• BIST 107.463
  • Altın 142,712
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,1411
  • Kayseri : 28 °C
  • Ankara : 28 °C
  • İstanbul : 29 °C

İsrail Lobisi Başbakan Erdoğan'ı Obama'ya Şikayet Etti

İsrail Lobisi Başbakan Erdoğan'ı Obama'ya Şikayet Etti
İsrail lobisinin önde gelen isimleri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan duydukları rahatsızlı ABD Başkanı Obama'ya bir mektupla belirttiler. Erdoğan'ı otokrat ve Ankara-Washington ilişkilerine zarar verdiğini yazdılar.

İSRAİL LOBİSİNİN ÖNDE GELEN İSİMLERİNDEN ERDOĞAN MEKTUBU

ABD’de İsrail lobisinin önde gelen isimleri Başkan Obama’ya bir mektup göndererek Başbakan Erdoğan’ı şikayet etti. 

ABD’nin eski Türkiye Büyükelçileri Morton Abramowitz ve Eric Edelman’ın girişimleriyle ABD Başkanı Barak Obama’ya yazılan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı otokrat ve Ankara-Washington ilişkilerine zarar vermekle itham eden mektubu imzalayanlar arasında neo-con düşünceleri savunan isimler ön plana çıkıyor.

Obama’dan Erdoğan’a karşı sesini çıkarmadığını iddia eden mektup, 84 ABD’li eski büyükelçi, siyasetçi ve düşünce kuruluşu uzmanı tarafından imzalandı. Mektup Obama’yı kamu önünde ve özel görüşmelerinde Erdoğan’a karşı tavır almaya çağırıyor.

Foreign Policy İnitiative adlı düşünce kuruluşunun açıklamasına göre mektubun imzalanmasında partiler üstü politika üretmeye çalışan Bipartisan Policy Center, liberal görüşleri savunan Center for American Progress ve Freedom House adlı örgütler yer aldı.
Ancak Obama yönetimine yakınlığıyla bilinen Center for American Progress’in yönetim kurulu üyelerinden hiçbiri mektubu imzalamadı.

Türk hükümetini yargıyı kontrolü altına almaya çalışarak, “güçler ayrılığı ve özgürlükler gibi demokrasinin temel yapı taşlarını ortadan kaldırdığını” öne süren mektupta şu görüşlere yer veriliyor:

“Bu gelişmeler şimdiden Türkiye'nin ekonomisini kötüleştirdi, toplumunu polarize etti ve siyasi istikrarını tehlikeye attı. Bazıları, ABD’nin Türkiye ile birçok çıkarı olduğundan -Suriye’deki şiddeti bitirmek ve Suriye halkının acılarını dindirmek gibi- müttefiğini kırmamalıdır düşüncesindeler. Bununla birlikte, eğer Türkiye şu anki ortaya çıkan otoriter dürtülere yenik düşerse, bu durum beraber çalışma kabiliyetimizi çok derinden etkiler ve sonuçta en derin çıkarlarımızı etkilemiş olur.”

Mektubu organize eden kuruluşlar ve Türkiye hakkındaki görüşleri şöyle:

Bipartisan Policy Center:

Senato’daki Cumhuriyetçi ve Demokrat grup liderleri tarafından 2007 yılında kurulan Bipartisan Policy Center, iç güvenlikten, mesken sorununa kadar bir çok alanla iligili, partiler üstü olduğunu öne sürdüğü politikalar öneriyor. Strateji kuruluşunun ‘Türkiye İnisiyatifi’ adını verdiği bir çalışma grubu da var. Grubun başkanlığını Türkiye’de daha önce Büyükelçilik yapmış iki isim Morton Abramowitz ve Eric Edelman yapıyor.

Bipartisan Policy Center’ın ‘Türkiye İnisiyatifi’ grubunun diğer bir çok üyesinin de mektupta imzası var.

Bu isimler şunlar:

John Hannah: Eski ABD Başkan yardımcısı Dick Cheney’in Ulusal Güvenlik Danışmanı

Gregory Johnson: George Bush zamanında 2001’den 2004’e kadar ABD Başkanı Bush zamanında ABD donanması komutanı, bu görevinden önce de ABD 6. Filosunun kumandanı

Aaron Lobel: neo-con olarak bilinen Brooking Enstitüsü eski çalışanı, Amerika dışındaki medya adlı düşünce kuruluşunun başkanı.

Michael Makovsky: Ulusal Güvenlik için Yahudi Enstitüsü Başkanı.

Svante Cornell: Orta Asya Kafkasya Enstitüsü İpek Yolu çalışmaları programı müdürü

Büyükelçi Paula Dobriansky: ABD Dışişleri Bakanlığı Küresel meseleler eski Müsteşarı.

“Türkiye’nin dış politikası mezhepçi”

Bu grup 2013 Ekim ayında hazırladığı 65 sayfalık Türkiye raporunda da, AKP’nin iktidara geldiğinde ‘sessiz bir devrim’ yaptığını ancak zaman ilerledikçe kendi kazanımlarını tehlikeye atmaya başladığını öne sürmüştü. Rapora göre, Türkiye kendisini Sünni İslam’ın baskın olduğu ülkeleri için ‘ilham kaynağı’ olarak gösterdi, Müslüman Kardeşler ile yakın ilişkiler kurdu. Özellikle Suriye konusunda mezhepçi bir politika izlemeye başladı, İsrail ile ilişkileri geriletti, İran’ın nükleer güce sahip olmaması konusunda ABD’yi yeteri kadar desteklemedi.

Rapor, Türkiye’nin son zamanlardaki tek dış politika başarısının Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile iyi ilişkiler kurmak olduğunu ancak bunun da Merkezi Bağdat hükümetini herşeye rağmen desteklemeye devam eden ABD politikası ile örtüşmediğini iddia etti.

Raporda Erdoğan hükümetinin gittikçe otoriterleştiğine ve demokratikleşmede attığı adımlarından geri döndüğünü ve ekonomisinin de zora girdiği anlatıldı.
“Güçlü ve işbirliği yapan bir Türkiye, Ortadoğu’nun yeniden şekillenmesinde önemli bir ortak olabilir. Gerçekten de Türkiye’nin bölgede oynayabileceği yapıcı rolü üstlenebilecek başka bir ülke yoktur ama şu anda gerçek farklı” görüşüne yer verilen raporda, ABD hükümetine, Türkiye’nin AB sürecini desteklemesi, İran konusunda diyaloğa girmesi, İsrail ve Türkiye ilişkilerinin düzeltilmesi için çaba harcanması, Suriyeli mülteciler konusunda daha fazla yardım yapılması ve düşünce özgürlüğü konusunda Türkiye ile daha açık konuşulması tavsiyeleri yer aldı.

Foreign Policy İnitiative

ABD’nin ve müttefiklerinin bir çok dış politika meydan okumasıyla karşı karşıya olduğunu, bunların Çin ve Rusya’nın yanısıra, terörü destekleyen ülkelerden ve El Kaide’den geldiğini savunan Foreign Policy İnitiative, ABD’nin 21. Yüzyılda karşı karşıya olduğu tehlikeleri bertaraf etmesi için güçlü bir orduya ve büyük bir savunma bütçesine ihtiyaç duyduğunu vurguluyor.

ABD’nin Afganistan’daki savaşını ve Suriye’ye yönelik doğrudan askeri müdühelesini savunan Foreign Policy İnitiative, 2000 yılında Amerika Birleşik Devletleri başkanlık seçimlerinde Başkan Yardımcı adayı olan Senator Joe Lieberman’ın eski yasama danışmanı Chris Griffin tarafından yönetiliyor. Lieberman, böyle bir göreve aday olan ilk Yahudiydi.
Hem Griffin hem de Lieberman, Obama’ya yazılan Türkiye mektubunu imzaladı.

Mektubu imzalayan diğer Foreign Policy İnitiative’in çalışanları arasında şu isimler de var:

James Kirchick, İsrail’de yayınlanan Haaretz ve ABD’de ‘yahudi hayatının yeni okuması’ sloganıyla çıkan tablet adlı dijital derginin de köşe yazarı.

William Kristol: Neo-conların ilk öncülerinden İrving Kristol’un oğlu. Kendisi de neo-concu. ABD eski Başkanlarından George Bush’un metin yazarı.
 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim