• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Kayseri : 12 °C
  • Ankara : 12 °C
  • İstanbul : 16 °C

Başkan Hüseyin Akay’ın “Gelir Dağılımında Adalet!”

Başkan Hüseyin Akay’ın “Gelir Dağılımında Adalet!”
Başkan Hüseyin Akay’ın 12 Mayıs 2014 günü Turktime’deki köşesinde “Gelir Dağılımında Adalet!” yazısı

GELİR DAĞILIMINDA ADALET

TUİK kısa isimli Türkiye İstatistik Kurumu, ülkemizle ilgili çeşitli istatistikleri oluşturup daha sonra yayınlıyor. Bunlardan önemli görülenler, zaman zaman basında haber konusu yapılıyor, bir kısmı için konunun uzmanlarınca veya köşe yazarlarınca yapılan yorumlar basında yer buluyor. Eylül 2013 de yayınlanan bir istatistik var ki tespitlerimize göre birkaç küçük haber ve birkaç değerlendirmenin dışında fazla yer bulmadı ve tartışılmadı.

Bu istatistik bilgisi; GİNİ katsayısı olarak isimlendirilen, ülkemizdeki milli gelir dağılımının nasıl olduğunu ölçmeye yarayan katsayıdır. TUİK 2002 yılından itibaren bu konudaki araştırmalarının sonuçlarını her yıl yayınlamaya başladı. Bu tarihten önce araştırmalar düzenli bir şekilde yapılsa bile her yıl yayınlanmıyordu. 2002 yılında Milli Gelir dağılımında Türkiye’nin GİNİ kat sayısı 0.440 iken, son yayınlanan istatistik olan 2012 yılında 0.402 olarak gerçekleşmiş. Son 10 yılda önemli bir iyileşme olduğu bu bilgilerden anlaşılıyor.

GİNİ kat sayısı hesaplamasında 0 ile 1 rakamları esas alınıyor. Kat sayı 0 (sıfır)’a yaklaştıkça gelir dağılımı daha dengeli, 1 (bir)’e yaklaştıkça daha bozulmuş bir yapıyı ifade ediyor. 10 yılda elde edilen bu iyileşmeye rağmen ülkemizin diğer ülkelere göre durumu incelendiğinde sonucun iç açıcı olmadığı ortaya çıkıyor.

OECD ülkeleri değerlendirmesinde maalesef gelir dağılımı en bozuk ülkeler arasında yer alıyoruz. Türkiye’nin hem kişi başına gelir rakamları yeterince yüksek değil, hem gelir dağılımı bozukluğu OECD ve AB ‘nin çok üzerinde. Verilere göre yoksul-zengin gelir farklılığındaki uçurumun en fazla olduğu ülkeler ABD,Meksika,Şili ve Türkiye, OECD; ABD’yi gelir dağılımında 0,38’e yükselmesi nedeniyle uyarıyor. Hane halkı gelir dağılımı tablosuna göre nüfusun ilk %20’lik dilimi(15 milyon kişi) milli gelirin %5.9’unu paylaşırken, %20’lik en zengin dilim (15 milyon kişi) Milli gelirin %46.6’sına sahip durumda. OECD ortalamalarına göre bu iki kesim arasındaki fark Türkiye’de çok daha fazla. Dünyada gelir dağılımı en iyi olan ülkeler İskandinav ülkeleri, bunlarda GİNİ kat sayısı 0.25 ile 0.35 arasında bulunuyor. En bozuk ülkeler ise Afrika ülkeleri ve aynı katsayı 0.60’ın üzerinde gerçekleşiyor.

Bu genel bilgilerden sonra Türkiye’yi biraz daha ayrıntılı ele alacak olursak; 2013 yılı sonuna göre nüfusumuz 76,7 milyon, yine 2013 yılı gayri safi yurt içi hasıla tutarı; 1.561.510 milyon lira, kabaca bir hesapla kişi başı Milli gelir/Yıl 20.400 lira, kur hesaplamasına göre yaklaşık 10.000 Dolar. Bu durumu zaten resmi ağızların açıklamalarından da biliyoruz. İlk %20’lik alt gelir grubunda bu tutar yıllık 6 bin lira, kur üzerinden hesaplanınca da 3 bin doların altında gerçekleştiği görülüyor.

Türkiye’de çiftçilikle geçimini sağlayan kesimden yeterli işletme büyüklüğüne sahip olmayanlar ile önemli sayıda bir nüfus düşük gelir grubu içerisinde yer almaktadırlar. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı verilerine göre; Çiftçi Katsayı Sistemine kayıtlı çiftçi sayısı 2013’de 2.183.270 kişi, İstatistik Kurumu verilerine göre aynı yıl tarım, avcılık ve ormancılıkla elde edilen toplam gayri safi yurt içi hasıla 112.7 milyon lira.ÇKS kayıtlarında yer almamakla birlikte çiftçilikle geçimini sağlayan çok sayıda insanımızın olduğu bilinen bir gerçek. Buna göre aile bireyleri ile birlikte çiftçilikten geçimini sağlayan nüfusun 15 milyon olduğunu kabul ederek varacağımız sonucun ne kadar vahim olduğu görülecektir.

Ülke nüfusunun önemli bir kısmının (ki çoğunluğu çiftçilerden oluşuyor) yoksulluk sınırında ve altında yaşadığı görülmektedir. Her ne kadar basın bu konuyu gündeme almasa ve yeterince tartışılmasa da ülkelerin gelişmişliğinin ölçülerinden en önemli olanlarından birisi de gelir dağılımındaki dengedir. Gayri safi milli hasılası artan Türkiye’de yoksul kesimlerin daha fazla pay alacağı bir yapı oluşturulmasına acilen ihtiyaç olduğu ortadadır.

Hiçbir düzeyde yeterince temsil edilemeyen, haklarını savunmak için Kamuoyu oluşturma hususunda her türlü imkândan mahrum bu sessiz kesim; ülkesine bağlı, kaderine razı, işlerine sahip olma özelliğini halen koruyor. Ülkemizin geleceği açısından sosyal barışın korunması gerekir. Bunun ise Hakça ve Adil bir bölüşüm ile sağlanabileceği ortadadır.

 

NOT: Başlangıç yazım ile birlik de bundan önce dört yazım yayınlandı. Önemli bir sayıda okuyucu tarafından takip ediliyor olmak beni mutlu ediyor. Özelikle çiftçi kesiminin sesi olmaya ve sorunlarını ifade etmeye çalışıyorum ve bunun pozitif etki uyandırması mutluluğumu ve azmimi daha fazla arttırıyor.

Elbette bu durumdan aşırı rahatsız olanlar da var. Yazdıklarımla hiçbir ilgisi olmayan sadece şahsıma yönelik, tereddüt üretmeye uğraşan, isimlerini açıklama cesaretleri olmayan, kim olduklarını aşağı yukarı tahmin ettiğim,  ama hangi çevrelere(!) ve ideallere (!)  hizmet ettikleri meçhul, sayıları bir kaçı geçmeyen bir tetikçi gurubunun yorum adı altında, güya okuyucunun kafasında istihfam oluşturmaya yönelik yalan ve yanlışa dayalı ifadelerini de görüyorum.

Müslüman, ahlaklı, hakkaniyetli, edepli bir insana göre; şahsımla ilgili olumsuzluk ifade eden bir gerçek bilgi ve belgesi olup da, bunu açıklamayan en hafif ifadeyle namerttir. Beni yeterince tanımadığınız, böyle alçak usullerle Türk  Çiftçisine hizmetten vazgeçireceğinizi zannetmenizden belli.  Başka kapıya…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim