• BIST 103.929
  • Altın 148,575
  • Dolar 3,5497
  • Euro 4,1792
  • Kayseri : 26 °C
  • Ankara : 17 °C
  • İstanbul : 25 °C

Başbakan Tayyip Erdoğan'dan Sözcü'ye cevap geldi

Başbakan Tayyip Erdoğan'dan Sözcü'ye cevap geldi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Rize'de Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi açılış töreninde konuştu. Erdoğan "Kaldır başını" diyen Sözcü gazetesine de tepki gösterdi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rize'de kendi adını taşıyan üniversitede kendisine verilen fahri doktora ünvanını alırken bir konuşma yaptı. Konuşmasına Siirt'te şehit düşen askerleri yad ederek başlayan Erdoğan, Sözcü gazetesinin manşetine sert tepki gösterdi. Erdoğan, "Başımızın öne eğik olmasını baş köşelere çekenlere sesleniyorum. Bu o andaki hüznümüz sebebiyledir. Ama sizler bunu ayırt edemeyecek kadar farklı bir atmosferin içindesiniz. Bizim milletimiz kimin başı öne eğikse onun ne anlatmak istediğini biliyor. Biz başımızın nerede dik durduğunu göstermiş bir partiyiz." diye konuştu.

İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:


"BAŞIM ÖNE EĞİKTİ ÇÜNKÜ.."
"Siirt Pervari'de şehit düşen askerlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Bugüne kadar fedakarca vatanına hizmet eden şehitlerimizi rahmetle yad ediyorum. Başımızın öne eğik olmasını baş köşelere çekenlere sesleniyorum. Bu o andaki hüznümüz sebebiyledir. Ama sizler bunu ayırt edemeyecek kadar farklı bir atmosferin içindesiniz. Bizim milletimiz kimin başı öne eğikse onun ne anlatmak istediğini biliyor. Biz başımızın nerede dik durduğunu göstermiş bir partiyiz. Biz biliyoruz ki şehadet makamı makamların en yücesidir. Oraya her kişinin ulaşması da mümkün değildir oraya ancak er kişiler ulaşır.

"YAŞANANLARDAN DERS ÇIKARTARAK ÖNLEM ALACAĞIZ"
Bu hain örgüte karşı yılmadan usanmadan mücadele veriyoruz vermeye devam edeceğiz. Bu çok boyutlu mücadele sürecinde bu tür kazalar da yaşanabiliyor. Bu mücadelenin doğasından kaynaklı acılar yaşanabiliyor. Yaşananlardan ders çıkararak önlemler alarak tedbirleri en üst düzeyde gözeterek bu mücadeleyi kararlılıkla sürdürmek zorundayız. Adli ve idari soruşturma başlatıldı.

"BUGÜN BU FAKİR ÇOCUK İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR GÜN"
Bugün bu fakir için çok önemli bir gün. Bugüne kadar birçok üniversitede şahsıma fahri doktora tevdi edildi. Baba ana şehri Rize'de fahri doktora ünvanı almak çok ayrı bir duygu. Biz bir şey olmak için değil, bir şeyler yapabilmek için bu mevkilerde bulunuyoruz. İnsanlar yaptıklarıyla anılırlar. Hayırlı işler yapanlar milletin gönlünde yer alırlar şerde yarışanlar esefle yad edilirler. Sadece caddeye sokağa isimler verilerek isimler yaşatılmaz. İsimler ortaya konulan eserlerle yaşar. Bugün görüyorsunuz milletin vicdanında mahkum edilen isimleri bir bir tabelalarda indiriyoruz. Bu isimleri tabelalar değil millet yaşatır. Bir Rizeli olarak şu Karadeniz'de gündelik hayatın nerden nereye geldiğini çok iyi biliyorum. Çocukluğumda yaz tatillerinde durum neydi bugün ne? Ahh ahh.. Şu Armelet Dağı'nın dili olsa da konuşsa. Biz Ferhat'ız.

"YIRTIK PANTOLON, YIRTIK ÇARIKLA OKULA GİDİYORDUK"
Bu çocuk yırtık pantolon, yazın bile giyilmeyecek çarıkla 5 kilometre yürüyerek dağları aşarak okullara ulaşırdı. En az 2 saati aşkın yol yürüyen çocukları anamızdan babamızdan dinleriz. Salana tepesine kadar çarıklarımız eskimesin diye giymezdik. Nereden nereye.

Tezek yakılan okulun duman dolduğu sınıflarda dersler verilirdi. İlkokul bitince çile daha da katlanıyordu. Her gün gidip gelmek mümkün değil. Çocuklar hala amca dayının yanına emanet ediliyor daha 12 yaşında gurbeti yaşıyorlar. Kaldıkları derme çatma mekanlarda, ha aklınıza bugünkü yurtlar gelmesin. Çocuklar dişlerini sıkarak derslerini çalışıyorlar. Bu çocuklar zorluklara asla b oyun eğmediler.

"BİZİM SİLGİMİZ, KALEMİMİZ YOKTU"
Bizim silgimiz kalemimiz okulumuz yoktu. Okulda yakacak kemremiz de yoktu. Bugün sırtını Kaçkar'a dayamış 14 bin öğrencisiyle 41 akademik birimiyle dünyada iddia sahibi bir üniversitemiz var. Rize'nin çocukları artık genç yaşta gurbete çıkmak zorunda kalmayacak. Bugün bazı dostlarıma anlattım. İki odalı evimize babam çat kapı misafir getirirdi. Annem hiçbir zaman Hacı bunları nereden getirdin demezdi. Anacığımın her zaman fasulye turşusu ve bir teneke kavurması hazırdı. Bakarsın yumurtalı kavurma. Evde yaptığı baklavası hazırdı. Misafir memnun biz memnun. Fakat şimdi böyle bir şey hak getire. O randevu alınmazsa misafir getiremezsin mümkün değil. Rizeli'nin Anadolu insanının en güzel örnekleridir. Batı'nın çocuklarında bunu göremezsiniz. Dilerlerse anne baba ocaklarında diledikleri eğitimi görebiliyorlar. Hastalandıkları zaman Trabzon'a giden Rizeli ve Artvinliler vardı. Ama artık kendi memleketlerinde tedavi olabiliyorlar. Rize artık diğer illerden Gürcistan'dan dünya ülkelerinden öğrencileri bağrına basıyor. Bu manzara sadece Rize'ye ait bir manzara değil. Rize'den aldığımız dersle 81 vilayete hizmet götürmenin mücadelesi içine girdik. 10 yıl önce Artvin'de üniversite kurmak kimin aklından geçerdi. Gelen siyasetçilerin tamamı Rize'ye üniversite vaat ettiler ama biz söz verdik yaptık.

"TUNCELİ'YE DE YAPACAKLAR MI? DİYORLARDI"
Tunceli'de üniversite yokken biri çıkıyordu Tunceli'ye üniversite yapacaklar mı diyorlardı? Yaptık ne oldu? 92 yeni üniversite yaptık. Üniversite sayımız artık 168'e ulaştı. Barınma sorununu ortadan kaldırmak için çok önemli adımlar attık.

Biz üniversite harçlarını kaldırdık bizim baskımızla kaldırdılar dediler. Bunların gözleri görmez, bunların kulakları kapalı. Bunlar dünyaya karanlık gördükleri için hep bu açıklamaları yapıyorlar. Ziya Paşa'nın bir sözü var, ama bu topluluğun önünde söylenmez.

Kredi derecelendirme kuruluşlarına açık açık dedim ki Türkiye'ye haksızlık yapıyorsunuz dedim. Gümbür gümbür geliyoruz dedim. O kredi kuruluşu mahkemeye düştü ve 30 milyon dolar ceza aldılar. Naylon bordrolar hazırladılar. Biz ölçtük biçtik doğrusunu yaptık. Şu an AB ülkeleri arasında ekonomik kritiler noktasında çok çok iyi noktayız.

"ENFLASYONU YÜZDE 30'DAN TEK HANEYE DÜŞÜRDÜK"
Halkımızı kandırmak için durmadan paranın yanına bir sıfır ekliyorlardı. Biz 6 tane sıfırı attık. Bunları attığımız zaman enflasyon patlar çatlar diyenler, Türkiye'nin en çok satan gazetelerinde yazanlar şimdi kurmuşlar bir gazete afedersiniz toplanmışlar orada, bizim enflasyonu yüzde 30'dan tek haneye düşürdüğümüzü görmek istemiyorlar. Bir kurşun kalemi 1 cm kalıncaya kadar kullanmaktan, ekmeğin içini silgi yaptığımız noktadan bugün bu noktaya geldik. Bugün akıllı tahtalar ve tabletler öğrencilerin hizmetinde. 3 yılda inşallah bütün okullarımız akıllı tahtasına kavuşacak. Dün Rize'nin köylerine ulaşılmıyordu, bugün Bosna'nın Filistin'in köylerine ulaşıyoruz.

"BİZE GERİCİ DEDİLER YOBAZ DEDİLER"
Bize gerici dediler, yobaz dediler. Niçin cenaze yıkayıcısı olmak istiyorsunuz dediler. Bunlar yapamaz dediler. Bizim şahsımızda milleti karanlıkla cahillikle özdeşleştirmek istediler. Şu anda kimin ak kimin kara olduğu çok net bir şekilde ortaya çıktı. Onlar üniversitelerde yasakları savunurken biz üniversiteleri dünya öğrencilerinin hizmetine açtık. Onlar başörtüsüne, sakala takılırken biz binlerce insana okul yollarını açtık. Biz tercih özgürlüğünü genişletiyoruz. 10 yıllar boyunca meslek liselerine neler çektirdiler. Bu okulları gerici yuvası gibi gösterdiler. Bu okullarda okuyan çocuklara öcü muamelesi yaptılar. Ne oldu? En büyük tehdit olarak gösterilen imam hatip okulları Türkiye'ye hangi zararı verdi? O okulun mezunları Türkiye'yi yeni baştan inşaa ediyor. O okulların mezunları 75 milyona efendilik için değil hizmetkar olmak için çalışıyorlar.

"HOCALAR RİZE'Yİ BIRAKMASIN"
Onlar geriye doğru baktıklarında kendi dönemlerindeki toplum mühendisliklerini göreceklerdir. Biz geriye baktğımızda verdiğimiz hizmetleri göreceğiz çünkü biz bu ülkenin gençlerini çok seviyoruz. Eğitim bir numara, sağlık iki numara, adalet üç numara. Bunlar üzerinden Türkiye yükseliyor. Hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmayacağız. Benim hocalarımdan bir ricam var. Rize'de göreve başlayıp, Ankara'da göreve başladıktan sonra şu Rize'yi bırakmayın. Rizeli, çocuklarına bir harf öğretenin kölesidir. Bizi bırakmayın. Gece geç saatlere kadar kurulmakta olan vakıf ve değerli rektörümüzle eksikliklerin giderilmesi için gerekli çalışmaları yaptık. Bakın 10 yılda yapılamaz denilenleri başardık. Bir kere bu ülkenin her bir ferdi yürekten şuna inanacak: 21. yüzyıl bir Türkiye yüzyılı olacaktır. 2023 hedeflerini Allah'ın izniyle tutturacağız. 2071 hedeflerine sımsıkı sarılacağız ve Alparslan'ın torunları yan gelip yatmayacaktır. Biz de başaracağız. Bir kere daha dünyanın en güçlü ülkeleri arasında yer alacağız..."
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim