• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • Kayseri : 8 °C
  • Ankara : 6 °C
  • İstanbul : 17 °C

Eğitim-Bir Sen Şube Başkanı Kalkan, Uluslararası öğrencilere sendikacılığı anlattı

Eğitim-Bir Sen Şube Başkanı Kalkan, Uluslararası öğrencilere sendikacılığı anlattı
‘Güçlü olsaydık, 28 Şubat yaşanmazdı’

EĞİTİM-BİR SEN Kayseri Şube Başkanı Aydın Kalkan, Kayseri’deki üniversitelerde eğitim gören uluslararası öğrencilere,

sivil toplum kuruluşlarını ve önemini anlattı. Sendikaların da önemli bir sivil toplum kuruluşu olduğunu hatırlatan

Kalkan, ‘Topluma dayatılan birçok uygulama sendika olarak karşı çıktık. Bunda da başarılı olduk. 28 Şubat 1997’de

yaşanan Post Modern darbe sırasında güçlü değildik. Güçlü olsaydık, bunlar yaşanmazdı.’ dedi.

Başbakanlık Yurt Dışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı (YTB) ile Medeniyetin Burçları Derneği tarafından

düzenlenen ‘Kayseri Uluslararası Öğrenciler Akademisi’nin 14. Hafta seminerleri, Kayseri ve Civarı Elektrik A.Ş. (KCETAŞ)

Toplantı salonunda gerçekleştirildi. Toplantıda, Eğitim-Bir Sen Kayseri Şube Başkanı Aydın Kalkan, sivil toplum,

sendikacılık ve önemi hakkında bilgi aktardı. Dindar olarak bilinen kesimin sendikacılığa yıllarca sıcak bakmadığı için

geri kaldığını hatırlatan Kalkan, sözlerine şöyle devam etti;

Yıllardır muhafazakâr insanlarda, ‘Muhafazakârlar, sokağa çıkmaz. Sendika kurmaz. Bu iş bize yakışmaz’ şeklinde bir

düşünce vardı. Sendikacılığın kitapta yeri var mı diye soranlar bile vardı. Nerden çıkardınız bu sendikacılığı diye sitem

edenler çoktu. Ancak, Yedi Güzel İnsan’dan bir olarak bilinen rahmetli Mehmet Akif İnan, bu düşüncenin yanlış

olduğunu ifade ederek, Eğitim-Bir Sen’in kurulmasına öncülük etti. 1992’de sendikamız ve 1995’de de

konfederasyonumuz kuruldu. Bugün, 11 iş kolunda faaliyet göstermekteyiz. Yaklaşık 956 bin üyemiz var. Hedefimiz ise

1 milyon üyeye ulaşmaktır.’

28 ŞUBAT SÜRECİ

Kurulduktan sonra toplumun her kesimine yönelik örgütlenme çalışması başlattıklarını belirten Aydın Kalkan,

‘Sendikamız kurulduktan sonra 1997’de 28 Şubat Post Modern Darbesi yaşandı. Muhafazakâr kesime yönelik bu darbe

girişiminde, çok sayıda kardeşimiz mağdur oldu. İşten kovuldu, hapishanelere atıldı. Aileler parçalandı. İmam-Hatip

liselerine katsayı farkı getirildi. Başörtülü okumak yasaklandı. İmam-hatipliler adeta veba’lı gibiydi. Dindar kesimde

travmaya neden oldu. 28 Şubat’ın etkisi bugün bile devam ediyor. Muhafazakâr olan birçok insan, başörtülü birçok

arkadaşımız 28 Şubat’ın etkisinden dolayı kendi görüşlerine yakın sendikalara hala üye olmaz. Kendi kimliğini açıklamaz

istemez. Başıma iş gelir diye kendini gizlemeye çalışır. Sendika olarak, bu dönemde güçlü değildik. Sivil toplum örgütü

olarak geniş bir alana yayılmamıştık. Şayet güçlü olsaydık, 28 Şubat’ın etkisi bu kadar olmazdı.’ Diye konuştu

2007’DE E-MUHTIRA

İlerleyen yıllarda güçlü hale geldiklerin hatırlatan Aydın Kalkan, sözlerini şöyle sürdürdü;

2007 yılında e muhtıra yaşandı. Bu olayda sendikamız, ilk karşı çıkanlar arasındadır. Öncelikle yaşananların ardında

‘Ortak Akıl Mitingleri’ düzenledik. Bu mitinglerle, darbeye karşı çıktık. Halk, meydanlara inmişti. Bunun sonunda

kamuda başörtüsü serbest oldu. Kamuda kıyafet serbestliği için 13 milyon imza topladık. Sonun da bunu da başardık. 8

yıllık kesintisiz eğitİme karşı çıktık. Bunun sonucunda 4+4+4 sistemine geçildi. Okullarda seçmeli ders olarak Kuran-ı

Kerim başta olmak üzere Peygamberimizin hayatı ve Temel Dini Bilgiler Dersi konulması için çalışma başlatmıştık. Her

platformda bu isteklerimiz dillendirdik. Şimdi okullarda bu dersler seçmeli olarak okutuluyor.’

VE 15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ

Sivil toplum kuruluşu olarak topluma dayatılan haksız uygulamalara karşı çıktıklarını vurgulayan Aydın Kalkan, sözlerini

şöyle tamamladı;

‘15 Temmuz akşamında, daha duyar duymaz, mesaj sistemiyle üyelerimize sokağa çıkmalarını ve meydana inmelerini

istedik. İnsanlarımız ne olduğunu anlamaya çalışırken biz meydana inmiştik. Cumhurbaşkanımız emriyle 27 gün

meydanlarda nöbet tuttuk. Çadırlarda yattık. Darbeye karşı çıktık. Bunlar, sivil toplum kuruluşlarının etkisini bizlere net

şekilde göstermektedir. Tarafımızı belli olması için sivil toplum kuruluşlarına üye olmalıyız. Kendisi için yaşayan değil,

başkalarını düşünen, onlara güzel bir gelecek bırakmak isteyen sivil toplum kuruluşlarına destek olur. Toplumu

düşünmek gerekiyor. ‘Bu işi kim yapacak? Diye sorulduğu zaman sağına soluna bakmadan ‘Ben yaparım’ diyecek

insanlara ihtiyacımız var. Topluma öncülük etmeliyiz.

Seminere, Suriye, Azerbaycan, Gürcistan, Kırgızistan, Çad, Moğolistan, Cezayir, Fildişi Sahili, Gucistan, Özbekistan,

Tanzanya gibi ülkelerden gelen ve üniversitede okuyan uluslararası öğrenciler katıldı.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim