• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kayseri : 20 °C
  • Ankara : 14 °C
  • İstanbul : 19 °C

De Gaulle Modelinde meclise gerek yok.....

De Gaulle Modelinde meclise gerek yok.....
Bugünlerde en fazla konuşulan konu yeni anayasa ve başkanlık sistemi.

Yeni anayasa talebi öteden beri bütün siyasi partiler tarafından dillendiriliyor. Seksen darbesinden sonra yapılan anayasa özgürlük alanlarını daralttığı için değişmesi gerektiğinin altı sürekli çiziliyor. Milletimizin beklentisi yeni bir anayasa. Milletimiz yeni bir anayasa istediği için siyasi partiler sürekli bu konuyu gündemde tutuyorlar.

Yeni anayasa konuşulurken yanında da başkanlık sistemi de konuşulmaya başlandı. Parlamenter sistemin yetersiz olduğu, istikrarı sağlayamadığı belirtiliyor. Bugünlerde başkanlık sistemini en çok dile getiren isim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan. Konuyu Erdoğan gündeme getirince bu sistem şahsileştiriliyor Erdoğan kendine saltanat istiyor deniliyor. Bu mesele cumhurbaşkanından bağımsız tartışılabilmelidir.

Oysaki bu konuyu sadece Erdoğan gündeme getirmemiş. Bu konuyu rahmetli Erbakan da, Özal da, Demirel de, Türkeş de gündeme getirmiştir. Bu isimler bu sistemin ülkeyi kalkındıracak ve demokrasiyi derinleştirecektir demişlerdir. Bu isimlerin devlet tecrübeleri dikkate alınmalıdır. Bu açıklamaları yaparken ülkemizin büyümesini, kalkınmasını düşünmüşlerdir.

Bu çerçevede mecliste yeni anayasa için bir komisyon oluşturuldu. Bu komisyona 4 siyasi parti üye verdiler. Yapılan kısa bir çalışmadan sonra bu komisyon mecliste anlaşamadığı için dağıldı. Cumhuriyet Halk Partisi ben başkanlık sistemini tartışmam diyerek masayı devirdi.

Başkanlık sistemi de tartışılabilir. Parlamenter sistem ne kadar meşru ise başkanlık sistemi de o kadar meşrudur. Bir siyasi partinin ben başkanlık sistemini tartışmam demesi mümkün değildir. Bu tartışmalara katılırsınız ama kabul etmezsiniz bu başka bir mevzudur. Başkanlık sistemi gönül rahatlığıyla tartışılmalıdır.

Ülkemizin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğu artık tartışılamaz bir gerçek. 12 Eylül Askeri darbesinden sonra ortaya çıkan anayasa devleti merkeze alan güvenlikçi bir anayasaydı. Rejimi koruma adına devleti kutsamıştır. Milleti ve değerlerini ihmal eden bu anayasadan artık millet lehine bir anayasaya geçilmelidir. Bu anayasa ile ülkemizin yarınlara gitmesi mümkün değildir. Yepyeni ve özgürlükçü bir anayasa yapılmalıdır.

Peki başkanlık sistemine geçmek ülkemiz için mümkün müdür? Meclisteki siyasi partiler bir araya gelemezse başkanlık sistemine geçilebilir mi? Başkanlık sistemimiz için 367 vekilin onayı şart mıdır? Ya da referanduma gitmek için 330 vekilin imzası gerekir mi? Cumhurbaşkanı meclisin onayı olmadan bu sistemi referanduma götürebilir mi? Bütün bu sorular sürekli soruluyor. Aydınımız da soruyor vatandaşımız da soruyor. Peki bu soruların cevabı ne ?

Evet Cumhurbaşkanı meclisten 330 imza almadan referanduma gidebilir. Asıl belirleyici olan millettir. Millet bu sisteme evet derse meclis ne yapacak? Bu konuyla ilgili daha önce Fransa’da uygulanan bir model var. Bu modele De Gaulle modeli deniliyor. 1962 yılında Charles De Gaulle Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi konusunu halka götürdü. Meclis bu modele karşı çıkmasına rağmen halkı istediği için yürürlüğe girdi. Değerli hukukçu Şeref Malkoç, Başkanlık sistemini anlatan kitabında bu konuya ‘Kurucu Referandum’ adını vermiş. Cumhurbaşkanı, meclis kabul etmese de yeni anayasa ve başkanlık sistemini halka götürebilir. Hemen, olmaz demeyin millet evet derse bal gibi de olur.

YENİ AKİT KÖŞE YAZISI SİNAN BURHAN

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim