• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kayseri : 19 °C
  • Ankara : 17 °C
  • İstanbul : 12 °C

BAŞBAKAN DAVUTOĞLU: AK PARTİ KADROLARINI UYARDI

BAŞBAKAN DAVUTOĞLU: AK PARTİ KADROLARINI UYARDI
Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Geçmişte de CHP’nin eski sahipleri, öncüsü olan SHP, o zamanın HDP’sinin öncüleriyle koalisyon kurmuştu.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Hani bazı parti liderleri var ya Türkiye’nin bir kısmına gider diğer kısmına gidemez. Türkiye’nin doğusuna gider batısına gidemez. Batısına giderse doğusuna gidemezler var ya onlara ibreti alem olsun diye Türkiye’nin dört bir köşesini bir haftada dolaştık. Şunu ispat etmek için. Bu ülkenin doğusu da batısı da, kuzeyi de güneyi de tek bir bütündür. Ayrılmaz, parçalanmaz bir bütündür” dedi.

Kırklareli’nde partisinin il kongresinde konuşan Başbakan Davutoğlu, “Selam olsun Kırklareli’ni bize emanet bırakan Sultan Murat Hüdavendigar’a. Selam olsun onun komutanına. Hepimiz Osmanlı’nın torunuyuz. Hepimiz Evlad-ı Fatihan’ın torunuyuz. Selam olsun Rumeli’ye, Kırklareli’nden bir dönem onunla birlikte olan Manastır’a selam olsun, Silistre’ye selam olsun, Vardar’a, Tuna’ya selam olsun. Saraybosna’ya, Üsküp’e selam olsun. Filibe’ye, Kozlukebir’e selam olsun. Selam olsun Babaeski’ye, Demirköy’e, Kofçaz’a, Lüleburgaz’a, Pehlivanköy’e, Pınarhisar’a, Vize’ye selam olsun. Emanetiniz başlım üstündedir. Ama Kırklareli güzel bir şey yazmış oraya; ‘Sen mazlumlara yardım et Kırklareli bize emanet diyor’ Şimdi söyle Kırklareli. AK Parti’nin yiğit neferleri Kırklareli emanet mi? Bu emanetin hakkını verecek misiniz? Kırklareli’nde inşallah 2015 Haziran’ında Türk siyasi tarihinin rekorunu kıracak mısınız? İşte onun için buradayız. İşte aziz Kırklarelili dava arkadaşlarım çok yoğun 3 aydan sonra ama çok yoğun bir haftadan sonra haftayı Kırklareli’de bir mühür gibi damgalayarak geçiriyoruz. Bizim planlamamızda hiçbir şey tesadüf değildir. Bakın son 10 günlük programıma. Avustralya’dan, Filipinler’den Uzak Doğu’lardan geldik.

Önce Erbil’e, Bağdat’a gittik. Oradaki kardeşimize selam verip Türk-Irak ilişkilerine yeni bir sayfa açtık. Ondan sora Patnos’a gittik Ağrı’ya, Erzincan’a gittik, can Erzincan’a. Tunceli’ye gittik. Sonra oralardan Doğu Anadolu’dan Orta Asya’ya doğru selam ettikten sonra indik Şanlıurfa’ya Orta Doğu’ya selam ettik. Kardeş halklara selam ettik. Yanınızdayız dedik. Sonra dün Erzurum’a gittik dadaşlar diyarına. Erzurum kongresini, milli irade kongresini yapan o mübarek şehre selam ettik. Ve Kars’a geçtik. Allahuekber şehitlerine selam ettik. Ve oradan Kafkaslar’a ve Kafkas ötesindeki kardeşlerimize dostluk, kardeşlik mesajlarını ilettik. Sonra Balıkesir’e geldik. Balıkesir’de Kuvayı Milliye ruhuyla tekrar buluştuk. Tekrar istiklalimizin başlangıç noktalarından Balıkesir’de Kuvayı Milliye bilinciyle vatandaşlarımızla buluştuk bugün ve oradan Kırklareli’ne geldik. Balkanlar’a, Evlad-ı Fatihan’a selam için Kırklareli’ne geldik. İşte bizim gönül coğrafyamız. Bunu bilerek yaptık. Şunu göstermeye çalıştık. Hani bazı parti liderleri var ya Türkiye’nin bir kısmına gider diğer kısmına gidemez. Türkiye’nin doğusuna gider batısına gidemez. Batısına giderse doğusuna gidemezler var ya onlara ibreti alem olsun diye Türkiye’nin dört bir köşesini bir haftada dolaştık. Şunu ispat etmek için. Bu ülkenin doğusu da batısı da, kuzeyi de güneyi de tek bir bütündür. Ayrılmaz, parçalanmaz bir bütündür. Ve oralardan ötelere, daha ötelere Kafkas’tan daha ötelere selam ilettik. Horasan erenlerine ki Kırklareli’ne adı veren 40 yiğit, 40 alperen Horasan’dan gelen, Sungur Bey’e, Saltuk Bey’e, Balaban Bey’e, Alparslan Bey’e, ki hepsi Kırklareli’ndeki 40 yiğit olarak bu şehre adını vermiştir. Onlara selam olsun diye Horasan’dan şimdi Kırklareli’nde Evlad-ı Fatihan’a geldik. İşte bizim gönlümüz. Bir kanat, bir boyut, tek bir kesim değildir. Bizim gönlümüzde her bir coğrafyaya söylenecek söz, her bir kıtaya iletilecek ilayi kelimetullah davası vardır. Kırklar Baba dergahında öyle der; ‘Kırk kimse şehit oldu bu yerde. Bu ad ile anılsın bundan böyle bu belde.’ Kırklar Baba dergahına ve Kırklar’a, Kırk erenlere, şehitlerimize selam olsun. Onların emaneti bizim omuzlarımızdadır.İşte AK Parti felsefesiyle, bakışıyla diğerlerinin arasındaki fark bu” ifadelerini kullandı.

“BİZİM TÜRKİYE’DEKİ BÜTÜN VATANDAŞLARIMIZA TEK BİR MESAJIMIZ OLUR. BİRLİK, BİRLİK, BİRLİK”

“Daha dün Erzurum’da, Kars’ta, Türkiye’nin bir ucunda AK Parti kadrolarıyla buluşurken, vatandaşlarımızla buluşurken tek bir dil kullandık. Aynı sözlerle o vatandaşlarımıza hitap ettik. Tunceli’de ne söylediysek Konya’da onu söyledik. Erzincan’da ne dediysek Balıkesir’de onu söyledik. Ve şimdi Kırklareli’nde aynı mesajı veriyoruz. Bizim Türkiye’deki bütün vatandaşlarımıza, kardeşlerimize, gönüldaşlarımıza tek bir mesajımız olur. Birlik, birlik, birlik” diyen Davutoğlu, şunları kaydetti:

“Biz Tunceli’ye gittik diye bizi eleştiren Sayın Bahçeli’ye ‘Buyurun siz de gidin’ dedik, gitti. Ama nasıl gitti. 2 ziyareti karşılaştırın. Ben gittim oradaki kardeşlerimizle buluştum. Cemevine de gittim. Her ilçeden gelen kardeşlerimle buluştum. Hak-Muhammed-Ali diye beni karşıladılar. Sonra biraz önce bir daha dalgalandırın bu bayrağı AK Parti bayrağıyla birlikte kongre salonunda. Tunceli’de birlikte dalgalandırarak şenlik içinde, demokrasi şöleni içine bayrağımızla birlikte bir büyük kongre yaptık. Sokaktaki herkesle konuştuk, herkesle kucaklaştık. Çünkü bizim literatürümüzde bu topraklarda yaşayanlar arasında Sünni, Alevi diye bir ayrım yoktur ve olmayacaktır. Sayın Bahçeli gitti vilayet binasının önünde konuştu, kendi getirdiği partililere hitap etti. Ve 1 saat içinde Tunceli’yi terk etti. Bu mudur halka buluşmak? Halkın eline eli değmeyenler, gönlüne gönlünü dokunduramayanlar, halkı temsil edebilirler mi? Aramızdaki fark bu. Rumelili, Kırklarelili kardeşlerim çok iyi anlar. 3 sene önceydi. Saraybosna’da Ramazan Bayramı’nı idrak etmiştik. Bir akşam Ramazan Bayramı vesilesiyle büyük bir tören yaptılar. Dışişleri Bakanı olarak benim de hitap etmem istendi. Boşnaklara rahat Türkçe hitapta bulundum. Yanımda da bir öğrencim Türkçe’den Boşnakça’ya çeviriyordu. Bütün kalbimden gelen bir sesle dedim ki; ‘Eğer bütün şehirler yıkılsa, bütün medeniyetler yok edilse Saraybosna ayaktaysa insanlık tekrar inşa edilir’ dedim. Aynı sizin anlayıp alkışladığınız ve tekbir getirdiğiniz gibi binlerce Boşnak, daha Boşnakça’ya çevrilmeden alkışladılar, tekbir getirdiler. Boşnakça’ya çevrildi bir daha alkışladılar. Sonra öğrencim dedi ki: ‘Hocam ben Boşnakların Türkçe’yi ne zaman öğrendiklerini bilmiyorum’ dedi. Dedim ki ‘Biz eğer dilden kulağa konuşuyor olsaydık tercümana da tercümeye de ihtiyaç olurdu. Gönülden gönüle konuşanların ne tercümeye ne tercümana ihtiyacı vardır. Biz Rumeli’ye çıktığımızda gönülden gönüle konuşuruz.

Her yere, Kafkaslar’a gittiğimizde gönülden gönüle konuşuruz. Bakü şehitliğinde Kırklarelili şehitlerimizi gördüğümde gözlerim yaşarmıştı. Erzurum’da ve Kars’ta selam ettiğimizde Bakü şehitliğine selam ederiz aynı zamanda. Kırklareli’nden Balkanlar’a selam ettiğimizde Galiçya şehitlerine selam ederiz. Şanlıurfa’dan Suruç’tan Orta Doğu’ya doğru selam ettiğimizde aziz Yemen şehitlerine selam ederiz. İşte bu bilinç sebebiyledir ki Yemen’de yan yana savaşanlar, Bakü’de Kafkas cephesinde yan yana savaşanlar, Galiçya’da yan yana savaşanların torunları hangi mezhepten, hangi etnik kökenden olursa olsun, hangi siyasi, anlayıştan gelmiş olursa olsun, hapsi kardeştir. Ebediyete kadar da kardeş kalacaktır. İşte bu mesajla Türkiye’yi dolaşıyoruz. Ama onlar gittikleri yerde hep farklı mesajlar veriyorlar. Ankara’da başka konuşurlar, diğer şehirlerde başka konuşurlar.” 

“AK PARTİ KARŞISINDA HER TÜRLÜ KOALİSYONU DENEYECEKLER” 

Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Geçmişte de CHP’nin eski sahipleri, öncüsü olan SHP, o zamanın HDP’sinin öncüleriyle koalisyon kurmuştu. Şimdi 2015 Haziran’ı yaklaşıyor ya. Hemen değişik alternatifler üretilmeye başlandı. AK Parti karşısında her türlü koalisyonu deneyecekler” ifadelerini kullandı.

AK Parti Kırklareli İl Kongresi’nde konuşan Başbakan Davutoğlu, “Şimdi Sayın Kılıçdaroğlu, hani bizim çözüm süreciyle ilgili Kuvayı Milliye ruhunu birleştirmemiz ve milli birliği tekrar temin etme çabamızı hep eleştirdi ya. Dün Diyarbakır da bir soru üzerine diyor ki. Birisi soruyor; ‘HDP’yle seçim koalisyonu yapabilir misiniz?’ Kılıçdaroğlu, ‘Şu anda gündemimizde yok ama siyasette 24 saat çok uzun bir süredir’ deyip böyle bir koalisyona açık kapı bırakıyor. Bakın ne koalisyon çabaları görüyoruz. Aynı toplantıda kendi arkadaşlarına hitap ederken de diyor ki; ‘Bizim arkadaşlar teşkilat içinde birbirine çelme takıyor, biri diğerinin önüne geçmeye çalışıyor.’ İşte fark bu. AK Parti kadroları Türkiye’nin her yerinde birlik, kardeşlik üzerine demokrasi şöleni yaparken, diğer partiler çalkantılar içinde. Hiç şaşırmayın. Geçmişte de CHP’nin eski sahipleri, öncüsü olan SHP, o zamanın HDP’sinin öncüleriyle koalisyon kurmuştu. Şimdi 2015 Haziran’ı yaklaşıyor ya. Hemen değişik alternatifler üretilmeye başlandı. AK Parti karşısında her türlü koalisyonu deneyecekler. Ama emin olun içlerinde tekrar fırtına kopar. Kılıçdaroğlu bir gün ulusalcıları tatmin etmek için bir dil kullanıyor. Ertesi gün Kobani provokasyonlarına tweetiyle destek veren kendi Genel Başkan Yardımcısını tatmin etmek için Diyarbakır’da başka bir dil kullanıyor. Çünkü bunlar ikiyüzlü, çok yüzlü. Ama AK Parti tek bir gerçeğin peşinde, tek bir hedefin, tek bir vizyonun peşinde. Biz Türkiye’nin doğusunda da batısında da kuzeyinde de güneyinde de aynı siyasi dilini kullanan yegane partiyiz. Şimdi 30 Mart seçimlerine, 2011 seçimlerine bakınız. Doğuya gittiğinizde Ak Parti var, bir parti daha var, diğer ikisi yok. İşte böyle giderlerse Kılıçdaroğlu’nun Hakkari’ye gittiği gibi izinle giderlerse ve al bayrağı dalgalandırmadan giderler. Ya da Bahçeli gibi Tunceli’ye gider, hiçbir Tuncelilinin elini sıkmadan gider. O bölgelerde CHP, MHP yok. Bir parti var, bir de Ak Parti var. Orta Anadolu’ya gelirsiniz. Orada da bir başka parti var, CHP yok, HDP yok. O bir başka parti var olmaya çalışıyor ama Orta Anadolu’da da, İç Anadolu’da da söz söyleyen yegane parti AK Parti. Sonra sahillerimize, Trakya’ya geliyoruz. Orada da HDP ve diğer bir parti yok. Ana muhalefet partisi ve AK Parti var. Her yerde sadece AK Parti var. Her biri bir bölgeye konuşuyor, bir mahalleye konuşuyor, bir kesime konuşuyor. Biz ise 77 milyona konuşuyoruz. Hiçbir ayrım gözetmeden, hiçbir fark hissetmeden herkesle gönül gönüle konuşuyoruz. Bize oy vermeyen vatandaşlarımızla da konuşuyoruz” dedi.

“AK PARTİ KADROLARININ 2015 SEÇİMİNE KADAR ÇOK DİKKATLİ OLMASI LAZIM”

Kendilerine oy vermeyen vatandaşlara da aynı saygıyı gösterdiklerini belirten Davutoğlu, “Onların haklarını korumak da boynumuzun borcudur. İşte burada o zaman bizim özellikle AK Parti kadrolarının 2015 seçimine kadar çok dikkatli olması lazım. Geçen sene tam da zirveyi yakalamışken Mayıs 2013’te faizler yüzde 7’lere inmişken, yüzde 6’ya doğru seyrederken, yüzde 5’lere kadar inmişken hatta bir dönem ve Türkiye’de de IMF borcu ödenmişken, dış borç kapanmışken birden gezi provokasyonlarını başlattılar. 10 kadar ağacın taşınması sebebiyle İstanbul sokaklarını, Ankara, İzmir sokaklarını kaosa döndürmeye çalıştılar. Şimdi sizler irfan sahibisiniz. Yalova’da ne oluyor şimdi. Asırlık çınarları kestiler, yıktılar. Kılıçdaroğlu hala suskun. Dün dedim ki Kars’ta; ‘Kılıçdaroğlu niye suskunsun. Gezi olaylarında çok konuşuyordun. Nerede, hani ağaç sevdan. Bir ses ver.’dedim. Bugün Adana’dan galiba bir cevap vermiş. ‘Biz ağaçların kesilmesine karşıyız’ diye. Bari ağaçların kesilmesine taraf olacak halin yok ya. Ne yaptın onu söyle. Belediye Başkanından hesap sordun mu? Yalova Belediye Başkanından hesap sordun mu? Soramaz, korkar. Çünkü hesap sorsa o da partiden ayrılır diye korkar. Hesap sorsa ulusalcılar mı kalacak onlar mı gidecek. Bir partide kaç fraksiyon var bilmiyoruz. Milli İstihbarat Teşkilatımıza ithamda bulundu. Partiye müdahale ediyor diye. Zinhar böyle bir şey söz konusu değildir. Defalarca yalanladım tekrar yalanlıyorum. Ama kendi milletvekili cevap verdi. ‘Bizim partinin karışması için Milli İstihbarat Teşkilatı’na gerek yok. Zaten karışık’ dedi. Daha kendi partisini toparlayacak becerisi yok. Devleti ben tanırım diyordu. Biz SSK Genel Müdürlüğünü de biliriz Kılıçdaroğlu’nun SSK’yı ne hale düşürdüğünü. Özellikle Trakyalı hemşehrilerime sesleniyorum. Buraya gelip çözüm süreci üzerinden istismar edip, Diyarbakır’a gidip HDP’yle perde arkası görüşmeler yapan, bu dile, bu yaklaşıma artık bir dur deyin. Onlar bu memleketin birliğini, beraberliğini değil, sadece AK Parti döneminde ortaya çıkan siyasi istikrarı yıkma peşindeler. Her türlü oyunu denediler. Gezi provokasyonlarından sonra 17-25 Aralık dendi. Ve Pensilvanya’yla birlikte perde gerisinden her türlü koalisyonlar kuruldu. Dediler ki ‘Her yerde AK Parti Belediye Başkan adayının karşısında kim varsa onu destekleyin’ dediler. Ama millet cevabını verdi ve güçlü bir sesle kim ne hesap ederse etsin ben irademe ipotek koydurmam dedi. Ve 30 Mart’ta bu komplolara dur dedi. Sonra 10 Ağustos’ta hep beraber bir araya geldiler çatı aday diye bir aday çıkardılar. Millet bu sefer dedi ki ben çatı falan anlamam, ben bir hareketin, bir siyasetin temeline bakarım. Millette temeli olmayanın, çatıda başarısı olmaz. Ve bu günlere geldik. 6-7 Ekim Kobani olaylarıyla aynı istismarı yapmaya kalktılar. Şimdi bakınız son dönemde olanlara, yaşanan gelişmelere dikkatimizi çekmek istiyorum ve uyarmak istiyorum herkesi. Bir takım perde gerisinde koalisyon çabaları var. Ne oldu Milliyetçi Hareket Partisi’yle, Cumhuriyet Halk Partisi birlikte tek parti dönemini savundu bize karşı. Şimdi CHP’yle HDP arasında bir takım görüşmelerden bahsediliyor ve Türkiye’de siyasi istikrarı, ekonomik istikrarı tehlikeye sokacak şekilde yeni siyasi dizayn yapma çabaları var. Buradan son 12 yıllık istikrar döneminde Türkiye’nin kat ettiği mesafeyi gören aziz milletime sesleniyorum. Sakın ola ki 2015 seçimlerine giderken rehavet içine girmeyin. Daha önce olduğu gibi 2007 seçimleri öncesinde, Cumhurbaşkanlığı seçimine ipotek koymaya çalıştıkları gibi, daha sonra partimizi kapatarak Türkiye’yi istikrarsızlaştırmaya çalıştıkları gibi değişik vesayet arayışlarıyla, darbe arayışlarıyla Türkiye’deki o gelişmeyle siyasi istikrara darbe vurmak istedikleri gibi. Şimdi de 2015 seçimlerine giderken yeniden oyunlara gelebilirler. Yeni siyaset dizaynı içine girebilirler. Bu dizayn arayışı içinde olanlar bilsinler ki geçmiş 12 yıl içinde milli irade bütün bu dizayn çabalarını, biçimlendirme çabalarını durdurmuş, ve yeter, söz de karar da milletindir demiştir. Yine öyle diyecektir inşallah. Biz hiçbir zorluk karşısında eğilmedik, eğilmeyiz. İşte onun için biz AK Parti kongrelerini hemen yapmak istedik. İstedik ki AK Parti kongrelerindeki heyecan, şevk ve azim milletimize ümit versin, millet düşmanlarının fitnelerini bozsun. O kadar mutluyum ki, gittiğim her kongre bir öncekinden daha şenlikli, bir öncekinden daha coşkulu, daha aşk, daha şevk, daha fazla azim görüyorum” ifadelerini kullandı.

“AK PARTİ KADROLARI AYAKTAYKEN, AK PARTİ’NİN HER BİR İLDEKİ AŞK, GÖNÜL, MERHAMET VE ŞEFKAT NEFERLERİ AYAKTAYKEN BÜTÜN BU OYUNLAR BOZULACAKTIR”

Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Aziz Kırklarelililer size sesleniyorum. İnşallah, bir sonraki genişletilmiş il başkanları toplantımız Edirne’de olacak gelecek ay. Tekrar buraya geleceğiz. Bu sefer Edirne’de Selimiye’nin huzurundan sesleneceğiz. 2015 Haziran seçimlerine kadar yeni siyasi dizayn çabaları olursa, bunlar karşısında dimdik durmaya hazır mısınız? Birileri tekrar 2’li, 3’lü, 4’lü koalisyonlar kurmaya kalkarsa, onların koalisyonu karşısında milletimizi yanımıza alıp o koalisyonların bütün planlarını bozmaya hazır mısınız? Bu topraklarda kim hangi görüşte olursa olsun, kim hangi etnik ve mezhebi geçmişe sahip olursa olsun, herkesin kardeşliğini tekrar tekrar teyit etmeye hazır mısınız? Herkesin düşündüğü, inandığı gibi yaşamasının teminatı olmaya, kimsenin kimseye saygısızlık yapmadan her türlü hayat tarzına saygı göstererek, bütün kesimlerin kardeşçe yaşadığı yeni Türkiye’ye hazır mısınız? İnşallah 2015 Haziran’ında Kırklareli’nde ve bütün Trakya’da Ak Parti bayrağını birinci parti olarak dalgalandırmaya hazır mısınız? Bunun için Ak Parti neferleri olarak, gönül dostları olarak, dava arkadaşları olarak Kırklareli’nin her bir kasabasına, Babaeski’ye, Demrköy’e, Kofçaz’a, Lüleburgaz’a Pehlivanköy’e, Pınarhisar’a, Vize’ye her yere giderek, her kapıyı çalarak bunları anlatmaya hazır mısınız? Kırklarelililer iyi bilir. Çünkü Pınarhisar Kırklareli’nde. Sayın Cumhurbaşkanımızı Pınarhisar’a bir şiir okudu diye Siirt’te Türkiye’nin bir başka köşesinde bir şiir okudu diye Pınarhisar’a hapsedenler şöyle düşünüyorlardı; ‘Eğer onu hapsedersek bir sonraki seçimde kafamıza göre dizayn yapabiliriz.’ Aynı şimdi birilerinin yapmaya çalıştığı gibi. Ama Pınarhisar o güzel belde, yepyeni bir siyasi çığıra beşiklik etti. Selam olsun Pınarhisar’a. İşte bu örnekle hareketle diyoruz ki. Bu dava adamlarını Pınarhisar’a mahpushaneye göndererek bu davayı engelleyemediyseniz, nasıl Pınarhisar ona sahip çıktıysa ve nasıl daha sonra her bir engelde millet Sayın Cumhurbaşkanımıza başbakanken sahip çıktıysa ve Cumhurbaşkanı olarak, halkın seçtiği ilk Cumhurbaşkanı olarak ona en büyük onuru verdiyse bundan sonra da bu millet ve bu milletin ayrılmaz bir parçası olan her bir vilayetimiz AK Parti davasına destek vermeye devam edecektir. Siyaset planlaması yapmaya kalkanlar, siyasi mühendislik üzerinden yeniden acaba 2015 seçimlerine giderken ortalığı karıştırabilir miyiz diye düşünenler varsa hiç heveslenmesinler. AK Parti kadroları ayaktayken, AK Parti’nin her bir ildeki aşk, gönül, merhamet ve şefkat neferleri ayaktayken bütün bu oyunlar bozulacaktır. İnşallah 2015 Haziran’ında yepyeni bir döneme Türkiye girecektir. Selam olsun yükselen küresel güç Türkiye’ye, selam olsun Anadolu’nun, Trakya’nın her bir köşesine.” 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim