirlerini enerji sektöründen 13 milyar dolar aldığımızda biz ayrım yapıyor muyuz? 76 milyonun geriye dönük borçlarına ileri dönük refah seviyesine harcıyoruz. Bütün nimet külfet ilişkileri eşittir” ifadelerini kullandı.

"BU İKİ HAFTADA HALKA AÇIK ŞİRKETLER 50 MİLYAR DOLAR KAYBETTİ"

Siyasette istikrar yakalanmışsa bunun hep beraber korunması gerektiğini söyleyen Yıldız, şöyle devam etti:

“Muhalefete aynı şekilde söylüyorum. Muhalefet, muhalefetliğini siyasi istikrarın bozulması üzerinden yapmaz. Dünyanın hiçbir yerinde bu olmaz. Türkiye daha kötü olsun bende buradan fırsat oluşturuyum diyemez. Böyle bir hakkı hiçbir anayasa hiçbir hukuk muhalefete de vermemiştir. Muhalefete verilen şudur. Ak parti bir işlem yapmıştır. Kardeşim ben daha iyisini yaparım. Şu usule ve gerekçe ile demektir. Siz bu tür tehditler üzerinden fırsat oluşturacaksınız ve Türkiye’nin istikrarını konuşabilir hale getireceksiniz. Biz bunları adım adım, dilim dilim ancak kazanabildik. Yazık günah değil mi? 50 milyar dolar halka açık şirketlerin değer kaybına uğradığı bir iki hafta yaşadık.”

‘Geldiğimiz noktada ne yapılmak isteniyor?’ sözüne açıklık getiren Yıldız, “Türkiye, geçen hafta Japonya’ da Sayın Başbakanımızın refakaten Singapur, Malezya oralardaydık. Yatırımcının bir tanesi soruyor. ’Ne oldu Aralık ayında sizin orada’ diyor. ’Siyasi istikrar alakalı bir sıkıntınız var mı?’ diyor. ’Ekonomi de bir bozulma var mı?’ diyor. Şimdi bu soruyu ben sordurtmamalıyım. Siyasi istikrarın sürdürebilir oluşuna olan inanç geleceğe doğru uluslararası sermaye çekmeniz demektir. Türkiye’nin insani ve islami değerlerle bakış acısını bütün dünya bir şeklinde görüyor. Şuan da üzerimize yapıştırılmaya çalışılan imaj El-Kaide ile alakalı biz onları destekleyen bir profilde miyiz. Dünya da terörü destekleyecek en son ve direk karşısında olacak tek ülke varsa, terörün desteklenmesinin azı çoğu olmaz hiç şekilde terör desteklenemez. Biz bu kadar karşısındayken ve acısını çekmişken ölçülebilir 300 milyar dolar dolaylı yoldan 1 trilyon dolarlık ülke 30 yıl içerisinde bir hasar görüyor, siz terörün karşısında mısınız değil misiniz diye tartışılır hale geleceksiniz. Bakın neredeyiz hangi algı ile alakalı işlem ve tabi tutuluyoruz” şeklinde konuştu.

"AMAÇ, SİYASİ AÇIDAN ÜLKEYİ EL KAİDE İLE BAĞLANDIRMAK VE TÜRKİYE’DE EKONOMİK KRİZ ÇIKARTMAK"

Bir dizi nükleer anlaşmanın olduğunu belirten Yıldız, şunları kaydetti:

“Biz nükleer santraller ve nükleer anlaşmalarla alakalı bir dizi anlaşma vardır. Nükleer silahsızlanma, nükleer güvenlik, barışçıl amaçlarla kullanılması biz bütün bunları Arjantin, Güney Kore, Kanada, Rusya, Amerika Birleşik Devletleri, Fransa ile yıllardan beri yapıyoruz hiçbir şey yok. En son geldiğimiz noktada siz Japonya ile yapılan nükleer anlaşmada siz yoksa nükleer bomba mı yapmak istiyorsunuz? Siz yakıtı zenginleştirmek mi, uranyum zenginleştirip İran gibi mi olmak istiyorsunuz? 30 yıldan beri yaptığımız aynı işlem niçin bugün başka manada algılanmaya sebep oluyor. Biz bunu kabul edebilir miyiz? Buda teknik açıdan, siyasi açıdan, El- Kaide ile alakalandırmak teknik açıdan onlarca sayabilirim. Ama bir tanesi nükleer santrallerin arasında ekonomik açıdan da acaba ekonominin çöktüğünü görebilir miyiz?”

"İHALEYİ AÇTIĞIMIZDA SADECE RUSYA TEKLİF VERDİ”

Türkiye’nin enerji politikası ile ilgili bilgiler veren Yıldız, yolsuzluk iddialarına da cevap verdi. Yılda 5 bin tane ihale yaptıklarını kaydeden Yıldız, “İlk santral Türkiye’ de 1902 yılında kuruldu. 2002, tam yüz yıl sonra 31 bin 500 megavatlara gelmişiz. 11 yılda 33 bin megavat yeni santral yapmış. Bunlar kendiliğinden olmuyor. 1 yıl içerisinde 14,5 milyarlık biz 5 bin tane ihale yapıyoruz. Kim yanlış yapıyorsa üstüne gideriz, kim dürüst çalışıyorsa da onu koruyup kollarız. Bütün bunlarla ilgili hassasiyet göstereceğim, yolsuzluk yaptın mı diye de sorgulamayacağım. Bu olmaz. Bu sonuçları itibariyle baktığımızda hiçbir şey olmuyorsa Türkiye bürokrasisini yavaşlatmak için kullanılır. Bundan sonra ki yapacağımız işlerdeki hızı etkilemektir. Bu başkaldırış, bu karşı oluş kalkınmaya değil midir? Hangi gerekçe ile olursa olsun o gerekçe bu durumu makul hale getirmez. Türkiye’nin yerli kaynaklarını genişletebilecek ve bütün ithal ettiği kaynakları yerli kaynak haline getirmeyle alakalı çok ciddi çıkışları oldu. Ben olayı çok daha geniş görme imkânına sahip sektörde bulunuyorum. Geçtiğimiz yıl 20 tane ülke de farklı görüşmeleri yaklaşık 40 ayrı seyahate ulaşmışız. Resmin büyüğünü görebiliyoruz. Enerji Bakanlığında yanlışlık varsa gelip hep beraber bunun cezasını verelim diyorum. Ama siz bununla alakalı 20-25 ay dinleme yapıp da bunları kümeleyip başka bir amaçla kullanırsanız kaygınız olduğuna inanırım. Türkiye de olan budur. Amacımız usulsüzlüğü yenmekse hep beraber yeneceğiz, hep beraber onun karşısında olacağız. Biz doğru yaptığımız kadar güçlenen, güçlendiği kadar da doğru yapma kabiliyetini artıran bir Ak parti hükümeti olduk. Bürokrasi ister istemez o ürkekliğini gösterir. Bürokrasinin reaksiyonu böyledir. Ben bu manada da kasıtlı yapıldığına inanıyorum” ifadesini kullandı.

Yıldız, Türkiye’nin Rusya ile nükleer santral yapmasını eleştirenlere, “Nükleer Güç Santralleri ile alakalı bürokrasinin bu kadar büyük bir fili taşıyamayacağı gerekçesiyle hükümetler arası anlaşma modelini seçtik. Şimdiye kadar Sayın Özal’ın da ondan önceki hükümetlerin de belki fark edemediği, belki atladığı konu bu olmuştur. 22 Milyar dolarlık bir işi 5 tane arkadaş bir araya gelip karar verecek. Böyle bir şey olmaz. O yüzden biz bu modeli seçtik. Batı bizi eleştirdi. Siz Rusya ile bunu yapıyorsunuz, hem de hükümetler arası anlaşma ile yapıyorsunuz. Türkiye hem diplomasi gücünü, hem de uluslararası ilişkiler gücünü çok iyi kullanarak kendisinin doğusundaki en batılı ülke Japonya ile ikincisini yaptı. Batılı ülkelerin reaksiyonu çok fazla gözden kaçmıştır. Siz bunu yaptıysanız, Japonya ile de aynı modeli uyguladıysanız demek ki bizde uygularız dediler. Üçüncü bir ülkeden de teklif geldi. Bizde bunu yapabilir miyiz diye. Türkiye bütün dengeleri şuanda çok iyi tespit ediyor. Bürokrat arkadaşlarım o ülkenin ismini söylemeyim o ülkenin başbakanına geçici görevle her 15 günde bir gidip resmi danışmanlık yaptığı ülke var Türkiye’nin” diye cevap verdi.

Yapılan ihaleye Rusya’dan başka katılanın olmadığını belirten Yıldız, “Rusya ile yaptığımız anlaşma son derece net, son derece açık ve son derece şeffaftır. Rusya ile neden nükleer santral yapıyorsunuz diyenlere, ‘Sizin başka bir çözüm öneriniz, alternatifiniz var mı’ diyoruz. ‘Biz öylesine sorduk’ diyenleri dinlemiyoruz. Bir işin nasıl olmayacağını değil, nasıl olacağını tarif edenlerle bizim işimiz var. Biz ihaleyi açtığımızda sadece Rusya teklif verdi. Başka ülkeler de teklif verseydi onları da değerlendirirdik. Uluslararası toplantılarda, kongrelerde, televizyonda, gazetelerde günlerce ilan verdik, ‘Buyurun sizi nükleer santral yapmaya davet ediyoruz’ dedik. Türkiye’nin siyasi istikrarı devam ettikçe, bunların talepkarları da çoğalacak” dedi

“ÖNCEKİLERDEN NASIL SIYRILMIŞSAK, BUNU DA ALLAH’IN İZNİYLE AYNI ŞEKİLDE ATLATIRIZ”

AK Parti’nin bugüne kadar bütün zorlukları aştığını ifade eden Yıldız, “Türkiye’de, yaklaşık 11 yıl içerisinde, 6 ayda bir farklı gerekçelerle bu hükümete ömür biçildi. 1 Mart teskeresini hatırlayın, hükümeti kuralı daha 4-5 ay olmuştu. Bu işin içinden çıkamazlar demişlerdi. Parti kapatmaydı, 27 Nisan’dı sürekli bize ömür biçildi. 17 Aralık bize ömür biçenlerin daha kesif ve daha yoğun olduğu bir tarihe denk gelmiştir. Biz Allah’ın izniyle halkımıza da güveniyoruz. Öncekilerden nasıl sıyrılmışsak, bunu da Allah’ın izniyle aynı şekilde atlatırız. Herkes AK Parti’ye oy versin demiyorum ama AK Parti bu ülkede hala yüzde 73 civarında ‘Bu hükümet burada olmalıdır’ diyenlerle beraber yürüyen bir hükümeti yürütüyor. ‘Ben AK Partili değilim ama bu hükümet burada olmalıdır’ diyenlerin oranı yüzde 23 civarında” değerlendirmesinde bulundu.

“AYNI İFTİRALARI BİZDEN BEKLEYENLER YANILIR”

Bakan Yıldız, yapılan operasyonlara rağmen halkın hükümete olan desteğinin devam ettiğini söyledi. Yıldız, açıklamalarına şöyle devam etti:

“Benle ya da bir arkadaşımla alakalı hak etmediğimiz bir iftira oluşmuşsa, nasıl davranmam gerektiği bana çocukluğumda öğretildi. Bize ‘Siz ne mazlumlardan ne de zalimlerden olun’ diye öğretildi. Ama tercih yapmamız gerektiğinde mazlumlardan olun denildi bize. O yüzden bizim davranışlarımızdan hırçınlık beklenmemesi lazım. Biz bu ülkenin iktidarına, idaresine konan bir iradeyiz. Bu iradeyi biz kendimiz koymadık, bizi vatandaşlarımız seçti. Ama burada aynı iftiraları bizden bekleyenler yanılırlar. Biz dürüst olmaya devam edeceğiz. Çünkü, biz bu işin doğrularla yürüdüğünü gördük. Farklı sürprizlerle her an karşılaşabiliyoruz. Artık işin suyu çıktı. Herhangi bir kamera görüntüsü ve ses kaydı da bundan sonra çok fazla vatandaşa hitap edemeyecek duruma geldi. Öyle bir duruma geldi ki neredeyse 3 çarpı 1 yemeklerden sonra kaset servisi yapılır hale geldi. Başbakanımız buna çok fazla üzüldü. Çok güvendiği insanlarla ilgili bazı sükutu hayaller yaşadı. Halkımızın çoğu da başbakanımızın bunu hak etmediğini biliyor. Bunu anketlerde de örüyoruz. Benim sizi aldatmam kabiliyetim ölçüsünde mümkün olabilir ama kendimi aldatmam kolay olmaz. İnsanın kendisini aldatması çok zor bir şey.”

"VATANDAŞ SEVMEZSE İKTİDARI DEĞİŞTİRİR”

Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu ve herkesin görev alanının, sınırının belli olduğunu belirten Yıldız, “Hiçbir erk, hiçbir kaynak istismar yoluna gitmemeli. Ama bugün görüyoruz ki görev alanlarını istismar edenler var. Siz büyük resmi hedef almışsanız gerekçenin ne olduğu önemli değil. Bunu bugüne kadar Türkiye’de darbe ile yapanlar oldu, başka yöntemlerle yapanlar oldu. Bunun içerisinde ister polis, ister yargı, ister siyaset olsun. Bunun kuralı belli, vatandaş sevmezse iktidarı değiştirir. Başbakanımız kaç defa dedi, ‘Eğer halkımız bizi başka bir yerde görmek isterse, biz buna rıza göstermek zorundayız’ diye. Bu haberlerin bir kısmı spekülatif, bir kısmı gerçek, bir kısmı kaset üzerine. Artık insanlar paranoya seviyesine geldi. Hangi gerekçeye olursa olsun buna kimsenin hakkı yok” ifadesini kullandı.

“GENEL BAŞKAN YARDIMCIMIZA YAPILANLAR KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL”

Bakan Yıldız, son günlerde özellikle internet üzerinden yayınlanan kasetlerle ilgili, “Kasetlerin görsel basında yayınlanması şuanda yasak. Bunlar internet üzerinden ya da farklı merkezlerden yayınlanıyor. Bu gelinen nokta doğru bir nokta değil. Bu insanları zor durumda bırakmak için kurgulanmış bir şey. Kimsenin, bırakın bir Müslüman’a, herhangi bir inanmayana bile iftira atma yetkisi yok. Kitaplar öyle yazmıyor. Biz nasıl olur da sevdiğimiz ve sevmediğimiz birine iftira atabiliriz. Genel Başkan Yardımcımıza yapılanlar kabul edilebilir değil” değerlendirmesinde bulundu.

“NİYE BAŞKALARI YAPTIĞINDA MAKUL OLUYOR DA, BİZ YAPTIĞIMIZDA İRTİCA OLUYOR”

Bakan Yıldız, sansür ve yasaklamaların bireysel özgürlükleri ihlal ettiği eleştirilerine, “Size verilen özgürlük hakkını, toplumun sosyal yapısını bozacak şekilde kullanmak istismardır. Bireysel özgürlüğün var diye her istediğini yapamazsın. Fransa’da 2008’den bu yana yıl başında içki içilmesi ve satılması yasak. Bizde böyle bir yasaklama yok. Bizde sadece bir sınırlandırma var. Niye başkaları yaptığında makul oluyor da, biz yaptığımızda irtica ya da başka bir şey oluyor. Siz bir insanın mahremiyle ilgili bir görüntü çekiyorsunuz. Sonra ‘Kusura bakmayın hanımıymış’ diyorsunuz. Bu hak hiç kimseye, hiçbir kanun ve inisiyatif tarafından verilmemiştir. Biz her şeyi kanun ile düzenleyemeyiz. O yüzden bizler değerlerimize döneceğiz ve bunun sağlamasını kendi içimizde de yapacağız. Ayıp nedir, iyi nedir, kötü nedir bunları kanunla öğrenmeyiz. O yüzden değerlerimizden uzaklaşmamalıyız” şeklinde cevap verdi.

“IRAK İLE ARAMIZIN BOZULMASINDAN FAYDALANACAK ÜLKELERİN OLDUĞUNU BİLMEMİZ LAZIM”

Yıldız, Kuzey Irak’taki petrol ve doğal gazın Türkiye üzerinden diğer ülkelere aktarılmasının iki ülkenin de yararına olduğunu kaydetti. Türkiye ile Irak ilişkilerinin kötüye gittiği iddialarını yalanlayan Yıldız, şu ifadeleri kullandı:

“Kuzey Irak’taki petrolün Türkiye üzerinden başka ülkelere taşınması, petrolün sahibi olan Iraklılar ve petrolü taşıyan Türkiye için doğru bir iştir. Kimler için yanlış olduğunu da zamanla göreceğiz. Konu Türkiye ile Irak arasında geçiyor ama birisi diyor ki, ‘Bu Amerikan bankalarında olsun.’ Biz de diyoruz ki, ‘Kim söylüyor bunu birisi gelsin de söylesin, biz bunu gazetelerden okumayalım.’ Biz Birleşmiş Milletler kararlarının bağladığı bir ülkede yaşıyoruz. Birleşmiş Milletler kararlarında buradaki gelirlerin yüzde 5’inin savaş tazminatı olarak ayrılması, kaç varil petrol geçtiğinin kaydının tutulması ve bunun dünya piyasalarından paralandırılması gerektiği belirtiliyor. Bunlar gayet normal. İki hafta önce Bağdat bir açıklama yaptı. Açıklamanın içeriği şöyle, ‘Biz, Erbil ile görüştük ve 400 bin varile kadar Türkiye üzerinden dünya piyasalarına petrol aktarımının Kuzey Irak tarafından yapılmasının önünün açılmasını kararlaştırdık.’ Biz de buna göre işlem yapıyoruz, petrolü Ceyhan’a basıyoruz. 1 hafta sonra deniliyor ki, ‘Böyle bir işlem yapılamaz.’ Kusura bakmayın ama biz bir hukuk devletiyiz. Söylediklerinizi son derece ciddiye alan ve bununla ilgili işlem yapan bir ülkeyiz. Bunun yazısı var, çizisi var ve her geçen varil gümrüğe tabi, yani resmi işlemden geçiyor. Ertesi gün gazeteye bakıyorum, ‘Kaçak işlem yapılmış olunur’ yazıyor. Yani bu gümrüğe tabi, resmi bir mal. Sonra bizim Irak ile olan ilişkilerimizin çok ama çok kötü olduğu intibası veriliyor. Bizim şuanda Irak’tan aldığımız petrol, İran’dan aldığımız petrolden daha fazla. Irak ile ilişkisi bu kadar kötü olan bir ülke, en büyük ithalatını Irak’tan yapar mı? Aramızın bozulmasından faydalanacak ülkelerin olduğunu bilmemiz lazım.”

“ŞİDDETLİ BİR KIŞ GEÇİYORUZ VE BAHAR MUAMELESİ YAPAMAYIZ”

Yıldız, 17 Aralık’tan sonra yaşanan olumsuz havanın vatandaşlara özellikle doğalgaz fiyatlarında zam olarak yansıyıp yansımayacağı yönündeki bir soruya, “Biz, Türkiye’de olan her hadisenin bedelini ödemek zorunda olan bir ülkeyiz. Nasıl siyasi istikrar ile kazandığımız artıların bedelini tahsis ettiysek, her eksinin de bedelini ödemek durumundayız. Birbirimizi aldatmayalım. Hiçbir şey olmamış gibi davranmak yanlıştır. Siyasi iklim olarak şiddetli bir kış geçiyoruz ve bahar muamelesi yapamayız. Biz bütün olumsuzlukları, vatandaş lehine olumlu kullanan bir iktidarız. O yüzden her zaman iyimser olalım. Maliyetlerimiz müthiş bir şekilde yükseldi ama biz buna rağmen sanayicimiz ve vatandaşımız lehine davranmaya devam edeceğiz” diye cevap verdi.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim