• BIST 108.153
  • Altın 153,903
  • Dolar 3,8325
  • Euro 4,5073
  • Kayseri : -3 °C
  • Ankara : -1 °C
  • İstanbul : 13 °C

“KADİR GECESİ MESAJINDA SİYASET YAPMADIM, OY İSTEMEDİM”

“KADİR GECESİ MESAJINDA SİYASET YAPMADIM, OY İSTEMEDİM”
CUMHURBAŞKANI ADAYI EKMELEDDİN İHSANOĞLU:

p2-025.jpg

Cumhurbaşkanı Adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, Kayseri’de düzenlediği basın toplantısında kendisine yönelik karalama kampanyası başlatıldığını söyleyerek, sorulan bir soru üzerine, “Polisin polise kelepçe çakması Türk adalet tarihine kara bir leke olarak geçecektir” dedi. 
Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, Kayseri’de düzenlenen basın toplantısında, “Seçim kampanyası içinde Kayseri’ye yaptığımız ziyaretin çok önemi var. Kayseri’nin tarihimizdeki yerinde yaptığı büyük katkılar var. Biz bu şerefli yola bir mecliste iki önemli partinin CHP ve MHP’nin uzlaşarak bir anayasa çerçevesi içinde bir anayasal hakkın kullanılmasıyla başladık. Gün geçtikçe Türkiye’deki bütün siyasi partiler bildiklerimiz ve bazı bilmediklerimiz dahi en sağdan en sola kadar bütün siyasi renklerdeki partilerin hepsi, bu iki parti arasında başlayan uzlaşının etrafında kümeleştiler. Bu sevindirici bir şey. Bu Türkiye’nin muhtaç olduğu bir şeydir. Türkiye’de çatışmadan bahsederken böyle bir şey başlıyor ve muazzam bir şekilde sürüyor. 14 gün içinde katettiğimiz mesafe büyük bir mesafe. Dev adımların herkesi sevindirmesi lazım gelir. Bu başkasının hakkını gasp etmek değil, bu ülkemizin önünü açmak için yapılan bir yarış. En yüce makama olan bir yarış. Bunun da medenice yapılması lazım gelir. O makama da layık bir şekilde davranmak lazım. Bir taraftan siyasi rekabet iftira kampanyalarına dönüşecekse Türkiye’nin önü açılmaz. Trabzon’da cuma namazını kıldık ve camiden çıktık. Genç bir arkadaş gelmek istedi. Bizim arkadaşlar çekindiler. ‘Siz Çankaya’ya çıktığınızda Kur’an’ı yasaklayacaksınız’ dedi. Ondan sonra furya ve iftira kampanyası başlatıldı. Bugün yeni bir kampanya başlattılar. İhsanoğlu Çankaya’ya seçilirse Kur’an okutmayacak. Böyle bir kara propaganda ve yalan, iftira olur mu? Ben ilk sorulduğunda başörtüsü konusunda iki düşüncemi paylaştım. 28 Şubat’ta başörtülü bir kızımızı derse aldığımı ve, ‘Başörtüsü haktır, dini bakımdan dini vecibedir, gelenektir” dediğimi söyledim. Bunları atıp diyorlar ki, ‘İhsanoğlu, başörtüsü gelenektir’ dedi. Bunun hala tekrarlanması, nefret söylemi oluşturulması çok tuhaftır. Benim söylemediklerimi bana söyletiyorlar. Konuşmalarımın hepsinin kaydı vardır. Ben İsrail’in tecavüzlerini kınadım. Devlet terörizmi yaptığını ifade ettim. Buna rağmen benim İsrail karşıtı olmadığımı iddia ediyorlar. Filistin ve Gazze ile ilgili olarak yapılan tüm görüşmelerde ben fikrimi açık açık ifade ettim. İsrail’in bu vahşice saldırısını çok kınadım. Söylemediğim laflar söyleniyor ve sanki düşmanmışım gibi gösteriliyor. Bu kara iftiradır. Eğer Allah’a inanıyorlarsa Hucurat Suresi'ni okusunlar. Bilmiyorlarsa onu bilahare hatırlatacağım” ifadelerini kullandı.
Bir gazetecinin, “Partiler üstü olduğunuzu söyleyip partililerle aynı hizada olmanız doğru mu? Kadir Gecesi’nde vatandaşların cebine mesaj gelmiş” sorusu üzerine ise İhsanoğlu, “Kandillerini tebrik ettiğimiz için mi tepki göstermişler? Ben siyaset yapmadım. Bana oy verin, demedim. İki partimizin milletvekilleri var. Gittiğimiz her yerde 10 partinin yetkilileri var. Partilerin il başkanlarının hepsi bulunuyor. Burada bütün partililer var” şeklinde konuştu.
İhsanoğlu, “Seçimlerde beklediğiniz oy oranı var mı?” sorusunu ise, "Yüzde 60 oranında oy oranı bekliyorum. İki partinin toplam yekunu ve 11 partinin küçümsenmeyecek potansiyeli ve bu seçimlerde farklı bir şey olacak. O çok mühim. İçinden geçtiğimiz dönem siyasi ve sosyolojik haritada değişim süreci. Cumhuriyeti kuran CHP, Türk Milliyetçiliğinin temsilcisi MHP, bu iki parti çok farklı programları ve dünya görüşleri, felsefeleri olduğu halde bu gün 2014 Türkiyesinde toplumsal bir uzlaşmanın varlığını hissedip bu mutabakatı yapmışlardır. BU mutabakat iki liderin düşüncesi olabilir ama onun altında sosyolojik bir olay var. Bizim hedefimiz, bu değişimi ile birlikte istikrarı devam ettirmek, huzuru devam ettirmek ve Türkiye’nin itibarını geri getirmektir. Bu dönüşüm, çok köklü bir dönüşümdür. Bu rakam bir rüya değil, bütün bu verilerin rakama dönüştürülmüş bir halidir. 10 Ağustos’ta bunu göreceğiz” şeklinde yanıtladı.
İsrail’e jet yakıtı satıldığı yönündeki iddialar konusunda ise İhsanoğlu, “İddialar konusunda diyeceğim yok. Delil yok çünkü. Her iddianın sahibi delilini ortaya koymalıdır. Onlara bir şey demeyeceğim. Türkiye’nin İsrail’e ticareti çok artmıştır. Bütün Orta Doğu’ya giden yollar kapanmıştır. Onun için yapabildiğimiz ticaret İsrail yolu ile giriyor” ifadelerini kullandı.
“SP Genel Başkanının, 'Hiçbir adaya destek vermeyeceğiz' açıklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine İhsanoğlu, “İlk ifadesini, ikinci ifadesini de hatırlıyoruz. İlk ifadesinde benim adım söylendiğinde takdirle karşılamıştır. Bu milli görüşün zaferi, gibi bir ifade kullanmıştır. Anlıyoruz, Türkiye’de açıktan fikir beyan etmek eskisi gibi kolay değil. Türkiye’de birtakım gerginlikler var. Yolda gelirken yanımda eşim oturuyordu. Eşim kalktı, o arada birkaç kişi yanıma geldi. ‘Biz sizi takip ediyoruz oyumuz size’ diyorlar. Bunlar yolcu. Böyle bir korku var milletin içinde" diye konuştu. 
“Başbakanın, 'One minute’ çıkışından sonra Filistin’de ne değişti?" sorusuna İhsanoğlu, “2007’nin sonunda ve 2008’in başında bugünkü senaryo aynen uygulandı. O günden bu güne o senaryoyu yaşıyoruz. Önümüzde iki tane yol var, birisi kapalı, diğerini ben icat ettim. Onunla ilerleyebiliyoruz. Bunun üçüncüsü uluslararası mahkemedir. Hamas’ın iktidara geldiği günden itibaren başlayan ambargo, 2014 yılına kadar devam ediyor ve delme imkanı olmadı. Bütün nutuklara rağmen delinemedi. Biraz enerjimizi bu yolda harcasak ambargoyu kaldırmanın yolu vardır” cevabını verdi.
İhsanoğlu, çözüm süreci ve paralel operasyonu ile ilgili soruyu ise şu şekilde yanıtladı:
“Türkiye’de büyük meseleler büyük mutabakatla olur. Bu husustaki fikirlerimi net olarak söylüyorum. Polislerin polisleri kelepçelemesi, savcıların savcıları hapse atması meselesi Türk adalet tarihine bir kara leke olarak girecektir. Yargının ve kolluk kuvvetlerinin siyasileştirilmesi korkunç bir hadisedir. Biz kolluk güçlerine veya hakimlere, savcılara güvenimizi kaybedersek bu ülke çöker. Milletin, devletin temeli çürürse o millet çöker. Bu hadiseler şaşırtıcıdır. Daha önce tutulanların bir kısmı serbest bırakıldı. Allah’tan kanunu uygulayan hakimler var.”

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim