• BIST 107.284
  • Altın 151,606
  • Dolar 3,6790
  • Euro 4,3207
  • Kayseri : 15 °C
  • Ankara : 16 °C
  • İstanbul : 23 °C

Geri Kalmış Afrika Ülkesi Değiliz

Geri Kalmış Afrika Ülkesi Değiliz
Eğitim-Bir-sen Şube Başkanı Aydın Kalkan, KAYSO başkanı ile bazı sivil toplum kuruluşları ve Atatürkçü Düşünce Derneği üyeleri tarafından düzenlenen basın açıklamasında 4+4+4 eğitim sistemine tepki göstermeleri ile ilgili sendika binasında bir basın açıkl
MGK kararları ile dayatılan 8 yıllık kesintisiz eğitimin ülkemize uygun olmadığını belirten Aydın Kalkan, yaptığı basın açıklamasında şunları kaydetti.

“Bu günlerde KAYSO başkanı ile bazı sivil toplum kuruluşları ve Atatürkçü Düşünce Derneği üyeleri tarafından düzenlenen basın açıklamasında 4+4+4 eğitim sistemine tepki gösterilmiştir.

Bunlar 28 Şubat’ta İHL fobisi yüzünden MGK kararları ile dayatılan ve meslekî eğitimi dibe vuracak kadar gerileten 8 yıllık kesintisiz eğitimi istiyorlar. Aslında bu dayatmanın asıl sebebi İHL idi, fakat diğer meslek okullarından ayırsalardı halktan büyük tepki alacaklarını bildikleri için bütün mesleki eğitimi devre dışı bıraktılar. Bunların istedikleri sistem El Salvador, Ruanda, Seyşel Adaları ve Dominik Cumhuriyeti gibi ekonomik yetersizliği ile birlikte demokratikleşme problemleri yaşayan ülkelerde uygulanmaktadır. Oysa Dünyada ve Avrupa’nın gelişmiş ülkelerinde eğitim genellikle kesintili olarak sürdürülmektedir. Amerika, Almanya, Fransa, İngiltere ve Japonya gibi ülkelerde eğitim kesintili olup üç yarı kademeyle oluşturulmuş ve kesintili olarak sürdürülmektedir. Genellikle 5+3+4, 4+4+4 veya 4+4+5 şeklinde kademelendirilmiştir.

Asıl hedefin İHL’lerin 28 Şubat öncesindeki akademik başarısı çekememek olduğunu vurgulayan Aydın Kalkan açıklamasını şöyle sürdürdü.

“07–14 arası yaş gurubunun aynı okulda aynı derslikte ve aynı ortak alanlarda ders görmesi ne kadar doğru? Buna taraftar olacak bir tane bile aklıselim eğitimci bulamazsınız. Bu durum sosyal, fiziksel ve ruhsal açıdan aslında cinayete davettir. Bunu bu topluma reva görenler ile buna alkış tutanların tek şişkinlikleri İHL fobileriydi. İHL’lerin 28 Şubat öncesindeki akademik başarısı toplum mühendislerini harekete geçirdi ve sadece İHL’leri hedef alsalar halktan zılgıt yiyecekleri için meslekî eğitimin tamamını içerisine katarak katsayı ve kesintisiz eğitim dayatmasıyla eğitime deli gömleği giydirildi.

Eğitimdeki vesayetin kaldırılması için en önemli dayanak 18. Millî Eğitim Şura kararlarıdır. Millî Eğitim’in en üst danışma kurulu olan Şura’da bütün eğitim paydaşlarının ittifakı ile alınan 1+4+4+4= 13 yıl kesintili eğitim önerisi kararları, Millî Eğitim Bakanlığı’na yol haritası çizmiştir”.








Getirilmek istenen kesintili eğitime karşı çıkanların derslerinin kızlar olmadığını söyleyen Kalkan, konuşmasına şunları eklerdi.
“MGK kararlarına sesini yükseltmeyenlerin ve bunu meşru görenlerin gerekçesi ne ise şimdiki taslak ile ilgili tepki gösterenlerin gerekçesi aynı. Kız öğrencilerin okula devamını azaltır, çocuk gelinler sayısı artar gibi kulağa sempatik gelen eleştiriyi yapanlarla üniversite kapılarından kızları kampüse sokmayanlar aynı insanlar. Bunların derdi kızlar falan değil. ‘Haydi, kızlar okula!’ deyip okula gelen kızları kapıdan kovanların aynı insanlar olduğunu görmek şaşırtıcı değil. Katsayı uygulaması kalktı, ama yeni tasarıda katsayı konusu kapsama alınmış ve kanunla sabitlenmek isteniyor, bu isabetli bir tercih olur. Yeri gelmişken ‘meslek lisesi memleket meselesi’ diye gazetelere tam sayfa ilân verenler ile 4+4+4’e karşı çıkanlar aynı iş adamlarıdır. Bunlar meslekî eğitimin önünü açacak, belki de şahlandıracak yeni tasarıya şiddetle karşılar. Bu da kendi kendileri ile çelişkiye düşmektir.
Devlet dayatma yapmamalı, zeki öğrenciyi cezalandırmamalı. Fırsatlar oluşturmalı. Demokratik devletin görevi bu. Nasıl olsa ölçme değerlendirmeyi yine Millî Eğitim Bakanlığı yapacak. Millî Eğitim Bakanlığının yaptığı merkezî sınavlarda öğrenci geçer not alıyor ise, buna “Sen yüz yüze eğitim almalıydın” denmesinin bir anlamı yoktur.
İlimizde KAYSO yeni sisteme olumsuz bakarken, Organize Sanayi Bölgesi yönetim kurulu başkanı Sayın Ahmet Hasyüncü şu açıklamayı yapmıştır. “Bugün birçok fabrikamızda eleman alınacaktır yazısına rastlıyoruz. Eğer 28 Şubat sürecinde meslek liselerinin önü kapatılmamış olsaydı, gençlerde meslek sahibi olarak yetişmiş olsaydı bugün bu ilanları görmeyecektik. Bugün iş kazalarına belki de hiç rastlamayacaktı. Belki de kalite yönünden daha iyi bir yere gelecektik” diyor. Bunlardan doğru olan tabii ki Sayın Hasyüncü’nün değerlendirilmesidir. Her şey apaçık ortadadır. Sivil toplum kuruluşlarının yaptıkları ile söylediklerinin uyumlu olması lazım. Biz kız çocuklarını düşünüyoruz diyenler gerçekten kaç kız çocuğunun eğitimine katkı sağlamışlar? Buna bakmak lazım. Kimse birilerine yaranacağız diye bilmedikleri konularda açıklama yapmamalı. Eğitim işini eğitimcilere bırakmalı.
Son olarak; hepimiz biliyoruz ki gelişmiş ülkelerde öğrencilerin yeteneklerine göre yönlendirilmesi sonucu orta öğretimde öğrencilerin % 70’i meslek liselerinde, %30’u ise akademik liselerde okumaktadır. Bizde ise meslek liselerinde okuyan öğrenci oranı % 36 dır. Bu da gösteriyor ki getirilmek istenen yeni sistem gelişmenin sebebi ve gelişmişliğin bir göstergesidir. Türkiye artık eski Türkiye değildir, kimse geri kalmış Afrika ülkeleri gibi değerlendirmesin. Kimse ülkemize ve insanlarımıza haksızlık etmesin”.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim