• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kayseri : 30 °C
  • Ankara : 28 °C
  • İstanbul : 29 °C

Devlet Bahçeli’yi anlama kılavuzu...

Sinan Burhan

Zaman zaman gazeteci dostlarla bir araya geldiğimizde hep Devlet Bahçeli Bey’i anlayamadıklarından bahsediyorlar. Bahçeli’nin siyaset yapma biçiminden muzdaripler. Sadece onlar mı muzdarip? Elbette hayır. Kendi partilileri, öteki siyasi parti temsilcileri, Bahçeli’yi çözemediklerini söylüyorlar. Devlet Bey klasik yöntemlerle değerlendirilemeyecek bir siyasetçi. Siyasetin normal kuralları onun için geçerli değil. Bu yazımda Devlet Bey’i anlamanıza yardımcı olacağım. Herkesin merak ettiği soruya cevap vermeye çalışacağım. Hadi başlayalım o zaman...

Devlet Bey her zaman şunu söylüyor: Önce ülkem sonra partim. Bu sloganı öylesine bir slogan olarak değerlendirirseniz Bahçeli’yi anlayamazsınız. Bahçeli’yi anlamanın en kolay yolu bu sloganın gerçekten Bahçeli için önemli olduğunu bilmeniz gerekir. Ülkemizin bütün kritik virajlarında Bahçeli partisini değil ülkeyi düşünmüştür.

Mesela Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül’ün adaylığı esnasında 367 krizi çıkartıldı. Meclis’te 367 vekil hazır bulunmazsa Cumhurbaşkanı seçilemez denildi. Elbette bu fikrin öncüsü Cumhuriyet Halk Partisi’ydi. Onlar, antidemokratik bir biçimde hareket ettiler. Sabih Kanadoğlu gibi demokrasi dışı yöntemleri öneren hukukçuların peşine takıldılar. Bahçeli’ye meclise girme dediler. Ancak Devlet Bey bu kadar baskı ve eleştiriye rağmen Cumhurbaşkanlığı meselesini meclise girerek çözümüne katkı sağladı. Cumhurbaşkanı seçilemeseydi darbe hukuku hakim olacaktı. Kriz olacaktı. Ülkemiz ekonomik açıdan ve siyasi açıdan kaosa girecekti. Böylesine kritik bir virajda Bahçeli önce ülkem dedi.

Yine 1999 yılında Abdullah Öcalan’ın idamı konusunda Bahçeli kendi partisine oy kaybettirmesine rağmen esnek davrandı. Elbette o günki oylamalarda MHP Öcalan idam edilsin dedi. Ancak hükümet ortaklarını da zora sokmadı. İyi ki de sokmadı. Öcalan idam edilseydi milli bir kahraman olacaktı. Kürt meselesi içinden çıkılmaz hale gelecekti. Ayrışma ve bölünme daha derinleşecekti. Bahçeli uhuletle hareket etmiş, ülkenin birlik ve bütünlüğüne bu yolla katkı vermiştir. İsteseydi Öcalan üzerinden hamaset yapar, ucuz kahramanlık yapardı. Siyasi popülizm yapardı. Ancak sorumlu bir devlet adamı gibi davrandı. Yine önce ülkem dedi. Ben Kayseriliyim bizim memleket milliyetçidir. O dönemde çok eleştiri aldı. Halen de eleştiriliyor. Ancak ben de bir Türk olarak Bahçeli doğru yaptı diyorum.

Son olarak 7 Haziran seçimlerine gelmek isterim. Bahçeli 7 Haziran gecesi büyük bir oyunu bozmuştur. Nedir bu oyun? Üst akıl, uluslararası kurumlar MHP-HDP-CHP’yi bir araya getirmek istiyordu. Blok siyaseti oluşturarak bir taşla kuş katliamı yapmayı planladılar. Nasıl mı? Bir kere üç siyasi partiyi bir araya getirerek devri sabık oluşturmak istediler. AK Parti ile ilgili sözde yolsuzluk dosyaları açacaklardı. Cumhurbaşkanımız ve ailesini uydurma delillerle yargılayacaklardı. Bilal Erdoğan Beyle ilgili uydurma bir komisyon kurup kamuoyu önünde rencide edeceklerdi. AK Partili Belediyeler, bakanlar, vekillerle ilgili araştırma komisyonları, soruşturma komisyonları kuracak ve siyaseten bitireceklerdi.

Peki bu olsa, ne olurdu? Ak Parti Türkiye’nin ortalamasıdır. Bu partiyi ortadan kaldırdığınız zaman ülke siyaseten ve ideolojik olarak kutuplara bölünecekti. Ayrışma ve kaos derinleşecekti. Ak Parti’nin varlığı bu ülkenin teminatıdır. O nedenle Bahçeli blok siyasetini çökertmiştir. MHP açısından ise daha vahim bir sonuç doğacaktı. HDP ile aynı kare içerisinde olan bir MHP bütün kırmızı çizgilerini kaybedecekti. HDP ve PKK siyasetini meşrulaştıracak, bu durum ülkenin bölünmesine yol açacaktı. Bahçeli oy kaybetme pahasına ülkenin kaybetmesini engellemiştir.

Peki şu an daha mı kötü?! Ülkede tek parti iktidarı var. Hükümet PKK’nın üzerine daha kararlı bir biçimde gidiyor. Ekonomi daha iyiye doğru gidiyor. Ekonomi daha iyi olacaksa, PKK’nın beli kırılacaksa Bahçeli neden bundan mutsuz olsun ki? Önce ülkem diyen bir harekete bu ülkede ihtiyaç var. Bakın Suriye’ye, bakın Libya’ya, bakın Irak’a..Ondan sonra Bahçeli’ye kızın. 

Bu yazı toplam 292 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim