• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kayseri : 10 °C
  • Ankara : 8 °C
  • İstanbul : 18 °C

BAŞKAN AKAY KAYSERİNEWS.COM'A 2014 DEĞERLENDİRDİ

BAŞKAN AKAY KAYSERİNEWS.COM'A 2014 DEĞERLENDİRDİ
Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay' Kayseri Şeker Fabrikasının 2014 yılı çalışmalarını, Kayserinews.com Koordinatörü Ali Burhan'a değerlendirdi.

 

 TÜRKİYE'DE ŞEKER ORANININ EN YÜKSEK OLDUĞU 2 DE BÖLGE KAYSERİ ŞEKER’E AİT

 

Hüseyin Akay; 2014 yılını değerlendirirken Türkiye'de şeker oranının en yüksek olduğu bölge Erciş bölgesi 17 seviyesinde gerçekleşti. Kayseri Şeker olarak bölgemizde Kayseri’nin ilçeleri, köyleri, Sivas’ın, Gemerek, Şarkışla, Altınyayla, Yıldızeli, Boğazlıyan, Yenipazar, Yenifakılı, Çandır, Şefaatli, Çayıralan, Sarıkaya’nın, Yozgat’a bağlı bazı köyleri ve bu biraz önce saydığım ilçelerin tüm köyleri bunun yanında da  Avanos ve köyleri, Kozaklı’nın bir kısım köyleri bizim ÇALIŞMA ALANIMIZ içerisinde bütün bu bölgede şeker pancarında ki şeker oranı 16.81 olarak gerçekleşti yani Erciş ten sonra ikinci sırada bizim bu bütün bölgede ki elde ettiğimiz şeker oranı Türkiye’de ikinci sırada yer aldı

 

Onun dışında diğer bölgelerde rakamlar giderek aşağı doğru seyrediyor. Bazı bölgeler var ki gerçekten 11,12,13 gibi rakamlar yaşanmış görünüyor. Üretim bu şekilde sonuçlanmış, bu çiftçi açısından önemli bir mağduriyeti gündeme getiriyor. Yani mağduriyet sadece baharda  kuraklığın olması, zararlıların ortaya çıkmasından ile  kalmadı. Gece  hava ısısının özellikle Temmuz, Ağustos, Eylül aylarında 20 derecenin altına  düşmemesinden dolayı  bu şeker oranında ciddi bir gerileme yaşandı ve pek çok bölgemizde de 11,12,13 gibi oranlar ortaya çıktı.

Türkiye'de şeker pancarının fiyatı %16 polar esas alınarak tespit ediliyor. Böyle olunca da 16’nın altında polar elde edildiği zaman fiyat aşağı doğru düşüyor. Mesela Türk Şekerin ilan ettiği fiyat 157.5  lira bu 16 polara göre ilan edilmiş fiyattır. Eğer polar 15 olursa işte aşağı yukarı 10 lira fiyat düşüşü meydana geliyor.14 olursa 20 liraya yakın bir fiyat düşüşü oluyor.13 olursa 30 liraya yakın her bir rakam düşüşünde 10 liraya yakın bir fiyat düşüşü oluyor, bu da çiftçinin gelirini olumsuz etkileyen faktörlerden birisi ve önemli bir kalem dolayısı ile bütün Türkiye genelinde pancar çiftçisi de yani hububatta olduğu gibi yaşanan sıkıntılardan sonra pancar çiftçisi de Türkiye genelinde ciddi bir sıkıntıyla karşı karşıya kaldı.

 

 Bu sene biz Kayseri Şeker olarak şeker oranımızın yüksek olmasından memnunuz ama bir önceki seneye baktığımız zaman bizimki de 1.2 oranında maalesef gerilemiş durumda bundan dolayı da çiftçimiz adına üzüntülüyüz. Sadece çiftçimiz adına değil aynı zamanda bu fabrikaya da yansıyor çünkü fabrikada işlediğiniz 100 kilo pancardan diyelim ki 16 kilo, 15kilo yada 14 kilo  şeker alabilirsiniz ne kadar fazla alabilirseniz hem çiftçi kazançlı çıkıyor hem de fabrika kazançlı çıkıyor. Bu yönüyle hem çiftçi, hem fabrika açısından aslında ciddi bir problem söz konusu ama biz bu konuda çiftçimizin mağduriyetine  diğer bölgelere rağmen bizdeki şeker oranı daha az düşmesine rağmen yinede çiftçimizin mağduriyetini önlemek açısından bazı prim uygulamalarını gündeme getirdik ve bu çerçevede özellikle fiyatı 165 lira olarak uyguladık.

Türk Şekerin  verdiği fiyat 157,5 TL iken biz fabrika teslimi pancara 165 lira fiyat uygulaması gerçekleştirdik ayrıca temiz pancara pirim uygulaması devam ediyor. Geç teslim edilen pancara prim uygulaması yaptık. Bütün bunlar çiftçimize bir artı değer olarak intikal etti. Çiftçimiz en azından iklimden kaynaklanan mağduriyeti çok fazla hissetsin istemedik ve bu uygulamalarımızdan çiftçimizin de memnun olduğunu görüyoruz.

 

2014 yılında özellikle bahar aylarında tarım açısından biraz olumsuzluklar yaşandı, bilindiği gibi yağış olmadı. 2013-2014 yılının kışında kar yağışı olmadı. Arkasından bahar aylarında yağmur yine yağmadı, bundan dolayı ciddi kuraklık yaşandı ve bununla birlikte bir takım zararlılarında ortaya çıkması gibi bir durumla karşılaşıldı. Hem kuraklık hem zararlılarla mücadele bahar aylarında çiftçimizi ve bizi yoğun bir şekilde uğraştırdı. Onun dışında özellikle yaz aylarında iklim oldukça sıcak gitti. 2014 yılında bundan kaynaklanan sorunlar yaşandı. Bu sadece bizim bölgemizi ilgilendiren sorunlar değil bütün Türkiye'yi ilgilendiren hususlar olup, diğer tarım bitkilerini, tarımsal ürünleri de olumsuz şekilde etkiledi. Bu gerek kuraklık gerekse havanın sıcak gitmesi ve özellikle hububatta oldukça verim düşüşleri yaşandı. Bundan  dolayı çiftçimizin ciddi mağduriyeti oluştu. Bu şeker pancarına da yansıdı. Bugün gelinen nokta itibari ile Türkiye'yi takip ediyoruz. Kendi bölgemizi, kendi çiftçimizi, köy köy, ilçe ilçe takip ettiğimiz gibi Türkiye'de bu işle uğraşan fabrikalarında faaliyetlerini takip ediyoruz. Yine o bölgelerde yetiştirilen pancarın da sonuçlarını takip ediyoruz.

 

Asıl olan çiftçinin kazanması

Çiftçinin yaptığı  faaliyetten gelir elde etmesi, ailesini geçindirecek geliri elde etmesi ve insanca yaşaması asıl olan bu ve tabi bir taraftan da işinin kolaylaşması şimdi özellikle köy şartlarında insanlar büyük bir fedakarlık içinde yaşıyorlar. Türkiye’de köy şartları da Avrupa’da ki gibi değil halen köy şartlarında yol sorunu var, ısınma sorunu var, eğitim ,hastalık ,hastane her türlü aklınıza gelebilecek insan için önemli ihtiyaç olabilen bütün konularda köyde yaşayanların bir mağduriyeti var ve şartları çok ağır. Bu ağır şartlarda köyde yaşayan insanların gelirinin daha iyi olması lazım ki orda yaşamalarının bir fedakarlığın karşılığı olsun yoksa o insanları köyde tutabilmenin başka bir imkanı yok onun için de çiftçimizin gelirinin artması birinci öncelik olması gerekir. Onun yanında işlerinin de kolaylaşması konusu var biz her ikisine de önem veriyoruz. Çiftçimizin Milli gelirden daha fazla pay alması konusunda hassasız ve bütün dikkatimizi bu konu üzerine yoğunlaştırıyoruz. Bir taraftan da makineleşmeyi gerçekleştirerek işletme büyüklüklerini daha fazla artırarak hem bu manada verimliliği sağlamak hem de işlerini kolaylaştırmak gibi düşüncelerimiz var.

 Bu çerçevede farklı faaliyetler de yapıyoruz. Üç senedir Maus uygulaması bu bölgede gelişerek devam ediyor. Çiftçimizin de oldukça memnun olduğu bir tablo ortaya çıktı. Yeni başlayan bölgelerde ufak tefek aksaklıklar oluyor onlarda zaman  içerisin de gideriliyor. Çiftçinin de buna alışması icap ediyor. Sadece makineyi çalıştırmak yeterli olmuyor insanlarında programlarını ,çalışmalarını makinenin çalışmasına uygun planlaması gerekiyor. Bunlar gerçekleştikçe çiftçiye bu makinelerden daha fazla katkı sağlamakta, işlerinin kolaylaşması ve maliyetlerinin düşmesi konusunda önemli katkı sağlamakta bir taraftan da bunlar gerçekleştiriliyor, bunun yanında iki,üç senedir sadece Türkiye’deki tarım fuarlarına değil Avrupa’da ki tarım fuarlarına, Avrupa’da bu işi yapan şeker pancarı üretimi yapan bölgelere biz çiftçimizi gönderiyoruz, o bölgelerde incelemeler yaptırıyoruz ayrıca şeker fabrikalarında da bu işin nasıl yapıldığını bizzat gözlemlemelerini sağlıyoruz bunun da önemli bir katkısının olduğunu düşünüyorum. Çiftçimizin ufkunun açılması, Avrupa’daki uygulamaların hangi seviyeye geldiğini bizzat görmeleri ve burada uygulamaları açısından önemli bir işlevinin olduğunu düşünüyoruz.

 

Çiftçi milletin temelini temsil ediyor.

 Çiftçiye hizmet etmenin milli bir görev olduğunu düşünüyorum ayrıca manevi bir yönünün de olduğunu düşünüyorum. Onların topyekûn duasını alıyor olmanın ve ailelerinin dualarının alıyor olmanın, geçimine bir katkı sağlıyor olmak  çok önemli bir iştir diye düşünüyorum ve asıl zevk aldığımız yer de burası.

Biz özellikle yaptığımız her işte en önde olmayı hedefliyoruz. Bu fabrika açısından da böyle. Fabrikanın verimi, randımanı açısından da böyle tarladaki verim randıman açısından da böyle, gelir seviyesi açısından işinin daha kolaylaşması açısından her yönüyle en önde olmamız gerekir. Çünkü Türkiye’nin buna da ihtiyacı var. Türkiye eğer bu konularda Avrupayla, dünya ile yarışır hale gelmezse biz bu işi sürdürme imkanından mahrum kalırız. Yaptığımız işlerin sürdürülebilir olmasının yolu hem Avrupa ile hem de dünya ile rekabetten geçiyor. Bu gerek verimlilik açısından gerek randıman açısından gerekse maliyet açısından bu böyle. İşte biz her yönüyle bunları başarmaya çalışıyoruz. Bunları gördükçe de daha fazla mutlu oluyoruz. Tabi burada asıl olan Kayseri Şekerin yaptığı iş şeker pancarı tarımı yaptırmak ve şeker üretimi gerçekleştirmek asıl işimiz bu. Biz  dikkatimizi dağıtmadan konsantrasyonumuzu bozmadan bu işte gelişmeyi hedefliyoruz.

Devlet elindeki şeker kotalarını satsın bizde bunları alalım

kotamızı 311 bin tondan 500 bin tona çıkaralım bunu arzu ederdim. Bu bizim tek başımıza elimizde değil. Devlet önce elindeki kotaların satışını gündeme getirecek bunun ihalesini açacak ki bu olabilsin şimdi Devletin elinde ki Şeker Fabrikaları ya onları satması yada kotasını satması lazım şuanda seçim atmosferinden dolayı bunlar gündeme gelmedi eğer 2014 yılında bu gerçekleşmiş olsaydı biz bu başarıyı sağlamış olacaktık ve bundan gerek çiftçimiz gerekse çalışanımız gerekse bölge insanımız adına büyük bir mutluluk duyacaktık.

Devlet elindeki Şeker Fabrikalarını elinden çıkarsa talibiz diyorsunuz yani

Şeker Fabrikalarına;bir tanesine değil birkaç tanesine talibiz biz buna hazırlanıyoruz. Kuru bir tarafa destelediğimiz bir paramız yok burası işleyen bir mekanizma işleyen bir kuruluş burası.

- İlk geldiğiniz günleri hatırlıyorum çok büyük bir sıkıntının içerisine düştünüz. Bu aynı zaman da 2014 yılının son programı artık çok daha rahat konuştuğunuzu görüyoruz.

 4 sene geçti 2010 yılının sonu 2011 yılının başında devraldığımız Kayseri Şeker artık yok o gün ki Kayseri Şeker’le ilgi bir inceleme yaptığınız zaman GOOGLE’a Kayseri Şeker diye girdiğiniz zaman karşınıza sayfalar dolusu yolsuzluk haberleri geliyordu. Kayseri Şeker dediğimiz zaman bu geliyordu ve tamamen olumsuz haber söz konusuydu geriye gidiş, batak söz konusuydu ve 4 sene geçti ve biz bu zaman içerisinde gerçekten büyük mücadele verdik yoğun çalıştık ve büyük başarılar sağladık. Artık Kayseri Şeker o dönemleri atlattı şimdi Kayseri Şeker denince gerek Kayseri’de gerek Türkiye’de gerekse Avrupa’da farklı bir şekilde algılanıyor. Biz bir ay kadar önce Londra’da Dünya Şeker Kongresi vardı ona katılmıştık ve pek çok Avrupa’lı kuruluş yöneticileri ile görüşmeler yaptık ve oradan sonrada bir firmanın davetlisi olarak Almanya’ya gittik yani artık herkes Kayseri Şekere farklı bir gözle bakıyor bu hem yurt içinde hem de yurtdışında böyle. Yurt içinde finans kuruluşları artık Kayseri Şekere ihtiyacı olsa da kredi versek diye yarış içerisine girmiş vaziyette ,bu işin hangi noktaya geldiğinin net bir ifadesi. İş sadece böyle değil bizim bölge çiftçimizin memnuniyeti her tarafa yansıyor çevredeki bütün devlete ait Şeker Fabrikalarına üretim yapan çiftçiler diyorlar ki bizde Kayseri Şekerin bünyesine geçmek istiyoruz diyorlar. Kayseri Şeker’le üretim yapmak istiyoruz diye talepleri var. Bunu sadece bize değil kendi bölgelerindeki siyasetçilere de iletiyorlar. Bu gelinen noktanın ,başarının net bir ifadesi. Sözümün başında söyledim işin bu noktada kalmaması önemli  daha fazla geliştirilmesi lazım biz bunun gayreti içerisindeyiz işte 2014 yılı bize bunu gösterecek şuana kadar bizim geldiğimiz nokta itibari ile hesaplamalarımızı biz yapıyoruz 30 Nisan 2015 tarihinde çıkacak bilançonun da hesaplarını yapıyoruz. Hesap dönemimiz yıldan farklı dedik. Geçen seneki 122 milyonu kıracak bir başarıyı bu sene sağlayacağımız görünüyor. Bu kadar verim ve polar düşüklüğüne rağmen yinede biz yaptığımız satış politikaları masrafların kısılması daha verimliliğe dönük çalışmalar böyle bir sonucu ortaya çıkaracak. Daha fazla bir başarı 30 nisan itibari ile bekliyoruz. Elde edilen bu sonuçların nimetini hem çiftçilerimiz görüyor hem çalışanlarımız hem tüm bölgemiz görüyor hem de Kayseri Şeker geleceğe daha sağlam adımlarla ilerliyor. Biz bu tabloyu daha çok büyütmek çabasındayız. Eğer Şeker Fabrikası ya da şeker kotası alacak olursak o zaman Kayseri Şeker bu sektöre daha sağlam bir şekilde damgasını vuracak demektir. 2017 yılında Avrupa kotaları kaldırıyor şeker ticaretini serbest bırakıyor ona hazırlanmak açısından da önemli bir vesile olacaktır. Çalışmalarımız bu istikamette devam etmektedir.

 

2014 yılı çiftçilerin  pancar ödemeleri

Bunun konuda  çiftçimiz çok memnun bu durumdan biz her ihtiyaç olduğunda yetişiyoruz. Onlar bizim bir parçamız ,biz onların bir parçasıyız biz iyiliği de beraber yaşayacağız Allah vermesin sıkıntıyı da beraber yaşayacağız tabi amacımız onlara sıkıntı yaşatmak değil onların işini kolaylaştırmak olduğunu her fırsatta söylüyorum. İhtiyaçlarını karşılamak işlerini kolaylaştırmanın bir yolu da ihtiyaçlarını da karşılamaktan geçiyor yani çiftçi bunalmış ,borca girmiş ,elektrik şirketine borca girmiş ,elektriği kesilmiş  siz burada parmağınızı oynatmıyorsunuz böyle bir şey olmaz bu yöneticilik değildir. İşte geçen sene yaptığımız bir takım uygulamalar var. Mesela bizim çiftçilerimizin en önemli giderlerinin başında elektrik paraları var su kuyularından suyu çıkarmak için elektrik kullanmaları icap ediyor ,bazı yerlerde bunları mazotla yapıyorlar ama sonuçta mazotta ,elektrikte parayla çiftçinin maaşı yok ki her ay bunu elektrik şirketine bu parayı ödesin ,ödemekte zorluğa düşüyor.biz buna köklü bir çözüm bulduk. Geçen sene elektrik şirketleriyle görüştük anlaştık.dedik ki ;çiftçinin borcunu bizden tahsis edeceksiniz ,çiftçiye bu konuda sıkıntı vermeyeceksiniz. Çiftçi parayı ödeyemediği takdirde elektrik şirketi geliyordu ve elektriği kesiyordu bir kesme ,açma ücreti kesiyordu ayrıca borcundan dolayı yüksek faiz ödemek durumunda kalıyordu bütün bunların hepsi bu uygulamamızla ortadan kalktı. Şimdi elektriği kesilen çiftçimiz olmuyor. İlave yüksek faiz ödemek zorunda kalan çiftçimiz olmuyor. Ayrıca açma-kapama bedeli ödemek zorunda kalan çiftçimiz olmuyor. Bunu biz bankadan temlik kullanmak sureti ile çiftçilerimize karşılamak istediler. Mesela daha önce çiftçilerimiz bankalardan yüksek faizlerle bu krediyi kullanmak zorunda kalıyorlardı geçtiğimiz sene ziraat bankası bütün bölge çiftçisine kapılarını açtı işlerini en kolay şekilde çözümleyecek uygulamaları getirdi ve çiftçimiz devletinde desteğinden yararlanmak suretiyle hazinenin de zirai destek kredisinden faydalanarak ziraat bankasından bu krediyi kullanmaya başladı bu çok önemli bir katkı sağladı. Onun dışında biz her anında ekim avansı ,çapalama avansı sulama ,avansı söküm avansı bunların hepsini zaten zamanında karşıladık. Gübre ihtiyacı ve mazot ihtiyacı istediği kadar bunlar karşılandı. Hiç bir konuda biz çiftçimizin başkasına muhtaç etmedik her bir ihtiyacını zamanında ve yeteri kadar ama makul ölçülerde karşılamak arzusundayız ve bu 2014 yılında hakkıyla yerine getirildi. Bundan dolayı insanlarımız çok büyük memnuniyet duyuyorlar. Biliyorsunuz ;şuana kadar henüz pancar bedelleri ödenmedi ,pancar yeni teslim edildi. Fabrika faaliyetinin son günlerini yaşıyor kampanya bitecek dolayısı ile kampanya bitmeden aşağı yukarı toplam pancar bedelinin %75’i ödenmiş durumda yani geçmişte pancar bedelinin önemli bir kısmı  Nisan ,Mayıs ,Haziran’a taşıdığı oluyormuş şimdi biz geçen sene Mart’ta ödemiştik kalan pancar bedelini bu sene 20 Şubat’ta ödeyeceğiz ,gelecek senede Allah kısmet ederse 20 Ocak’ta ödeyeceğiz sonrada söküm avansını kaldıracağız. Söküm avansı niye kalkacak derseniz pancar bedelini ,söküm avansı gibi ödeyeceğiz bundan dolayı söküm avansı ihtiyacı ortadan kalkacak yani bu Kayseri Şekerin geldiği noktanın bir ifadesi hem de yaptığı hizmetin hangi noktaya geldiğinin bir ifadesi bunları Türkiye’de bizim seviyemizde uygulayan başka bir şirket olduğunu düşünmüyorum. Ben çiftçi meclisi toplantısında ,çiftçilerimize de şunu söyledim bizden daha yüksek çiftçisine gelir sağlayan şirket varsa bana örneğini gösterin biz o eksikliği telafi edeceğiz size bu sözü veriyorum dedim.Kayseri Şeker  her şekliyle Türkiye’de önde gelen bir fabrika bu noktaya geldi ve bu nokta da  devam edecek.

Yatırımlar ve 60 yıllık fabrikadaki tadilatlar yenileme çalışmaları

Biz son üç senede gerek Kayseri Şeker gerekse Boğazlıyan Şeker Fabrikası olarak 55 milyon liralık yatırım yapmışız bu paraya Organize Sanayi de dört,beş fabrika  kurarsınız,bu sene Kayseri Şeker Fabrikasının 60 yıllık şeker kurutma ünitesini yeniledik.60 yıldır üç silindirden oluşan ünitesini yeniledik.Ayrıca Boğazlıyan’a küsbe  kurutma tesisi kurduk deneme çalışması yaptık ve gelecek seneye hazır hale geldi.İşletme de çalışan yönetici arkadaşlarımız ihtiyaçlarımızı bir öncelik sırası haline getiriyorlar biz de onları bir plan  dahilinde yenilenmesini sağlıyoruz  ve fabrikanın bu yenilemelerle birlikte verimi daha da artıyor, randımanı artıyor  ve bunlar  kendilerini kısa bir sürede amorti  edecek şekilde bu uygulamalar yapılıyor.Tabi ki  bu makineler  sadece yatırım  olarak kalmıyor onların onarımı,bakımı,tamiri de var kampanya bittikten sonra onlar bakıma alınacak,sökülecek ve değişmesi gereken parçası varsa değişecek,yağlanacak ve  gelecek kampanya dönemine hazırlanacak bunlarda tabi önemli masraf kalemleri tutuyor,zaten bunları sayacak  olursak çok rakamlar ifade etmemiz gerekir.Kayseri Şeker Fabrikası bu karları  sağlıyor bir taraftan da geçmişteki batakta dönemlerden bu  yana 174 milyon,16 milyon da yıl sonu itibariyle  ödenecek 190 milyon faiz  ödemiş yani 190 trilyon  faiz ödemiş  işte Kayseri Şekerin bu gücü var  hem kredi ödeniyor hem de faiz ödeniyor hem bir taraftan yatırım yapılıyor hem çiftçinin her ihtiyacı karşılanıyor hem bunun karşılığında fabrika kar elde ediyor  hem de buradan  vergi ödüyor yani Kayseri Şeker Fabrikası bir yılda kurumlar vergisi,gelir vergisi,stopaj vergisi,sigortası ödediği maaşların dışında 100 milyon lira vergi ödüyor yani devletin bütçesine  bu kadar katkı sağlıyor işte  bütün  bunları yapıyor bu kuruluş gerçekten bütün  bölge için  bir nimet Katma Değeri yüksek bir kuruluş bu kuruluşun yaşaması lazım,emin ellerde geleceğe büyütülerek taşınması lazım biz bu manada üstümüze düşen görevi layıkıyla yapıyoruz

 

-Gaziantep’te ki çuval fabrikasını Kayseri’ye taşıdınız tam anlamıyla faaliyete geçti mi istediğiniz verimi alabiliyor musunuz?

Çuval fabrikasının bize Gaziantep’te olmasının bize pratikte  hiçbir faydası yoktu zaten birtakım problemler olan bir fabrikaydı,orada jelibon,sakız,bisküvi fabrikası vardı Kayseri Şeker e büyük zararları olan bir fabrikaydı o kapatıldı zaten alınışında büyük sıkıntılar olan fabrikalardı bunlar dolayısıyla çuval fabrikasının başına biz  bir arkadaş  görevlendirmiştik o gerçekten büyük fedakarlık,gayret gösterdi ve orada  çuval fabrikasını kara geçirdi ama orada olmasının bize  hiçbir faydası yoktu onun için gelsin  kendi gözümüzün önünde olsun ve kendi bölgemizin insanı ve çiftçilerimizin çocukları burada çalışma imkanı bulsunlar diye Kayseri’ye getirmek istedik.Organize Sanayi de bir fabrika alındı ve onun tadilat işlemleri yapıldı,makinalar buraya taşındı ,makinalar kurulduktan sonra da faaliyete başlandı.Aynı Gaziantep teki gibi kapasitesi en yüksek şekilde çalışmasını sürdürüyor ve orada bölgemizin çiftçilerinin çocukları çalışıyor.Taşınmadan dolayı iki,üç aylık bir boşluk oluştu bir masraf oluştu bunun bilançoya yansıyacak fakat ona rağmen yılı karlı bir şekilde kapatacağını düşünüyorum.Artık elimizin altında  güzel bir fabrika tabi bunun kapasitesini tam olarak çalıştırmak önemli,şeker sektörü,gübre sektörü,yem sektörü,un sektörü keza kömür sektörü buradan çuval yaptırabilir,alabilir diğer şeker fabrikalarının ihtiyaçlarını karşılama konusunda da arkadaşlarımız görüşmeler yapıyorlar yani orası çok şükür iyi vaziyette.

Bizim kapattığımız fabrikalar var ,sakız,jelibon fabrikası bunu gizlemiyoruz kapattık,sattık keza Güneş Hastanesi bu şirketin çiftçisine zarar veren bir kuruluştu zararına satmadık neredeyse başa baş bir fiyata sattık,zaten zararına da satsak yılda 2 milyon lira zarar ediyordu zarardan kar anlayışı da düşünülebilirdi buna rağmen başa baş olacak şekilde arkadaşlarımız değerlendirmelerini yaptılar,satışı gerçekleştirdiler keza burada mesela Pan İmar denilen bir şirket vardı sadece yönetim kurulu vardı hiçbir faaliyeti olmayan bir kuruluştu,Ankara da Pan Şeker denilen bir kuruluş vardı,Amasya ve Adapazarı ile Kayseri kurmuş 2 milyon yani 2 trilyon sermaye koymuşlar onu da tüketmişler Amasya dan, Kayseri’den,  Adapazarı’ndan gidenler o şirket vasıtası ile ağırlanıyormuş  Ankara da nasıl ağırlanıyor ben bilmem böylelikle sıfırı tüketmiş Pan Su zarar eden bir  kuruluştu biz verimsiz bize artı değeri olmayan ilerde de faydası olmayacak kuruluşları kapattık,buralara  harcanan kaynaklar Kayseri Şeker Fabrikasının içerisinde kalmaya  başladı buda  kapasite olarak yansımaya başladı bundan hem çiftçi hem de  çalışanlar gelir elde ediyor hem de tüm bölge insanı fayda görüyor.Kayseri Şeker Fabrikası sadece Kayseri den ibaret bir kuruluş değil  tüm bölgeye hizmet eden bir kuruluş biz kaynağı heba eden noktaları kapattık şimdi artı değer üreten noktaları ayakta  tutuyoruz onları geliştirmeye çalışıyoruz elimizde PanPet ,PanPa ,Pandoğa ,Pankent var bu kuruluşlar  hepsi kar eden kuruluşlar  olarak varlıklarını sürdürüyorlar. Pandoğa’da 900 tane hayvan getirmiş işte 600 tanesi gebeydi  biz geldiğimiz de doğum yapıyorlardı 300  tanesi  bos düve olarak getirilmiş o 300 tanesi genetik problemi olan olarak   getirilmiş ,hastalıklı olarak getirilmiş,Amerika da kesmek için ayrılan düveleri buraya  yüksek para vererek getirmişler yani bu hangi vicdana hangi ahlaka hangi iş ahlakına sığar bilemiyorum.

Bu kadar cesaretli,yürekli açıklamaları nasıl yapıyorsunuz

Biz makamın sevdasıyla  bunları ortaya koyuyor değiliz ki ,biz burda emanetçiyiz. Çiftçinin emanetçisiyiz,çiftçinin malına sahip çıkıyoruz ,biz gücümüzü çiftçiden alıyoruz ,cesaretimizi de çiftçiden alıyoruz hakkıyla bu işi yürüttüğümüz için çiftçinin gücünü  arkamızda  hissediyoruz tabi ki  bizim kendimize de güvenimiz var ama önce Allah sonra sırtımızı dayadığımız  çiftçimiz tabi bize bu cesareti veren biz onların emanetini taşıyoruz bu işi hakkıyla yürütmek için gayret gösteriyoruz,çiftçi de bunu gördüğü için bize bütün gücüyle  destek veriyor bizde bu gücü hakkıyla  kullanıyoruz.Çiftçinin hakkını kimsede bırakmayacağız.Çiftçi bize bunun için oy verdi bizi oturtturdu buraya,daha önce devlet görevlendirmişti şimdi çiftçi  görevlendirdi yani ben şimdi çiftçinin hakkını başkasında bırakmış olursam doğru yapmış olur muyum.Onun için bu konuda  hiç tereddütümüz yok.Eski pehlivanlardan biliyorsunuz kurtdereli Mehmet pehlivan Dünya şampiyonu olmuş demişler ki sen bütün  rakiplerini tuşa getirdin yendin bu gücü nerden buldun demişler.Demiş ki ben Türk milletinin gücünü arkamda  hissediyorum,işte biz de bur da otururken çiftçimizin gücünü arkamızda  hissediyoruz onum için bu kadar güçlüyüz bu kadar cesuruz  onun için bu kadar başarılıyız onun için bu kadar dirayetliyiz,gayretliyiz onlar bize bu enerjiyi veriyorlar.

Kayseri Şeker Fabrikası nın kota mücadelesi

Biz geldiğimizde 2010-2011 yılında ki kotası 292.500 ton idi. Kotası düşmüş 2008 yılında sonra geri verilmiş 75.450 ton yani bu çiftçiye çalışanına yapılan büyük bir ihanet Şeker Kurumu da bunu almış başkalarına dağıtmış ve Kayseri bundan mahrum kalmış ve biz geldiğimizde 292.500 ton idi faaliyet yaptığımız ilk yıl 292.700 ton ikinci yıl 297.200 ton oldu üçüncü yıl 306.200 ton oldu bu sene de 311.400 olarak gerçekleşti biz geldiğimizden beri 18.700 ton kota artışı oldu. Şimdi geçen sene  şeker kurumu 2 milyon Türkiye’nin şeker  kotasını aldı 2 milyon 250 bin ton olarak belirlemişken mahkeme Adapazarı Şeker kurumunu mahkemeye vermişti Adapazarı Şeker mahkemeyi kazandığı için  ona 10.000 ton kota  vermesi icap ediyordu mahkeme kararıyla 2milyon 260 bin tona çıktı ama Şeker kurumu bu sene önümüzdeki sene için 2015-2016 yılı için tekrardan 2 milyon 260 bin olan kotayı 2 milyon 250 bin tona düşürdü  yani 1000 de yarım ,yada 1000 de 4,5 seviyesinde bir düşüş sağladı.Bunu da  tabi şirketlerden kesmesi gerekiyor ,bu hesaplamayı yaparken de son üç yılın üretim miktarlarını ortalamasını alarak hesaplamayı yapıyor.

Kayseri’den de genelde düşen oran kadar binde dört buçuk kadar bir kota düşüşü oldu böyle bir kararı bildirdiler bize toplamda 1400 ton yapıyor yani biz dört senede 18700 ton artırmışız önümüzdeki sene için şeker kurumu 1400 ton bizim kotamızı düşürdüğünü bize bildirdi. Bizde buna itiraz ettik. Bu kota hesaplaması sadece basit matematik hesaplarıyla yapılmaz şeker kanununda yada şeker kanunun ilgili yönetmenliğinde bunu şekere kurumu yayınlıyor fabrikaların kotaları belirlenirken günlük işleme kapasiteleri ,fiili işleme kapasiteleri ,randımanları ,verimlilikleri dikkate alınarak hesaplama yapılır diyorsunuz ama şimdi hesaplamayı yaparken de basit matematik hesabıyla yaptığınızı söylüyorsunuz. Bu doğru bir yaklaşım değil. Kayseri Şeker problemlerini aşmış üreten Şeker Kurumunun tahsis ettiği şekeri fazlasıyla üreten bundan dolayı da C’ye giren bir fabrika dolayısı ile bizim kotamızın düşürülmesine rakam sembolikte olsa kabul edilebilir bir tarafı yok biz artış bekliyoruz bizimkini artırmanız gerekir. Üstelik bizim 2008 yılında 75450 ton kotamızda iade edilmiş. Bize tekrardan iade edilmesi gerekirken haksızlık yapılmış bizim o zamanki yöneticilerimiz bu işi iyi takip edememiş o kotayı geri alamamış mahkemeyi kaybetmişler iyi takip edemedikleri için böyle bir haksızlığa Kayseri Şeker uğramışken tekrardan bunun yapılmasını doğru bulmuyoruz diye biz olaya yaklaştık. Tabi bu biraz Şeker Kurumuyla aramızda azda olsa gerginliğe sebebiyet verdi. Biz bunu isterken 311400ton 310 bin ton arada çok büyük bir fark yok. Biz bunu isterken ne için istiyoruz bölge çiftçimizin kota ihtiyacından dolayı istiyoruz. Bölgemiz çiftçisi daha fazla üretmek istiyor. Böyle bir kapasitesi ve imkanı var bölgenin dolayısı ile fabrikamızın da daha fazla üretme kapasitesi var Kayseri Şekerin iki fabrikası 82 gün çalışıyor ama bizim emsallerimiz 120 ,125 gün çalışıyor yani Kayseri Şekerin iki fabrikası 120 ,125 gün çalışacak olsa çalışır bunun için ilave bir yatırım yapmasına ihtiyaç yok kota olsa bu çalışmayı yapabilir.bundan dolayı kota eksiği var zaten Kayseri Şekerin. Dolayısı ile bizim böyle bir mağduriyetimiz var emsallerine göre 40 gün az çalışan bir fabrikayız bizim 500 bin ton kotamız olsa biz bu ilave 40 gün içerisinde bunu üretiriz ve satış konusunda da bir problem yaşamayız çünkü Kayseri Şekerin ürününde ki kalite ,randımanının yüksek olması tadının diğer fabrikalardan farklı olması bu bizden şeker alan kurumların dikkatini çekiyor ve bizden daha fazla şeker istiyorlar mesela uluslar arası düzeyde bir kuruluş Türkiye’de faaliyet yürüten kuruluş 150 bin ton şeker istiyor biz onlara 65 bin ton verebiliyoruz  ama fazla üretecek olsak onlarında o ihtiyacını karşılama imkanımız olur.yani bizi niye tercih ediyorlar. Benim kara kaşım kara gözüm için tercih etmezler mutlaka onlarda burada bir pozitif bir değer buluyorlar ki yani bir kalite buluyorlar ki standartlara uygunluk buluyorlar ki bunların standartları da Türkiye standartlarının üstünde yani fabrikanın her türlü işleyişini kontrol ediyorlar. İşletmede ki bütün süreci kontrol ediyorlar kalpleri kanaat getiriyor. Kayseri Şeker Fabrikasının üretiminde her hangi bir problem yok diyorlar ürünleri en kaliteli ürün diyorlar ondan dolayı istiyorlar yoksa bizi sevdiklerinden falan istemiyorlar dolayısıyla biz bu kotaya sahip olsak bunu üretiriz ve satarız satmada da bir problem yaşamayız. Bundan hem çiftçimiz kazanır hem insanlarımız daha fazla çalışır ve daha fazla kazanır hem de tüm bölge kazanır.

 

Yani bu kadar artış olsa geçen sene ki ciromuz 780 milyon yarısı neredeyse 400 milyon yani 400 milyon daha bu bölgeye kaynak girse kötüsü mü olur herkes kendi payına düşeni almaz mı bundan herkes faydalanmaz mı bizim tepkimiz bundan dolayı yoksa bizim şahsi meselemizden dolayı bir şey yok kaldı ki Şeker Kurulu Başkanı bizim gerçekten sevdiğimiz saydığımız dost bildiğimiz bir insan her zaman onunla görüşürüz bu kavga ortamında bile görüşüyoruz yani yeri geliyor kavga ediyoruz yeri geliyor işimizle ilgili değerlendirme yapıyoruz. Yani bunu ben Kayseri Şekerin adına çiftçisi adına bu kavgayı veriyorum yoksa Şeker Kurulu Başkanıyla bir problemim şahsi bir sorunum olduğu için bu uğraşı vermiyorum. Biz madem buranın yöneticisiyiz buranın hakkını korumak savunmak zorundayız bu manada biz de kanunlar yönetmelikler çerçevesinde bu değerlendirmeyi yapıyoruz sonuçta burada orta bir yol bulunur bir çözüm üretilir ona inanıyoruz akli selim bir şekilde karara bağlanır.

 

-Çiftçi meclisi toplantısı

Çiftçi meclisi toplandı biz bunları mecliste paylaştık mecliste de bir deklarasyon yayınlandı orda ki vurgulanan hususlar da biz daha fazla üretmek istiyoruz en son maddeyi okuyum ben bu vesileyle mesela 8. madde de 2017 yılında Avrupa Birliğinin şeker kotalarını kaldırma ve şeker ticaretini serbestleştirme kararından sonra Türkiye’de Avrupa’da ki şeker firmalarıyla rekabet edebilecek ender şirketlerden olan Kayseri Şekere karşı yapılan bu uygulama Türk Şeker sektörüne vurulan bir darbedir adeta Şeker sektörünün çökmesine ve pancar çiftçisinin yok olmasına bir davetiyedir. 9. maddede de diyoruz ki Kayseri Şekerin üretim gücü üretim potansiyeli çalışma enerjisi ile çiftçisi daha fazla üretmek , personeli de daha fazla çalışmak istemekte böylece hem bölge ekonomisine hem milli ekonomiye daha fazla katkı sağlamayı hedeflemektedir yetkili kuruluşların ve yöneticilerin bu gücü kösteklemesi değil desteklemesi beklenmektedir.bizim söylediğimiz bu. Çiftçi meclisinde en son dokuz madde den oluşan bir bildiri hazırlandı çiftçilerimizin deklare etmesi sonucunda onların görüşlerini ifade etmeleri sonucunda biz onları maddeler halinde yine hep birlikte yazdık ve böyle bir bildiri ortaya çıktı bu bildiriyi de yayınlıyoruz gizlisi saklısı yok bunun ve bunu bütün bölgenin siyasetçileriyle de paylaşıyoruz çünkü çiftçi bu bölgenin çiftçisi her kesin çiftçinin hakkını koruması gerekiyor. Siyasetçilerimiz bu konuda hakkımızın korunması hususunda gayret gösteriyorlar daha fazla göstereceklerine de inanıyorum ama sonuçta eğer bu iş çözümlenmeyecek olursa artık bu işi hukuk çözümleyecek gerekirse dava açılacak çiftçilerimiz tabi buna demokratik tepki olarak herhangi bir taşkınlığa olumsuzluğa mahal vermeden demokratik bir tepki olarak gidip Şeker Kurumunu ziyaret edecekler. Onun önünde de bu bildiriyi okuyacaklar bu program yayınlandığında bunlarda gerçekleşmiş olacak. Bu tepki bizim şahsi bir meselemiz değil ama biz madem bu görevi üslendik bu görevi yürütüyoruz bu bölgenin bu fabrikanın  çiftçinin hakkını da savunmak sahiplenmek gerekir , biz bu manada görevimizi yerine getiriyoruz. sonuçta makul bir çözüm üretilecek orta bir yol bulunacak diye ümit ediyorum olmazsa hukuk yolu açık Şeker Kurumu kararlarıyla ilgili hukuk yoluna baş vurulacak orda da şeriatın kestiği parmak acımaz herkes bunun sonucuna katlanacak. Kayseri Şeker Fabrikası Kayseri’nin ve tüm bölgenin bir değeri.

Kurumun açıklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kurumun açıklanmasını işin doğrusu bir cümle itibari ile uygun bulmuyorum diyor ki; sonuç olarak tüm kamuoyu tarafından kotasında ki değişimin sebebini kendi bünyesi içerisinde sorgulaması gerekenlerin kamuoyu ve kendi çiftçileri nezlin  de Şeker Kurumuna haksız bir uygulamada bulunuyormuş gibi hedef gösterme çabasının her zaman olduğu gibi boşa çıkacağının bilinmesini isteriz.diyor. yani  kotasının değişiminin sebebini öncelikle kendi bünyesi içerisinde sorgulaması gerekenler bizim burada sorgulayacağımız bir husus yok bizim üretimimiz de bir eksiklik yok tahütümüz de bir eksiklik yok. Şeker Kurumunu verdiği kotanın üretilmesinde bir eksiklik yok A kotasında bir eksiklik B kotasında  yok üstüne üslük C kotası üretiliyor bu şirkette dolayısı ile bizim burada eksiklik olarak sorgulayacağımız bir husus yok bu cümle biraz maksadını aşmış bir cümle onu değerlendirebilirim onun dışında geçmişi özetlemişler demişler ki; falanca yıl Kayseri Şekerin kotası şu kadardı şu kadara çıktı  18.700 ton kotanız arttı artarken sizdendi de düşünce mi bizden gibi sitemkar ifadeler kullanmışlar maksadını aşan olarak bu cümleyi ifade ediyorum.

-Kamuoyu desteği gördünüz mü?

Kamuoyunun öncelikle bizim çiftçimize sahip çıkması gerekiyor. Çiftçilerin  kota ihtiyacı var olanların gelirini artırmaya ihtiyacı var. Öncelikle çiftçinin buna sahip çıkması gerekiyor. Çalışanlarımızın sahip çıkması lazım, bide konuyla ilgili sivil toplum kuruluşlarının ziraat  odaları bu konuyla ilgili olumlu olarak biz,im yanımızdalar, belki sulama birlikleri yine aynı şekilde bu konuyla ilgili tavırlarını ortaya koyabilirler.özellikle bölge siyasetçilerinin topyekün çiftçinin bu sorununa sahip çıkmaları asıl beklenilen bu. Bu gerçekleşecek olursa bu sorunlarında bundan sonra yaşanma ihtimali ortadan kalkmış olur. Kayseri Şeker daha fazla üretir çiftçisi daha fazla üretir ve bu bölgenin gelişmesine daha fazla katkı sağlar.

 

2015’te Şeker Fabrikasında nasıl bir yıl yaşayacağız ?

Biz uzayda yaşamıyoruz ayaklarımız hep yere basarak hareket ediyoruz hep gerçekçi ,rasyonel ve doğru bir şekilde hareket etmeye çalışıyoruz yani hayalci bir yaklaşımımız yok ,pervasız tavırlarımız hiç yok hiçbir olaya şaklamacı yaklaşmıyoruz  hep hesap kitap yaparak yaklaşıyoruz. Tabi bugüne kadar önceliğimiz Kayseri Şekerin gücüne erişmesiydi o gücün harekete geçmesiydi şimdi o güç harekete geçti. Bundan sonra Kayseri Şeker elbette yatırım konusunu gündeme getirmesi lazım. Bu yatırımların küçük çaplı olanlarını bahsettik büyük çaplı olanlar gündeme gelebilir. Ama bizim önceliğimiz içinde bulunduğumuz sektörde gelişmek bunu dikkate almak bizim asıl yaptığımız iş şeker üretmek dün ben çiftçi meclisinde de anlattım dedim ki; kızıl elma diye konuşulur kızıl elma aslında ulaşılabilecek bir hedeftir. Bunu da tarih den örnekleriyle anlattım İstanbul Fethi Türk milleti için bir kızıl elmaydı sonra Viyana‘nın Fethi kızıl elma varılacak bir hedef olarak belirlendi. Bizim Kayseri Şekerin kızıl elması da sektöründe büyümek yakın bir zaman içerisinde 500 bin ton kotaya ulaşmak bunu ya fabrika satın alarak gerçekleştirmek ya da kota satın alarak gerçekleştirmek bizim asıl yapmamız gereken bu bunun yanında bizim faaliyet yürüttüğümüz bölgelerimizde çiftçilerimizin bizden beklentileri var bunlara da ilgisiz değiliz bunlarla da ilgileniyoruz. 2015 yılında ilk yapacağımız yatırımlardan bir tanesi Şarkışla’da gerçekleşecek. Şarkışla’da Belediye ile biz arazi takası yaptık kendi faaliyet yaptığımız arazi ile ve binalarla Belediyenin bize göstermiş olduğu bir araziyi şehir içinde takas ettik. Şimdi oraya projesi yapıldı sonuçlanmak üzere inşallah 2015 yılında başlayacak ve bitecek. Tarım market yani bir çalışma ofisi bölge müdürlüğü  onun lojmanları ,kooperatifin çalışma mağazası onun yanında büyük bir market tarım market diyeceğimiz büyük bir market oluşturacağız.depolarını oluşturacağız çelik silolarını oluşturacağız ,kooperatifin akaryakıt satışını sağlayacağı akaryakıt pompasını koyduracağız.böyle bir kompleks faaliyete geçecek 2015 yılında Şarkışla’da .ve bu diğer büyük bölgelerimize örnek olacak biz bu tarım market konusunu özellikle geliştirmek istiyoruz. Çiftçimizin tüm faaliyetlerine katkı sağlamak istiyoruz hizmet vermek istiyoruz ,ürünlerini de gerektiği zaman almak istiyoruz.

2014 yılında örneklerini yaşadık silajlık mısırı aldık ,çiftçimi mağdur etmemek için  sembolikte olsa ayçekirdeği alımı yaptık. İşte bu çelik silolar yapılınca o bölgede gerektiği zaman hububat alımına Kayseri Şeker müdahale edecek çiftçisinin hububatını da gerektiği zaman alacak onun piyasada mağdur duruma düşmesini engelleyecek aynı zamanda o bölge ki bütün çiftçilere sadece pancar çiftçisinin değil bütün ortaklarımıza daha geniş çaplı bir hizmet sunmak söz konusu olacak. Bunun hazırlıkları yapılıyor bir taraftan Pınarbaşı tarafında özellikle oradan bir arazi kiralama konusunda çalışmalarımız sürüyor eğer olursa orda bir çiftlik konusu yeniden gündeme gelecek buna benzer araştırmalar yapılıyor. Onun yanında güneş enerjisi sistemi kurduk güneş enerjisi panelleri kurdurduk Göksun kantarımıza 500kw lık bunu daha büyük çaplı olarak başka kantarlarımıza faaliyeti artık yavaş y olan çiftçinin pancar götürmediği kantarlarda yapmayı hedefliyoruz bu konuda müracaatlarımızı yaptık üç kantarımız için birisi Himmetdede birisi Sarıoğlan ,birisi de Elbaşı kantarı olmak üzere izinlerimizi aldık ,onlarla ilgili müracaatlarımızı yapacağız. Bu enerji alanında yatırımlar yapmayı ön görüyoruz. Bunlar 5,6 sene içerisinde kendisini amorti eden tesisler. Bu yaptığımız yatırımdan onun sonuçlarını önümüzde ki iki ay içerisinde değerlendireceğiz. Eğer olumlu sonuç alırsak bu yatırımları yapacağız. Bu yatırımları yaparken de çiftçimizin de ortak olacağı bir model geliştireceğiz. Ama önce işten para kazanılacağından emin olmamız lazım. Çiftçimizin kaynaklarını heba etmememiz lazım. Yani bu şeker sektöründe 500 bin tona ulaşmanın yanında buna benzer yatırımları da planlıyoruz. Belki bazı yerlerde yine mera sahalarını kiralama söz konusu olup gündeme gelirse oralarda da yine çiftlik yapma konusunda çalışmalarımız olabilir bunları arkadaşlarımız araştırıp inceliyorlar. Bunlar gündeme geldikçe hepsi takip ediliyor ve yapılıyor.

- 2015 de yine çiftçilerimizin bilgilendirilmesi

Eğitimler ve teknik geziler  insanların ufkunu açıyor. Biz faaliyetlerimizi Şubat ,Mart aylarında yine yapıcağız bunu planlıyoruz. Biz şunu görüyoruz çiftçimiz yurtdışında ki uygulamaları gördükçe bizim anlattığımızı daha net anlıyorlar ,ufukları gelişiyor ve bunu kendileri uygulama imkanı bulacaklar hem de yakınlarıyla ,hemşerileriyle ,komşularıyla paylaşacaklar onlarında uygulamasına basamak teşkil edecek.bunun çok faydalı olduğunu görüyorum ve bunu devam ettirmek niyetindeyiz. Eğitim faaliyetlerine yapılan masraflar ,masraftan sayılmaz bunlar artı değer olarak size dönüyor 10 kat  ,20 kat 100 kat olarak dönüyor. O yüzden biz bunları masraf olarak görmüyoruz ve geliştirmek istiyoruz. Keşke imkanlar dahilin de olsa da çiftçilerimizin hepsini Avrupa’da ki tarlanı yapısını ,büyüklüğünü ,arazinin düzenlenmesini ,ekimin kalitesini ,ne şekilde ekildiğini, nasıl üretildiğini ,nelere dikkat edildiğini nasıl söküldüğünü  fabrikaya nasıl sevk edildiğini nasıl istiflendiğini bütün bunların nasıl gerçekleştiğini çiftçilerimiz keşke görse. İlerde olan çiftçilerimiz var ama genel olarak oranın seviyesine ulaşmamız lazım. Mesela halen bizim verimimiz dekarda 5.6 ,Almanya ,Fransa7.5 ,8 ‘i yakalamış ,İngiltere 9,10 ‘u yakalamış bizim bu açığı kapatmamız lazım.bizim dekarda 9, 10 alan çiftçilerimiz var. Ama onların ortalaması bu bizimde bu ortalamayı yakalamamız lazım. Keza şeker oranı düşük onlarda yüksek bu konuda dikkat edilmesi gereken hususlara bütün çiftçilerimizin dikkat etmesi lazım bu iş çalışma ,disiplin ,gayret istiyor yani gevşekliği kabul etmiyor. Sulama da göstereceğiniz küçük bir yanlışlık zafiyet ,geçiktirme yada fazla sulama bu şekerin oranını etkiliyor işte çiftçinin bilinçlenmesi lazım bizim o manada Avrupa’yı yakalamamız lazım. Bu ziyaretler önemli katkı sağlıyor. Biz aynı zamanda tohum konusunda yine önümüzde ki sene bir takım denemekler yapacağız geliştireceğiz. Biliyorsunuz AR-GE Merkezimiz kuruldu bu çok önemli bu bölgede hem de sektörde bir ilk. İçanadolu’da Niğde ve Sivas’ta var Kayseri’de bir ilk ama sektörümüzde bir ilk AR-GE Merkezinin kurulması bunun belgesini de geçenlerde Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanından aldık. Devlet buna destek veriyor. Bu çerçevede projeler gerçekleştirilecek o projeler bir taraftan uygulanacak bir taraftan devletten bunun katkısı alınacak bunun bize başka alanlarda katkılar sağlayacağını ümit ediyorum. Çalışmalarımızı da bu disiplin içerisinde yürütme çabasındayız.

- Son olarak insanlarımıza neler söylemek istersiniz?

Öncelikle afiyetler diliyorum. Bereket  diliyoruz Allah işlerini ve ürünlerini bereketli kılsın ,işlerini kolaylaştırsın. Çiftçilik işi zor bir iş Allah yardımcıları olsun. İnsanlığın  en eski mesleği kolay değil azimle bu işi yürüten insanlarımızı takdir ediyoruz. Onlara hizmet etmekten dolayı kendimizi şanslı hissediyoruz çünkü onlara hizmet etmenin şeref olduğunu düşünüyoruz. Namusumuzla hizmet etmenin bir şeref olduğunu düşünüyoruz.2014 yılı inşallah umdukları gibi olmuştur ben daha fazla olmasını şeker oranının daha fazla olmasını isterdim ,verimliliğin daha fazla olmasını isterdim beklerdim ,daha fazla ceplerine kazanç girsin isterdim,ama Türkiye şartlarında kanunlar nizamlar çerçevesinde kendi bölge çiftçimize en iyisini sağlamış durumdayız sağlama iddiasındayız bunu devam ettireceğiz bunu 2015 yılında da devam ettireceğiz ve her geçen gün her geçen yıl bu birlik bu bütünlü ve kaynaşma daha artarak devam edecek ve Büyük Kayseri Şekerin ailesi gücünü sadece bölgesinde değil Türkiye’de hissettirecek hissettiriyor.Avrupa’da hissettiriyor bu çok önemli. Bizim çiftçimiz işte bu çiftçi meclisimizin oluşması ve çeşitli toplantılar yapmamız nedeni ile daha bilinçli hale geliyor ,geldi ve birbirini destekleyen daha organize bir güç olacak bu manada hem fabrikasına sahip çıkacak hem kooperatifine sahip çıkacak hem kendi işine sahip çıkacak hem de haklarına sahip çıkacak işte bu kota meselesinde çıktığı gibi haklarına sahip çıkacak.bunun da artısını herkes görecek buna inanıyorum bizde bu konuda karınca kararınca katkımız oldukça kendimizi mutlu hissedeceğiz herkese sağlık afiyet diliyorum.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim