• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kayseri : 22 °C
  • Ankara : 20 °C
  • İstanbul : 21 °C

Hüseyin Akay Yüreğimiz Yandı...

Hüseyin Akay  Yüreğimiz Yandı...
Geçtiğimiz hafta kömür karası gibi kara günler yaşadık. Soma’da yaşanan vahim maden kazasında resmi açıklamalara göre 301 insanımızı kaybettik.

Bir kısmı hayatının baharında insanlarımız, maden kazasına kurban gitti. Yerin kilometrelerce altında elleri, yüzleri, bedenleri kömür karasına bulanarak rızık mücadelesi veren yürekler hem kendileri kavruldu hem de onların acısı milletimizin yüreğini yaktı.

Madencilik en zor işlerden biri olmalı. Çalışma şartları, çalışanların aldıkları ücretler, ailelerinin görüntüleri hemen bu çağrışımı oluşturuyor. Hayati risk içerisinde en zor şartlarda, düşük ücretle bu işi yapmak zorunda olan bu insanların kazançları inanıyorum ki en helal kazançlardan. Şimdilerde uygulandığını pek duymadım. Eskilerde hacca gidenler, hac paralarını madende çalışanların paraları ile değiştirirlermiş “sizin paranız daha helal” diye. İşte böyle helal kazanç peşinde koşturan, en zor şartlarda çalışan bu yüzü gözü kömür karasına bulanmış insanlarımız inanıyorum ki Allah’ın huzuruna tertemiz gidiyorlar. Belki onlar; “bana şerefli bir ölüm ver, tertemiz bir ölüm ver” diye yalvarmış bile olabilirler. Cenab-ı Allah da bu mazlumların duasını kabul etmiş olabilir. Mazlum olmayı tercih etmiş olabilirler.

Ölüm bütün canlılar için kaçınılmaz bir son. Bence sorun ölüm değil, nasıl yaşandığı ve nasıl ölündüğüdür. Bir gün zaten öleceğini bildiğin halde ne şekilde yaşamak istersin? Doğru yaşarsan doğruya örnek olursun. Yaşadığının hesabını verebileceğin bir ölüm dilersin.

Ölüm elbette kaza ve kaderdir. Ama bu olayı sadece bununla izah etmek yeterli değil, kaza ve kader olması tedbirlerin alınmayacağı anlamına gelmez. Sorumluluk mevkiinde olanlar bunun ne kadarını yerine getirdiler? Alınması gereken tedbirlerin ne kadarını aldılar? Neleri ihmal ettiler? Bunların sorgulanması gerekir. Bu işten sorumlu olan kalpler huzurlu mu? Herkes elinden gelenin en iyisini yapmaktan sorumludur. Kalplerin huzur bulması ancak böyle mümkün olabilir.

Bu tür toplu felaketlerin, büyük acılar yaşatması kadar aslında büyük kaynaşmalara da vesile olması beklenir. Geçmişte Gölcük, Düzce, Van depremlerinde bunları yaşadık. Büyük yardımlaşma örneklerini gördük. Ama bu yaşanan olayda bir takım garip davranışlar beraberinde yaşanıyor. Gazete haberlerine göre Soma’da insanlarımız can pazarında uğraşırken pek çok TV kanalı bunu canlı yayına taşımışken aynı saatlerde başka kanallardaki diziler reyting patlaması yaşamış. Önemli sayıda TV izleyicisi dizi seyretmeyi tercih etmiş. Nerede kaldı dayanışma ruhumuz? Her musibetten, her yaşanandan ders çıkarmalıyız. İnanıyoruz ki ölen canlarımız ölerek kazandılar. Bizler yaşayarak kaybedenlerden olmayalım. Ölenlerin, duası makbul insanların duasına, geride kalanların ise sahiplenilmeye ihtiyacı var. Büyük olaylar ciddi bir merhamet sınavıdır. Bizi millet olarak bir arada tutma, kaynaştırma sınavıdır. Buna herkesin katkı vermesi sabır ve metanet göstermesi gerekir. Umarım bu sınavı layıkıyla veririz. Şehitlerimize Allah’tan rahmet ailelerine ve milletimize sabr-ı cemil diliyorum.

Başkan Hüseyin Akay’ın 18 Mayıs 2014 Pazar Tarihli Turktime’de yayınlanan “Yüreğimiz Yandı...”yazısı     

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim