• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • Kayseri : -4 °C
  • Ankara : 0 °C
  • İstanbul : 4 °C

Davutoğlu: Sizin çocuklarınız neden hendeklerde yok

Davutoğlu: Sizin çocuklarınız neden hendeklerde yok
Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti grup toplantısında konuştu. Davutoğlu'ndan HDP' ye yönelik sert eleştiriler geldi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti grup toplantısında konuştu. Davutoğlu'ndan HDP' ye yönelik sert eleştiriler geldi.


Başbakan, 'HDP'den de randevu talep etmiştik. Meclis'te gurubu bulunan parti olmaları hasebiyle randevu talebini iletmiştik. Kendileri bu teklifimize aynı ciddiyetle yaklaşmadı. Biz HDP ile görüşmek istedik ama onlar kendileri ile görüşülebilecek nezaket düzeyinde olmadıklarını gösterdiler. Sanki biz hesap vermek için onların huzuruna gidiyormuşuz gibi gördüler. Onlar hesap sorma değil, hesap verme konumundalar. Teröre karşı tavır koyamadıkları için, her türlü ifadeleri ile nifak tohumları ektikleri için hesap verme makamındadırlar. Biz hesabı 1 Kasım öncesi millete verdik. Milletimizden aldığımız emaneti kimse ile paylaşmadık. HDP Kandil'in kanlı diline mi kendilerini teslim edecek?' dedi.

Davutoğlu, 'İnsanların hayalleri üzerinden öz yönetim hayalleri kuranlara sesleniyorum. Neden sizin çocuklarınız yok bu hendeklerde? Başkaların çocukları üzerinden onların geleceklerini karartarak yürüttüğünüz bu mücadele mi öz yönetim? Sizin canınız değerli de orada hendek kazdırdığınız o gencecik insanların canı ucuz mu? Onları okullar yerine hendeklere götürmenin bedelini ödeyeceksiniz. O gençleri kurtaracak olanlar da bizleriz' şeklinde konuştu. 

Davutoğlu'nun konuşmasından satır başları;

'2015 yılında yaptığımız projelerden şunu gösterdik; Biz söz verdiğimiz bütün projeleri yaptık, yaparız, yapmaya devam edeceğiz. 2015 yılında demokrasi tarihinde önemli bir yere sahip olacağına inandığımız iki önemli seçim gerçekleştirdik. AK Parti olarak her iki seçimde de halkımızın bize verdiği mesajı aldık, sorumluluk aldık ve sorumluluklarımızı yerine getirerek Türkiye'yi hükümetsiz bırakmadık. Türkiye'nin istikrar zemininden uzaklaşmasına izin vermedik ve Türk halkı bir kez daha 1 Kasım'da AK Parti'ye emaneti verdi.

Değişen Türkiye'nin ihtiyaçlarını da gözeten hazırlıklarımız devam ediyor. Türkiye'nin çözemeyecek hiçbir meselesi yoktur. Allahın izniyle her meseleyi çözeceğiz. 64. hükümet huzur ve güven beklentisinin bir sonucu olarak bugün görev başındadır. Onlar gibi nasıl olsa iktidara gelemiyoruz her türlü vaadi verelim nasıl olsa olaşamıyoruz demedik. Asgari ücreti söz verdiğimiz gibi 1.300 TL'ye yükselttik.



 
CUMA GÜNLERİ NAMAZ İÇİN ESNEKLİK SAĞLANACAK
Cuma günleri öğle tatilinin ibadet hakkını engellemeyecek şekilde kullanılması için çalışmaları başlattık. Cuma namazına nasıl telaşla gidilip, nasıl telaşla kılındığını hatırlarız. Bundan sonra herkes huzurla Cuma namazına gidecek. Bunu sağlayacak şekilde gerekli esneklik gösterilecek.

Türkiye geçmişi değil geleceği yaşaması, hazırlanması gereken bir ülke. Hepinizin bildiği gibi yıllardır konuşulan meselenin başında anayasa konusu var. Artık tüm toplumsal kesimler bu anayasanın Türkiye'ye dar geldiğini ifade ediyor. Bu anayasanın değiştirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Yeni dönem bu beklentilerin en üst düzeye çıktığı dönemdir. Türkiye'nin bir anayasa sorunu olduğunu ifade ediyoruz. 2002'den buyana bir çok adım attık. Onlarca düzenleme yaptık. Milleti esas alan bir perspektif olmasına gayret ettik.

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ZORUNLULUK HALİNE GELMİŞTİR
Türkiye'nin aradan geçen bunca yıl sonra anayasa değişikliğine gitmesi zorunluluk haline gelmiştir. Öyle bir anayasa istiyoruz ki gölgesinde darbe olmasın, vatandaşın ve insanların özgürlüklerini göz ardı etmeyen bir anayasa olsun, eski nesil ve ihtiyaçlara da cevap versin.

Bu konuda geçmişte meclis çatısı altında bazı çalışmalar yapılmıştı. O günkü olumsuz ortamda bu gerçekleşmedi. Türkiye'nin sorunlarını çözümsüz bırakmayı tercih ettiler. Türkiye'nin yeni anayasaya olan ihtiyacı ortadan kalkmadı.



ANAYASA BU HALİYLE İHTİYAÇLARA CEVAP VERMİYOR
1982 Anayasası sağlıksız bir dönemin ürünüdür. İnsanlarımızın ve ülkemizin ihtiyaçları farklılaşmıştır. Bu haliyle bu anayasa ülkemizin ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktadır. Yeni anayasaya olan ihtiyaç tartışılması anlamsız olan bir konudur. Bunun siyasi sorumluluğundan kimse kaçamaz.

Aynı görev diğer partilerin de omzundadır. İlk günden beri söylüyoruz. Uzlaşma konusunda adım atmasını bekliyoruz. Bu haliyle bu anayasa Türkiye'nin ihtiyaçlarını karşılamıyor. Türkiye'nin yeni Anayasa'ya ihtiyacı polemiklere ve küçük hesaplara kurban edilemez.

YENİ BİR GELENEK
Her iki liderle de yaptığım görüşmeye girerken yeni bir geleneğe başlamak istediğimi ifade ettim. Muhalefet denetim hakkını kullanmakla yükümlüdür. Biz onların denetim ve eleştiri hakkına saygı duyuyoruz. Eğer bundan sonra şimdi başlattığımız gelenek devam ederse, muhalefet-iktidar görüşmeleri devam ederse eminim meclis genel kurulunda daha siyasi medeni bir atmosfer oluşur. Mutabık kaldığımız husus gerekli gördüğümüzde kapılarımızın birbirine açık olduğudur.



3 KONUDA MÜTABAKATA VARDIK
Mutabık kaldığımız husus gerekli gördüğümüzde kapılarımızın birbirine açık olduğudur. Üç noktada mütabakata vardık.

1. Yeni anayasanın yapımında yöntemin belirlenmesi,

2. Geçen dönem çalışmalarını sürdüren komisyonun devam etmesi,

3. AB uyum sürecinde muhalefetin katkısı.

ÖYLE BİR ANAYASA YAPMALIYIZ Kİ...
En geniş mutabakatın sağlanacağı ortak zemin olması için çalışacağız. Her anayasanın bir ruhu vardır. Anayasanın ruhu derken insanı esas alan bir anayasası kast ediyoruz. Öyle bir anayasa yapmalıyız ki insanı esas almalı. Temel hak ve özgürlükler konusunda kısıtlama olmayan bir anayasa olmalı. halkın onayını almamış hiçbir mekanizmanın meşruiyet kazanamadığı bir yapı istiyoruz.

HİÇ KİMSE PARLAMENTER SİSTEMİN KUSURUSUZ OLDUĞUNU SÖYLEYEMEZ
140 yıllık meclis tecrübemiz var. Yapılan bütün çalışmalarda her zaman eksik olan husus sistemin iç işleyişinde. Hiç kimse parlamenter sistemin kusursuz işlediğini söyleyemez.

Bugün parlamenter sistemi savunanların 27 Nisan günlerinde suskun kalmaları da her türlü eleştiriye açıktır. O gün ses çıkarsalardı bugün anlardık. Doğrudan parlamenter sistemi yok sayan bir vesayet anlayışı idi. Her zaman olduğu gibi o vesayet anlayışına da karşı durduk.

MUHALEFET EN BAŞINDAN REDDEDİYOR
Muhalefet partileri başkanlık sistemini tartışmadan en baştan reddediyor. Neden herkes eteğindeki taşı dökerek müzakere etmesin.

Başkanlık sistemi ya da Parlamenter sistemi neden masaya yatırıp tartışmayalım? Bugünkü konjektörün zihnimizde bıraktığı korkular yüzünden tartışılamıyor. Gelin şartlardan çıkalım dedim, bu mevki ve makamların bize getirdiği şeyler önemli değil torunlarımızın belki asırlarca gurur duyacağı anayasayı biz yazalım. İnsan onuruna dayalı, haysiyeti esas alan gerçek anlamda sivil bir anayasayı hep beraber yapalım.

HERKES TEKLİFİNİ ORTAYA KOYSUN
Herkes teklifini ortaya koysun olgunluk içinde tartışalım. Kimse gelen teklifi geri çevirmesin. Tabuları bir kenara bırakarak tartışmalıyız, Türkiye için hangi sistem uygunsa onu konuşmalıyız.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim