• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Kayseri : 10 °C
  • Ankara : 9 °C
  • İstanbul : 16 °C

Başbakan Erdoğan: Kılıçdaroğlu’nu gömerlerdi

Başbakan Erdoğan: Kılıçdaroğlu’nu gömerlerdi
Başbakan Erdoğan: Kılıçdaroğlu’nu gömerlerdiBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’nde yerel medyanın temsilcileriyle biraraya geldi. Anadolu Yerel Medya Platformu’nun organize ettiği toplantıya yaklaşık 150 yerel medya temsilcisi katıldı

Gündemin ve yerel medyanın değerlendirildiği toplantıda konuşan Başbakan Erdoğan, Türkiye’de yerel medyanın önemini gayet iyi bilen bir siyasi hareket olduklarını belirtti. Bir gazetecinin “Kemal Kılıçdaroğlu annenize ağır ithamda bulundu. Ne düşünüyorsunuz ?” sorusuna Başbakan Erdoğan, “Ben esasen Kasımpaşalıyım... Kasımpaşalı ağzımla ona çok güzel cevap verirdim ama şu anda bulunduğum makam buna izin vermez. Bize diktatör diyolar, diktatörlere o laflar söylense Kılıçdaroğlu’nu bir dakika durdurmaz gömerlerdi!” şeklinde cevap verdi.

 AK Parti Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıda; yerel medyanın gerçekleri anlatmaktan hiçbir zaman taviz vermediğini ifade eden Başbakan Erdoğan, 1980’lerden itibaren ulusal medya kadar yerel medyanın da çeşitlendiğini ve güçlendiğin kaydetti. 

2000’li yılların başında Türkiye’de yerel ve bölgesel gazete, dergi sayısının 2 bin civarında olduğunu belirten Erdoğan, “Sizlerin araştırma gücünüz var, az veya çok arşivleriniz var, özellikle rica ediyorum 11 yıl öncesiyle bir kıyas yapın. 11 yıl öncesi özellikle yazılı ve görsel medyada, yerel medya ne durumdaydı, bugün ne durumda. Geri mi gitmişiz, ileri mi gitmişiz, zaten rakamlar size bunu çok açık net verecektir. Tiraj rakamlarına, medyada çalışanların sayısına baktığınızda aynı şekilde artışı da göreceksiniz” dedi.

ÖZGÜRLÜKLER NEREDEN NEREYE GELDİ

2002 yılında 20 bin geniş bant internet abonesinin olduğu Türkiye’de şu anda 34 milyon aboneye ulaşıldığını söyleyen Başbakan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Çok açık net her şey ortada. Buna rağmen ulusal basında gazete satışlarının azalmadığını tam aksine arttığını görüyorsunuz. 2002’de günlük yaklaşık 4 milyon adet gazete satılıyordu, şu anda internetin bu kadar yaygınlaşmış olmasına rağmen 4.5 milyonun üzerinde gazete satılıyor. Medyadaki bu gelişmeye ek olarak bildiğiniz gibi ifade özgürlüğünde, temel hak ve hürriyetlerin geliştirilmesinde, basın özgürlüğünde çok önemli adımlar attık. Siyasetin üzerindeki vesayeti kaldırırken aynı zamanda medya üzerindeki vesayeti de kaldırdık. Aradan 12 yıl geçince bazı şeyler hatırlanmıyor ya da hatırlanmak istemiyor. Açıkçası şu anda yaşı 25’in altında olan gençlerimizin de Türkiye’de özgürlüklerin nereden nereye geldiğini görmek için kıyas yapmakta zorlandıklarını biliyoruz.”

O SES KAYITLARI MONTAJ
Bugün medyada var olan özgürlük ortamının bundan 12 yıl önce hayali dahi kurulamadığını ve kurulamadığını dile getiren Başbakan Erdoğan, “Bakın burada bir tek örnek vereceğim. Bugün yaşadıklarımız da dikkate alındığında ne kadar çarpıcı kıyas olduğunu eminim sizler de kabul edeceksiniz. İngiltere’de gazeteciler haber yapma adına bazı telefonları dinlediler. Telefon mesajlarını elde ettiler. Bundan dolayı yapılan soruşturmada 50 gazeteci gözaltına alındı. Bunlardan bazıları mahkum oldu. Bu skandala karışan gazete, ortaya çıkan skandaldan dolayı mahcup duruma düştü. Yayıncı kuruluş tarafından bu gazete kapatıldı. Ama dikkat edin hiç kimse, ’İngiltere’de gazeteciler tutuklandı, gözaltına alındı’ demedi. Hiç kimse İngiltere’de basın özgürlüğü yok demedi. Bizimi şu anda yaşadıklarımıza bakın. İngiltere’de yaşananlara bakın. Şu anda birçok gazete ve televizyon, birçok internet sitesi hukuku hiçe sayarak Anayasa’yı, yasaları, bunların ötesinde insani vicdani değerleri ayaklar altına alarak her gün ses kayıtları ya da tapeler yayınlıyor ama montaj montaj” dedi.

“BUNLAR YASAL DİNLEME DİYEREK KILIF UYDURUYORLAR”

“Bazıları bu dinlemelerin yayınlanmasına, ’bunlar yasal dinleme’ diyerek, kılıf uyduruyor” diyen Başbakan Erdoğan, konuşmasına şöyle sürdürdü:

“Bu yayınlanan dinlemeler yasal dinleme değildir. Arkadaşlar, Türkiye’de dinleme yapmanın belli kuralları vardır. Bu kurallar ihlal dilmiştir. Bir başbakanı dünyanın hiçbir yerinde dinlemezsiniz. Bir cumhurbaşkanını dinleyemezsiniz. Bir Genelkurmay başkanını dinleyemezsiniz, bakanları dinleyemezsiniz. Savcı, tamamen keyfi bir şekilde devletin mahrem telefon görüşmelerini dinlemiştir. Hukuksuzluk sadece dinlemeden ibaret değildir. Gizli bir dosyada yer alan dinlemeler de birilerine servis edilmiş, bu yolla da savcı ya da bu dinlemeyi yapan memurlar ayrıca Anayasa’yı, yasaları çiğnemiştir. Savcının ya da memurların servis ettikleri bu dinlemeleri yayınlayanlar da buna CHP Genel Başkanı dahil aynı şekilde Anayasa’yı, yasaları ihlal etmişlerdir. Bugün de hala ihlal ediyorlar. Yaşanan skandal bundan ibaret değildir. Yasal olmayan dinlemeler yapılmıştır. Kriptolu telefonlar dinlenmiştir. İstenilen elde edilemediği durumlarda da sesler üzerinde montaj yapılmış, kurgu yapılmış, dublaj yapılmış, ortaya tamamen hayali senaryolar, piyesler çıkarılmıştı.”

ÇOK VAHİM BİR SKANDAL!

Çok vahim bir skandalla karşı karşıya olduklarını vurgulayan Başbakan Erdoğan, “Türkiye Cumhuriyeti tarihinde örneği görülmeyen, açıkçası başka ülkelerde de bugüne kadar örneğine rastlanmayan hukuk ihlaliyle, hatta ihanet girişimiyle karşı karşıyayız. Son derece keyfi biçimde Türkiye genelinde sayısı 100 binleri bulan her kesimden kişinin dinlendiğini görüyoruz. Bu dinlemeler gerekli izinler alınmadan, usullere uyulmadan yasal gereklilik getirilmeden yapılmıştır. Şu ana kadar sadece birkaç dosyadaki dinlemeler ortaya çıkarılmıştır. Bu dosyada, biliyorsunuz ‘Selam’ örgütü adında hayali bir örgüt oluşturulmuş, 3 bine yakın kişinin telefonu 3 yıl süreyle dinlenmiş. Bir başka dosyada 450 MHP’linin telefonları dinlenmiş. Ayrım yapılmaksızın parti genel merkezleri, partilerin il başkanlıkları, milletvekilleri, bürokrat, gazeteciler, yazarlar, sanatçılar hepsi dinlenmiş. Ülkenin az önce de söylediğim gibi cumhurbaşkanı, başbakanı, bakanları, genelkurmay başkanı da dinlenmiş. Düşünebiliyor musunuz, ben dün akşam Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüşme yaptım. Bunu sadece uluslararası istihbarat örgütleri dinlemek isterler. Bu görüşmenin içeriğini öğrenmek isterler ama burada Türkiye’de bir savcı keyfice dosya hakkında örneğin son derece mahrem görüşmeyi dinleyebiliyor. Belki de bizim devlet başkanlarıyla, başbakanlarla yaptığımız görüşmeler böyle keyfice dinlenebiliyor. Bu paralel yapının içerisinde bu denli bu ülkenin, bu milletin menfaatlerini hiçe sayan tipleri gördük bu arada. Bir hukuk devletinde böyle şeyler yaşanamaz arkadaşlar” ifadelerini kullandı.

KEMAL KILIÇDAROĞLU’NU GÖMERLERDİ!

Gündemin ve yerel medyanın değerlendirildiği toplantıda konuşan Başbakan Erdoğan, Türkiye’de yerel medyanın önemini gayet iyi bilen bir siyasi hareket olduklarını belirtti. Bir gazetecinin “Kemal Kılıçdaroğlu annenize ağır ithamda bulundu. Ne düşünüyorsunuz ?” sorusuna Başbakan Erdoğan, “Ben esasen Kasımpaşalıyım... Kasımpaşalı ağzımla ona çok güzel cevap verirdim ama şu anda bulunduğum makam buna izin vermez. Bize diktatör diyolar, diktatörlere o laflar söylense Kılıçdaroğlu’nu bir dakika durdurmaz gömerlerdi!” şeklinde cevap verdi.

KEMAL KILIÇDAROĞLU NE DEMİŞTİ?

Kılıçdaroğlu TEKİRDAĞ mitinginde dili sürçünce, Başbakan'ın annesinin de yolsuzluk olaylarına karıştığını söyledi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Tekirdağ mitinginde gafa imza attı. 17 Aralık tarihinde yapılan operasyonlar hakkında konuşan Kılıçdaroğlu dili sürçünce, Başbakan'ın annesinin de yolsuzluk olaylarına karıştığını söyledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın annesinin öldüğünü hatırlayan Kılıçdaroğlu, özür dileyerek, 'Afedersiniz, annesi değil' dedi.
 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim