• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • Kayseri : 8 °C
  • Ankara : 6 °C
  • İstanbul : 17 °C

Erdoğan ve Gökçek haksız mı?

Sinan Burhan

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 7 Haziran seçimleri öncesinde Dolmabahçe sarayında yapılan görüşmeyi yanlış bulduğunu ifade etmişti. Ortada masa yok. Devlet pazarlık yapmaz. Terör sorunu masa başında çözülmez demişti.

Daha da ileri giderek Kürt sorunu yoktur dedi. Kürt sorunu yoktur demek Kürt yoktur anlamına gelmez. Zaten Türkiye’deki Kürt halkının sosyal kültürel ve ekonomik sorunlarını çözen lider Erdoğan’dır. Erdoğan Kürt sorunu yoktur derken Kürtlerin sorunları yoktur, kalmamıştır. Biz çözdük demiştir. Neden derseniz, Kürtçe televizyon Erdoğan zamanında kurulmuştur. Kürtçe alfabe Erdoğan zamanında serbest bırakılmıştır. Özel Öğretim kurumlarında Kürtçe eğitim serbest bırakılmıştır. Mahkemelerde Kürt vatandaşlarımız kendilerine Kürtçe olarak savunamıyorlardı. Erdoğan bu yasağı da kaldırmıştır. Nüfus kağıtlarına Kürtçe isim yazılamıyordu. Bu yasak da kaldırıldı.

 Bütün bu demokratik özgürlük adımları atılırken Cumhurbaşkanı hedef haline geldi. Dediler ki, ‘vatan elde gidiyor, ülke bölünüyor. Erdoğan ülkeyi satıyor’ gibi ağır ithamlarda bulundular. HDP ve Kürt siyasetçiler bu özgürlüklerin kıymetini bilmek yerine üst aklın taşeronluğuna soyundular. Erdoğan düşmanlığı yapmaya başladılar.

 Erdoğan’a diktatör dediler. Zaman Erdoğan’ı haklı çıkardı dostlar. Bu kadar özgürlüğe, bu kadar demokratik gelişmeye rağmen, PKK ve HDP ülkeyi bölmeye çalışıyor. Bir olarak, beraber olarak bu ülkede kardeşçe yaşamak varken, terörün değirmenine su taşıyorlar. Bugünlerde şehit sayımız 30’lara yaklaştı. Erdoğan’ı suçlayanlar, yok biz Kürt halkını anlamadık, HDP’yi yok saydık diyenler, Erdoğan yanlış yaptı diyenler, bu sözlerinden dolayı utanmalıdırlar. PKK ve HDP siyaseti, yerli olmak yerine küresel akla hizmet ediyor. O nedenle barış kendi ellerinde değil.

Yine seçim öncesi Melih Gökçek PKK ile ilgili resimler yayınladı. Videolar yayınladı. Halka baskı yapıldığını söyledi. PKK’nın silahları bırakmadığını söyledi. Seçim sonuçları açıklanınca bazı dostlar başkanı eleştirdiler. Niçin PKK ve HDP’yi eleştiriyor diye. Neymiş efendim biz Doğu’da bu yüzden kaybettik dediler. Bu argümanların içinin boş olduğunu bugün daha net anlıyoruz. Biz doğudan askeri çektik, devleti çektik sonunda bu alanın tek hakimi PKK oldu. Kürt vatandaşlarımızın oy kullanma hakkını elinden aldılar. Şiddet uyguladılar. Melih Bey bunları söyleyince kötü oldu. İyi de kardeşim bu hükümet yıllarca elini taşın altına koymadı mı. Kardeşlik demedi mi. Ümmet demedi mi? Oysa HDP siyaseti Kürt milliyetçiliğine savruldu. Öyle ki Siirt’teki bir medresede okumuş biri bile Eskişehirli bir LGBT’li ye oy verdi. Milliyetçilik duyguları dinin önüne geçti. Keşke bu kadar fedakarlık karşılıksız kalmasaydı.

Sonuç olarak devlet özüne döndü. Devlet zaaf gösteremez. Devlet kendini korumak zorundadır. Devlet vatandaşlarına güven vermek zorundadır. Kimse barış bitsin demiyor. Kimse kardeşlik son bulsun demiyor. Hepimiz bir arada özgür olalım. Ancak başımızı da kuma gömmeyelim. PKK’nın doğuyu bizden koparmak üzere olduğunu görelim. Hamasete gerek yok. Demokrasi edebiyatı ile devleti çökertemeyiz. Devlet vatandaşlarına karşı hem adil olmalı hem de güçlü olmalıdır.

Bu yazı toplam 310 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim