• BIST 83.067
  • Altın 147,029
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kayseri : 1 °C
  • Ankara : 2 °C
  • İstanbul : 3 °C

Haftanın Magazin Bombası

Haftanın Magazin Bombası
İşte haftanın magazin bombaları neler yaşandı krizler skandallar...
DİZİNİN REKLAMI İÇİN SONUNDA BUNU DA YAPTILAR!

Rol arkadaşı Gül Onat'a tokat atan Kenal Bal, katıldığı programda gözyaşlarını tutamadı. Herkes tarafından tepki çeken Bal, sette kimsenin birbiriyle konuşmadığını, Gül Onat'la da ilk günden beri yıldızlarının barışmadığını söyledi. Son olarak aralarındaki gerginlik sonucu attığı tokat yüzünden çok pişman olan Bal, "Bu utanç bende kalır ama meslek hayatım bitti derdinde değilim. Gül Onat'tan özür diler miyim bilmiyorum. O bana çıkıp da "ben seni tahrik ettim Kenan" derse, ben ondan bin kere özür dilerim. Ama yalan ifade verirse dilemem. Cezam neyse çekerim" açıklamasında bulundu.

Yıllardır devam eden ve önümüzdeki sezon da devam edeceği açıklanan dizinin setinde yaşanan gerginliklerin böyle bir şiddet olayıyla sonuçlanmasını nasıl

değerlendirirsiniz? Reyting uğruna sette kimsenin kimseyle konuşmadığı, sürekli kavgaların yaşandığı bir diziyi devam ettirmenin manası nedir?

Bu diziyle ilgili enteresan bir durum var. Daha önce de Emina Sandal'la ilgili sıkıntı oldu. Ardından Tolgahan Sayışman ile Hatice Aslan kavga etti. Şimdi de bu. Böyle bir kavganın yaşandığına inanmıyorum. Tamamen dizinin reklamı olarak kullanıldığını düşünüyorum. Emina Sandal olayında bütün gazeteler yazdı, Tolgahan Sayışman ile Hatice Aslan kavgasını daha az gazete yazdı, bu kavgayı ise sadece iki gazete yazdı. Sadece internet sitelerinde dönen bir haber oldu. Gittikçe ilgi alaka azalıyor. Güvenilirliği ve inanılırlığı kalmadı. Nedense herkes herkesle kavga ediyor bu sette. Dizi başladığından beri bu setten gelen kavga haberleri bitmek bilmedi. Bir anda birbirlerine giriyorlar sonra bu olay birkaç gün konuşuluyor, ardından hiçbir şey olmamış gibi çekimlere devam

ediyorlar. Bu olay benim düşündüğüm gibiyse, yanılmıyorsam bu setten gelen kavga haberlerinin hepsi dizinin reklamı için. İki usta tiyatrocunun buna alet olması beni çok üzdü. Belki de bu seferki kavga gerçek diğerleri yalandı ama artık kimsenin inancı kalmadı.

CAN ACİLEN İNZİVAYA ÇEKİLMELİ

Petek Dinçöz'le yaşadığı sıkıntılarla gündemden düşmeyen Can Tanrıyar, canına kıymak istedi. Geçtiğimiz gece eğlenmek için Etiler Şamdan'a gelen Tanrıyar, akıllara durgunluk veren bir olaya imza attı. Tanrıyar, gecenin ilerleyen saatlerinde, Şamdan'da eğlencenin ortasındayken bilinmeyen bir sebepten ötürü elindeki içki kadehini kırarak intihar girişiminde bulundu.

Ünlü yapımcının oğlu Anılcan, daha geçen hafta babasının psikolojisinin bozulduğuna dair bir yazı kaleme almıştı. Tam kendisini toparladı derken bu haber herkesi üzdü. Yaşanan son olayla birlikte Can Bey'in psikolojisini nasıl görüyorsunuz? Yine intihar girişiminde bulunur mu?

Ben artık Can'a şaşkınlıkla bakıyorum. 20 yıl önceki gazeteci Can Tanrıyar'la hiçbir alakası kalmadı. Bambaşka bir insana döndü. Çok üzülüyorum. Artık tanınmayacak bir durumda. Acilen sağlam dostlara ve yurt dışına çıkmaya ihtiyacı var. Ortadan kaybolması, haber olmaması, elinden cep telefonunun alınıp internetle ilişkisinin kesilmesi gerekiyor. Facebook, Twitter ve internet sitelerinden uzak kalmalı. Bodrum'a gidiyorum dediğinde her şeyden uzaklaşacağını

düşünmüştüm ama ne interneti ne de cep telefonunu elinden bıraktı. İstanbul'a eski Can Tanrıyar olarak döndü. Acilen buradan uzaklaşması lazım. ya yurt dışına ya da güneye bir yerlere gitsin ama tüm iletişim araçlarından uzaklaşsın. Bir süre inzivaya çekilsin, kendini toparlasın. Neden bu konuya bu kadar takıldı,

inat ediyor anlamıyorum. Herkes çok şaşkın. Bir türlü kurtulamadı Petek Dinçöz olayından. Petek'in de işi zor ne diyeyim...

SIRRI AÇIĞA ÇIKTI, YAKIN ÇEVRESİ ŞOKTA!

Galatasaray kulübü yöneticisi Abdurrahim Albayrak'ın üç hafta önce doğan ve Kuzey adını verdiği oğlunun; resmi nikahlı eşi Nadiye Albayrak'tan değil, uzatmalı sevgilisi Şükran Hanım'dan olduğunun ortaya çıkması herkesi çok şaşırttı. Şükran Hanım 'Albayrak' soyadını kullandığı için herkes onları evli zannediyordu.

Sizce böyle bir sırrı nasıl bunca zaman saklamayı başardılar?

Bu sırrı yeni tanıştıkları insanlardan saklamayı başardılar. Eski dostları her şeyi biliyordu. Zaten Abdurrahim Bey de saklamıyordu, aleni bir şekilde yaşıyordu. Son yıllarda hayatlarına giren kişiler çok şaşırmıştır haberi gördüklerinde. Abdurrahim Bey böyle bir hayat yaşamayı seçmiş. Doğru yanlışı tartışılır; yanlış olduğunu bu devirde herkes biliyor zaten ama o bölüm bizi ilgilendirmiyor çünkü herkes hayatından memnun. Nikahlı eşi Nadiye Hanım'ın da Karadeniz'de olduğu söyleniyor. Hayatlarına yeni giren kişilere Şükran Hanım'ın eşi olduğunu çok iyi yedirmiş.

ÇIRILÇIPLAK SOYUNDU, ŞİMDİ NE YAPACAK?

Hilal Cebeci'nin, "Hayatımda bir kişiye aşık oldum hala da ona aşığım. İnanılmaz derecede aşığım. Tanınan biri. Hiçbir zaman ortaya çıkmadık. Bir futbolcu...

İbrahim Kaş... Onun için mermer taşlara üç gün yatıp ağladım. Dönüp gelse uçarak evet derim. Evlensem gel dese boşanır yine onunla evlenirim. Messi ile evlensem yine giderim.' açıklamaları çok konuşuldu.

Genelde futbolcular yaşadıkları aşklarla hep gündemde olur. Nasıl oldu da bu ilişki gündeme gelmedi? Gerçekten böyle bir ilişki yaşandı mı? Sizin duyumlarını ne yönde?

Hilal Cebeci'nin son dört yıldır hayatı tamamen yalan ve reklam üzerine kurulu. Gündeme gelmek için Twitter'da yaptıklarını, Panpiş olaylarını biliyoruz. O yüzden böyle bir ilişki hiç olmamış da olabilir, olduysa da İbrahim Kaş'ın şu anda nerede oynadığını bile bilmiyorum, eski popülaritesi zaten yok, bunu saklasa ne olur saklamasa ne olur! Hilal'in gündeme gelmek için yine ortaya bir şey attığını düşünüyorum. Bunun gazetelere konu olacak bir durumu yok. Eski popülerliğini yitirdi. Bu saatten sonra neler yapabileceğini tahmin edemiyorum. Çırılçıplak soyundu, her şeyi yaptı, artık bunun ötesi yok. Bundan sonra bence erkekler onunla aynı kareye girmekten kaçınmalı. Herkesi reklam aracı olarak kullanıyor. Bence uzak durulmalı.

DİLAN ÇOK UYANIK ÇIKTI

İbrahim Tatlıses'in kızı olduğu iddia edilen şarkıcı Dilan Çıtak önceki gün Cihangir'de sevgilisi ile görüntülendi. Habercilerin "Yanınızdaki kişi sevgiliniz mi?" sorusu karşısında gülümsedi. Ardından "Provaya geç kalıyorum" diyerek uzaklaştı.

Dilan magazin figürlerinin davranışlarını benimsemiş gibi... Popüler olmak hoşuna mı gitti sizce? Henüz bunlar başlangıç, Dilan bu tarz haberlerle daha çok gündeme gelecek diyebilir miyiz?

Bu kızın haberi ilk çıktığında sessiz sedasız, kendi içinde mütevazı birisi zannediyordum. İşin açıkçası fettan çıktı. Kötü anlamda değil bu söylediğim, çok akıllı çıktı. Bu durumu öyle güzel kullanıyor ki! Olayları kendi lehine çevirdi, İbrahim Bey de sustukça reklamını yapıyor sürekli. Basının olduğu yerlerde gidip yakalanması tamamen tesadüf değil, bilerek yapıyor. Bugüne kadar nasıl sessiz kaldıysa şimi de basının olduğu yerlere gitmeyebilirdi. İşi ticarete döktü. Bu kız çok uyanık çıktı ve istediğini elde etti. İleride daha çok gündeme gelecek. Haber oldukça daha çok hoşuna gidiyor ve bu sayede de iş de bulacak kendine.

İyi yerlerde solist olarak göreceğiz yakında. Ancak İbrahim Bey konuşmaya başladığında başına neler gelir bilemiyorum. Hepimiz onu bekliyoruz zaten. Konuştuğu anda ortalık karışacaktır. Türkiye'de İbrahim Bey üzerinden reklamını yapmayan kalmadı. Adam iki yıldır işten güçten uzak ama bu zaman zarfından olmadık isimler prim yapmaya başladı. Adamı reklam aracı olarak kullanıyorlar. Hem çok yazık hem de ayıp ediyorlar.

HÜLYA AVŞAR'IN YANINDA NE ZAMAN BİR ERKEK GÖRECEĞİZ?

Hülya Avşar, çarpıcı açıklamalar yaptı. "Bir erkeğe gerek var belki ama en son ayrılığımdan sonra iç huzuru yeni buldum gibi. Açıkçası kafamı karıştırmak istemiyorum. Cinselliği tabii ki unutmadım ama benim hayatımda hoşlandığım sevdiğim birisi varsa cinsellik aklıma geliyor. Öbür türlü gelmiyor canım istemiyor. Bir başkasını hayal etmediğim için aklıma gelmiyor. Ben cinselliği sevdiğimle yaşamak isterim. 10 sene de geçse böyle dururum"

Hülya Avşar yeni bir ilişki istediğine dair bir mesaj veriyor gibi. Sizce yakın zamanda Avşar'ın yanında birini görebilecek miyiz?

Bence uzun bir süre Hülya'nın yanında kimseyi görmeyeceğiz. Hülya ilişki istemiyor. O çok akıllı bir kadın. Gündeme gelmenin yollarını biliyor. Yine ortaya bir kıvılcım attı bir hafta konuşulacak. Bundan sonra hayatına kimse girmeyecek mi girecek ama eskisi gibi ciddi ciddi birileriyle görüşüp, fotoğraflanacağını düşünmüyorum. Sadettin Saran'dan sonra zaten kimseyi görmedik, daha da uzun süre kimseyi görmeyeceğiz. Fikret Orman'la adı anıldı ama doğru değildi. Hakkında böyle haberler çıkınca zannediyor musunuz ki üzülüyor; aksine çok hoşuna gidiyor. Hülya'nın da bu haberler hoşuna gidiyor. Anıldığı isimler düzgün isimlerse çok keyifleniyor. Gündemden de hiç düşmüyor.

BADE MAHSUN'LA EVLENSEYDİ DAHA MUTLU OLURDU

Oyuncu Bade İşcil ile 31 Mayıs'ta evleneceği Malkoç Sualp İstanbul Etiler'deki İtalyan lokantası Papermoon'da baş başa yemek yerken kavga etti. Bade kavga sırasında hüngür hüngür ağladı.

Her yerde el ele göz göze mutluluk pozları veren çiftin arası mı açıldı? Henüz ilişkilerini oturtmadan düğün hazırlıklarına başlamalarının sonuçlarının olumsuz olacağı iddiaları doğru mu çıkacak sizce?

Son zamanlarda bunları fazlasıyla duymaya başladım. Malkoç Sualp'in beni şaşırtacağını düşünüyordum ama gün geçtikçe beni şaşırtmayacağını görüyorum. 31 Mayıs'ta düğünün olmama yönünün daha ağır bastığını görüyorum ne yazık ki. Bade adamın geçmişine bakmadan çok fazla güvendi. Adam sahtekar filan değil ama yaşadığı ilişkiler inanılmaz hızlı. Çok çabuk tüketiyor her şeyi. Bade biraz sağlıklı düşünebilseydi evlilik yolunda ilerlemezlerdi. Beni çok şaşırttı.

Bambaşka bir insana dönüştü. Bir arkadaşı anlattı; Mahsun Kırmızıgül Bade üzerinde öyle bir baskı kurmuş, kafasını dışarıya çıkartmayacak bir ilişki yaşamış ki şimdi ondan sonra karşılaştığı ilk kişiyle fotoğraflanabiliyor, dışarıda gezebiliyor, saklamak zorunda değil, o yüzden de ayakları yere basmıyor bir türlü. Mahsun'la birlikteyken çok da küçüktü. O zaman yaşayamadığı şeylerin acısını çıkartıyor ama isim yanlış. Yemin ediyorum Mahsun Kırmızıgül'le evlenseydi daha mutlu olurdu. En azından adamın hayatı çok düzgün. Malkoç Sualp'te düzgün bir hayat yaşıyor ama çok hızlı yaşıyor. Bade sessiz sedasız bir kızdı. Şimdi 24 saat gezip eğleniyorlar. Demek ki onun da içinden böyle şeyler yatıyormuş. Kendini bir anda sokaklara attı. Dile getirmek istememiştim ama en başından beri böyle olacağını biliyordum. Bu saatten sonra evlilik olursa büyük sürpriz. İnşallah mutsuz olmaz ama Bade'nin bu ilişkiden büyük zarar göreceğini düşünüyorum.

SONGÜL KARLI YAPIMCILARIN KURBANI OLDU

Songül Karlı geçtiğimiz gün canlı yayında "Yüzde 75 hamileyim" açıklamasında bulunmuştu. Karlı, bugünkü programında ise hamile olmadığını açıklarken gözyaşlarına hakim olamadı. Ünlü sunucu, "Çok da hazırladınız beni "hamilesin, hamilesin" diye. Aslında çok da çocuk doğurma yanlısı biri değilim. Eşimin de bir çocuğu var, benim de bir çocuğum var. İki insan bir araya geldi diye illa bir çocuk olmamalı bence, birbirlerini seviyorlarsa. O kadar söylediniz ki, ben de hazırlamışım kendimi hamileyim diye. Ama hamile değilim" derken gözyaşlarını tutamadı. Canlı yayına telefonla bağlanan eşi Metin Yüncü ise,

"Songül'cüğüm ayakta ve hayattayız. Senin gözyaşını hiçbir şeye değişmem. Niye üzülüyorsun, ben de üzülüyorum" dedi.

Songül Karlı'nın açıklamalarını samimi buldunuz mu? Böyle hassas bir durumu reklam için kullandı mı dersiniz?

İki ihtimal var. ya hamile kalmak için uğraşıyor, öyle olduğunu da düşününce sevindi, ertesi gün de hamile olmadığını öğrendi ve üzüldü; ya da bunu programın reklamı için yaptı. Şu anda televizyon dünyası çok acımasız. Songül Karlı'nın karşısındaki diğer programlar çok sağlam, reyting savaşına girdiler. Songül de o reyting savaşında reklam amacıyla bu işi kullandı. Anladığım kadarıyla bu konuda henüz çok tecrübesiz. Bir gün önce hamileyim galiba diye sevinip ertesi gün olmadığını açıklayıp gözyaşlarına boğulması reklam ihtimalini arttırıyor. Belki de çok güzel oynadı, bunun haberlere dönüşmesini istedi. Ancak gazeteler buna yer vermedi, sadece internet sitelerinde dolaştı. Artık ekmek aslanın ağzında. Bu dönemdeki bütün kadın sunucular sürekli bir şeyler yapma peşinde. İşini iyi yapanlar, yerleri sabit olanlar dikkat edin hiç bu tarz şeyler yapmıyorlar ama reytingde hep birinciler. İşini iyi yapmaya çalışıp başka kanallarla mücadele etmeye çalışanlar bu tarz haberlerle ilgiyi üzerlerine çekeceklerini düşünüyorlar. Haber olmak var haber olmak var. Böyle haberlerle gündeme gelmeye çalışarak reyting peşinde koşmanın bir anlamı olacağını düşünmüyorum. Songül'ü çok eskiden tanırım. Üzüldüm açıkçası bu habere. Düzgün bir insan. Yapımcıların

kurbanı olduğunu düşünüyorum. Öyle değilse de geçmiş olsun diyelim ama reklam olma ihtimali daha ağır basıyor. Yazık... Keşke çocuk ve eş gibi kutsal şeyleri reyting için kullanmasalar.

ONU FİLMİNDE OYNATMAMASI BÜYÜK İSABET

Özcan Deniz'in, "Wilma Elles beni arayıp 'Filminde oynamak istiyorum' dedi. Ünsüz biri diye oynatmadım" sözlerine Alman oyuncudan yalanlama geldi! Elles, Deniz'i yalancılıkla itham edip ağır konuştu: "Asıl Özcan Deniz bana teklifte bulundu. Kendisini tanımıyordum, Kerem (Göğüş) iyi bir sanatçı olduğunu söyledi ama film için vaktimiz uyuşmadı. Sözlerini duyunca şoke oldum. O büyük bir yalancı." Özcan Deniz'in böyle bir laf ettiğine inanıyor musunuz? Sevgilisiyle gündeme gelmek için yapmadığı kalmayan Wilma Elles'in sözleri ne derece inandırıcı sizce?

Özcan bu lafı etmiştir. Haksız da değil. O kadar oyuncu varken neden Wilma Elles'le başrolde oynasın? Çok güzel söylemişsin, sevgilisiyle gündeme gelmek için yapmadığını bırakmayan Wilma Elles'in bu sözleri hiç inandırıcı değil. Kendisini tanımıyordum ne demek? Özcan Deniz'i Türkiye'de kim tanımıyor ki? O zaman tanımıyorsa onun hatası zaten. Özcan'a laf çarpmak için, bir atakta bulunmak için bu lafı ettiğini düşünüyorum. Özcan'ın onu filminde oynatmak istememesine hak veriyorum. Fahriye Evcen'den sonra düşünüyorum da, ikisinin yan yana görüntüsünü bile gözümün önüne getiremiyorum. Bu işin bir oluru var bir de olmazı... Bence bu isim olmayacaktı zaten.

İLİŞKİNİN ADINI KOYMADILAR

Defne Samyeli, önceki gün Bebek'te, yeni sevgilisi Prof.Dr. Emre Alkin'le ilk kez görüntülendi. Akşam yemeği yedikleri restorandan çıkışta habercilerle karşılaşan Samyeli, dönüp yeniden içeri girdi. Ünlü sunucu, sevgilisi aracı alıp kapıya gelene kadar da dışarı çıkmadı.

Defne Samyeli uzun süre sonra hayatına yeni birini aldı. Bu ilişki hakkında duyumlarınız ne yönde?

Bugüne kadar mankenlik dönemi de dahil hep düzgün, seviyeli ilişkiler yaşadı. Hepsi de uzun süreli oldu, kısa süreli hiçbir ilişki yaşamadı. Aile hayatı da aşk hayatı da hep düzgün oldu. Defne bu hareketi yaptığına göre ortaya çıkmamak için değil, ya ilişkinin adını koymadılar ya da ilişki diye bir şey yok aralarında. Aralarında bir şey olup olmadığını zaman gösterecek.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim