• BIST 106.736
  • Altın 141,158
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • Kayseri : 25 °C
  • Ankara : 25 °C
  • İstanbul : 25 °C

ERDOĞAN:KILIÇDAROĞLU'NUN MEKTUBU EDEPTEN UZAK

ERDOĞAN:KILIÇDAROĞLU'NUN MEKTUBU EDEPTEN UZAK
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisine gönderdiği mektuba değindi. Erdoğan mektubun dilini eleştirdi.
Başbakan Erdoğan grup konuşmasında şunları kaydetti:

"Sayın Kılıçdaroğlu, sen bu Kayseri meselesinde çok kötü çaktın. Sen Kayseri'yi artık yargıya bırak da 'yamyamları doyuramıyoruz' diyen kendi belediye başkanının ifadelerine bak" dedi.

Partisinin TBMM Grup Toplantısında konuşan Erdoğan, önceki hafta medya temsilcileriyle yaptığı toplantının anamuhalefet ve muhalefet tarafından sansür girişimi olarak değerlendirildiğini söyledi.

"Tabii bunların dünyadan haberi yok. Terörle mücadele eden ülkelerde terör-medya ilişkisi üzerine yapılan tartışmalardan bunların haberi yok" diyen Erdoğan, şöyle devam Eti:

"O toplantıda çok açık ve net olarak ifade ettik: Propaganda terörün oksijenidir. Bunu söyledik. 'Medya hiç farkına varmadan terörün sözcülüğünü yapabiliyor, terörle bir ortak yaşam kurabiliyor' dedik. Başka ülkelerde yaşanan tecrübeleri anlattık, hassasiyetleri paylaştık. İspanya'yı, İngiltere'yi anlattık. Atılan manşetlerin, ekranlardaki görüntülerin, haber vermenin ötesine geçip, ülkenin doğusuyla batısını, güneyiyle kuzeyini karşı karşıya getirebileceğini, buna dikkat edilmesi gerektiğini ifade ettik. Van depreminin ardından çok daha somut olarak ifade ediyorum; diyorum ki gelin Azra bebeği görelim, gelin Trabzon'dan bisiklet için biriktirdiği parayı Van'a gönderen Muhammed'i görelim. Azra bebeği, Muhammed'i öne çıkarmayıp, ırkçı, ayrımcı imada bulunanlar ne kendilerine ne bu millete ne bu ülkeye hayırlı bir iş yaparlar."

Terörle mücadeleye destek vermenin bir partiye, bir iktidara destek vermek olmadığını kaydeden Erdoğan, "Bu siyaset üstü konudur ve yapılan iş, ülkemizin geleceğine destek vermektir. Terör olaylarını Hükümeti yıpratma vesilesi olarak görenler, terör örgütünün ekmeğine yağ sürmekten başka bir iş yapmış olmazlar" dedi.

Bunu 12 Haziran seçimleri öncesi dönemde de yaşadıklarını dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Her türlü başlıklar atıldı. Her türlü yaklaşım tarzı, köşe yazıları yazılıp, çizildi. Ne oldu? Benim milletim ne dedi? Yüzde 50 dedi. Yüzde 50 ile AK Parti dedi. Demek ki milletim bu işi çok yakından takip ediyor. Kendisini kucaklayanları görüyor, hizmeti görüyor, atılan adımları görüyor, verilen mücadeleyi görüyor ve bunu da yeri geldiğinde gayet güzel bir şekilde takdir ediyor. Ben bu noktada AK Parti Grubundan, sağduyulu ve sorumlu açıklama yapan tüm siyasi partilere de şükranlarımı sunuyorum. Irkçılığa, ayrımcılığa prim vermeyen bunu şiddetle kınayan, toplumu 74 milyonuyla dayanışmaya ve kucaklaşmaya çağıran tüm genel başkanlara, siyasilere ve sivil toplum örgütlerine buradan teşekkür ediyorum."

-"Cumhuriyet cumhurundur" -

Erdoğan, 29 Ekim'de millet olarak Cumhuriyet'in kuruluşunun 88. yıldönümünü kutladıklarını hatırlatarak, "Ben de bir kez daha Cumhuriyetimizin kuruluşunun 88. yıldönümünün kutlu olmasını diliyorum. Kurtuluş ve kuruluşta emeği geçen tüm şehitlerimizi, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere gazi ve şehitlerimizi bir kez daha minnetle yad ediyorum" dedi.

Gerek Van depremi; gerek Çukurca'da 25 askerin şehadetiyle sonuçlanan saldırı nedeniyle Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının abartılı şekilde yapılmaması için Başbakanlık olarak bir genelge yayımladıklarını hatırlatan Erdoğan, bu genelgenin bu anlamda ne ilk ne de tek olduğunu söyledi. Geçmişte de çeşitli afet dönemlerinde kutlamaların vakar ve ağırbaşlılık içinde yapılması, abartılı şenlik havası içinde yapılmaması noktasında kararlar alındığını belirten Erdoğan, 1999 yılında Marmara depreminin ardından DSP-MHP-ANAP Hükümeti'nin bir genelgeyle kutlamaları iptal ettiğini anlattı.

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Tabii milletin anlayışla karşıladığı bir karar, anamuhalefet partisi CHP'nin geleneksel istismarcı reaksiyonunu bir kez daha hayata geçirdi. Çünkü, bunların bu ülkenin geçmişiyle de ilgileri, alakaları yok. Huylu huyundan vazgeçmez. Can çıkar huy çıkmaz. Kendisini Cumhuriyet'in yegane sahibi, yegane bekçisi gören, cumhurdan kopuk bir Cumhuriyet anlayışını savunagelen CHP, 29 Ekim törenleriyle ilgili olarak o bildik refleksini gösterdi.

Cumhuriyet'in sahibi şu ya da bu değildir. Cumhuriyet, cumhurundur. Yani 74 milyonundur. 88 yıl boyunca nasıl ki sevinçleri hep birlikte yaşadıysak, hüzünleri de hep birlikte yaşadık. Aynı şekilde sevinci de kederi de paylaşmaya devam edeceğiz. Hiç kimse meseleyi farklı yerlere, farklı mecralara çekme gayretinin içine girmesin. Hiç kimse AK Parti'ye, AK Parti Hükümeti'ne Cumhuriyet dersi de vermeye kalkmasın. Türkiye Cumhuriyeti, elitlerin, seçkinlerin, zenginlerin, belli zümre ve grupların değil, 74 milyonunu topyekün cumhuriyetidir. Bunu böyle bilecek. AK Parti'nin 9 yıl boyunca kaydettiği en önemli başarılarından biri, Cumhuriyeti cumhurla buluşturmak ve barıştırmak olmuştur. 9 yıl boyunca Cumhuriyeti daha ileri demokrasiyle, hukukla, kalkınmayla, dayanışmayla ve kardeşlikle güçlendirme mücadelesi verdik. Aynı şekilde bu kararlı mücadeleyi sürdürecek ve Cumhuriyetimizi dimdik, en güçlü şekilde geleceğe taşıyacağız. CHP, eğer değişmek iddiasında ise mevcut paranoyalarından sıyrılmak zorundadır. Kendi sahibi olduğu, millete de empoze ettiği korkular da bugüne kadar Cumhuriyeti yüceltmemiş, aksine gelişmenin önünde engel olmuştur. CHP, eğer değişim iddiasındaysa, eğer değişim arzusundaysa en başta genel başkanının üslubunu sorgulamak zorundadır."

-"Müflis tüccar eski defterleri karıştırırmış"-

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisine bir mektup gönderdiğini, bunu da basına verdiğini anlatan Erdoğan, "Sayın Başbakan diye başlayan, saygılarımla diye biten bir mektup... Ancak, bu iki ifadenin arasında mektubun kalan bölümü, bir Anamuhalefet Genel Başkanı'na yakışmayacak, edep ve adap sınırlarını zorlayan bir üslupla kaleme alınmış. Konu ne? Kayseri ile ilgili iddialar. Neymiş, oraya niye bir müfettiş göndermemişim, orayla ilgili niye inceleme başlatmamışım? Aynı şekilde yine Elazığ ile ilgili iddialar... Müflis tüccar eski defterleri karıştırırmış. CHP Genel Başkanı malzemesiz kaldıkça Kayseri, Elazığ iddialarına sarılıyor, oralardan bir çıkış yapmanın gayreti içine giriyor " dedi.

Kılıçdaroğlu'nun TBMM Genel Kurulunda konuyu dile getirdiğinde, belgesi ve deliliyle iddiaların yalan olduğunu ortaya koyduklarını ifade eden Erdoğan, "CHP Genel Başkanı'nın bir kez daha yanıltıldığını, aldatıldığını, sınıfta kaldığını, yani çaktığını hemen oracıkta ispat ettik" diye konuştu.

Erdoğan, iddialarından dolayı özür dilemesi gereken CHP Genel Başkanı'nın her sıkıştığı anda Kayseri meselesine sarıldığını, ancak "karşılıksız çekle namı maruf olan kişiyi de milletvekili yapmanın gayretinden geri durmadığını, onu sıkılmadan parlamentoya taşıdığını" söyledi.

Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Karşılıksız çekleriyle maruf... Böyle biliniyor. Güya kendi partisi içindeki yolsuzlukları, usulsüzlükleri örtme gayretine giriyor. Onuyla ilgili her şey zaten yargıda. Bana gönderdiğini iddia ettiği bir defter değil, bir kağıt parçası. O kağıt parçası da zaten fazlasıyla başka bir çok bilgi ve belgeyle güya yargıya taşınıvermiş durumda. Şüphelinin Emniyet'teki ifadesi saklandı dediler yalan çıktı. Avukatın otel parasını belediye ödüyor dediler yalan çıktı. İki katlı binaya 9 katlı dediler yalan çıktı. Hasılı ne kadar iddia ortaya attılarsa, hepsi yalan ve iftira çıktı. Sayın Kılıçdaroğlu; bak ben buradan açık açık söylüyorum, sen bu Kayseri meselesinde çok kötü çaktın. Sen Kayseri'yi artık yargıya bırak da 'yamyamları doyuramıyoruz' diyen kendi belediye başkanının ifadelerine bak. Böyle bir genel başkanın CHP'ye yakışıp yakışmadığı CHP'nin bileceği bir iştir ama böyle bir anamuhalefet partisinin Türkiye'nin geldiği noktanın çok gerisinde kaldığı aşikardır. Zorla güzellik olmuyor. Başkan demekle başkan olmuyor. Kongreden çıkmakla da lider olunmuyor."

Erdoğan, Kılıçdaroğlu'na "biraz daha teferruatlı bir mektupla cevabını vereceğini" belirterek, bunun da bugün yarın kendisine ulaşacağını kaydetti. Erdoğan, "Tabii bununla da kalmayacak, bunları devam ettirecek. Çünkü, sermaye yok" dedi.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim