• BIST 82.779
  • Altın 147,577
  • Dolar 3,7780
  • Euro 4,0388
  • Kayseri : 4 °C
  • Ankara : 2 °C
  • İstanbul : 7 °C

Başbakan'dan Yardım isteyen Kayserili aile erdoğan'ı görmek istiyor

Başbakan'dan Yardım isteyen Kayserili aile erdoğan'ı görmek istiyor
Kayseri’de yaşayan 3.5 yaşındaki Ela Naz’ın annesi Nezahat Doğan, kızına doğru teşhis konulmadığını ve kızı ile kimsenin ilgilenmediğini söyleyerek büyüklerinden yardım istedi.

Kanser hastası Ela Naz’da ölmek istemediğini söyleyerek, "Başbakanı görmek istiyorum" dedi.
Kayseri’de 2010 yılında doğan Ela Naz Doğan, makatının dar olduğu için dışkısını çıkarmadığı şikayeti ile ailesi tarafından Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Servisi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Ela Naz’ın annesi Nezahat Doğan’ın iddiasına göre burada sorumlu doktorlar tarafından yapılan muayenede herhangi bir şeyi olmadığı gerekçesiyle eve gönderildi.


Kızının doğumundan sonra yaşadıkları olayları anlatan anne Nezahat Doğan, “Benim kızım 3.5 yaşında kanser hastası. 2010 yılında Kayseri Doğum Evi’nde doğdu. Doğduğunda kakasını yapamıyordu. Erciyes Üniversitesi’ne sevki edildi. Orada Çocuk Cerrahi Bölümü’nde bir doktor gözetiminde yattı. 1 hafta sonra 'çocuğun hiçbir şeyi yok, çocuğunuzu götürebilirsiniz' deyip kucağıma verdiler. Oysaki benim çocuğumun sürekli karnı şişiyordu ve karnı ağrıyordu. Kakasını da sızıntı halinde yapıyordu. 2 ay sonra ben Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurduğum zaman bana, ‘Sizin çocuğunuzun poposunda darlık var’ dediler.

'Hemen fakülteye sevk ediyoruz' dediler. Ben çocuğumu fakülteye götürdüm. Fakülteye götürdüğüm zaman asistanlar bakıyordu. ‘Daha önce Mustafa bey tedavi ettiği için yine onun görmesini istiyorum’ dedim. ‘O ücretli’ dediler. Ücretini ödediğim zaman Mustafa bey geldi. Bana ‘Ben bu bebeği biliyorum annesi, neden getirdiniz?’ dedi. ‘Çocuğun poposunda darlık varmış’ dedim. Çocuğa baktı ve ‘Bu bizim gözümüzden kaçmış’ dedi. Sonra orada çocuğa dilatasyon yaptı. Uygulamayı yaparken, ‘Mustafa Bey, bu gözünüzden kaçmış ise, başka bir şeyde gözünüzden kaçmış olabilir. İleri derecede tetkik falan ne varsa, onu yapın’ dediğim zaman ‘Her şeyi yapmışız annesi ama bu kadarcığı gözümüzden kaçmış’ dediler. ‘Bunu periyodik olarak ara arar getireceksin, popoyu genişletene kadar dilatasyon yapacağız’ dediler. Onu yaptılar ve ben eve geldim.

15 gün sonra tekrar götürdüm. Çocuğun çok ağrısı ve inlemeleri vardı. Götürdüğüm zaman tekrar üçgen ağızlı bir şeyle kesti. Sonra tekrardan dilatasyon yaptı. Bunun üzerine kızdım böyle tetkik olamaz deyince, ‘Çocuğumu götürmek istiyorum’ dedim. Bana, ‘götürürsen götür, başka bir tedavisi bulursan bize de haber verirsin’ dediler” diye konuştu.
Erciyes Üniversitesi’nden sonuç alamayınca Ankara’ya gittiklerini anlatan Doğan, “Çocuğumu alarak Ankara Ulus’a götürdüm. Yatacak yer olmadığı için oradan tekrar çıkardım. Oradan Ankara Dış Kapı Hastanesi’ne gittik. Orada da MR çekmeden, anestezi altında dilatasyon yaptılar. Çocuğumun poposunun genişliği 8 milim ama ameliyat notunda da olduğu gibi 16 milimlik demir ile müdahale ettiler. Buradan da sonuç alamayınca Gazi Üniversitesi’ne başvurdum.

Burada ameliyat sonrası kontrol MR'ı çekilirken, beni bir hoca yukarıya çağırdı. Bana ‘Annesi çocuğun hastalığını biliyor musun?’ diye sordu. Bende bana sadece poposunun deliğinin küçük olduğunu söyledim. Bana durumun kötü olduğunu, kanser olduğunu söyledi. Bana kendisinin beni aydınlatacağını söyleyerek, ‘Annesi çocuğunuzun hastalığı bugüne kadar Gazi Üniversitesi’nin 30 yıllık geçmişi var ama bu kanser dalında Ela bizim ilk hastamız. Biz çocuğunuza kemoterapi vereceğiz ama çocuğunuzun 7 aylık ömrü var. Bu çocuk ölecek’ dedi. Bende ‘O zaman kemoterapi vermeyin, acısız ölsün’ diyerek çocuğumu eve getirdim. 1.5 yıl çocuğa hiçbir şey olmadı. 1.5 yıl sonra kitleler tekrar nüksetti. Bunun üzerine tekrardan Gazi Üniversitesi’ne götürdüm. Yara kapanmadı. Bunun üzerine çocuğun açılan belini, günde 3 öğün kazıdılar. Çocuğun beli açık kaldı” dedi.
‘Çocuğum ölmesin, yardım edin’ diyen Nezahat Doğan, “Ben çocuğumun ölmesini istemiyorum. Ölürse de her şeyi yapılsın. Yaşama hakkı elinden alınamaz. Ben çocuğumun kurtulmasını istiyorum. 3.5 yıldır ne çektiğimi bir Allah bilir biz ben biliyorum. Ben maddi ve manevi tükenmiş durumdayım. Sağlık Bakanlığı’na ulaşamıyorum. Cumhurbaşkanlığı’na fax çektim cevap alamıyorum. Başbakanlığa yazı yazdım geri dönen olmadı. Benim çocuğum perişan durumda, ben perişan durumdayım. Ben çocuğumun iyileşmesini istiyorum” dedi.


“BAŞBAKANI GÖRMEK İSTİYORUM”
Kanser hastası Ela Naz Doğan ise, Başbakanı görmek istediğini söyledi. Ela Naz, “Bu hastalıktan kurtulmak istiyorum. İyi doktor amcalarım beni kurtarsın. Beni iyileştirsinler. Beni hep kestiler. Bana ölecek dediler. Kapıya koydular. Ben ölmeyeceğim. Ölmek istemiyorum. Beni kurtarın. Başbakanın beni ziyaret etmesini istiyorum. Benim yanıma gelsin. Onunla konuşmak istiyorum” ifadelerini kullandı.
Öte yandan, küçük Ela Nur'un Kuran ayeti okuyarak, ameliyatlı yerine sürerek, 'Allah'ın bana şifa ver' diyerek dua etmesi yürek burktu.

iha

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim