• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • Kayseri : 11 °C
  • Ankara : 8 °C
  • İstanbul : 16 °C

ÇALIŞAN KADINLAR AZ ÇOCUK SAHİBİ OLMAK MEME KANSERİNE NEDEN OLABİLİYOR

ÇALIŞAN KADINLAR AZ ÇOCUK SAHİBİ OLMAK MEME KANSERİNE NEDEN OLABİLİYOR
AZ ÇOCUK SAHİBİ OLMAK MEME KANSERİNE NEDEN OLABİLİYOR "ÇALIŞAN KADINLARIN ÇOCUKLARINI DAHA AZ EMZİRMESİ, DAHA AZ ÇOCUK SAHİBİ OLMASI MEME KANSERİ RİSKİNİ ARTIRIYOR"

Meme kanserinin hem kadınların hem erkeklerin hayatını tehdit eden önemli sağlık problemlerinden biri olduğunu söyleyen Özel Modern Dünyam Hastanesi'nden Op. Dr. Mehmet Ali Deneme, “Her bayan hayatı boyunca meme kanseri ile karşılaşabilir. Her yüz kadından biri hayatı boyunca meme kanserine yakalanma riskine sahip. Bayan çalışanların çocuklarını daha az emzirmesi, daha az çocuk sahibi olması meme kanseri ihtimalini artırabilmekte” dedi. 
Meme kanserinin tanısının, tetkikinin son derece kolay ve masrafsız olduğunu söyleyen Op. Dr. Mehmet Ali Deneme, “Çünkü her bayanın kendi muayenesi ile tespit edebileceği ve çok erken evrede tanı konulabilecek bir hastalık. Meme kanserinin sebeplerinden en önemlisi genetik geçiş. Özelikle birinci derece akrabası meme kanseri olan bayanlarda bu ihtimal daha sık görülmektedir. Onun dışında günümüzün bayan çalışanları çocuklarını daha az emzirmesi daha az çocuk sahibi olması meme kanseri ihtimalini artırabilmekte. Hormon içeren ilaçlar kullanılması yine meme kanseri ihtimalini artırabilmekte. Erkeklerde meme kanseri görülme ihtimali daha düşük ama yine de erkeklerde de olabiliyor” şeklinde konuştu.
Meme kanserinin tespitinin son derece kolay olduğunu, her bayanın kendini elle muayene ederek tespit edebileceğini vurgulayan Deneme, "Memede fark edilebilecek bir kitle, bir sertlik meme kanserinin ilk bulgusu olarak ortaya çıkabilmekte. Onun dışında meme başında oluşacak kanlı bir akıntı da yine meme kanserinin önemli bulgularından biridir. Böyle bir durumda en yakın hastanede bir genel cerrahi uzmanına başvurularak, bir mamografi çektirilerek diğer tetkiklerle böyle bir riskin olup olmadığını anlamak mümkün. Meme kanserinde erken evre hayat kurtarıcı gerçekten. Çünkü artık günümüzde büyük cerrahi müdahaleler gerektirmeden hastanın göğsü tamamen alınmadan da meme kanseri tedavi edilebilmekte. İlk iki evrede yani meme kanseri kitlesi 4 santimden daha küçükken ve uzak organlara yayılmadan sadece meme koruyucu cerrahi dediğimiz o bölgenin çıkarılmasıyla hastaların sağlığına kavuşması mümkün. İleri evrede hastalık daha geniş daha kapsamlı olacağı için daha büyük tedaviler gerekebilir" ifadelerini kullandı.
Deneme, şöyle devam etti: "Ayrıca her hastaya kemoterapi, radyoterapi alacak diye de bir şart yok. Ne kadara erken tespit edilirse daha sonraki kemoterapi ve radyoterapiden hastanın korunması mümkün. Hastaların özellikle 30 yaş üzerindeki bayanların her adetin yedinci gününde kendi kendilerine yapacakları bir meme muayenesi meme kanseri için bize yol gösterici olabilecek. Meme kanseri taraması ise birinci derece akrabasında meme kanseri olan bayanlarda otuz yaşından itibaren, böyle bir riski olmayan bayanlarda kırk yaşından itibaren yılda bir defa muhakkak uzman kontrolünde bir denetim yapılması gerekir."

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim