• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kayseri : 16 °C
  • Ankara : 13 °C
  • İstanbul : 22 °C

Kamalak: Mesele dokunulmazlıkları kaldırma meselesi değil

Kamalak: Mesele dokunulmazlıkları kaldırma meselesi değil
Kamalak: Mesele dokunulmazlıkları kaldırma meselesi değil, sun’i gündemler oluşturma meselesidir.

www.kayserinews.com kayserinin en güncel haber sitesi mutlaka tıklayın facebook sayfamız ve twitter sayfamız'dan takip edebilirsiniz.

Kayserinews.com@Kayserinewscomtwittersayfamıztakip edebilirsinizTIKLAYIN,BEĞENİ,YAPIN-FACEBOOK-SAYFASI-HABER-TAKİP-SİSTEMİ .https://www.facebook.com/kayserinewscom-261415263889283/?fref=ts

 

 

 

DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI…

Haftalık olağan basın toplantımıza hoş geldiniz.

Cenab-ı Allah toplantımızı ülkemizin, İslam âleminin ve bütün insanlığın hayrına vesile kılsın.

DEĞERLİ ARKADAŞLAR…

Hepinizin malumu olduğu üzere bu hafta ülkemizin en önemli gündem başlıklarından birisini dokunulmazlıklarınkaldırılması konusu oluşturuyor.

Bildiğiniz gibi AK Parti'nin,  dokunulmazlıklar ile ilgili verdiği Anayasa değişiklik teklifi yarın Meclis Anayasa komisyonunda görüşülmeye başlanacak.

Hemen baştan şunu ifade edeyim ki; biz Saadet Partisi olarak bu konuda hep şunu söylüyoruz:

Millete hizmet etsin diye geliştirilmiş olan dokunulmazlık müessesesi milletin aleyhine kullanılmamalı. Suç işleyen elbette herkes cezasını çekmelidir. Bu anayasal bir gerekliliktir. Çünkü Anayasamızın 10'uncu maddesine göre herkes kanun önünde eşittir. Diline, dinine, ırkına, mezhebine, cinsiyetine bakılmaksızın kanun karşısındaherkes eşittir."

Bu çerçevede; keşke makamına, mevkisine bakılmaksızın yetim hakkı yiyenlere gerçekten dokunulabilse…

Hukuksuzluk yapanlara, yolsuzluk yapanlara gerçekten dokunulabilse…

Ancak Türkiye’nin yaşadığı bu tartışma, maalesef ahlaki değil, siyasi bir tartışmadır.

Temiz meclis, temiz toplum ve temiz yönetim için yapılan bir tartışma değil, iktidarın toplumsal algıyı yönetme çabasıdır.

Çünkü bu iktidar ne zaman başı sıkışsa, hemen gündemi değiştirmeye, demokratur oyununa başvurmaktadır.

Örnek mi istiyorsunuz?

Ak Parti’nin kurulduğu zaman millete verdiği en önemli vaatlerden biri neydi?

“Türkiye’yi 80 Darbesi’nin ürünü olan Anayasa’dan kurtarıp Yeni bir Anayasa yapmak!”

Öyle değil mi?

Ak Parti, 2002 seçimlerinden sonra 370 milletvekiline ulaşmıştı. Yani tek başına Anayasa yapacak güce kavuşmuştu.

Ne oldu?

Hiç!!

Bugün ne diyor?

“Yeni Anayasa!”

Aradan tam 14 yıl geçti.

Nerede Yeni Anayasa?

Peki, sadece 2002 seçimlerinde mi? Elbette hayır.  Ak Parti siyaset sahnesine çıktığı günden beri girdiği bütün seçimlerde millete “Yeni Bir Anayasa” sözü vermiş, ama istisnasız bütün seçimlerden sonra bu sözünü unutmuş, yeni Anayasa vaadini rafa kaldırmıştır.

Son örneğini 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde gördük.

O zaman meydan meydan dolaşıp, Yeni Anayasa vaadiyle milletten oy isteyenler, şimdi bizzat Sayın Başbakan’ın kendi ifadesiyle söylüyorum;  “Yeni Anayasa’yı demlenmeye bırakmışlardır!” Demlensin bakalım. Ne kadar demlenecekse…

 

DEĞERLİ ARKADAŞLAR…

Tıpkı anayasa tartışmalarında olduğu gibi bugün yaşadığımız dokunulmazlık tartışmasında da samimi değillerdir.

Çünkü dertleri, millet değil, kendi siyasi gelecekleridir.

Siyasi hesapları neyi gerektiriyorsa ona göre hareket ediyorlar.

Bugün dokunulmazlıkların kaldırılmasını Türkiye’nin en önemli meselesi olarak görenler, yarın dokunulmazlıkların en büyük savunucusu haline gelirlerse hiç şaşırmayın.

Nitekim dün “Çözüm Süreci”nin bir numaralı mimarıydılar. Bugün çözüm sürecinin bir numaralı düşmanı haline geldiler. Öyle değil mi?

Dün “Ergenekon davasının” bir numaralı savunucu hatta savcısıydılar, bugün, “ne Ergenekonu? Öyle bir şey yok” noktasına gelmediler mi?

Dün “İsrail’i bir numaralı düşman ilan edenler” bugün, “İsrail bizim dostumuz”, demiyorlar mı?

Dün, “Ne pahasına olursa olsun Yani Anayasa yapacağız” diyenler, bugün “biz onu demlemeye bıraktık” demiyorlar mı?

DEĞERLİ ARKADAŞLAR…

Tekrar söylüyorum, mesele Yeni Anayasa yapma ya da dokunulmazlıkları kaldırma meselesi değil, Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu devasa sorunları ört bas edecek sun’i gündemler oluşturma meselesidir.

- Gafletleriyle azdırdıkları terörü geri plana itme meselesidir.

- İşsizliği unutturma meselesidir.

- Toplumsal sorunları polemik siyasetiyle örtme meseledir.

- Kilis’e atılan roketleri perdeleme meselesidir.

Kısacası gündemi değiştirme çabasıdır.

Bakın, her gün şehit haberleri geliyor. Gencecik fidanlarımızı toprağa veriyoruz. Dün, benim de ilim olan Kahramanmaraş’ta 18. Şehidimizi uğurladık.

Ülke bölünme tehlikesiyle karşı karşıya. Toprak ayağımızın altından kayıyor. İslam dünyasında yüzyılın Kerbelasıyaşanıyor. 22 milyonluk Suriye’nin 470 bini hayatını kaybetmiş, 16 milyonu mülteci durumuna düşmüş.

Türkiye ise tedirgin, Türkiye endişeli, Türkiye moralsiz.

Türkiye gergin! Türkiye kamplaşıyor.

Dış Borç toplam 700 milyar dolarlara ulaşmış.

İşsizlik yüzde 11-12'lere çıkmış.

Üniversite mezunu her 4 gençten biri işsiz.

İktidar bu sorunlarla yüzleşmek yerine dokunulmazlık tartışmalarıyla algı yönetimi yapıyor.

Açık söylüyorum; isteseler dokunulmazlıkları bir günde kaldırabilirler. Ak Parti’nin bunu tek başına yapacak sayısı da var, gücü de vardır. Ama isteği yoktur.

Bir anayasacı olarak açık söylüyorum;

Dokunulmazlıkların kaldırılması için Anayasa değişikliğine gerek yoktur.

Dokunulmazlıkları kaldırmak için (üçte iki veya beşte üç) gibi nitelikli çoğunluğa da ihtiyaç yoktur.

Dokunulmazlıkların kaldırılması için Meclis’in salt çoğunlukla karar almasına da ihtiyaç yoktur.

ÇÜNKÜ:

Anayasa’ya göre TBMM’nin toplantı yeter sayısı 184’tür. Toplantıya katılanların çoğunluğu ile dokunulmazlıklar kaldırılabilir.  Ancak karar sayısı 139’dan az olamaz. Hepsi bu kadar! Bunun anlamı şudur; Meclis’in 184 milletvekiliyle toplanması halinde dokunulmazlıkların kaldırılması için, “evet” oylarının sayısının 139 olması yeterlidir.

Peki, AK Parti’nin kaç milletvekili var; tam 317. Başkan oy kullanamayacağı için 316 oyu vardır.

Peki, niye o zaman CHP’ye ayrı çağrı, MHP’ye ayrı çağrı, HDP’ ye ayrı çağrı yapıyorsun?

Çalıştır Meclisi. Kaldır dokunulmazlıkları!

Hayır,  olmaz!

Neden?

Çünkü: Asıl amaçları iktidarın kirli çamaşırlarını muhalefete temizletmektir.

Rüşvet ve yolsuzlukla suçlanan bakanları aklamaktır. Böylece kendi iktidarlarını temize çıkarmaktır.

İranlı işadamı Babek Zencani, Türkiye’de tam 8,5 milyar dolar rüşvet dağıttığını iddia ediyor.

Zencani’nin bu beyanı üzerine Hükümet’in derhal harekete geçip “bu iddia

- Hem Hükümetimiz için,

- Hem de Türkiye’miz için korkunç bir iftiradır”

deyip hemen derhal bir soruşturma komisyonu kurması gerekmez miydi?

Konuyu araştırması için, misalen, İran’a bir heyet göndermesi icap etmez miydi?

Çok daha önemlisi, Sayın Cumhurbaşkanının Devlet Denetleme Kurulu’nu harekete geçirmesi beklenmez miydi?

Daha da önemlisi, madem ki dokunulmazlıkların kaldırılması için Anayasa değişikliği yapılıyor. Bu durumdayolsuzlukla rüşvetle suçlanan bakanların da bu kapsama alınmaları gerekmez miydi?

Acaba Zencani bu rüşveti kime vermiş?

Herhalde başta bir kısım bakanlar olmak üzere icra organına vermiş olabilir. Öyle değil mi?

Öyleyse hani nerede bu Bakanlar? Neden yargılamanın kapsamına alınmıyorlar?

Kendinize mi güvenmiyorsunuz? Yoksa Türk yargısına, Türk adaletine mi güvenmiyorsunuz?

Bu noktada muhalefete de birkaç cümle söylemek istiyorum:

Maalesef başta Ana muhalefet partisi CHP olmak üzere Meclis’teki muhalefet de bu oyundan memnundur. Muhalefet de kendi siyasi beceriksizliliğini aynı suni gündemin peşine takılarak ört bas etmeye çalışıyor.

Anlayacağınız; al gülüm ver gülüm.

Aksi halde muhalefet, suçlanan bakanların mutlaka kapsama alınmalarını şart koşardı.

Ülkenin gerçek gündemine ilişkin çözüm üretemeyenler, polemik siyasetinden medet umuyorlar.

Çünkü temelde aralarında hiçbir fark yok.

Hepsinin ekonomi politikaları faizci

Hepsinin dış politikaları aynı: Avrupa Birlikçi. Amerikancı, İsrail’ci.

 

SİZ, DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI VE AZİZ MİLLETİM…

Bir kısım milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla, gerçekten:

- Terörün son bulacağına,

- Rüşvet ve yolsuzlukların önleneceğine,

- İşsizliğin düşeceğine,

- Eğitimin düzeleceğine,

- Adaletin sağlanacağına

inanıyor musunuz?

Yanlış anlaşılmasın: Saadet Partisi olarak, bizim, dokunulmazlıkların kaldırılmasına karşı olduğumuz sanılmasın.

Biz, Saadet Partisi olarak, diyoruz ki “Suçlanan milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırıldığı gibi rüşvet ve yolsuzlukla suçlanan bakanların da dokunulmazlıkları kaldırılsın.”

 

 

 

KISACASI DEĞERLİ ARKADAŞLARIM…

Hep söylediğimiz gibi Türkiye’nin, Saadet Partisi kadrolarının basiret, feraset ve dirayetine ihtiyacı vardır.

Çünkü Saadet Partisi çıkarcıların, hesabilerin değil, hasbi olanların partisidir.

Saadet Partisi, “temiz toplum, temiz siyaset ve temiz yönetim” diyenlerin partisidir.

Saadet Partisi ülke ve millet sevdasını her şeyin önünde tutanların partisidir.

Bu, defalarca tecrübe edilmiş bir gerçektir.

Başka kurtuluş yolu da yoktur.

Tek çare Milli Görüş’tür.

Milli Görüş’ün tek temsilcisi olan Saadet Partisi’dir.

Bu duygularla katılımınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyor, hayırlı çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim