• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kayseri : 3 °C
  • Ankara : 4 °C
  • İstanbul : 7 °C

CHP'nin 'grup' mitingi

CHP'nin 'grup' mitingi
CHP, Meclis Grup Toplantısı'nı Meclis yerine Tandoğan Meydanı'nda yaparak, 4+4+4'ü protesto ediyor
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Tandoğan Meydanı'nda yaptığı konuşmada; Bunlar demokrasiyi değiştirmek istediler, onun için karşı çıkıyoruz biz buna. Kaba kuvvet uyguluyorlar, az önce de söyledim kafasının içinde beyin taşımayanlar kaba kuvvet uygularlar. Aklımızla, bilgimizle, demokrasi kültürümüzle direneceğiz. Meydanlardan korkuyorlar, halkın uyanmasından korkuyorlar, doğruların halka anlatılmasından korkuyorlar, korksunlar, bütün meydanlarda olacağız.

Dikta yönetimine sonuna kadar hayır diyeceğiz, dikdatör Recep Tayyip Erdoğan'a da hayır diyeceğiz. Hiç kimse unutmasın, CHP bu milletin ortak sesidir. Bakın buraya CHP bayraklarıyla kimse gelmedi, herkes Türk bayraklarıyla geldi, çünkü bir nedeni var Milli Eğitim sistemi ulusal davamızdır. Bu dava hepimizin davasıdır, onun için buraya Türk bayraklarıyla geldik, onun ihlassondakika için buraya milli davamıza sahip olmak için geldik. Ben, daha önce söylemiştim eğitim yasası Anayasa'dan daha önemlidir' demiştim. Nedeni şu; Eğitim yasasıyla bir ülkenin 10, 20, 30 yıllık geleceğini belirliyorsunuz, eğitim yasasıyla çağdaş insanı yetiştirmeyi hedefliyorsunuz. Onun için Türkiye'nin değil sadece bütün dünyanın uygulaması budur, toplumun herkesimi bilir Anayasa değil, bu eğitim yasası ne getiriyor bize? Biz eğer gelecek için çağdaş, bilinçli gelecek yetiştiriyorsak ne ala, biz ama şimdi gelecek olan eğitim yasasını istemiyoruz.

Siyaset kurumu, eğitimle ilgili görevini yapmıyorsa ülkeye karşı görevini yapmıyor demektir. Çünkü siyaset kurumunun görevi dünyada ki çağdaşlığı yakalamaktır, üniversitelerin özerk olmasını sağlamaktır. Temel eğitim dediğimiz olayı Türkiye'nin her yerinde eşit olarak uygulamaktır, eğitime güvenen gençleri yetiştirirsiniz eğer böyle olursa. Bizimde amacımız, kavgamız budur, şimdi diyeceksiniz ki; Eğitim teklifini veren, AK Parti milletvekilleri eğitimci mi? Hayır, hiç birisi eğitimci değil. Peki, eğitimci olmayan bir milletvekili nasıl böyle bir yasa teklifi verebilir. Tartışalım diyoruz, günlerce arkadaşlarımız geldiler, konuştular, yanlışlarını anlattılar. Bir kısmını düzelttiler sonra baktılar ki iş ihlassondakika uzayacak, Recep Tayyip Erdoğan memnun değil, ne yaptılar? Bir gün dediler ki Milli Eğitim Komisyonu'nu işgal edecekler, geldiler işgal ettiler ve CHP milletvekilleri komisyona giremedi.

Hani Anayasa'ya aykırı grup toplantısı yapamazsınız diyen bir arkadaş varya, geldiler oturdular ön sıraya konuşmadılar, söz bile almadılar. 25 dakikalık görüşmeyi 20 dakikada sonlandırdılar, baskıyla, şantajla yaptılar bunu. Bu değişiklik bu ülkede çocuklarına ihanet eden siyasiler elbette ki hesap verecek, demokratik yollardan bunun hesabını elbette ki soracağız. Bu teklifin kalkınma planlarında yeri yok, hükümet programında yok, ihlassondakika parti programında yok, Milli Eğitim Bakanlığı'nın strateji planında da yok, o zaman neden böyle alel acele davranıyorlar? Neden yapıyorlar bunu, çocuklarımız üzerinden siyaset yapmak doğru mu? Bakınız ben, sayın Recep Tayyip Erdoğan'a elimi uzattım; Sayın Başbakan eğitim önemli konudur, gelin bu konuyu konuşalım, tartışalım, eğitimcileri çağıralım' dedim. Gelmedi, gelemeyeceğini bende biliyorum, konuşamayacağını bende biliyorum. Benim önüme çıkması için önce adamda yürek gerekir, o yürek yok onda. Ben dedim; Uzlaşalım, ülkemizin geleceği için bu teklifi bir bayram havası içinde kabul edelim' ama maalesef gelmedi, neden gelmedi? Çünkü önümüzde farklı bir vaka var, geçmişi ile kavgalı olan birisi var, geleceği ile kavgalı olan birisi var. Bu ülkenin işçisi, doktoru, memuru, mezhepleri ile kavgalı olan birisi var, ihlassondakika uzmanlık sahipleri ile kavgalı olan birisi var yani özgüveni olmayan bir vaka var karşımızda. Kendinden nefret eden bir adam olabilir mi? Kendisiyle barışık olması lazım, ruhuyla, yüreğiyle barışık olması lazım ki insanıyla da barışık olsun.

İşte bu eğitim teklifi de bu sorunlar yumağı içinde parlamentoya gelmiştir, sen Recep Tayyip Erdoğan'ı bilmiyormusun demokrasi için gel oturup konuşalım' dermi hiç, ama ben ülkeme duyduğum saygının gereği olarak elimi uzatmaktan çekinmedim. Ben insanımızı seviyorum, benim yüreğimde Yunus Emre'nin sevgisi var. Şunu söyledim; Olabilir bizi dinlemek istemeyebilirsin, bu ülkenin fakülteleri, üniversiteleri, öğretmenleri var çağır onlarla konuş, bilimle barış, akılla barış' dedim. Dün Hacettepe Üniversitesi'nin bir raporu yayımlandı, değişik üniversitelerin fakülteleri bildiriler yayımladı bu yanlıştır, çocuklarımızın geleceğini yok edeceksiniz' diyorlar. YÖK Başkanı'nı sen atadın, senin adamın dedim çağır konuş bakalım ne diyecek' dedim. Ben bunları söyledim, Recep Tayyip Erdoğan cevabını; Milletvekillerimiz tekmelendi, tartaklandı, komisyona sokulmadı, milletin iradesi aşağılandı ve bunu yapan kafa Hitler kafasıdır, demokrasinin orada D harfi bile yoktur. Getirilen yasa teklifi ihlassondakika bir bölünme yasa teklifidir bu yasa teklifi 4+4+4 değil 8 bölü 2'dir, toplumu bölüyor, eğitimi parçalayan bir yasadır bu. Bir binanın temelini ikiye bölerseniz iki bina çıkmaz, yıkılır. Bunun önemini herkesin bilmesini isterim özellikle de annelerin iyi bilmesini isterim, bu ülkenin Doğu'sundan Batı'sına, Kuzey'inden Güney'ine nerede olursa olsun çocuklarımızın kaderiyle oynanmasına müsade vermeyeceğiz.

Bu Milli Eğitim Bakanı, arkadaşları var gözü dönmüş servet edinmekten başka birşey bilmeyen, servet hırslarını kendi etrafında ki insanlar görebilir bunu tatmin edemeyenler, Milli Eğitim Bakanı'nın arkadaşlar yolsuzlukları ve bunları görmüyor, bizim öğretmenler az çalışıyor, fazla maaş alıyor' diyor. Bunu söylüyor ama ben size şunu söyleyeyim bizim rakamlarımız değil bunlar; OECD'nin rakamları, eğitimde çalışanların yüzde 80'i borçlu bizde, 3'te 2'si geçinmek için ek iş yapıyor, en düşük ücreti Türk öğretmenleri alıyor, peki az mı çalışıyor? OECD ortalamalarına göre öğretmenlerin çalışma saati 1663 saat, bizimkilerin saati 1808 saat, bak bakalım İngiltere'de, Amerika'da, İsviçre'de kaç saat çalışıyor öğretmenler, bizde kaç saat çalışıyorlar. Bu kanun teklifi Milli Eğitim sistemimizin hangi sorununu çözüyor? Ailelerin mi? Çocukların mı? Okulların mı? Hiç bir sorunu çözmüyor, aklı, mantığı olan, demokrasiye inanan, çocuklarını düşünen bir ülkede nasıl olurda bir kanun teklifi verirsiniz ihlassondakika ama hiç bir sorunu çözmez sadece sorun oluşturur. O zaman bu teklif mantıklı ve kabul edilebilir bir teklif değildir.

Sen kendi çocuklarını askerede göndermedin, yoksulun çocuğundan ne istiyorsun? 4 yıllık eğitim okuyacak, sonra 10 yaşına gelecek sen hangi meslek seçeceksin diye soracaklar. 10 yaşında ki çocuk nasıl seçsin meslek, lise öğrencisi olsa gider sorar, bilir, öğrenir o bile tercihini yapamaz doğru, dürüst. Sen 10 yaşında ki çocuğa soracaksın, seçemiyorsa sana bu mesleği seçtik git orada oku diyecekler. Gelecek sistem işte böyle bir sistemdir, Cumhuriyetimizin bize en güzel armağanı ilköğretimdir, şimdi sen çocuğun özgürce yarışabileceği tek yer ilköğretim onu da ellerinden alacaksın. Yazık değil mi? Günah değil mi? O çocuklar bizim çocuklarımızdır, çocuklar 5 yaşında ilköğretime başlayacak nasıl başlasın? 5 Yaşındaki çocuk daha oynamasını yeni öğrenen çocuk, anaokulunda çocuklara makas tuttururlar ki kasları gelişsin kalem tutmayı da öğrensin diye. Sen alacaksın ilköğterime başlatacaksın. Eğer siz tepeden inme bir anlayışla halkın iradesini görmemezlikten gelerek, milletvekillerini konuşturmayarak bir yasa teklifini geçirecekseniz, o zihniyet faşist bir zihniyettir.

Uluslararası çalışma örgütümüz var 15 yaşından küçük çocukların çalışmasını yasaklıyor, sen 10 yaşındaki çocuğa meslek seçtiriyorsun hangi akıl mantıkla? Bunların söylediği yalanın haddi hesabı yok, çıktı yine 'Zorbalıkla gelen düzenlemeyi biz kaldıracağız' dediler. Tarihi bilmez, eğitimin tarihini bilmez, çocuğun nasıl eğitileceğini bilmez, öyle bir cahil adam çıkmış böyle diyor. Sen 8 yıllık zorunlu eğitimin hangi yıldan beri bu ülkede tartışıldığını biliyor musun? 1950'lerde, 1960'larda hükümet programına girdiğini biliyor musun? Samimi söylüyorum bilmiyordur, cahil çünkü sen ülkenin sen geleceğini kinle yönetmezsin. İlkel bir intikam duygusuyla çocukların geleceğiyle ihlassondakika oynanırmı, varsa 28 Şubat'la bir sıkıntın altına kurşun geçirmez araba aldığın adamı çağır sor ona. Şunu kabul ederim, derler ki; 8 yıllık zorunlu eğitim eksileri var, kabul ederiz düzeltiriz. Biz ön yargılı değiliz, biz olayı sadece dar bir pencereden gören bir CHP değiliz, CHP olayı sadece ve sadece çağdaş uygarlık penceresinden görmek ister.

8 Yıllık eğitimin çık söyle 'şu eksiği var' de beraber düzeltelim, bakın bizim istediğimiz şu 8 yıllık temel eğitim adına ne derseniz deyin, hiç bir ayrılık olmaksızın 8 yıllık eğitimi alan ileride elektrik tamircisi olabilir, doktor olabilir, avukat olabilir, milletvekili olabilir ama 8 yıllık eğitimi alan birisi fayans ustasıda olsa bilgisayar kullanacak, avukatta olsa kullanacak. Bu yüzden 4+4+4 bir bölücü projedir, çok açık olmamakla beraber zaman zaman çıkıp sözcüleri söylüyorlar. Biz bunu din eğitimi için getiriyoruz diyorlar, Tandoğan meydanından sesleniyorum, din eğitimi getirecekseniz buna karşı olan yok ama nasıl bir din eğitimi, ne şekilde bir din eğitimi? CHP'nin bir özelliği var, CHP inançlara saygılı bir partidir, CHP, Türkiye'de İmam Hatip mekteplerini açan bir partidir, İlahiyat ihlassondakika Fakülteleri'ni açan bir partidir, Diyanet İşleri'ni kuran bir partidir, dini inançları siyasette kullanmayan bir partidir CHP, CHP mûminlere ve dindarlara saygılı bir partidir. CHP'nin karşı çıktığı kindarlar ve münafıklardır, kindar ve münafıklara CHP'nin çatısı altında yer yoktur. Sen kindarsın, sen münafıksın, kindar olan insan mûmin olamaz, kindar olan insan dindar olamaz. Kin tutmayız biz, Yunus'un, Mevlana'nın sevgisiyle yoğrulduk biz, sen kindarsın, sen münafıksın.

Bunların ilgilendiği alan din ticaretidir, Recep Tayyip Erdoğan sen din tüccarısın, inançlı insanların inançlarını siyasete alet ediyorsun ve dine en büyük kötülüğü yapıyorsun. Milli Eğitim Komisyonu'nda CHP'li vekilleri içeriye almadılar, kendileri oynadılar, kendileri çaldılar sonra da; Biz bu teklifi görüştük' diye Meclis Başkanı'na gönderdiler. Meclis Başkanı'nın görevi belli ama bir insan kendisini evrak şube müdürü olarak görürse o insana Meclis Başkanı demek haksızlık olur. Evraktan sorumlu müdürlerin bir görevi vardır, evrakları bekletmezler gönderirler ilgili yere. Cemil Çiçek evrak işlerinden sorumlu bir müdürdür TBMM'de, onun TBMM Başkanlığı yapma kapasitesi yoktur, düşünün sayın Erdoğan diyor ki; Şu gün şunlar yapılacak, bugün bunlar yapılacak' yürekli ol biraz, her dönemin adamı olmaktan vazgeç, doymadı mı gözün senin? Yetmedi mi artık sana? Biraz onurlu davran, bunların öyle çocukların eğitimiyle felan ilgisi yok, amaç şu; Bu teklif bir torba kanunu içinde iki tane dinamit gibi madde var 24. ve 25. maddeler, bu maddeye göre değişiklik yapıyorlar Kamu İhale Kurumu'nda. Bu kurum yolsuzluk olmasın diye kurulan bir kurum, bu kurumdan da bir çete çıktı' diyerek konuşmasını sonlandırdı.
HABERVAKTİM
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim