• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kayseri : -11 °C
  • Ankara : -7 °C
  • İstanbul : 2 °C

Kayseri Barosu,Türkiye Barolar Birliğine Çağrıda Bulundu

Kayseri Barosu,Türkiye Barolar Birliğine Çağrıda Bulundu
Kayseri Barosu Başkanı Av. Fevzi Konaç, Danıştay kararı ile birlikte adliyelerde duruşmalara başörtüleri ile giren avukatlarla ilgili olarak yaşanan tavırlar nedeni ile bir açıklama yaparak, Türkiye Barolar Birliğini ve Tüm Baroları sağduyulu tavır almaya
“Ülkemiz önemli ve tüm toplum kesimlerini sıkıntıya sokan gerek terör, gerekse bir takım davalar nedeniyle sıkıntılı bir süreçten geçmektedir. Huzur ve barışın tesis edilmesi; geleceğe güvenle bakabilmemiz için olmazsa olmazımızdır. Coğrafyamız 100 yıldır üzerinde hesaplar yapılan ve bu hesapların gerçekleşmesi adına türlü senaryoların oynandığı bir bölge haline gelmiştir. Hemen yanı başımızda Suriye’de, Tunus’ta, Libya’da, Mısır’da bahar havaları estirilip, bununla beraber kan dökülürken, ülkelerin kaça bölüneceği hesap edilip, haritalar yeniden çizilirken, bu manzara bizleri derin olarak yaralamakta ve endişeye sevk etmektedir” ifadesinde bulunan Fevzi Konaç, açıklamasına şu şekilde devam etti:
“Bin yıldır bu topraklarda kardeşçe yaşayan insanımızın arasına sokulan nifak tohumlarını artık görmeli ve bu çatışmadan kimlerin kazançlı çıktığını fark etmeliyiz.Biz önemli bir tarihi tecrübeye sahip,büyük bir milletiz. Başkalarının yazdığı senaryoların figüranı olamayız. Sorunlarımıza çözüm ararken; toplumun sinir uçları sayılabilecek konularda konuşurken ve tartışırken tüm dengeleri gözetip, hassasiyetleri dikkate almalı ve doğru adımlar atmalıyız.
Güvenlik gerekçesi ile özgürlüklerden ve adaletten vazgeçemeyiz.
“Türkiye’nin kendine has şartları var” diyerek ve niyet okumalarla toplumun bir kesimini ayrıştırıp, ötekileştirmek doğru olamaz. Güvenlik gerekçesi ile özgürlüklerden ve adaletten vazgeçemeyiz. İktidarımızın devamı veya iktidar olmak adına ideolojimizin dayatmalarını topluma zorla kabul ettirmeye çalışamayız. Bu topraklarda uzun yıllar; sistem ve rejim kendisine yeni düşmanlar tanımlayarak ayakta durdu. Toplumu kendi arzu ve istekleri doğrultusunda dönüştürdü. Kimi zaman bu düşman tanımına dindarları oturttu, kimi zaman sol ideolojiyi, kimi zaman Kürt kardeşlerimiz onun için en büyük tehlike oldu.Bu tür uygulamalarla ,ayrışmalara neden olacak , kin ve nefret tohumlarının yeşermesine sebep olacak hatalar yapıldı. Bu hatalar nedeniyle büyük bedeller ödendi ve ödenmeye devam ediyor. Bu kimi zaman sağ-sol, kimi zaman Türk-Kürt, kimi zaman Alevi-Sünni ve kimi zamanda laik- laik olmayan ayrımları ile barışın ve kardeşliğin tesis edilmesinin önü kesildi.
Ön yargılar ve ideolojik refleks; doğruyu yapmak varken ötekileştirmeyi doğurmasın .
Adaletin tesis edilmesi; bu gün en çok ihtiyaç duyduğumuz ve tüm toplumun acil beklentisidir. “Senin veya benim adalet anlayışım” değil, hakkın ve hukukun emrettiği , tüm toplumu kucaklayacak ,eşit kılacak ve ayrıştırmayacak bir çözüm artık göz ardı edilemez. Bunun için akl-ı selime ihtiyaç var.Geçmişte yaşanan tatsız bir takım uygulamalar, kişiye ve inanca göre adaleti yönlendirme kaygıları, siyasi fikirlerin adaletin tahakkukunun önüne geçtiği zamanlar oldu bu ülkede. Ancak bugün, eskinin rövanşının alınacağı gündür mantığı ile hareket edemeyiz. “Artık fırsat elimizdedir ,sıra bizdedir” diyerek, adalet ve özgürlükleri kendi hesabımıza göre kısıtlayamayız.
Yüz yıllarca hakim olduğu coğrafyalarda; yüzlerce etnik kökenden ve dinden insan topluluklarını barış içinde ve bir arada yaşatabilmeyi başarmış, eksik ve kusurları ile birlikte dünyaya adalet ve özgürlükler noktasında eşsiz emsaller kazandırmış bir ecdadın mirasçılarıyız. Ayrıldığımız topraklar bugün kan ve gözyaşı döküyor , o günleri özlemle anıyorlar.Bugün o ruhun yeniden ayağa kalkmasına ihtiyaç vardır.
Bunun için herkesi kendisini nasıl tanımlıyorsa öyle kabul ediyor ve seviyoruz. Farklılıklarımızın büyük bir zenginlik olduğunu düşünüyoruz. Komşu ülkelerde yaşanan örnekleri doğru tahlil ettiğimizde vatan, toprak ,bayrak ve ruh birlikteliğinin ne kadar önemli ve değerli olduğunu görüyoruz.
Adaletin tesisi en önemli görevimizdir. Suçun ve suçlunun yanında olamayız.
Ne Türkiye Barolar Birliği ne de tüm Türkiye Baroları tüm bu manzara karşısında ideolojik safını belirleyen veya yandaş tavırlar içinde birilerine göz kırpan bir tavır içinde olamaz.Bizler hukukçuyuz. Adaletin tesis edilmesine aracılık etmek ve hakkın sahibine teslim edilmesini sağlamak en önemli vazifemizdir.Bundan dolayı asla suçun ve suçlunun yanında olamayız.Ancak inanıyoruz ki ;suçu ispat edilene kadar herkes masumdur . Soruşturma ve kovuşturma sırasında yasal haklarını kullanmak ve gereken saygıyı görmek herkesin hakkıdır.Bu yüzden bir takım davalarda mağdur olduğunu düşündüğümüz avukat meslektaşlarımıza sahip çıkarken, yıllardır inançlarından dolayı mahkeme kapılarından geri çevrilen, yok sayılan, ruhsat ve diplomalarına hayat hakkı tanınmayan başörtülü hanım avukatlarımızın yanında da hakları verilene kadar dimdik beraberce duralım.
Bugün biz Kayseri Barosu olarak; kardeşliğin bu topraklara yeniden hakim olmasının, bu ülke vatandaşlarının tümünün eşit hak ve özgürlüklere sahip olmasından geçtiğini düşünüyoruz.
Gelin bu tarihi fırsatı milletimiz adına doğru kullanalım.Özgürlüklerden yana olalım.
Gelin bizi bölerek, ayrıştırarak üzerimizde planlar yapanlara fırsat vermeyelim. Hak ve özgürlüklere kim ve ne adına müdahale edilirse edilsin , mağdur ve mazlumun inancı ve kimliği ne olursa olsun birlikte karşı çıkalım. Başörtülü avukatlarımızla birlikte, mağdur olduğunu düşündüğümüz tüm meslektaşlarımıza sahip çıkarak özgürlüklerden yana tavır alalım.Gerekçesini tartışabiliriz ama; Türkiye Barolar Birliğimiz Danıştay kararına itiraz etmeyerek sürecin din ve vicdan özgürlüğü noktasında olması gereken şekliyle tamamlanmasına katkı sağlasın. Tüm barolarımız bu çözümde özgürlükçü ve demokrat bir tavır alsın.Doğu ve Güneydoğu barolarının birkaç gün önce konu ile ilgili yaptığı açıklama, diğer barolarımızın da katkıları ile çözüm yolunda hedefe ulaşmayı sağlasın. Kimse korkmasın ki; bu çözüm ancak ve ancak yıllar yılı ötelenen bir grup kardeşimizi yeniden kazanmaktan öte bir sonuç doğurmayacaktır. Adliyelerde iş barışının önünü açacaktır. Gelin bu tarihi fırsatı kaçırmayalım.”
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim