• BIST 97.898
  • Altın 145,728
  • Dolar 3,5767
  • Euro 4,0006
  • Kayseri : 24 °C
  • Ankara : 24 °C
  • İstanbul : 21 °C

İlker Paşa ile

İlker Paşa ile
Arınç'a suikast yapılacağı haberi gündeme bomba gibi düşmüştü. Hem de ne bomba.

Atom bombası..

Kozmik odaya girildiği günlerdi.

Bir gün önce karargahta görüştüğüm bir yetkili, "Komutanımın bilgisi dahilinde konuşuyorum" demiş ve kozmik odaya girilmesine nasıl izin verildiğini anlatmıştı.

Yargıyı takip eden muhabirimizi Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın oturduğu Çukurambar Mahallesi muhtarıyla konuşması için görevlendirmiştik.

Muhtar belki başından savmak için ya da gerçekte, "Beni Genelkurmay'dan çağırıyorlar" diyerek muhtarlıktan çıkmış, bir araca binip oradan uzaklaşmıştı.

Benim kozmik oda olayının perde arkasını anlattığım yazımın çıktığı gün, Genelkurmay'da basına açık bir toplantı vardı.

Ama gazetemizin manşetinde de, muhtarı Genelkurmay'dan çağırdılar şeklinde bir haber vardı.

Ama haber biraz sorunluydu.

Toplantı bitti, veda etmeye hazırlanırken İlker Başbuğ yanına çağırdı.

Ne için çağrıldığımı anlamıştım.

"Yok öyle bir şey" dedi. "Toplantıya girmeden tekrar sordurdum öyle bir şey yok. Muhtarı çağırmamız söz konusu değil" diye devam etti.

"Muhtar, muhabirimize Genelkurmay'dan çağırdılar dedi. Ama haber maksadın ötesine geçmiş, açıklama koyacağız" dedim.

"İzin vermesem kozmik odaya giremezlerdi" dedi. Toplantı salonundan makamına doğru yürürken, bir gün önce bana aktarılanları bu kez birinci ağızdan dinliyordum. "Adli Müşavire sordum, sizin izninize bağlı, izin vermezseniz giremez dedi. Hatta isterseniz sokmayız şeklinde bir mütalaa sundular ama ben biran bile tereddüt etmedim, girsinler dedim" diyerek karar anını anlattı.

Ben tekrar, "Açıklama koyacağız efendim" dedim.

"Biliyorsun izin vermesem giremezlerdi" diye ilave etme gereği duydu.

14 Nisan 2009 günüydü.

İstanbul'da Harp Akademileri Komutanlığı'nda İlker Paşa'nın, Huntington'dan Eliot'tan alıntılarla zenginleştirilmiş konferansını izlemiştik.

Yemeğe geçerken Paşa'nın yanına gittim, "Entelektüel yönü güçlü, doyurucu bir konuşma oldu" dedim.

"Beğendiniz mi?" diye sordu. Benzer düşünceleri paylaştım.

O gün bize entelektüel bir Genelkurmay Başkanı profili çizen İlker Paşa meğer o gün internet andıcı kararının altına imza atmış.

"Kağıt parçası"na olur verdikten sonra o salona gelmiş.

Görev yaptığı dönemde İlker Paşa'nın darbeyi lanetleyen, demokrasiye bağlılığa vurgu yapan sözlerini ön plana çıkardım hep. Biraz da rejim içerisinde askerin yerinin orası olmasına inandığım için yaptım bunları.

Ama İlker Paşa şimdi darbe andıcı düzenletmekten dolayı tutuklu.

Hem de istifa tehditlerine rağmen.

Askeri vesayetten demokratik cumhuriyete geçiş bu olsa gerek.

Darbe andıcı düzenleyen zihniyet başarılı olsa AK Parti kapatılacak, Tayyip bey cezaevine girecekti.

Ama Başbakan şapkayı alıp gitmek yerine mücadeleyi seçti.

Şimdi o dışarıda, ona tertip kuranlar içeride...

Türkiye gerçeğinde rutin dışına çıkmak bu olsa gerek.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim