• BIST 107.152
  • Altın 143,431
  • Dolar 3,5606
  • Euro 4,1613
  • Kayseri : 31 °C
  • Ankara : 32 °C
  • İstanbul : 32 °C

Hüseyin Akay'ın 07 Turktime'deki "Ne Biçim Şey?" başlıklı köşe yazısı

Hüseyin Akay'ın 07 Turktime'deki "Ne Biçim Şey?" başlıklı köşe yazısı
Hüseyin Akay ‘ın 07 Temmuz 2014 Pazartesi günkü Turktime’deki “Ne Biçim Şey?” başlıklı köşe yazısı

Şeker Kurumunun 2013 yılı faaliyet raporunun 5. sayfasında şekerin tarifi şöyle yapılmaktadır; “Ülkemizde şeker terimi genel olarak pancar şekeri ve nişasta bazlı şeker için, tatlandırıcı ifadesi ise kalori değeri olmayan alternatif tatlandırıcılar için kullanılsa da, dünyada tatlandırıcı denildiğinde ise sadece pancar ya da kamıştan elde edilen kristal beyaz şeker (sakaroz) akıllara gelmektedir. Dünya’da 2012/13 pazarlama yılı itibariyle şekerin %79’u kamıştan, %21’i pancardan üretilmiş olup” diyerek değerlendirme devam etmektedir.

 

Bu değerlendirmeden; en başta şeker tarifinin bizde ve dünyada farklı yapıldığını, dünyadaki şeker üretiminin sadece ve sadece şeker kamışı ve şeker pancarından üretilen şeker olduğunu, bunun dışındakilerin şeker olmadığını anlıyorum. Dünyada madem şeker tanımı böyle, bizde neden illa nişasta bazlı şeker (NBŞ) denilen üretim, şeker olarak nitelendirilmeye çalışılır, anlaşılır gibi değil.

 

NBŞ; mısır, patates, buğday, tapyoka gibi bitkilerden ayrıştırılan nişastadan elde edilen ve genel olarak glukoz şurubu ve izoglukoz olmak üzere iki ana türü bulunan karbonhidrat türü ürünlerdir. Ülkemizde sadece mısırdan üretilmektedir. Üretim dediğimiz; organik yapının değiştirilmesi. Mısır nişastasının kimyasal işlemlerden geçirilmesiyle elde ediliyor. Nişasta parçalanarak glukoza, sonra fruktoza dönüştürülüyor. İçerisinde yüksek oranda fruktoz yani meyve şekeri var. Fruktoz, insanda tokluk hissi uyandırmıyor. İşte insanın başına dert açanda bu özelliğidir. Kanserden kalp hastalığına, karaciğer yetmezliğine, obezite ve metabolik sendroma kadar birçok kronik hastalığa yol açtığı ileri sürülüyor.

 

İşte bu NBŞ, ülkemizde özel bir statüye sahip. Tüm Avrupa Birliği ülkelerinde toplam şeker  üretim kotası 13.529.000 ton, NBŞ üretimi ise 720.000 ton. NBŞ; Çek Cumhuriyeti, Danimarka, İrlanda, Yunanistan, Fransa, Hırvatistan, Letonya, Litvanya, Hollanda, Avusturya, Romanya, Slovenya, Finlandiya, İsveç ve İngiltere’de ise hiç üretilmiyor. En çok üretilen ülke 250 bin ton ile Macaristan’dır. Macaristan’ı saymazsak toplam şeker kotasının %3.4’ üne tekabül ediyor. Ayrıca 15 ülkede de hiç üretim yok. Ülkemizde; Şeker üretim kotası 2.250.000 ton. NBŞ üretim kotası ise 250 bin ton. Şeker Kanunun 3. Maddesinde; “Nişasta kökenli şekerler için belirlenecek A kotası, ülke toplam A kotasının %10’unu geçemez. Bakanlar Kurulu bu oranı, Kurumun görüşünü alarak %50’sine kadar artırmaya, %50’sine kadar eksiltmeye yetkilidir.” denilmektedir. Bakanlar Kurulu bu yetkiye istinaden NBŞ kotasını bu sene için %25 artırma kararı verdir. Geçen sene %35, daha önceki senelerde de %50 artış yönünde karar vermişti.

 

Kafa karıştıracak bir durum! Şeker Kurumu diyor ki; “Dünyada şeker sadece şeker kamışı ve şeker pancarından üretilendir”. Şeker Kanunu ise; “NBŞ’de şekerdir ve kotası vardır. Bu kota artırılabilir ve azaltılabilir” diyor. Şeker Kurumu görüşü alınarak hep artırma istikametinde karar veriliyor. Bu sebeple katma değeri en yüksek tarımsal ürünlerden biri olan şeker pancarı şekerine ikame kullanarak pancar çiftçisinin elde edeceği gelir üç-beş firmanın kasasına giriyor. Sağlık uzmanları bu ürün insan sağlına zararlıdır diye çene patlatıyor. İşin içinden ben çıkamadım. Çıkan varsa beri gelsin.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim