• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • Kayseri : 7 °C
  • Ankara : 4 °C
  • İstanbul : 14 °C

Eğitim-Bir-Sen Kayseri Şubesi Anneler Günü Mesajı

Eğitim-Bir-Sen Kayseri Şubesi Anneler Günü  Mesajı
Annelik, duygu dünyasına sahip bütün canlılar için şefkatin, merhametin, fedakârlığın, karşılıksız vermenin, esirgemenin en somut ifadesi olan yüce bir mefhumdur.

Annelik, duygu dünyasına sahip bütün canlılar için şefkatin, merhametin, fedakârlığın, karşılıksız

vermenin, esirgemenin en somut ifadesi olan yüce bir mefhumdur. Anneler, annelikle birlikte, ilahi 

sevkle, bir başkasını kendisinden daha fazla düşünme ve ona göre davranma şeklinde gelişen bir zihniyet 

değişimine uğrarlar. Evlat için de anne sığınaktır, en güçlü bağlarla gerçekleşen bir bağlanmadır; şairin 

“Ana başta tâc imiş/Her derde ilâc imiş/Bir evlat pîr olsa da/Anaya muhtac imiş” dediği gibi, her yaşta 

ihtiyaç duyulan mercidir. Bütün bu süreçlerin, tanımlamaların dayanağı, Yüce Yaratıcının yaratma 

eylemini anne-baba üzerinden gerçekleştirmesi ve anne-baba-evlat arasında Yaratıcıya has duyarlılıkta 

ve güçte bir bağ oluşturmasıdır. Bu çerçevede, sebeb-i vücud olan anne-baba ile evlat arasındaki ilişkinin 

düzeyi de net ifadelerle belirlenmiştir: Evlat, anne öncelenerek, anne babaya iyilik yapmakla emredilmiş, 

anne-babaya ‘öf’ bile demekten men edilmiştir.

 

Medeniyetimiz, Hazret-i Havva’dan bu yana kadını ve anneyi yüceltmiş, toplum içerisinde kadına 

ve hususen anneye imtiyaz sağlamıştır. Hz. Havva bir annedir. Hz. Meryem bir annedir. Hz. Sare bir 

annedir. Hz. Hacer bir annedir. Hz. Âmine bir annedir. Hz. Hatice bir annedir. Hz. Fatıma bir annedir. 

Medeniyetimizin yol göstericilerinin, öncülerinin eşlerini ve annelerini de bilmek ve onlara da saygı 

duymak şeklinde bir yerleşik ananeyi en mütekâmil biçimde bize öğreten de kız çocuklarını diri diri 

toprağa gömme karanlığı içerisindeki bir toplumu aydınlatmakla işe başlayan İslam Medeniyeti’dir. 

Bu aynı zamanda tarih boyunca kadına ve anneye verilen büyük önemin göstergesidir. 623 yıl 

medeniyetimizi dünya sahnesinde temsil eden Osmanlı Devleti’nde de valide sultanlar saygın, belirleyici, 

istikamet tayin edici bir hüviyette olmuşlardır. İslam Medeniyeti dairesinde kadın hiçbir zaman erkekten 

ayrı düşünülmemiş, anne olan kadına daha fazla hürmet gösterilmiştir.

 

Batı medeniyeti, kadın ve anne ile sorunlu bir medeniyettir. Sorunları perdelemek, vicdanları susturmak 

için de palyatif/geçici tedbirlerle samimiyeti kendinden menkul günler icat edilmiştir. Kadınlar Günü, 

Babalar Günü, Anneler Günü gibi günler bu nevidendir. Günlerin samimi bir niyetin ürünü olmayışlarının 

bir göstergesi de, bu günlerde tüketimin artmasına ilişkin oluşturulan atmosferdir. Bu yönüyle 

Anneler Günü, kapitalizmin tüketim çılgınlığını köpürttüğü yeni bir imkân olmaktan öteye bir anlam 

taşımamaktadır.

 

Batı medeniyeti ile ilişkilerimizin gelişmesi, kendi medeniyet değerlerimizden uzaklaşmamız oranında 

mezkûr günler toplumumuzda da dikkate alınan, kutlanan ritüeller haline gelmiştir. Annesini Anneler 

Günü’nde elinde çiçeğiyle huzurevinde ziyaret eden bir evlat tablosu karşılaşılabilecek en acı tablolardan 

birisidir. Aslolan, cenneti annelerin ayakları altına koyan büyük medeniyetimizin birikiminin farkına 

vararak anneleri, babaları, kadınları, öğretmenleri bir ömür boyu baş tacı etmektir.

 

Eğitim, sağlık, enerji, nüfus gibi konularda ileriye dönük projeksiyonlar yapamadığımız için bu konularda 

günlük politikaların oluşturulmasında yakın zamanlara kadar hep Batı’nın hazır reçeteleri kullanılmıştır. 

Bu meyanda, annelik kurumunu güçlendirmek, çalışan kadınları anneliğe özendirmek ve çalışan annelere 

çalışma hayatında çeşitli kolaylıklar sağlamak yerine nüfus planlamasına ve az çocuklu anneliğe 

heveslendirmek şeklinde Batı politikalarına paralel uygulamalar gerçekleştirilmiştir.

 

Annelik, başlı başına maaş ödenmesi gereken bir toplumsal görevdir. Çalışma hayatındaki annelere 

devletin ve toplumun bakışı bu çerçevede olmalıdır. Çalışan annelerin çalışma şartlarının iyileştirilmesine 

yönelik bugüne kadar atılan olumlu adımları memnuniyetle karşılıyor, daha da geliştirilmesine ilişkin 

beklentilerimizi ifade ediyoruz.

 

Üstad Sezai Karakoç, Anneler ve Çocuklar adlı şiirinin son dörtlüğünde, “Kaçar herkesten/Durmaz bir 

yerde/Anne ölünce çocuk/Çocuk ölünce anne” diyerek evlatlar ile anneler arasındaki güçlü bağı ifade 

etmektedir. Hayatta olan annelerimizi, medeniyet öğretilerimiz çerçevesinde her zaman başımızın tacı 

eylemek durumundayız; vefat eden annelerimizi de, ardında sadaka-yı câriye nevinden hayırlı evlat 

bırakmanın semeresiyle kabirlerinde muazzez eylemeliyiz.

 Bu duygularla tüm annelerin Anneler Günü’nü kutluyor, bütün annelere hayırlı uzun ömürler diliyoruz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim