• BIST 97.533
  • Altın 146,268
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kayseri : 12 °C
  • Ankara : 11 °C
  • İstanbul : 19 °C

Her şey bizim ama hiçbir şey bizim değil

Her şey bizim ama hiçbir şey bizim değil
Ünlü düşünür, Filozof Nietzsche, 1800’lü yıllarda kaleme aldığı, yine kendisi kadar ünlü eseri ‘Nietzsche Ağladığında’ da, “Dünyaya çok erken gelmişim. Hem de 100 yıl erken gelmişim. Ne benim söylediklerim anlaşılıyor, ne de insanların söyleme gayretlerin
Her şey boş sözleriyle başlamak istiyordum bu günkü yazıma. Fakat ‘Her şey bizim ama hiçbir şey bizim değil’ sözünün anlamlı doluluğuna da teslim olduğumu belirtmek istiyorum. Bu söz gerçekten çok anlamlı, içi düşüncenin en derinlerine dalacak kadar yoğun ve ‘her şey boş’ sözünden çok daha dolu. Bu söz neler anlatıyor biz insanlara, ne ifade etmek istiyor ve biz insanları neresinde barındırmak istiyor bir bakmakta yarar var. Sözün büyüklüğü, doğanın bütün zenginliklerinden yararlanmamızı, zarar vermememizi, yaşamamızı gerektiriyor. Ancak sahip olma güdüsüne kapılıp, mülkiyet kavramı içerisine gömülmememizi, ‘Benim’ algısına kendimizi kaptırmadan, gerektiği, ihtiyacımız olduğu kadar, bütünüyle ‘Bizim’ algısıyla sahiplenmemizi gerektiriyor. İşte o yüzden, ‘Her şey bizim ama hiçbir şey bizim değil’.
Dünyanın yaşam alanını elinde bulunduran, sistemlere dayalı Yönetim biçimlerinin yarattığı dalgalar ister istemez içerisinde olmamızı gerektiriyor. Lakin içerisinde olmamızı gerektiren durumların yaşanmasında, nerede durmamız gerektiğini bilemeden içerisine girmek de insanlığın temel görevlerinden sayılmıyor. Çünkü insanın kullanması gereken ve onunla hareket alanını belirlemesini sağlayan bir etkeni unutmamak gerekir, beyin. Evet beyin. Beyin biz insanlara has bir özellik olduğundan, tüm yaşamımızı, yaşanılanları, yaşatılanları ve yaşatılmak istenilenleri duygularımızla değil, düşüncelerimizle harmanlayarak yolumuza devam etmemizi gerektirir. Su akıcıdır. Hiçbir şey suyun akışını durduramaz. Önüne kurulan bentle ancak Sağ’a, Sol’a yönünü değiştirebilir, akışına engel olamazsınız. Beyin de su gibidir. Önüne kurulan bentlerle yönünü değiştirir, insanları Sağ’a, Sol’a saptırabilir, düşüncenin yolunu değiştirebilirsiniz ama doğru tektir. Dolayısıyla biz insanlar, sistemlere dayalı Yönetim biçimlerinin bizlere dayattığı yaşanılanların içerisinde değil, karşısında durmak gibi görevleri olabilir. Her şeyin mi karşısında durmak gerekir? Tabii ki de değil. Doğaya ve insanlığa zarar vermeyen bir durumun yaşanmasının da karşısında değil, yine içerisinde olmadan yanında durulabilir.
Dünyanın neresinde olursa olsun yaşayan insanlara baktığımızda, bir şeyin içerisine tıkılıp, hareket alanını ona göre belirlemiş, icazetler ve onun getirisi itaatkar olmayan insan ya da topluma ender rastlanır. Çok bilinçli, eğitimli olduğuna inandığımız Latin Amerika ülkelerinde dahi bir şeyin içerisinde olmayanlara top yekun rastlandığı söylenemez. Dolayısıyla böylesi yaşamı vaad eden sistemlere dayalı bir Yönetim biçimi henüz kurulmamış olanıdır. Eğer ki anlatmaya çalıştıklarım gibi olursa sözde, ‘laçkalıktan, başıboşluktan, lümpenlikten, yozlaşmaya yüz tutmuş’ bir toplum haline geliriz endişesi kaplar Yönetimleri elinde bulunduranları. Bakınız şimdilerde kendi ülkemizde Yöneticiler tarafından belirlenmek istenen, gençlerin yaşamlarını süslü cümlelerle donatıp, ele almak isteyen Başbakan Yardımcısı Hüseyin Çelik ile Başbakan recep Tayyip Erdoğan’ın sözlerine. Ne diyor Hüseyin Çelik, Gençliğe hitabe ve Andımız için; “Bunlar Ayet mi ki kaldırılmasın”, peki Başbakan ne diyor, “Dindar ve Muhafazakar gençlik yetiştireceğiz”. İki söz arasındaki cümleleri açmayı, aralarındaki çelişkiyi sizlere sunmayı, siz değerli okurları düşüncesiz olarak görmek istemediğimden yorumlamayıp sizlere bıraktım. Birazcık tuz etkisi yaratmalı insan doğada ve birinin hayatında. Hani yaraya basıp acı vereninden değil, yemeğe katılıp tat vereninden…
Tolga Yılmaz
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim