• BIST 89.412
  • Altın 146,694
  • Dolar 3,6411
  • Euro 3,9163
  • Kayseri : 15 °C
  • Ankara : 17 °C
  • İstanbul : 19 °C

Kayseri ile Antalya neden düştü?

Kayseri ile Antalya neden düştü?
Düşenlerle başlayalım; T

Düşenlerle başlayalım; Türkiye’nin Monaco’su, Marsilya’sı olabilecekken yıllardır hak ettiği yere gelemeyen Antalyaspor’un düşüşü gerçekten düşündürücü. Şehrin sosyal yapısı itibarıyla turizm gelirleri ligindeki gücü sayesinde ülke şartlarına bakarak her sene zirveye oynayan bir takım olması gerekirdi.

 
A
A
 

Mehmet Özdilek yönetimindeki Antalyaspor, geçen yıl ilk devreyi tam olması gereken yerde bitirmiş, sonunu getirememişti. Bu sezon başında Aissati’yi kaybetmesi en büyük kaybı oldu.

Özdilek’in beş yıllık mesaisinin ardından Samet Aybaba ile başlayıp Fuat Çapa ile devam eden sezonun hüsranla sonuçlanması takımın oyuncu kalitesinden çok beş yıl sonra yeni bir düzene geçerken yaşadığı sorunlarla açıklanabilir mi?

İkisi de olabilir. Özdilek bir oyun kültürü, bir devamlılık sağlamıştı. Beş yıl Türk futbolunda önemli bir süre ve bu durumda ayrılığın etkisini bir kenara yazmak lazım...

Takımın 10 numarası Aissati çok yetenekli bir oyuncuydu. Takımı yöneten esas aklın sahibi olarak yeri doldurulamadı.

Eğer içeride derin sorunlar yoksa düşüşü ikisinin yokluğuyla açıklayabiliriz.

Kayserispor farklı değil! Şehir ülkenin en güçlü ekonomilerinden birine sahip, harika bir statları, profesyonel bir yönetimleri var. Ligden düşmeleri akıl kârı değil.

Genç ve geniş kadrosunun geçen yılın ikinci yarısındaki yükselişi göz kamaştırıcıydı.

Hatta Prosinecki için Beşiktaş devreye girmişti.

Takviyelerle yeni sezonun ilk beşi için aday gösterdiğimizi hatırlıyorum. Ne var ki başaramadılar. Cleyton, Riveros ikilisinin hatta Salih Dursun’un gidişini Antalyaspor örneğindeki Aissati ile açıklayamayız belki ama Türkiye’ye tamamen yabancı bir teknik adam olan Pacienca’nın gelişi ve takımın onun yönetiminde zaman kaybetmesini düşüşün temel nedeni olarak görebiliriz.

Kayserispor teknik adam seçim ve yönetimindeki yanlışlarla iki yılını heba etti. Genç Avrupalı milli Türk oyuncuları kadrosunda bulunduran, Anadolu’nun karakteristik bir şehrinde tercih yerli hocalar olmalıydı.

İkisinin de hikâyesinde benzerlikler var. Ekonomisi güçlü bir şehrin takımı olmak, futbolda başarılı olacağınız anlamına gelmiyor. Ama skala bir ilçe takımı olan Akhisar olunca işinizi iyi yapamadığınız gerçeği ortaya çıkıyor.

Üçüncü düşen hangi takım olur, tahmin etmek güç ama kim düşerse yazık olacak.

SON DAKİKA...

Bu haftanın son dakika gollerinden bahsetmemek olmaz.

Galatasaray’ın 2-0’dan 3-2’yi yakalaması, bunu yaparken golü son dakikada bulması milyonlarca Euro’yu birbirlerine ikram için yarışan iki takımın kaderi için ligin altın anlarından birisi oldu.

Trabzon’un son dakikada attığı gol, Sivas’ın 1 dakika kala attığı, son dakika’da yediği gol ise direkt Trabzonspor’un UEFA arzusuna yeni bir boyut getirdi.

Şimdi Galatasaray’ı yenip UEFA hakkını elde tutmak zorundalar. Zira Sivas evinde kolay kazanıyor.

Galatasaray deplasmanlarda iyi değil ama Trabzon’da genellikle kazanıyor. Kaybederler ya da berabere kalırlarsa Beşiktaş’ın ligde kalmak için kazanmak zorunda olan Elazığ maçından eli boş dönmesini bekleyecekler.

Kaderleri son dakikada atılan gollerin, skordan bağımsız belirlediği acayip bir hafta oldu.

Bu hafta da her şeyi son dakikalar belirleyebilir...

okay karacan

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Kayseri News | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 231 31 39 | Haber Yazılımı: CM Bilişim