• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kayseri : 5 °C
  • Ankara : 10 °C
  • İstanbul : 9 °C

EĞİTİM-BİR-SEN KAYSERİ ŞUBESİ TOMARZA HÂKİMİ HAKKINDA BASIN AÇIKLAMASI

EĞİTİM-BİR-SEN KAYSERİ ŞUBESİ TOMARZA HÂKİMİ HAKKINDA BASIN AÇIKLAMASI
Hâkimlik Vicdan İsteyen Bir Görevdir, Adalet Dağıtıcılarının Adaletsizlik Yapma Lüksü Olamaz
Değerli basın mensupları, sevgili katılımcılar!

Biz, Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen olarak kamuda çalışan emekçilerimizin hak ve hukuklarını korumak maksadıyla kurulmuş bir sivil toplum kuruluşuyuz. Üyelerinin haklarını koruma hususunda göstermiş olduğu başarılardan dolayı kamu çalışanlarının teveccühüne mazhar olan Eğitim-Bir-Sen, eğitim alanında Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşu olmakla şereflenmiştir.

Geçtiğimiz hafta içerisinde Tomarza ilçemizde görev yapan ve sendikamızın haklarını korumakla mükellef olduğu üyelerimizden olan üç arkadaşımız, haksız ve yanlış bir anlamanın kurbanı edilmek istenmiştir. Şöyle ki:
Tomarza’da Sulh Ceza Hâkimi olarak görev yapmakta olan Emrah ERDİ, mahkemede bulundurulması zorunlu olan rehber öğretmen görevlendirilmesi için ilçe milli eğitim müdürlüğüne müracaatta bulunur. İlçe milli eğitim müdürlüğünün görevlendirdiği rehber öğretmen sürekli olarak mahkemeye çağırıldığında bu görevi yerine getirir. Hatta çoğu zaman kendisi mahkemeye, tebligat kanununda bulunmayan bir şekilde, yazı ile değil, telefonla davet edilir. Ancak en son defasında mahkemece kendisine görev verildiğine dair yazı, yine tebligat kanununda olmayan bir şekilde, doğrudan kendisine bildirilmeyip, ilçe milli eğitim müdürlüğü marifetiyle tebliğ edilmek istenir. İlçe milli eğitim müdürlüğünde görevli kamu görevlisi arkadaşlarımız her zaman yaptıkları gibi yazıyı okulun posta kutusuna atarlar. Mahkemeye davet edildiğinden haberi olmayan rehber öğretmen arkadaşımız da mahkemedeki göreve gidemez. Sulh Ceza Hâkimi Emrah ERDİ, bu olaydan sorumlu tutarak ilçe milli eğitim müdürlüğünde çalışan üç üyemiz hakkında suç duyurusunda bulunur ve dava açar.

Üyelerimiz hakkında haksız bir davanın açıldığını duyduğumda hâkim beyi telefonla arayarak yüz yüze görüşme talebinde bulundum. Hâkim beye kendisinin suç duyurusunda bulunduğu bir mahkemede yine kendisinin hâkimlik yapamayacağını izah etmeye çalışıyordum ki bana telefonda kaba ve hoş olmayan bir üslupla hitap ederek “Devam eden bir mahkeme ile ilgili olarak sizinle konuşamam. Sonucu çok merak ediyorsanız Cuma günü kalkar Tomarza’ya gelirsiniz” dedi. Ben de kendisine “Evet, Cuma günü yapılan haksız uygulamayı bütün kamuoyu ile paylaşmak için basınla birlikte Tomarza’ya geleceğim” dedim. Ben bunu söyleyince Hâkim Bey telefonu yüzüme kapattı. Hâkim bey benim bu sözümü hiç gereği yokken bir tehdit olarak algılamış ve başkanı bulunduğum sendikanın üyelerinin haklarını koruma isteğimi yanlış yorumlayıp hakkımda suç duyurusunda bulunmuş. Bu arada bir hâkimin yapamayacağı bir başka hata daha yaparak benimle yaptığı telefon görüşmesi hakkında temizlik işçisi ile bir tutanak düzenlemiş. Temizlik işçisi benim telefonda ne dediğimi nasıl duymuşsa tutanağı aynen imzalamış.

Cuma günü üyelerimizin mahkemesini takip etmek maksadıyla Şube Sekreterimi de alarak Tomarza’ya gittim. Hâkim beyin talimatı ile oradaki cumhuriyet savcısı benim ifademi aldı. Hâkim beyle aramızda geçen konuşmaları aynen ifademde dile getirdim. Daha sonra mahkemeye geçildi. Mahkeme sırasında hâkim bey, yine bir hukuksuzluk ve kanunsuzluk sergiledi. Rehber öğretmen arkadaşımız, daha önce defalarca mahkemeye çağırıldığını ve hepsine de geldiğini, hatta çoğu zaman telefonla çağırıldığını buna rağmen yine göreve geldiğini söyledi. Bu sırada hâkim bey, zabıt kâtibine “Bu son söylenenleri yazma” diyerek rehber öğretmen arkadaşımızın mahkemede verdiği ifadeyi zabıtlara aldırmadı. Böylece büyük bir hukuki skandala sebep oldu.

Değerli Basın Mensupları, Sevgili Katılımcılar:
1. Milli eğitim çalışanları hiç kimsenin kapıkulu değildir. Hiç kimse onları kendi keyfine göre göreve çağırıp, kendi arzusuna göre iş yaptıramaz. Hâkim olmak da buna dâhildir. Mahkemelerin nasıl tebligat yapacağı kanunla belirtilmiştir. Hiç kimse kendisini kanundan büyük görmesin ve makamındaki görevini kötüye kullanmasın. Aksi takdirde adalet dağıtmakla yükümlü olan hâkimlerimiz adaletsizliğe ve haksızlığa yol açarlar. İnsanlara zulmetmiş olurlar.

2. Hiçbir hâkim, kendisinin suç duyurusunda bulunduğu mahkemede hâkimlik yapamaz. Bu durum âdil yargılama esaslarına uygun değildir.
3. Bir hâkim, telefon konuşmalarına bir başkasının muttali olacağını söyleyerek bunun hakkında tutanak düzenleyecek kadar meslek bilgisinden mahrum olamaz.
4. Hiçbir hâkim, mahkemede verilen ifadelerden işine gelmeyenlerin mahkeme zabıtlarına alınmasına engel olamaz.
5. Mahkemelerin zaten aşırı yüklerinin olduğunu dile getiren ve bunda da sonuna kadar haklı olan hâkimlerimiz, karşılıklı küçük bir diyalogla bile çözümlenebilecek meseleleri büyütüp yeni davalar açarak mahkemelerin yüklerini daha da ağırlaştırmamalıdırlar.
6. Bu konuda kamuoyunu bilgilendirir, adaletin sağlanması için ilgili makamları, Tomarza halkı üzerinde egosunu tatmin etmekte olan adı geçen hâkim hakkında gereğini yapmaya davet ederim.
Katılımlarınızdan dolayı hepinize teşekkür ederim.

Aydın KALKAN
Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim