• BIST 96.400
  • Altın 145,076
  • Dolar 3,5740
  • Euro 4,0116
  • Kayseri : 10 °C
  • Ankara : 11 °C
  • İstanbul : 18 °C

“ERDOĞAN YA DEVLET BAŞKANI, YA BAŞBAKAN!..”

“ERDOĞAN YA DEVLET BAŞKANI, YA BAŞBAKAN!..”
Başkanlık, hemen!Yeni akit köşe yazısı,Serdar arseven

www.kayserinews.com kayserinin en güncel haber sitesi mutlaka tıklayın facebook sayfamız ve twitter sayfamız'dan takip edebilirsiniz.

Kayserinews.com@Kayserinewscomtwittersayfamıztakip edebilirsinizTIKLAYIN,BEĞENİ,YAPIN-FACEBOOK-SAYFASI-HABER-TAKİP-SİSTEMİ .https://www.facebook.com/kayserinewscom-261415263889283/?fref=ts

 

 

Teşekkürler Ahmet Davutoğlu Hocam.

“Haklarınızı helal edin” dediniz.

Benden yana helâl olsun.

Kırdıysak lütfen siz de helâl ediniz.

Dünkü “veda” konuşmasında, “kardeşlik hukuku”na vurgu yaptı Sayın Davutoğlu…

“Sayın Cumhurbaşkanı’nın onuru benim onurumdur, ailesi benim ailemdir.” dedi.

“En güçlü insan kendisine barışık olan insandır.” dedi.

“Şu andaki gelişmelerden dolayı Ak Parti’den ayrılmayı düşünen karşısında önce beni bulur!” dedi.

“Kimseye sitem, öfke, kırgınlık taşımıyorum, herkese hakkımı helâl ediyorum!” dedi.

“Aday olmayacağım ama Ak Parti’nin milletvekili ve neferi olarak mücadelemi son ana kadar sürdüreceğim.” dedi…

“Cumhurbaşkanımız aleyhinde kimse benden bir söz duyamayacaktır!”dedi.

Ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın temel yol göstericisi olan o gerçeğe vurgu yaptı:

“Allah’tan üstün olan yoktur!”

Mesele budur.

Esas olan dünya çıkarı, dünya makamı için “kardeşlik hukukunu” ayaklar altına almamaktır!..

Sayın Erdoğan’ı çok severiz, tıpkı Rahmetli Erbakan’ı, Rahmetli Muhsin Başkan’ı sevdiğimiz gibi.

Sayın Kutan’ı da, Sayın Davutoğlu’nu da çok severiz, Sayın Kurtulmuş’u da, Sayın Yıldırım’ı da…

Usuller, üsluplar farklıdır, ama “vefa” bitmez.

Bitmemeli daha doğrusu!..

Nitekim, Sayın Erdoğan kendisine en ağır ifadelerle yüklenen Hocası Rahmetli Necmettin Erbakan’ı defalarca minnet ve rahmetle anmıştır.

Hatta, izinden gittiği büyük isimler arasında Rahmetli Necmettin Erbakan’a da yer vermiştir.

Rahmetli Muhsin Başkan, Rahmetli Erbakan Hoca’nın bazı yaklaşımlarını hiç beğenmezdi.

Hatta, “Kendilerine kısa pantolonlu çocuk” muamelesi yaptığını, özellikle 28 Şubat sürecindeki son derece “kritik uyarılarına” kulak asmadığını, ciddiye almadığını söylerdi.

Buna rağmen Rahmetli Erbakan’ı hiç satmadı Rahmetli Muhsin Başkan.

O en zor günlerde, “Türkiye İran olmayacaktır ama Suriye olmasına da biz izin vermeyeceğiz!” diyerek tavrını ortaya koydu, 28 Şubat sütü bozuk darbesinin arkasındaki mezhepçi-siyonist organizasyona, bütün vaatleri elinin tersi ile iterek ve bütün tehdit odaklarına rest çekerek cephe aldı.

Bunlar çok önemli misallerdir…

Makamlar gelip geçici, dostluklar bakidir.

Hesap vakti hepimiz içindir!..

Böyle düşünmeyi kimileri “aptallık” olarak görüyor.

Mesela, bir başka “aptallık”, yine benden bir misal:

Hatırlarsınız, bir imza kampanyası başlatmıştık:

 “ERDOĞAN YA DEVLET BAŞKANI, YA BAŞBAKAN!..”

Demiştik ki;

“AK Parti tüzüğündeki 3 dönem maddesi, Sayın Erdoğan’ın yolunu kapatmamalı. Tüzük’teki sınırlama Sayın Erdoğan dışındakilere uygulanmalı. Genel Başkan hariç tutulmalı.”

İmza kampanyamız,  Sayın Erdoğan’ın partinin başında bir seçim daha kazanması, Ak Parti’yi Anayasa’yı tek başına değiştirebilecek sandalye sayısına taşıması, Başkanlık sistemini getirmesi…

Ve Cumhurbaşkanı değil de Devlet Başkanı olarak yoluna devam etmesi “talebine” yaslanıyordu.

Kısa vakitte büyük ilgi gören

İmza kampanyamıza “paralel çevreler” büyük tepki gösterdi.

Onlar, “Erdoğan AK Parti’nin başından gitsin” istiyorlardı.

Biz ise gitmesin!..

Biz ise gidecekse Devlet Başkanı olarak gitsin!..

O günlerde “sıkıntı çıkmasından” korkuyorduk.

Bugün ise “sıkıntının büyümemesi” için kendimizce gayret sarf ediyoruz.

“Aptallık” mı sizce bu?

“Dünya iki kulplu bir kazan tut bir ucundan sen de kazan” diyenler akıllı oluyorsa, ben aptal kalmaya razıyım arkadaş!

BUNDAN SONRASI

Şimdi…

Kongre’ye gidiyoruz…

Başbakan’ın “kongre kararını” açıklayacağının sinyalini günler öncesinden verdiğimiz yazıda şu ifadeler yer almıştı:

Meseleyi daha fazla uzatmadan, “Yeni Anayasa” treninin gazına yüklenmek lazım.

Başkanlık sistemi, Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi...

Öyle bir düzen olsun ki, yetki kimde ise sorumluluk da onda olsun.

“Davul-Tokmak” sahipliği alanındaki bilindik çelişki yaşanmasın.

Evet…

Bugün de bunu diyoruz; gereğinden fazla uzatmanın anlamı yok:

Başkanlık, hemen!

Bu konuda “dokunulmazlık oylamasının” sonuçlarını gördükten sonra, daha da “net” ifadeler kullanabiliriz!..

Umarız orada bir “sürpriz” olmaz.

Olmamalı yani!..

Ak Parti 316’yı çekmeli.

Sonrası Allah kerim. 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim