• BIST 83.154
  • Altın 146,708
  • Dolar 3,7984
  • Euro 4,0449
  • Kayseri : 2 °C
  • Ankara : -1 °C
  • İstanbul : 7 °C

Erbakan Hocayla ordu için tartıştık.....

Erbakan Hocayla ordu için tartıştık.....
YENİ AKİT KÖŞE YAZARI SİNAN BURHAN

Rahmetli Erbakan Hocamla en son programı ben yapmıştım. Rahmetli Erbakan, Anadolu Soruyor isimli programa hastaneye yatmadan iki önce katılmıştı. Uzun süre hastahanede yattı. Daha sonra da vefat etti.

Bu programı Anadolu’dan gelen televizyoncu arkadaşlarımla birlikte Saadet Partisi Genel Merkezi’nde yaptık. Erbakan Hocamla yapılan bu program Türk siyasal tarihi içerisinde yapılan en önemli üç program arasına rahatlıkla girer.

Bu programı arşivlerden izlemenizi öneririm. Erbakan Hocam dünden bugüne hak ve batıl mücadelesini belgeleriyle anlattı. En çok da Siyonizmin planlarını deşifre etti. Yahudilerin dünyayı nasıl yönettiğini anlattı. ABD›deki güçlerinden tutun da doları nasıl bir güç olarak kullandıklarının altını örneklerle çizdi.

Milli ekonomi ve milli sanayi adına yaptıklarını söyledi. Bugün geriye dönüp şöyle baktığınız zaman ülkemizdeki büyük fabrikaların hoca zamanında yapıldığını görüyoruz. Hangi ilimize giderseniz gidin bütün büyük fabrikaları hocam kurmuş.

Yıllar önce Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesine şeker fabrikalarını kurarak işsizliğin önüne geçmek istemiştir. Eğer buna benzer fabrikalar burada kurulmuş olsaydı PKK terör örgütü taban bulamazdı. Muhalefet partileri hocamla hep dalga geçtiler. Hocanın attığı temellerin hayali olduğunu ifade ettiler. Bu temelleri söküp Ankara’ya getirdiler. Mecliste basın toplantısı yaparak akıllarınca alay ettiler. Sonra bu temellerin bir bir fabrikaya dönüştüğünü göremediler. Bu temellerin hepsi iş oldu aş oldu.

Bu programda beni en çok şaşırtan ise Erbakan Hocamın 28 Şubat sürecini ve orduyu eleştirmeyişi oldu. Programda yerel bir televizyoncu arkadaşım ‘Hocam 28 Şubat sürecinde partiniz kapatıldı. Size siyasi yasak getirildi. Bu süreçle ilgili bir eleştiriniz olmayacak mı? Bu darbeye diyeceğiniz yok mu? ‘ diye sordu.

Doğrusu hocanın orduyu yerden yere vuracağını düşündük. Sonuçta iktidardan indirilmiş, partisi kapatılmıştı. Oysa hoca hiç oralı bile olmadı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin öneminden bahsetti. Ordunun dindar olduğunu, içerisine sızmış bir kaç yanlış kişinin orduyu bağlamadığını belirterek ‘Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı ile çok fazla görüşemedik. Eğer kendisiyle görüşebilseydik kendisine milli görüşü anlatabilseydik eminim bize karşı çıkmazlardı. Birkaç yanlış uygulama ve kişi nedeniyle koskoca kurumu ilzam edemeyiz.

Türk Silahlı Kuvvetleri bu bölge için hayati öneme sahiptir. Memleketin bekası güçlü bir orduya bağlıdır. Zor bir coğrafyada yaşıyoruz. Bu coğrafyada ayakta kalmak için güçlü bir orduya ihtiyaç var’ demiştir.

Bugün gelinen noktada ben de aynı fikirdeyim. Bu memlekette iki kurumla oynamayacaksınız. Bunlardan bir tanesi Türk Silahlı Kuvvetleri, bir diğer kurum ise Diyanet İşleri Başkanlığı’dır. Bu kurumlar olmadan ne dünya hayatı olur ne de ahiret hayatı olur. O nedenle bu kurumlara dokunmak doğru değildir.

Bölgemiz kan gölüne döndü. Suriye paramparça, Irak paramparça, Libya paramparça. Bu yaşananları görüyorsak orduya sahip çıkmamız gerekir. Ordu içinde din düşmanı, millet düşmanı bir kaç isim de varsa onları da kabul etmeyiz. Ordu bu milletin aynasıdır. Toplumun tüm kesimleri orduda temsil edilmelidir. Yıllarca ordu içinde bazı isimler irtica diyerek, başörtüsü diyerek yanlış tutum içinde oldular. Onları bir kenara koyarsak tıpkı hocam gibi orduya sahip çıkmamız lazım. Coğrafya böyle söylüyor.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim