• BIST 107.041
  • Altın 143,530
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • Kayseri : 15 °C
  • Ankara : 16 °C
  • İstanbul : 25 °C

Erdoğan: Bizim milli içkimiz ayrandır

Erdoğan: Bizim milli içkimiz ayrandır
Alkol teşvikini eleştiren Başbakan Erdoğan,
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yeşilay tarafından Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Global Alkol Politikaları Sempozyumu'nda konuştu.

Başbakan Erdoğan, konuşmasında tek parti iktidarı döneminde, alkol teşvikinin abartılı bir propagandaya dönüştürüldüğünü, lokantalara afişler asıldığını, alkolün ne kadar faydalı olduğunun anlatıldığını belirterek, "O dönemde, alkollü içkilere adeta 'halis gıda süsü' verilmek istenmiştir. Dahası, alkollü bir içki olan bira, Cumhuriyet'in ilk yıllarında, yayımlanan bazı kitaplarda, maalesef, 'milli bir halk içkisi' olarak takdim edilmiştir. Halbuki bizim milli içkimiz ayrandır" dedi.

Türkiye'de alkol üzerine değerlendirmelerin yapılacağı ilk uluslararası çalışma olma özelliği taşıyan sempozyumun, aynı zamanda en büyük, kapsamlı, yoğun katılımlı program olma niteliğine sahip olduğunu vurgulayan Erdoğan, bugün medeniyetlerin ve kıtaların buluştuğu İstanbul'da, 53 ülkeden, 1200'ü aşkın temsilciyi, uzmanı ağırladıklarını söyledi.

MEN-İ MÜSKİRAT KANUNU
Başbakan Erdoğan, sempozyumun hükümet olarak halk sağlığına verdikleri önemin ve sağlık alanında insan merkezli yaklaşımlarının da bir tezahürü olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"İnanıyorum ki, burada gerçekleştirilen çalışma, burada sunulacak tebliğler, halk sağlığı için bir kılavuz niteliği taşıyacak, alkol politikaları alanında çalışmalar yapan uluslararası aktörler için bir farkındalık oluşturacaktır. Sempozyumun gerçekleşmesinde, TBMM'nin de çok büyük emekleri var. Bildiğiniz gibi üç gün önce, 23 Nisan'da, TBMM'nin kuruluşunun 93. yıl dönümünü kutladık. Bu anlamlı buluşma vesilesiyle o günlere ait bir detayı burada sizlerle paylaşmak istiyorum. O da şudur; şöyle Meclisimizin tarihine bakığımızda çıkan kanunlar arasında çok ilginç bir kanun var. Bu da 'Men-i Müskirat' adını verdiğimiz ve alkollü içkileri men eden, sarhoşluk verici içkileri yasaklayan bir kanunu çıkarmaktır. 93 yıl önce...

Evet, Milli Mücadelemizin zaferle sonuçlanmasını sağlayan, Cumhuriyetimizin kuruluşuna öncülük eden o gazi Meclisimizin bir cuma günü dualarla açılan o yüce meclisimizin çıkardığı ilk 5 kanundan biri Men-İ Müskirat Kanunu'dur. Bunu özellikle ülkemdeki değişik çevrelere atfen de söylüyorum. Çünkü bunun üzerinde onların da çok daha dikkatle durması lazım.

TBMM'nin toplanmasından 5, bir yürütme organı oluşturmasından 3 gün sonra, 28 Nisan 1920'de, Trabzon mebusu merhum Ali Şükrü Bey, ülkede içki üretimi ve tüketiminin yasaklanmasına ilişkin bir kanun teklifi verdi. Men-i Müskirat Kanunu, Meclisimizin çalışmaları başladıktan sonra sunulan 4. kanun teklifidir.

Merhum Ali Şükrü Bey'in bu teklifi, Meclis oturumunu yöneten reis tarafından okutulduktan sonra, o istiklal mücadelesi günlerinde, o buhranlı dönemlerde dahi, son derece ehemmiyetli bir teklif olarak görülmüş ve ivedilikle görüşülmek üzere ilgili encümenlere havale edilmiştir. Alkollü içkilerin yasaklanmasına ilişkin bu teklifin, Millet Meclisimizin kurulmasından sadece 5 gün sonra verilmiş olması son derece anlamlıdır. Merhum Ali Şükrü Bey'in sunduğu ve 6 maddeden ibaret içki yasağı teklifi, Meclis'e sunulduktan 5 ay sonra, 14 Eylül 1920'de alkışlar ve bravo nidaları eşliğinde kanunlaşmıştır."

'ÇAĞDAŞLAŞACAĞIZ, MODERNLEŞECEĞİZ DENİLEREK...'
Bu kanunun uzun süre yürürlükte kalamadığını belirten Başbakan, sözlerine şöyle devam etti:

"Tek parti iktidarının tepeden inmeci, dayatmacı çağdaşlaşma zihniyeti yüzünden söz konusu kanun, tümüyle yürürlükten kaldırıldı. 'Çağdaşlaşacağız, modernleşeceğiz, uygarlaşacağız, alafrangalaşacağız' denilerek, adeta taklitçi bir anlayışla alkol tüketimi özendirilmeye ve teşvik edilmeye başlandı. 'Bedeli ne olursa olsun' dediler, 'ölenler öldü kalan sağlar bizimdir' dediler.

'MİLLİ İÇKİMİZ AYRANDIR'
Tek parti iktidarı döneminde, alkol teşviki o kadar abartılı bir propagandaya dönüştürülmüştür ki, lokantalara afişler asılmış, alkolün ne kadar faydalı olduğu anlatılmıştır. O dönemde, alkollü içkilere adeta 'halis gıda süsü' verilmek istenmiştir. Dahası, alkollü bir içki olan bira, Cumhuriyet'in ilk yıllarında, yayımlanan bazı kitaplarda, maalesef, 'milli bir halk içkisi' olarak takdim edilmiştir.

Halbuki bizim milli içkimiz ayrandır. O kadar ki, bazı aileler, sağlığa faydalı diye lanse edilen birayı, besleyici olduğu gerekçesiyle ilkokul çağındaki çocuklarına, evlatlarına içirmeye başlamışlardır. Ankara'da, Atatürk Orman Çiftliği'nde, çocuklara, adeta süt gibi, meyve suyu gibi alkolü içkiler içirilmeye başlandığını gösteren fotoğraflar elimizde var. Neyse ki, toplumsal yapı, toplumsal doku, devlet eliyle teşvik edilen alkol tüketimine karşı direnç göstermiş, alkolün çok daha yaygın kullanımının önüne bu sayede geçilebilmiştir.

GAZETELERDEKİ ALKOLLÜ İÇKİ REKLAMLARINA YASAK SİNYALİ
Eğitim kurumlarının kampüs alanlarında alkol satışı vardı. Öğrenci oraya ders yapmaya mı, öğrenciliğinin gereğini yapmaya mı geldi? Yoksa kafayı bulmaya mı geldi? Alkolü alan, kafayı bulan ondan sonra döner bıçağını alır, arkadaşlarının üzerine gider. Bilgisayarı, kitabı unutur. Kampüs alanlarında alkollü içki satışını engelledik. Alkollü içkilerin 18 yaş altına satışını yasakladık. Alkollü içki reklamlarına ilişkin kapsamlı düzenlemeler yaptık. Eksiğimiz var.

Şimdi de gazetelerde alkollü içki reklamlarının yapılmasını yasaklama çalışmaları üzerinde arkadaşlarım çalışıyor. Kısa zamanda gazetelerde de alkollü içki reklamlarının yapılması yasaklanacak. Çünkü bu reklamlar maalesef aldatıcıdır, yanıltıcıdır. Pazarlama teknikleriyle maalesef ailelerimizi tehdit eden bir unsurdur.''

ALKOLLÜ SÜRÜCÜYE AĞIR CEZA YOLDA
Şiddet, suç, intihar, aile içi sorunlar, sosyal problemler ve trafik suçları gibi alkolün daha tehlikeli ve yıkıcı sonuçları olduğunu dile getiren Erdoğan, ''Özellikle trafik suçları. Hep söylüyorum, bir vatandaş, alkolsüz olarak trafikte gidiyor ama karşı taraftan alkollü birisi geliyor ve o alkollü, alkolsüz olan vatandaşın maalesef hattına girerek veya ona çarparak ölümüne neden oluyor. O alkolsüz aracını kullananın suçu, günahı nedir? Bir kaç ay geçiyor, o alkollü cezaevinden çıkıveriyor. Ölen öldüğüyle kalıyor, öbürüyse elini kolunu sallayarak yine dolaşıyor.

Şimdi bunun üzerinde de çalışıyoruz. Böyle olamaz. Elinde silahıyla vurduğu zaman katil, cezası çok yüksek; ama alkollü olarak vurup öldürdüğünde 'alkollüydü', bundan dolayı ceza hafifletici. Böyle bir mantık olamaz, bunun üzerine gideceğiz. Biliyorum, bazı medya grupları bundan dolayı bana saldıracak. Milletimin sağlığı için varsın bana saldırsınlar'' diye konuştu.

'HİÇ KİMSENİN YEDİĞİNE İÇTİĞİNE KARIŞMADIK'
Başbakan Erdoğan, yaptıkları ve yapacakları düzenlemelerin, uluslararası normlar, planlar, hedefler çerçevesinde gerçekleştiğini anlattı.

Hükümette bulundukları 10 yılı aşkın süre boyunca hiç kimsenin yaşam tarzına, giyim kuşamına, yediğine, içtiğine karışmadıklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Demokratik bir hukuk devletinde, bunlar zaten olmaz ve olamaz. Ancak birbirimizin hukukuna saygılı olmak da bir vatandaşlık görevidir. Bunu kimsenin unutmaması lazım. Tam tersine biz, giyim kuşam, yaşam tarzları, haklar ve özgürlükler üzerindeki engelleri, kısıtlamaları kaldırdık. Bundan sonra da herkesin yaşam tarzı, bireysel hak ve özgürlükleri, bizim teminatımız altında olacaktır.

Zaten, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti, hiç kimsenin yaşam tarzına karışamaz, dayatma yapamaz, hatta propaganda yoluyla zararlı alışkanlıkları teşvik edemez. Başta çocuklar olmak üzere, dezavantajlı kesimleri, istismara ve bağımlılığa açık kesimleri korumak da devletin vazifesidir.

Özgürlükler ile istismar arasındaki hassas dengeyi, özgürlükler ile toplum sağlığı arasındaki ince çizgiyi muhafaza etmek zorundayız ve biz sadece bunu yapıyoruz. Gelişmiş ülkeler bununla nasıl mücadele ediyorsa biz de öyle mücadele ediyoruz ve edeceğiz."
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim