• BIST 76.031
  • Altın 128,252
  • Dolar 3,3875
  • Euro 3,6469
  • Kayseri : 1 °C
  • Ankara : 2 °C
  • İstanbul : 7 °C

İŞ HAYATINA KENGER SAKIZI SATARAK BAŞLADI GÜLSOY

İŞ HAYATINA KENGER SAKIZI SATARAK BAŞLADI GÜLSOY
“11 YAŞINDA KAZANCILAR ÜNİVERSİTESİNE YAZILDIK HALA DAHA MEZUN OLAMADIK”

www.kayserinews.com  kayserinin en güncel haber sitesi mutlaka tıklayın facebook sayfamız ve twitter sayfamız'dan takip edebilirsiniz.

Kayserinews.com@Kayserinewscomtwittersayfamıztakip edebilirsinizTIKLAYIN,BEĞENİ,YAPIN-FACEBOOK-SAYFASI-HABER-TAKİP-SİSTEMİ .https://www.facebook.com/kayserinewscom-261415263889283/?fref=ts

 

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Meclis Başkanı ve Sarraflar ve Kuyumcular Derneği Başkanı Ömer Gülsoy, iş hayatına babasının hazırladığı kenger sakızlarını satarak başladığını söyledi.

GÜLSOY İLE ALTIN SOHBETTE YEREL KANALDA.Altın Sohbetler” programı yine altın bir konuğu ağırladı.

ALTIN SOHBETLER'DE Kayseri Ticaret Odası (KTO) Meclis Başkanı ve Sarraflar ve Kuyumcular Derneği Başkanı Ömer Gülsoy oldu.

Gülsoy, keyifli sohbet eşliğinde tüm merak edilenlere içtenlikle yanıt verdi.

İŞ HAYATINA NASIL ADIM ATTI? İş hayatına nasıl başladığını anlatan Gülsoy,” Şemşamer ve soğuk su satılan yıllarda bizimde yaptığımız işler vardı.Mesela biz bağda kenger sakızı satardık.

Babam getirirdi aşırmanın içerisinde iple dizili olurdu.O zamanlar yaptığımız bir ticaretmiş.Bu ticaretin bize verilen bir eğitim olduğunun yıllar sonra farkına vardık” dedi .Gülsoy sözlerini şöyle sürdürdü.

“KARNININ ALTINDAN YEL GEÇMESİN “ELİMİZE SAKIZ TUTUŞTURURLARDI “Tüccar bir ailenin çocuğuyum.Dedemden gelen bir ticaret anlayışı var.Karnının altından yel geçmesin diye elimize tutuşturdular ilk günlerde.

Kenger sakızı satacağız ama nasıl satacağız.Nasıl sattığımızı da bilmiyoruz 3 tanesi 25 kuruş dediler.Babam dedi ki oğlum 3 tanesini 5 kuruştan satacaksınız.Çık dışarı başla dedi.Kime satacağız, kime satacağız diye düşünürken Merzuka halaya vardık anlattık sakız satıyoruz diye, iyi evladım 3 tane ver dedi.İlk satışımızı yaptık.

Sonra dedi ki bana aşırma ile su çekte getir abdest alacağım.Gittik koca bir aşırma, küçük de değil.Suyu seçtik ibriğini suyla doldurduk, abdest suyunu döktük abdestini aldı, bizde paramızı aldık.Sonra dedik ki 3 tane sakız sattık birde şu kadar iş gördük, hizmet ettik dedik kendi kendimize.

Aklımız ermiyor tabi.Öbür taraftan Sadiye halaya vardık.Oda dedi ki alayım evladım ama param yok akşam amcandan isteyim yarın sabah gelince vereyim.Babam bize ver de parasını sonra al demedi.İkilemde kaldık peki dedik.Sonra başka bir bağ komşumuza vardık.

Oda yavrum dedi bana 7 tane sakız ver.Şimdi 7 tane sakızı nasıl hesaplayacağız. 3 tanesi 25 kuruş olunca 6 tanesi hadi 50 kuruş yapar diyeceğiz de 7’nin parası ne olacak.Sonra benim burada sabah kahvesi var, gelen misafirlerime vereceğim sabahta erken gel dedi.

Getirmezsen Kemal’den arlım, 7 tanesini de 6 sakız fiyatına vereceksiniz dedi.İş karıştı peki dedik ertesi gün sabaha kadar uyuyamadık tabi.Bu arada babamıza da hesap vermeyi öğreniyoruz.

Ertesi koşa koşa vardık.Kapıyı çaldık 7 sakızı verdik.Parasını 50 kuruş verdiler bize de hadi dediler.

O MÜBAREK KADINLAR BİZİM YETİŞMEMİZ İÇİN ELLERİNDEN GELEN GAYRETİ GÖSTERİYORLARMIŞ Çıktık tabi bunların hepsi sonradan öğrendik ki o mübarek kadınlar bizim yetişmemiz için ellerinden gelen gayreti gösteriyorlarmış.Yani bir ekip olarak bizleri yetiştirmek için ne gerekiyorsa yapmışlar.

Birine sakız satacaksınız ona hizmet edeceksiniz, müşteriye hizmet etmeyi öğretiyorlar, diğer tarafta güvendiğini yani şu anki haliyle veresiye veriyorsunuz, öbür tarafta da takip edilip edilmediğini öğretiyorlar size.

Sanki hepsi el birliği ile sizi yetiştirmek için çalışıyorlar

10 YAŞINDA KAZANCILAR HAYATI BAŞLADI Tabi 9 yaşını geçtikten sonra çarşıya geliyorsunuz artık anneniz babanız diyor ki artık bu çocuk büyüdü.Mahallede komşu çocukları ile kavga ediyor.

Karnının altından da yel geçecek şunu artık dükkana götürün ve 10 yaşından sonrada kazancılar hayatımız başlıyor.11 yaşında kuyumcu çırağı oldum.

Kazancılar çarşısı kenger satmaktan farklıydı.Sabah erken dükkan açardım süpürgeyi verirler dayım dedem ürün düzerdi, ben süpürürken bağırırlardı oradan hoop ne oluyor oklavamı yuttun, eğilsene.

İlk defa süpürgeyi elime almışım.Baktık olmadı, sevmiyorsan yapma zoruna gidiyorsa hiç yapma.

Tabi bunların bir ders olduğunu görüyorsunuz yani.

11 YAŞINDA KAZANCILAR ÜNİVERSİTESİNE YAZILDIK HALA DAHA MEZUN OLAMADIK

O zamanlar idrak edemiyorduk ama yıllar geçtikten sonra bunların uygulamalı bir eğitim olduğunu öğrendik.

Nakış nakış beynimize işlendi yani temizliği severek yapmanın gerektiğini, komşuya zarar vermemenin gerektiğini komşuya yardımcı olmanın gerektiğini öğrendik kazancılarda.Biz kazancılar üniversitesi diyoruz oraya.

11 yaşında kazancılar üniversitesine yazıldık hala daha mezun olamadık.Çok öğreneceğimiz şeyler var.Eskinin insanı da kalmadı.Onların verdiği kültür çok farklı bir şeydi.

Dedem dilenciye para verecek gözü sizi arıyor.Mübarek dilenci yanında duruyor beni ne yapacaksın.İnayet olsun diyor hemen kızıyor.

Niye cebinden parayı çıkarır size verir siz verirsiniz.Yani hayır yapmayı da öğretmek için onu yaparlardı.Tabi bunların hepsi ayrı bir güzeldi.Onun için bu kazancılar kültürünü anlatmakla bitmez, hepsini yaşamak lazım”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim