• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083
  • Kayseri : 0 °C
  • Ankara : 1 °C
  • İstanbul : 8 °C

Bu Haber Eczane çalışanları için çok önemli

Bu Haber Eczane çalışanları için çok önemli
TEB II.Başkanı Ecz. Arman Üney, sağlık çalışanlarının çalışma koşulları hakkında, çarpıcı tespitlerde bulundu.

Türk Eczacıları Birliği (TEB) II. Başkanı Ecz. Arman Üney, İstanbul Tabip Odasında düzenlenen, "Sağlık Çalışanlarında İş Kazaları ve Meslek Hastalıklarına Yaklaşım Sempozyumu"'nda yaptığı konuşmada, eczane çalışanlarının iş koşullarına ilişkin yaklaşımını da dile getirdi.

Winally'nin haberine göre, "Dünyada ve Türkiye'de İş Kazası ve Meslek Hastalıkları" oturumunda konuşan TEB II.Başkanı Ecz. Arman Üney,  önce dünyada ve Türkiye'de meslek hastalıkları ve iş kazaları konusunda bilgi verdi, daha sonra sözü Türkiye'deki sağlık çalışanlarına getirdi. Eczacıların çalıştığı koşulları anlatan Üney, çok önemli noktalara değindi.

Üney şöyle dedi:

"... Türkiye’de tüm çalışanların

İnsan onuruna yakışır bir biçimde,

Tüm güvenlik önlemleri işverenler tarafından alınmış olarak,

Uluslar arası sözleşmelere uygun olarak;

İnsanların çalışabileceği kadar saatlerde;

Yaşanabilir bir ücret alarak çalışması gerekiyor.

İnsanı köle yapan taşeron, güvencesiz, sigortasız çalışma biçimlerine derhal son vermek için ne gerekiyorsa yapılmalı..."

Winally'nin haberine göre Üney, " Yani, Artık yeter! dediğimiz bir noktadayız." dedi.

 

Dünyada ve Türkiye'de İş Kazası ve Meslek Hastalıkları oturumunda konuşan TEB II. Başkanı Ecz. Arman Üney'in konuşmasının tam metni:

"İşçi Sağlığı İş Güvenliği Meclisi verilerine göre sadece Eylül ayında ülkemizde en az 143 işçi yaşamını yitirdi.

Mayıs ayında son on yılların en büyük maden kazasını yaşadık, 301 canımızı Soma’da kaybettik, üstelik maden kazalarında ölen, iş cinayetlerine kurban gidenlerin sayısı da bununla sınırlı kalmadı maalesef.

Arkasından İstanbul’un orta yerinde, en modern denilen inşaatlardan birinde işçiler görünen o ki en basit önlemler bile alınmadığı için asansörle yere çakılarak feci şekilde can verdiler.

Bizler inşaat, maden sektörlerinde, tekstil atölyelerinde, yollarda olan iş kazalarını neredeyse kanıksamış hale geldik, ölen kişi sayısına bakarak tepki verir duruma geldik, ancak bu tepkiyi de çok hızlı bir biçimde unutuyoruz. Ülke gündemi de hızlı unutuşumuza çok ciddi bir katkı sağlıyor.

Sonuçta ölen öldüğü ile kalıyor, hükümetler ancak mevzuat uyumu baskısı altında önlemleri geliştiriyorlar.

Biz sağlık çalışanları da sürekli olarak iş kazası ve meslek hastalığına maruz kalan, onun yanında da sürekli şiddet uygulanan bir grubuz. İlaç gibi bağımlılık yapma özelliğine sahip ve aşırı dozda alındığı takdirde zehir olan bir ürünün uzmanı olan biz eczacılar da, kimyasal soluyor, hastalara kimyasal ulaştırıyoruz. Uyuşturucu özelliği taşıyan ilaçlara reçetesiz olarak ulaşmak için uyuşturucu bağımlılarınca özellikle nöbetlerde darp edilen hatta öldürülen meslektaşlarımız oldu maalesef.

Ayrıca kendi görevi olmamasına rağmen üzerine yüklenmiş olan Muayene ücreti tahsilatı, reçete katkı payı, İlaç fiyat farkı tahsilatı gibi konularla hasta ve hasta yakınlarıyla sürekli bir tartışma ortamında bırakılan eczacılar, dönem dönem bu gibi durumlarda şiddete ve ruhsal travmaya  maruz kalıyorlar. Piyasada bulunmayan ilaçları hastasına yok demek zorunda kalan eczacının yaşadığı mutsuzluk, huzursuzluk ve ruhsal çöküntü hali mutlaka uzmanlarca araştırılmalıdır.

Ne yazık ki bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Ama artık örnekleri azalttığımız, bunun için gerekli önlemlerin alındığı bir noktaya taşımamız gerekiyor sistemi.

Yani, Artık yeter! dediğimiz bir noktadayız:

Türkiye’de tüm çalışanların

İnsan onuruna yakışır bir biçimde,

Tüm güvenlik önlemleri işverenler tarafından alınmış olarak,

Uluslar arası sözleşmelere uygun olarak;

İnsanların çalışabileceği kadar saatlerde;

Yaşanabilir bir ücret alarak çalışması gerekiyor.

İnsanı köle yapan taşeron, güvencesiz, sigortasız çalışma biçimlerine derhal son vermek için ne gerekiyorsa yapılmalı.

Bütün bunları bir bütün olarak ele almadan işçi sağlığı ve güvenliğinden bahsetmek,

İş kazalarını ve meslek hastalıklarını önlemek mümkün olmayacak.

İş kazası ve meslek hastalığının derecesi bir toplumun çalışanına verdiği önemin en açık göstergesidir." 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim