• BIST 96.400
  • Altın 145,076
  • Dolar 3,5740
  • Euro 4,0116
  • Kayseri : 10 °C
  • Ankara : 13 °C
  • İstanbul : 19 °C

KAYSERİ "HAYDİ ERCİYES'E!.."

KAYSERİ "HAYDİ ERCİYES'E!.."
10 Ağustos 2013 tarihinde Erciyes Tekir Yaylası'nda Ozan Arif, İsmail Türüt ve Esat Kabaklı'nın katılımıyla gerçekleştireceğimiz ERCİYES ZAFER KURULTAYI nedeniyle Ozan Arif'in yaptığı basın açıklaması şöyledir:
HAYDİ ERCİYES'E!..

Her sene Ağustos ayının ilk haftası Erciyes‘in Tekir yaylasında yaptığımız Zafer Kurultayı Ülkücüler için sıradan bir panayır değildi...
Erciyes Zafer kurultayı Ülkücüler için büyük yorgunluklardan sonra ulaşılan bir seviç,
Daha doğrusu bir değerdi... Bir değer...
Hem öyle bir değer ki;
Her çileye, her meşakkate değecek bir değerdi...

İşte onun için;
Erciyes, bırakın Türkiye‘yi, Dünyanın her tarafından ülkücülerin her türlü ulaşım zorluğunu yenerek gelip cem oldukları,gönül gönüle verdikleri, birbiriyle kucaklaştıkları, çimenin yüzünde saf tuttukları,çadırlarda meşveret kurdukları, ayak divanı oluşturdukları bir vuslat yaylasıydı...
Dedelerin, nenelerin torunlarıyla,
Anaların, babaların oğulları, kızlarıyla,
Yeni evlilerin evdeşleri, sevdalıların yavuklularıyla,
Bozkurtların ise, Erciyes Dağı gibi yürekleriyle gelip doldurduğu,
O Erciyes‘inTekir yaylasında öyle bir an gelirdi inan ki;
O anda zaman durur,
Saatler işlemez olurdu sanki!

Ve Nihal Atsız Hocamızın;

“..Birgün olur yılda,ayda,
Toplanırız hep Altay‘da,
Güz ayında kurultayda,
Başı börklü Han görünür..„

dediği biçim;

Başbuğ görünürdü tozun, dumanın arasından...
Ve Onun kürsüye çıkışıyla tek noktaya kilitlenirlerdi bütün dikkatler...
Başbuğ‘umuzun o davudi sesi ile sarfettiği her kelimeyi mücevher kıymetinde görüp, yere düşürmeden dinleyip, zihinlerine kazır, yüreklerine indirirlerdi adeta o mahşeri kalabalık...

İşte Türk Dünyasının,Ülkücülerin böyle bir değeriydi Erciyes Zafer Kurultayı...
Bir bayramdı, bir sevinçti, bir mutluluktu,
Hiç bir tasvirin tam anlatamayacağı milli bir haz iklimiydi sanki...

Ama gel gör ki, bir çok şeyi unuttuğu gibi Erciyesi de unuttu ülkücüler!

Ben unuttular diyorum, siz unutturuldular deyin!
Bana göre her ikiside aynı şey!
Her ikisininde altında yatan acı gerçek şu;
“ Değersiz şeylerin peşinden koşanlar, değerli şeyleri unuturlar! „

Yarım kaldı Erciyes denen sevincimiz...
Yarım bıraktılar!
Yarım kalan sevinçler sırta saplanan hançer gibidir!
Biz bu duyguyu yarım kalan iktidar sevincimizden de tanıyoruz?
Ne diyelim sevinçlerimizi yarım bırakanlar utansın!
Her neyse tekrar oralara dalmanın alemi yok...

Ben yeri gelmişken, Erciyesi unutmayanların, unutturmayanların olduğunu da söylemek istiyorum...
İptal edildi denmesine rağmen onu yaşatanlar oldu...
Bazı yıl 300, bazı yıl 1000, bazı yıl 3000...
Bazı zaman Kurultay ateşi sohbetleriyle, bazı zaman iftarlarla gelenek devam ettirildi...

İhtişamlı Kurultayları yaşayan bazı Ülküdaşlarımızın bu anlamsız iptale kalbi dayanmadı!
Mesela;
3-4 yüz kişilik bir kurultay sohbetindeki manzarayı kabullenmekte zorlandığı için,
Daha önemlisi iptal edilen geleneği yürütenlere yapılan hakareti kabullenemediği için, Kurultay meydanında yanımda otururken kalbi duran “Paşa Tambay„ Ülküdaşımı rahmetle anıyorum...
Çünkü bu geleneği yürütmek isteyenlerden biri de o idi...
Yani Paşa Tambay Erciyes Kurultayını devam ettirme uğruna şehit olmuş bir ülküdaşımızdır.
Mekanı Firdevs olsun inşallah...

Madem söz kişilerden açıldı bu kurultay geleneğinin kesintiye uğramaması için her türlü gayreti esirgemeyen hatta bütün yükünü çeken ülküdaşım Necip Dinçer‘e,
Dün Başbuğ‘umuzun icazetiyle bu geleneğe banilik yapan, bugünde devamı için uğraşan, Başbuğ döneminin İl başkanlarından Cihan Metin Bey ülküdaşıma...
Yazıyı isimlere boğmamak için burada saymaktan imtina ettiğim,
ama her birini şu yorgun yüreğime yazdığım Kayseri‘deki bütün dava arkadaşlarıma şükranlarımı belirtiyorum...

Ve Erciyes Kurultayını yaşatma adına, taa... Muğla‘dan, Çankırıdan, Osmaniye‘den, Edirneden, Erzurumdan, Samsun‘dan, daha nice Vatan köşesinden kalkarak, iftarı bahane edip Kayseri‘ye gelen,Tekir Yaylası‘nın ayazında bizimle yürek yüreğe veren,
Bizi iftar soframızda garip bırakmayan ülküdaşlarıma teşekkür ediyorum...
Allah onlardan razı olsun...

Ama artık bu yıl başka olmalı Erciyes!..
Bu yıla mahsus, (Bayramla birleştirmek için)
Yani çifte bayram yaşamak için 10 Ağustos tarihine, Bayramın üçüncü gününe aldılar Kurultayı...
İşte bu satırları o sebeple yazıyorum...
Bana göre bu anlamlı gayreti yalnız bırakmama,
Başbuğ‘umuzla yaşadığımız o ihtişamı yakalayamasak bile,
O günleri yerinde hayal etmek, anmak adına size sesleniyorum...

Evet...
Vatan coğrafyasının, hatta gurbetin her köşesindeki ülküdaşlarıma sesleniyorum...

Haydin Ülküdaşlarım...

Haydin; yarım kalan sevincimizi tamamlamaya,
Haydin; sırtımıza saplanan hançeri çıkartmaya!..
Haydin; yeri, göğü inletmeye...
Haydin;Türk‘ün sesini dünyaya dinletmeye...
Haydin; Başbuğ‘un ruhunu şad etmeye!..
Yani,
Haydi; Erciyes‘e...
Haydi; Kayseri‘de Bayramlaşmaya...
Haydi: Tekir Yaylası‘nda kucaklaşmaya...
Haydi; Emanete sahip çıkmaya!..
Haydi; Bu vatan sahipsiz deyil demeye...
Hülasa,
Haydi; Erciyes Türk Kurultayı‘na...

Evet evet... Bu bir davet.
Haaa... Az kalsın unutacaktım;
Tekir Yaylasında çim kenesi yaşamaz efendim!..
Siyaset kenelerinden korkmayanlar buyursun!

Harekete ilk adım attığım yıllardan kulağımda kalan şu dörtlükle,
Hepinizi Allah‘a ısmarlıyorum;

“¨ Ey... İslamın imanını,
Ülkümüzün her yanını,
Damarında Türk kanını,
Zerre... Zerre... Bulan gelsin..„

10 Ağustos‘ta Erciyes‘te kucaklaşmak üzere...
................................................


En içten muhabbetlerimle,
Ozan Arif
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim