• BIST 108.394
  • Altın 142,809
  • Dolar 3,5301
  • Euro 4,1252
  • Kayseri : 38 °C
  • Ankara : 36 °C
  • İstanbul : 31 °C

Başbakan Erdoğan Kızılcahamam'da konuştu

Başbakan Erdoğan Kızılcahamam'da konuştu
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partisi ile birlikte gittiği Kızılcahamam kampında partililere sesleniyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kızılcahamam'da 19. AK Parti İstişare Toplantısı'nda açılış konuşması yapıyor
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partililere sesleniyor.

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

14 Ağustos 2001 tarihinde millete hizmet için çıktığımız yolda 11. yılımızdayız. 3 Kasım 2002 seçimlerinin de 10. yılındayız.

Buradan altını çizerek bir kez daha ifade ediyorum , AK parti bir ekip hareketi, bir ortak hareket olarak yola çıktı, bundan sonra da aynı ruh aynı heyecanla milletimizin çizdiği rotada yolumuza devam edeceğiz.

Bu büyük hareketin her ferdi milli dava düşüncesiyle hareket eder. her bir arkadaşım milletimizin omuzlarımıza yüklediği görevle yoluna devam eder. Bu hareketin temelinde milletimizin binlerce yıllık şanlı tarihinden süzülüp gelen bir cihanşümul anlayış vardır. AK Parti, Selçuklu coğrafyasının, 4 kıtaya yayılan 600 yıllık Osmanlı Devleti'nin, 89 yıllık Cumhuriyetimizin birikimi üzerinde yükselmiş bir siyasi harekettir.

Biz, 1920'de Büyük Millet Meclisi'ni yegane meşruiyet kaynağı olarak kabul ederek kurtuluş mücadelesini başlatan Gazi Mustafa Kemal'in, 1950'de 'yeter söz milletindir' diyerek demokrasi bayrağını açan Menderes'in, 1983'te milletin desteğiyle kalkınma hamlesi başlatan Özal'ın, 1996 yılında vesayet yönetimine karşı milletin tercihiyle iktidara gelmeyi başaran Erbakan'ın takip ettikleri yolu izleyerek bugünlere gelmiş bir siyasi partiyiz.

AK Parti'yi ayakta tutan asli omurgadır. Biz hepimiz AK Parti'yiz diyoruz. Nasıl seçimlerde aynı yoldan geçmişiz biz, aynı sudan içmişiz biz, yazımız bir kışımız bir, aynı dağın yeliyiz biz diye yeri göğü inlettiysek, burada da arkadaşlarımızla aynı yolda yürüdüğümüzü iftiharla söylüyoruz.

Sadece eserlerimizle bu dünyaya damga vurmayı hedefliyoruz. Bu ülke için eser üretemeyenlerin yerlerinde yeller estiğini de görüyoruz.

Yıl dönümleri geçmişe dönük muhasebe yapma, geleceğe dönük hedefleri belirleme açısından önemlidir.

3 KASIM AK PARTİ İKTİDARI İÇİN DEĞİL, TÜRK DEMOKRASİSİ İÇİN BİR BAŞLANGIÇTIR

3 Kasım 2002 seçimleri çok öenmlidir. Bu seçimden sonra Türkiye her anlamda önemli bir dönüm noktasına girdi. 3 Kasım'da ortaya çıkan sonuç sadece AK Parti'nin başarısı değildir. Bu seçim Türk milletinin kötü giden yönetime bir dur demesiydi. Milletin iradesini yücelten bir anlayış yönetime geldi. Elitist anlayış gitti, demokrasiye hak ve özgürlüklere inanan bir anlayış geldi. 3 Kasım AK Parti iktidarı için değil Türk demokrasisi için bir başlangıçtır. AK Parti laf üreten konuşmayı siyaset zanneden bir parti değildir. AK Parti hizmet üreten bir partidir. 10 yıldır yapamayacaklarımızı söylemedik, söylediklerimizi de Allah'a şükür yerine getirdik.

Yola çıkarken Türkiye'yi 4 temel taş üzerinde yükselteceğiz dedik. Eğitim, sağlık adalet ve emniyet. Bu 4 temel taş üzerinde yükselen bir Türkiye var.

Bazı televizyon kanallarında veya derneklerde "Öğretmen oldum atanmıyorum" diyenler var. Herkes öğretmen olabilir, fakat bütün bunların atanabilmesi için devletin bütçe durumu ve atama için kurumların çalışma yapması gerekir. Bizim yaptığımız atamalar, geçmiş dönemlerle mukayese edilemeyecek kadar fazla. Biz, öğretmen atamalarını artık tamamen sonuca erdireceğiz. Bu bir plandı. Plan hayata geçiyor.

Yükseköğrenimi imtiyaz olmaktan çıkarıp bütün öğrencilerimizin erişebileceği hak haline getirdik. Üniversite sayımızı 76'dan 168'e çıkardık. Ülkemizde üniversite bulunmayan il kalmadı. Birileri çıkıp diyor "Ne gerek vardı bu kadarına?" Biz bu adımları atarken bu ülkede fakir fukara garip gurabanın ayağına eğitim götürelim anlayışını benimsedik.

Yükseköğretim için Hakkari'den İstanbul'a gelemeyebilir, İzmir'e Ankara'ya gelemeyebilir diye bu adımı attık. İkinci neden de göçü engellemek. Üçüncü adım öğrencilerin o illerde olmasıyla başka illerdeki öğrencilerin de oraya gitmesiyle ortak kültür oluşturmanın gayreti..

Osmanlı'dan beri süren harç alınması uygulamasına son verdik. Yüksek öğrenim gören gençlerin barınma sorunlarına da el attık. 41 ilimizde 40 bin yatak kapasiteli yurtların açılışını yaptık. Uydu aracılığıyla açılışını yaptığımız yurtlardan görüntüler verdik. Ankara'daki öğrenciler biz de isteriz demeye başladı. Ankara'daki yurtlar bu yeni yurtların gerisinde kalmış vaziyette. Modern sistemli yurtlar ve bu yurtlarda buzdolabı olmasıyla birlikte internetin ücretsiz olmasının adımını da dün imzaladığımız bir anlaşmayla attık.

Bunun yanında beslenme yardımı yapıyoruz 280 lira. Yılbaşında tekrar düzenleme yapacağız. Bu burs kredi beslenme yardımı artacak.

Taksim'e yapacağımız düzenlemeri İstemezük diyorlar eşime çağrı yapıyorlar hanımlar bu konuda çok hassastır, ben doğma büyüme Kasımpaşalı'yım o Taksim'in çilesini bilirim, biz bunları düzeltme çabasındayız. İstanbul gibi bir şehrin bir büyük meydanı var mı? Kadıköy'de miting yaparlar orada miting yapılır mı?

Şu anda kanunu Meclis'e gönderiyoruz ve bu kanunu çıkartacağız. Çünkü ne SSK ne Emekli Sandığı şu anda verimli değil ve biz bunlarla da kalmayacağız. Özel hastanelerden de isteyenler, SGK'dan anlaşma yaparlarsa oralardan da benim köydeki çiftçi kardeşim, köylü kardeşim gelip istifade edebilecek

O Cumhuriyet mitinglerinde Cumhuriyetçiyiz diye yürüyenler 3. köprüye de karşı çıktılar. Taksim'de dernek kurmuşlar. Bugün bir gazetede okudum. Cumhurbaşkanımızın eşine, eşime ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımızın eşine çağrı yapıyorlarmış. 'Kadınlar bu konularda çok daha hassastır, lütfen bu işe müdahale edin' diye. Biz de tam aksine bu ülkede çocuğuyla kadın ıyla herkesin çok daha huzurlu Taksim Meydanı'na çıkabilmesinin adımını atıyoruz. Be hey gafiller, biraz kendinize gelin. Ben doğma büyüme Kasımpaşalı'yım, o Taksim'in çilesini bilirim, o Taksim'de nelerin olduğunu bilirim. Biz bunu düzeltmenin gayreti içindeyiz. Dünyada gelişmiş ülkeler büyük meydanlarıyla övünürler. İstanbul gibi bir şehrin bana söyleyebilir misiniz bir büyük meydanı var mı? Yok!

Almanya seyahatimizde Merkel bana şunu teklif etti, 'Lufthansa ile Türk Hava Yolları'nı ortak işletmeciliğe sokalım'. 'Tamam' dedim. Zaten bizim de şu anda projelerimizin içinde var ve Türk Hava Yollarımız ile Lufthansa böyle bir müşterek adım inşallah atabiliriz, atacağız.

TOKİ aracılığıyla ülkemizde yaklaşık 560 bin konut üretilmesine yönelik çalışmaları başlattık ve 430 binini de tamamlayıp sahiplerine teslim ettik. TOKİ projeleri aracılığyla 800 bin kişilik istihdam yarattık.

Memurlarımıza toplu sözleşme imkanı getirdik. Niye bugüne kadar memurlara toplu sözleşme hakkı vermediniz bu hakkı da biz verdik. İntibak kanununu da biz çıkardık. Tarımsal milli gelirimizi 62 milyar dolara çıkardık.

Bugün dünyanın 186 ülkesine tarım ürünü ihraç eden bir Türkiye var. Biz göreve geldiğimizde çiftçiye Ziraat Bankası'nın verdiği kredi faizi yüzde 59'du.

Ülkemizdeki ekonomik ve sosyal kalkınmanın önündeki engel terördür. Ben Kürt kardeşlerimize buradan bir kez daha seslenmek istiyorum. Öldürülen teröristin ailesine devlet sahip çıktı ve o teröristin kardeşi hukuk fakültesinde okuyor. Biz sizi yaradandan ötürü seviyoruz. Ama siz insanlıktan nasibini almamış bu terör örgütüyle aranıza duvar örün, Bunlar sizi istismar ediyor. Terörün bu güne kadar bu ülkeye maliyeti 300-350 katrilyon! Bu rakamlar bu ülkeye hizmette kullanılmış olsaydı ah benim doğulu kardeşim o böyleye yatırım girer miydi girerdi, istihdam sorunu olur muydu muhtemelen kalmazdı. Hakkari'de havaalanı yapıyoruz bunlar engelliyor, biz yola devam ediyoruz. Şırnak'a havaalanı yapıyoruz bunlar yakıyor yıkıyorlar, ama biz yine de yola devam ediyoruz. Üniversite yakıyorlar, anaokulu yakıyorlar. Bunların insana değer vermek gibi bir durumu var mı yok. Bunlar çocukların okula gitmesini engelleyecek kadar merhametsizler, Bunların nesillerimizin geleceği açısından bir dertleri yok bunlar sadece vuracaklar yıkacaklar yakacaklar. Biz esrar tarlalarını yakınca tepki gösterdiler niye çünkü bunlar esrar tüccarı. Oradan teröre kaynak aktarıyorlar. Almanya'da Merkel'e de dedim, Almanya'nın göbeğinde çadır kuruyorlar, terörist başının posterini asıyorlar. Almanya'da zekat topluyorlar, Hac'a gönderiyorlar. Zerdüşt'ün hac diye bir şeyi olur mu? Bunların İslamla uzaktan yakından alakası olabilir mi?

Alternatif cuma namazları kılıyorlar, alternatif cumhuriyetçiler gibi.

Ne devletin ne Cumhuriyet'in bekçiye ihtiyacı yoktur ne de milletin mürebbiyeye, dadıya ihtiyacı yoktur. Bu aziz millet, kendi cumhuriyetini, kendi devletini koruyabilecek iradeye, güce evelallah sahiptir. Bu güç bu millette olmasaydı bugün biz burada olmazdık. Ülkemizde demokratik cumhuriyetin korunmaya değil yaşatılmaya, güçlenmeye, güçlendirilmeye ihtiyacı var.

Büyük bedeller karşılığında vatan yaptığımız bu ülke, bu topraklar üzerinde kurduğumuz son devlet Türkiye Cumhuriyeti, bizim namusumuzdur, onurumuzdur, haysiyetimizdir. Kimse bizim bu değerlerimize el uzatamaz, göz koyamaz. Bin yıllık mücadelenin simgesi olan ay-yıldızlı bayrağımızın rengi, mürekkep kırmızısı değil, kan kırmızısıdır
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim