• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Kayseri : -1 °C
  • Ankara : -1 °C
  • İstanbul : 7 °C

Gezi'nin 1 Numarası

Gezi'nin 1 Numarası
Gezi’deki sis perdesi aralandıkça, gerçekler gün yüzüne çıkmaya başladı.
Şoklanan Gezi şimdilik derin dondurucudaki yerini aldı.

Artık hasar tespiti yapma ve olanlardan ders çıkarma zamanı.

Sıcak paradaki maddi hasarı Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı açıkladı: 8 milyar dolar…

Ancak dost da düşman da gördü ki Türk ekonomisi eski ekonomi değil.

Cumhurbaşkanı’nın Başbakan’a kitapçık fırlatmasından dolayı allak bullak olan ekonomi gitti yerine Merkez Bankası’nda 120 milyar dolarlık rezervi bulunan, sağlam bütçeli, olası krizlere ve müdahalelere karşı korunaklı bir ekonomi geldi.

Fırsatçıların oyununu anında gören Merkez Bankası döviz satışı yaparak kurlardaki dalgalanmanın önüne geçti.

Uluslararası ekonomi lobisinin tüm engeline rağmen Gezi’deki olumlu sinyalleri algılayan piyasalarda grafikler pozitife dönmeye başladı.

Peki bu operasyonun arkasında kimler vardı?

1 numara kim?

Bu sorunun cevabını ABD’nin iki numarası Joe Biden’in açıklamalarında bulmamız mümkün.
Ayrıca burada Başbakan Erdoğan’ın “Bizim one minute dediklerimiz memnun” ifadesinin iyi irdelenmesi gerekiyor.

Yurt içindeki 1 numaraya gelince.

İsmini açıkça yazmam doğru olmaz ancak şu kadar bilgiyi paylaşmalıyım.

O ismin yurtdışı seyahatinde kendi grubuna yakın bir gazeteciyi “Ne yapıyorsun burada? Senin de AKP’li olduğunu söylüyorlar. Doğru mu bu? Tayyip’çi mi oldun sen de?” diye hesaba çektiğine şahitlik etmiştik.

Söz konusu isim gözlerimizin önünde hem de Erbakan Hoca’nın vefatından bir gün sonra Berlin’de yapmıştı bu ilginç sorgulamayı.

İsterseniz biraz daha açayım: O isim 28 Şubat sürecinde “Yıkın Refah-Yol Hükümetini getirin faturası ne kadarsa ben ödeyeceğim” diyen kişiden başkası değildi.

İsterseniz bir ayrıntı daha…

Gezi eylemlerine katılmaları için öğrencilerine hem de final döneminde özel izin çıkartan üniversitenin sahibi kimdi?

Evet can çıkmadan huy çıkmıyor…

Peki neden?

Benim şahsi düşüncem bu çevreler anlamsız biçimde özel hayat kaygısı taşıyorlar.

Anadolu insanının parya, ülkenin gerçek sahibinin ise kendileri olduğunu kabul ediyorlar.

Yani mesele rant olduğu kadar ideolojik de…

Bu yüzden Gezi’yi doğru analiz etmemiz gerekiyor.

Karşılaştığımız bu durum sıradan bir durum değil çünkü.

Durum son derece ciddi…

Yapılmak istenen 1897’de Avrupa’ya olan bütün borçlarını kapatıp hükümranlığı süresince ülkeye bir karış toprak kaybettirmeyen Ulu Hakan Abdülhamit’e yapılanlarla aynıydı.
Yapılmak istenen 1997’de Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez denk bütçe oluşturup ekonomiyi şaha kaldıran Erbakan’a yapılanlarla aynıydı.

Yapılmak istenen sırf Mason olmadıkları için Polatkan, Zorlu ve Menderes’e yapılanlarla aynıydı.

Ancak Türkiye eski Türkiye değil.
Halk bilinçlendi, medya çeşitlendi.

Mesela bizim haber merkezimiz en yoğun günlerini yaşadı bu süreçte.

Yapılmak istenen uluslararası operasyonun delillerini ilk kez AKİT’ten öğrendi kamuoyu.

Yayın ilkeleri arasında İsrail’in menfaatlerini korumanın da yer aldığı Aydın Doğan’ın ortağı Axel Springer medyasının dezenformasyonunu da, Londra merkezli Alquds El Arabi kanalının Miraç gecesindeki fitnesini de, ülkemizde cirit atan ajanları da AKİT deşifre etti.

Bu mihrakları çıldırtan verileri de kaotik ortamdan yararlanmak isteyen faiz lobisinin sicillerini de bütün yönleriyle biz ortaya koyduk.

Daha eylemlerin başladığı ilk gün Arap Baharları’nda da etkili olan Anonymous gibi uluslararası sosyal medya örgütlenmesinde uzman grupların aldığı role ilk kez biz dikkat çektik.

Dış basın adeta cephe savaşı verdi.

Böylesine milli bir meselede medyamızın bir kısmı ile Ana muhalefet partisi maalesef sınıfta kaldı.

MHP lideri Bahçeli’nin “Biz bu işin ne kıyısındayız ne köşesindeyiz. Eyleme katılacak milletvekili önce partimizden istifa etsin sonra eyleme katılsın” şeklindeki tavrı takdire şayandı. MHP’nin bu tutumu daha baştan eylemlerin Türkiye merkezli olmadığı algısını güçlendirdi. Şüphesiz MHP’nin bu duruşu yakın tarihe geçecek.

Tıpkı 28 Şubat’taki küresel operasyona karşı rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun Erbakan’ın yanında yer alışının tarihe geçmesi gibi.

Önemli olan bütün bu olup bitenlerden ders çıkartılması…
Şer cephesine karşı çok dikkatli olmalıyız.
KÖŞE YAZARI YENER DÖNMEZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim