• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kayseri : 14 °C
  • Ankara : 13 °C
  • İstanbul : 19 °C

CHP ve Kurultay

CHP ve Kurultay
Siyasal haareketlerin temelinde yatan şey daima bir ideolojidir.

Temsil ettiği sınıfın çıkarları doğrultusunda doğan teori beraberinde getirdiği pratiğin doğuşuyla Devletleşmeyi yani İktidarı hedefler.

Saint Thomas'ın ve Skolastiğin şu sözü bunu anlatır:

''İntellectus, speculativus extensione fit practıcus.''

Yani ''Teori sadece genişlemekle pratik olur.'' Belli bir zaman içerisinde kabul gören, benimsetilen
ideoloji kitlelerin eylemlerine dönüşür. Burada düşünce düzeni ile eylem düzeni arasındaki bağlantı anlatılmak istenmiştir.

Bir siyasal hareketin kolektif iradesi içinde çeşitli farklılıkları barındıracaktır.Ancak eylem birlikteliğidir önemli olan. Teorinin yapması gereken tarihsel süreci davranış haline getirip hızlandırmasıdır.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında CHP içinde kaçınılmaz olarak isyan bayrağını açanlar oldu. Ancak bu ayrışmanın temeline inmek gerekir. Mevcut yönetimi eleştiren muhaliflerin itirazları hangi yöndedir, mesele sadece oy düşüşü mü yoksa ideolojik kaygılar da var mı?

İttihatçılıktan başlayıp Kemalizme

Kemalizmden Sosyal Demokrasiye giden süreç şunu göstermiştir:

''Tarih ileri adım atanların zaferleri üzerine inşa edilmiştir.''

Bu konuda M.Kemal şöyle der ''Yerinde duran aynı zamanda gerilemiş demektir.''

Pakistanlı Felsefeci Muhammed ikbal ise şöyle der ''Yolcular gibi yollarda yürür gider.''

Yani yerinde sayanlar aslında gerilemektedir.

Tarih ve insanlık kolektif bir aksiyon içerisinde sürüp giderken siyasal hareketin de ilerlemesi gerekir.

Ortaya yeni fikir ve söylemler atması gerekir.

CHP içindeki süreç şu an ideolojik fikirsel anlamda bir boyutta değildir. Sınıfsal açıdan düşünce farkı yoktur. Türkiye'nin bağımsızlığı konusunda düşünce farkı yoktur. Neo-liberalizm konusunda düşünce farkı yoktur. Emperyalist saldırganlık konusunda düşünce farkı yoktur.

M.Kemal'in savaş meydanlarında Kuvayı Milliye ile kurduğu parti bir çok değerini yitirmiş kırmızı çizgisini çiğnetmiştir.

Şayet yerel seçimlerde Mansur Yavaş Ankara'yı, Mustafa Sarıgül İstanbul'u kazanmış olsa idi. Şu an muhalif olanlar böyle bir çıkış yapamayacaktı.

Pragmatist, çıkarcı bir yapı üzerine inşa edilmiş CHP yönetim kadroları ve delegeasyonu (ayrı tuttuğum dahil etmediğim çok değerli insanlar var) ideolojik bir ayrışma yaşayacak kadar teorik birikime sahip değildir. Aynı zamanda bu tip kaygıları da yoktur. Muharrem İnce 'yi Kılıçdaroğlu ile karşılaştırınca Kürd sorunu ve Laiklik ile alakalı bir kaç söylem dışında pek fazla bir şeyi değiştirmesi olası değil. Bu yüzden Muharrem İnce'nin yahut başka bir Muhalifin Genel Başkan olması ile CHP'nin iktidara gelmesi ya da AKP'yi zayıflatması olası değildir. Muhalifler yenilgiyi kabullenemediği için böyle bir çıkış gerçekleştirmiştir. Çıkışları büyük oranda duygusaldır.

Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası Parti'nin Genel Başkanı suçlayacağını böylelikle de kurultayda kazanacaklarını düşünmüş olmalılar.Ancak insanlar zaten CHP'den bir şey beklemediğinden ve umudu kestikleri için herhangi bir tepki doğmadı.İnsanlar AKP'yi kader gibi kabullenmeye mahkum bırakıldı. Büyük kısmı sandığa dahi gitmedi. Bir kısmı ise Demirtaş'a oy verdi.

AKP'yi AKP yapan bu derece güçlendirip, kemikleştiren aynı zamanda muhalafettir.CHP halkın önüne farklı bir şey koyamamaktadır.

Dediği şudur: ''Bunların yaptığının aynısını yapacağız ama bu kadar çalmayacağız.''

İttihatçıktan Kemalizme, Kemalizmden Sosyal Demokrasiye giden süreci bir adım daha ileri taşımanın dışında CHP için bir çözüm yoktur. Her seçime aynı söylemlerle hatta söylemsizlik ve siyasetsizlikle girilmektedir.

Çıkış yolu şudur :

İşçi ve Emekçilere dayanan , Köylülerden destek gören

Kürtler başta olmak üzere bütün kimliklere seslenen

Anti-Emperyalist bir mücadele ABD'nin, Rusya'nın , İsrail'in zulmü ile yok olan halklarla direniş , dayanışma

İnanç özgürlüğü ve ortak yaşam temelinde Laiklik konusunda ısrar ...

Özelleştirmelerle halkın satılan değerlerine sahip çıkma

Gençlere ve Kadınlara Umut verici söylem

Tutarlı , her gün değişmeyen politika

Çalışanın haettiği yere geldiği parti yönetimleri

İyi çalışan Halkçı belediyeler

Çalışkan milletvekilleri ...

CHP ilk önce kendi seçmenini inandırmalıdır. İnançsızca mecburiyetten milyonların oy verdiği bir partiden insanların inandığı, güvendiği en önemlisi Sevgi duyduğu bir parti olmalıdır.

Bir harekete kitlerin bağlanması her şeyden önce İnanıp güvenmekle, sevmekle olur. O zaman işte insanlar inanır ve uğrunda mücadele ederler.

Ahmet Nazif Yücel

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim